ÇEVRE - 16 Mayıs 2022 Pazartesi 12:43

Elazığ’da çiftçilere 20 bin ipekböceği larvası dağıtıldı

A
A
A
Elazığ’da çiftçilere 20 bin ipekböceği larvası dağıtıldı

Elazığ’da ipekböcekçiliğini desteklemek ve geliştirmek için hayata geçirilen proje çerçevesinde üreticilere ücretsiz 20 bin ipekböceği larvası ile 50 bin dut fidanı dağıtıldı.

Elazığ’da ipekböcekçiliğini desteklemek ve geliştirmek için hayata geçirilen proje çerçevesinde üreticilere ücretsiz 20 bin ipekböceği larvası ile 50 bin dut fidanı dağıtıldı.


Elazığ Valiliği öncülüğünde, Fırat Üniversitesi, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü, El Sanatları Müdürlüğü, İl Özel İdaresi ve Kozabirlik işbirliğinde Elazığ TSO bünyesinde İpekböceği Yetiştiriciliği Projesi hayata geçirildi. Proje çerçevesinde ilk olarak üreticilere Elazığ TSO Meclis Toplantı Salonunda seminerler verildi. Ardından üreticilere Kozabirlik tarafından 20 bin larva, Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri tarafından da 50 bin adet ücretsiz dut fidanı dağıtıldı.


Programa, Vali Dr. Ömer Toraman, Elazığ TSO Başkanı Asilhan Arslan, İl Tarım ve Orman Müdürü Ali Kılıç, Fırat Üniversitesi Keban Meslek Yüksek Okulu Gıda Programı Öğretim Görevlisi Mustafa Yüce ve üreticiler katıldı.


İpeğin doğal bir malzeme olduğunu belirten Vali Toraman, “Çok eski bir tarihi olan bir dokuma malzemesidir. Bu topraklara çok büyük zenginlik katmış bir üründür. Tarih boyunca bunun üretiminden ve satışından ciddi kazançlar elde edilmiş, zamanla doğal ürünlerin yerine suni ürünlerin gelmesiyle gerilemeye başlamıştır. Fakat Tarım Bakanlığımız ve Kozabirlik ülkemizde yeniden bu kıymetli malzemenin üretimini arttırabilmek amacıyla ciddi emek ve gayret göstermeye başladı. Devletimiz üretimine çok ciddi bir katkı sağlıyor. Üreticinin kar elde edebilmesi için aksi takdirde bu üretimi sürdürmek hakikaten suni üretimler karşısında zor. Yukarı Fırat Havzası diyebileceğimiz Elazığ’ın içerisinde bulunduğu bölge tarih boyunca bu üretimlerde önemli merkezler olmuştur. O kadar benimsenmiş kabul görmüş ki Elazığ iğne oyasında ipek kullanarak çok öne çıkmış ve çok önemli kültür öğesine getirmiştir. Dolayısıyla yeniden unutulan veya terk edilen üretimin canlanması için güzel bir proje hazırlanmış hedefler doğrultusunda da devam edecektir” dedi.


Elazığ TSO Başkanı Asilhan Arslan ise, “Elazığ TSO ilimizin sahip olduğu tüm kaynakları ekonomiye kazandırmayı hedefleyen bu amaçla planlamalar yapan, sahada bu çalışmalar için koordinasyon sağlamaya çalışan bir kurumdur. Yaşanan güncel ekonomik olaylar, şehirlerden köylere geri dönüşe ivme kazandırmıştır. Geleceğe ait planlarımız arasında köylerdeki hayatı yeniden canlandırmak ve halihazırda üretim dışı arazileri ekonomiye kazandırmak, verimliliği arttırmak öncelikli hedeflerimizdendir. İpek böceği yetiştiriciliği bu bakımdan çok verimli kar marjı yüksek bir üretimdir. Bir kutu içerisinde 20 bin canlı larva için 45 günlük kısa beslenme süresi ile maksimum 45 kilogram koza elde edilmesi mümkündür. Bir bölü 2 dekar kapama dut tesisi ile arazilere ihtiyaç duymadan küçük ölçekli olarak bu işe her çiftçimiz rahatlıkla girebilme imkanına sahiptir. 90 lira kilogram fiyatıyla getiri bakımından köylerimizdeki hayatın yeniden hareketlenmesi için ümit vericidir. Elazığ TSO bünyesinde projemiz için kurulmuş olan ipekböcekçiliği yetiştiriciliği icra komitesi ilgili kuruluşlarla yeni projelere örnek olabilecek kadar güçlü koordinasyon yakalayabilmiştir. İpekböcekçiliği proje neticesinde Orman Bölge Müdürlüğü 50 bin adet ücretsiz dut fidanı dağıtmıştır. Elazığ TSO, Fırat Üniversitesi, Elazığ Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile 15 yüz yüze ve online eğitim verilerek çok sayıda çiftçimizin eğitimine katkı verilmiştir. İlimizde Kozabirlikte ücretsiz 350 kutu ipekböceği larvası dağıtarak ciddi katkılar sağlamıştır. Yürütülen bu çalışmalarla 300 çiftçi ipekböcekçiliği konusunda eğitim almış ve ilimize ipekböcekçiliğine uygun yüze yakın kapama dut bahçesi kazandırılmıştır” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Dijital Öğretmenler Projesi’nin yeni dönem başvuruları devam ediyor ING Türkiye’nin Habitat Derneği ve ODTÜ iş birliğiyle yürüttüğü Dijital Öğretmenler Projesi’nin yeni dönem başvuruları devam ediyor. Bugüne kadar 10 binden fazla öğretmene ulaşan proje, yenilenen yapısıyla Türkiye’nin 81 ilinden öğretmenleri dijital zekâ odağında kapsamlı bir eğitim programıyla buluşturuyor. Toplumsal yatırımlarında dijitalleşme ve eğitimde fırsat eşitliğini önceliklendiren ING Türkiye’nin, Habitat Derneği ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi iş birliğiyle 2020 yılından bu yana yürüttüğü Dijital Öğretmenler Projesi’nin yeni dönem başvuru süreci devam ediyor. Bugüne kadar 10 binden fazla öğretmene dijital okuryazarlık eğitimi sunulan proje; öğretmenlerin teknolojiyle güçlenmesini, dijital dönüşümün aktif bir parçası haline gelmesini ve kazandıkları dijital becerileri sınıflarında öğrencilerine aktarmalarını hedefliyor. Nisan ve mayıs aylarında gerçekleştirilecek yeni dönemde 1.000 öğretmene kapsamlı bir eğitim programı sunulacak. Yenilenen proje ile birlikte Türkiye’nin 81 ilinden okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan ve devlet okullarında çalışan tüm öğretmenler programa başvurabiliyor. Katılım için temel bilgisayar bilgisine sahip olmak yeterli. Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı kadrolu veya sözleşmeli öğretmenler, 13 Mart 2026 tarihine kadar projenin web sitesi üzerinden başvuru yapabiliyor. Proje sonunda öğretmenler sertifika almaya hak kazanıyor. Öğretmenlere 8 hafta dijital yetkinlik eğitimