TEKNOLOJİ - 28 Ocak 2024 Pazar 09:00

Einstein’ın Nobel ödülü aldığı ’foton teorisi’ni Türk profesör ispatladı

A
A
A
Einstein’ın Nobel ödülü aldığı  ’foton teorisi’ni Türk profesör ispatladı

Fırat Üniversitesi (FÜ) Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu, Albert Einstein’ın 119 yıl önce ortaya koyduğu ışığın doğasıyla ilgili ’foton teorisi’ni ispatlamak adına nanoteknoloji sistem geliştirdi. Prof. Dr. Yakuphanoğlu, geliştirdiği sistemle Einstein’ın ışığın hem parçacık hem de dalga davranışı gösterdiğine dair teorisini gözle görülür şekilde ispatladı.



Fırat Teknokent de kurduğu Yüksek Teknoloji şirketinde teknolojik ürün geliştiren FÜ Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu, Nobel ödüllü Alman fizikçi Einstein’ın 1905 yılında ortaya attığı foton teorisini ispatlamak adına ’kuantum parçacık algılayıcı’ adını verdiği nanoteknolojik bir sistem üretti. Yakuphanoğlu, geliştirdiği sistem sayesinde bir kaynaktan çıkan ışık hüzmesini sensör yardımıyla madde içerisine göndererek, ışığı oluşturan fotonların ortamda enerji dalga paketçikleri halinde yayıldığını bilgisayar ekranında görüntülemeyi başardı. Prof. Dr. Yakuphanoğlu, ilim insanlarının Einstein’ın foton teorisinden yola çıkarak ışığın hem parçacık yani foton adı verilen enerji paketleri hem de dalga şeklindi davrandığını gözlemlemek adına farklı deneyler yaparak bunu ispatlamaya çalıştıklarını söyledi.



"Kuantum Parçacık Algılayıcı cihazı ile fotonun görüntülenmesini başardım"


Buna ilişkin en meşhur deneyin 1803’de fizikçi Thomas Young tarafından ortaya atılan "Çift Yarık" deneyi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yakuphanoğlu, “Üretmiş olduğum sistem özellikle kuantum fiziği alanında yeni geliştirmiş olduğum bir cihaz. Bu cihaza olan ilgim, özellikle son zamanlarda elektro-optik ve fotonik konusunda yapmış olduğum bilimsel çalışmalardan kaynaklanmaktadır. Işık da bilindiği gibi parçacık ya da dalga davranışı sergilemektedir. Ben de ışığın parçacıktan oluşup oluşmadığını gerçek anlamda ispat etmek amacıyla yeni bir cihaz geliştirmeye karar verdim. Bilindiği gibi Einstein 1905 yılında ışığın parçacık yapısına sahip olabileceğini söyledi. Daha sonra bunu destekleyen Arthur Compton ise yapmış olduğu araştırmalarda ışığın parçacık kavramını fiziğe kazandırdı. Bununla ilgili gerekli teorik bilgileri toplayarak Einstein ilk makalesini Almanya’da bir dergide yayınladı. Orada ‘ışık sürekli bir hareket formuna sahip değil, kesikli parçacıklar formuna sahip’ demiştir. Kesikli parçacık dediğimiz şey ise elektromanyetik dalgaların kuantasına foton diyoruz. Işığın parçacık yapısı uzun yıllarda teoride kaldı ve ışığın fotonlar halinde yayıldığı herhangi bir şekilde deneysel olarak gözlemlenemedi. İlk olarak ışığın dalga yapısı ’Çift Yarık’ deneyi ile ispatlandı. Fakat çift yarık deneyi ışığın fotonlar halinde yani dalga paketcikleri halinde yayıldığı görülmedi. Ben de ışığın fotonlardan oluştuğunu ve fotonlar halinde yayıldığının nasıl ispat edebilirim ve nasıl bir cihaz geliştirebilirim diye, uzun yıllar çalışmaktaydım. Son zamanlarda geliştirdiğim, Kuantum Parçacık Algılayıcı cihazı ile fotonun görüntülenmesini başardım" dedi.



"Bu çalışmayı yapmamdaki sebep, Einstein’ın meşhur teorisini ispatlamak"


Yapmış olduğu çalışmaları hakkında bilgi veren Yakuphanoğlu, “Ben de yapmış olduğum çalışmalarda gerçek anlamda bir ışığın kesikli olarak bir madde içerisinde yayıldığını nasıl ispat edebilir, görüntüleyebilirim bununla ilgili çalışmalar yaparak böyle bir cihaz geliştirmeye karar verdim. Kuantum Parçacık Algılayıcı Cihaz ismini verdim. Foton kavramı şundan dolayı önemli, artık elektronik cihazlardan çok fotonik cihazlar üretilmeye başlandı. Fotonik cihazlar, elektronik cihazlara göre daha yüksek hıza sahip. Daha hızlı bir algılama ve görüntüleme özellikleri var. Dolayısıyla biz bunları kullanarak çok hızlı algılayabilen ya da veri iletişimini çok hızlı yapabilen yeni teknolojik cihazlar geliştirebiliriz. Einstein bu teoriyi 1905 yılında ortaya attı ve daha sonra bununla ilgili bir makale yazarak yayınladı. Yaklaşık 100 yıl boyunca bunun gerçekliği ile ilgili deneyler yapıldı ama biz gerçek anlamda fotonu göremedik. Son zamanlarda ise bir Fransız bilim adamı tarafından, foton odası yapıldı. Bu deneyde bizim yapmış olduğumuz gibi fotonun dalga paketçikleri halinde yayıldığını gösterilemedi. Benim bu çalışmayı yapmamdaki sebep, Einstein’ın meşhur teorisini ispatlamak ve teknolojiye fotonik aygıt kavramını kazandırmaktır ” diye konuştu.



"Elektronik aygıtların yerini fotonik aygıtlar alacak"


Geliştirdiği foton algılayıcı sistemin fotonik teknoloji ile yine nesil cihaz ve aygıtların geliştirilmesine katkı sunacağına aktaran Yakuphanoğlu, “ Artık bu teoriyi bir lise veya ortaokuldaki bir öğrencinin ya da üniversitedeki bir gencin çok kolaylıkla anlatabiliriz. Foton kavramı anladıktan sonra artık ileri teknoloji üretebiliriz. İleri teknoloji de şuanda elektronik yani elektron tabanlı aygıtlar üretmekteyiz. Elektronik aygıtların yerini fotonik aygıtlar alacak. Üreteceğimiz elektronik aygıtların içerisinde hareket edecek olan parçacık foton olacak. Fotonun da hızı saatte 300 bin kilometre bölü saniyeye gibi çok hızlı hareket eder. Dolayısıyla biz hızlı bir şekilde bir veriyi bir noktadan başka bir noktaya transfer edebileceğiz, görüntüleme işlemini çok hızlı yapacağız. Elektron ve foton arasındaki ayırt edici farklardan bir tanesi ise elektron kütlesi var ama fotonun kütlesi yok. Yani bunun kinetik enerjisi yok. Kütle yoksa sadece hız var. Gelecekte artık slim ekranlar, monitörler, bilgisayar ekranlar çok ince olacak. Gelecek yıllarda artık ısıtma da olmayacak, evlerinizin penceresine ışığı geçiren saydam bir plastikle kaplayıp evinizi bile ısıtabileceğiz” şeklinde konuştu.



Einstein’ın Nobel ödülü aldığı  ’foton teorisi’ni Türk profesör ispatladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Gerçeğini aratmayan sahte ihbar ile Polis Teşkilatı’nın 181. Yıl dönümü kutlandı Bursa’nın İnegöl ilçesinde 10 Nisan Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü kapsamında mahalle sakinleri, polis ekiplerine unutulmaz bir sürpriz hazırladı. Gerçeğini aratmayan "kavga ihbarı" ile olay yerine çağrılan ekipler, karşılarında konfeti, meşale ve pastalı kutlama bulunca şaşkınlık yaşadı. Sürpriz anlar böyle görüntülendi. İnegöl Fatih Mahallesi Muhtarı Eser Yusufoğlu ile İnegöl Ahıskalılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Rüstem Musaoğulları öncülüğünde hazırlanan sürprizde, mahalle sakinleri önce 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak kavga ihbarında bulundu. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen polis ekipleri olay yerine yaklaştığında, mahalle sakinleri rol gereği birbirlerine tekme ve yumruklarla saldırıyormuş gibi yaptı. Kavgayı ayırmak için müdahale eden polis ekipleri, bir anda konfeti ve meşalelerle karşılandı. Ardından getirilen pasta ile polislerin 181. kuruluş yıl dönümü kutlandı. Pastayı üfleyen ekipler, duygu dolu anlar yaşarken mahalle sakinlerine teşekkür etti. Fatih Mahallesi Muhtarı Eser Yusufoğlu yaptığı açıklamada, "Bugün polis teşkilatımızın 181. kuruluş yıl dönümü. Biz de amirlerimize küçük bir şaka yapalım dedik. Ne mutlu bizlere ki böyle güzel polislere sahibiz. İnşallah her zaman şaka niyetli polislerimizi çağırırız. Hepsinden Allah razı olsun." dedi. İnegöl Ahıskalılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Rüstem Musaoğulları ise, "Polis teşkilatımızın yıldönümünü kutluyorum. Her şartta güvenliğimizi sağlıyorlar. Ahıska Derneği olarak tüm polislerimize teşekkür ediyoruz. Her zaman devletimizin ve milletimizin yanındayız." ifadelerini kullandı. Polis memuru da mahalle sakinlerinin hazırladığı sürpriz için teşekkür ederek, "Mahallemizin yapmış olduğu 10 Nisan kutlaması ile ilgili sayın muhtarımıza ve mahalle halkına teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Her zaman bu şekilde güzel kutlamalarla karşılaşmak ümidiyle" dedi. Hazırlanan sürpriz kutlama, hem polis ekiplerinin hem de mahalle sakinlerinin yüzünü güldürdü.
Manisa Manisa’da zirai don nöbeti MANİSA (İHA) – Manisa’nın Demirci ilçesinde hava sıcaklıklarının eksi 3 dereceye kadar düşmesiyle birlikte badem üreticileri, ürünlerini korumak için bahçelerinde "zirai don nöbeti" tutmaya başladı. Çiftçiler, saman balyaları ve badem kabuklarını yakarak dumanlama yöntemiyle ağaçlarını don tehlikesine karşı korumaya çalışıyor. Demirci ilçesinde özellikle 900 rakımın üzerindeki ve 1000 metreye yakın bölgelerde bulunan badem bahçelerinde, ağaçların çiçeklenme ve filizlenme döneminde zarar görmemesi için üreticiler yoğun mesai harcıyor. Meteoroloji verilerine göre 11 Nisan tarihine kadar sürmesi beklenen soğuk hava dalgasına karşı çiftçiler, akşam saatlerinden itibaren bahçelerinde dumanlama çalışmalarına başlıyor. Gece boyunca süren bu çalışmalar, sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyor. Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt da zirai donla mücadele eden üreticileri yalnız bırakmayarak gece saatlerinde bahçeleri ziyaret etti. Yapılan çalışmaları yerinde inceleyen Şenyurt, üreticilere teknik destek sağlayıp alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi. "Dumanlı koruma" ile ürünlerini kurtarmaya çalışıyorlar Oyukarkası mevkisinde bulunan ve 250 dönümlük alanda 5 bin badem ağacıyla üretim yapılan Karaoklar Ekolojik Hayat Çiftliği’nde de yoğun bir mücadele yürütülüyor. Gece saatlerinde sıcaklığın eksi 3 dereceye kadar düştüğü bölgede üreticiler, yaktıkları materyallerden çıkan yoğun duman sayesinde bahçe içerisindeki sıcaklığı sıfır derece civarında tutarak filizlerin donmasını önlemeye çalışıyor. Çiftlik yöneticisi İsmail Hakkı Sular, geçen yıl zirai don nedeniyle ürün alamadıklarını belirterek, "5000 badem ağacımız var. Bu yıl tedbirlerimizi artırdık. En kolay yöntem dumanlama. Kendi ürünümüz olan badem kabuklarını yakıyoruz, çünkü daha uzun süre duman sağlıyor. Sigortamızı yaptırdık ama mücadeleyi bırakmıyoruz" dedi. "Erken uyarıları dikkate aldık" Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt ise geçen yıl yaşanan don olayını hatırlatarak, bu yıl da benzer risklerin bulunduğunu ifade etti. Şenyurt, "Bakanlığımız geçtiğimiz yıl çiftçilerimize destek vermişti. Bu yıl da meteorolojik verilere göre zirai don riski var. Biz de üreticilerimizi önceden uyardık ve sahada çalışmaları takip ediyoruz. İlçemizde 14 bin dekar badem üretim alanı bulunuyor. Meyve veren yaklaşık 200 bin, gelişim aşamasında ise 400 bin badem ağacı var. Bu sezon 500 ton rekolte bekliyoruz" diye konuştu. Karaoklar Ekolojik Hayat Çiftliği Ziraat Mühendisi Muharrem Çaka da erken uyarı sistemlerini dikkate alarak önlem aldıklarını belirterek, "Önümüzdeki iki gece sıcaklığın eksi 3 dereceye düşmesi bekleniyor. Dumanlama yöntemiyle bahçemizde yaklaşık 2 derecelik bir sıcaklık artışı sağlayarak bademlerimizi korumaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Zirai don riskinin devam ettiği Demirci’de çiftçiler, ürünlerini korumak için gece boyunca nöbet tutmaya devam ediyor.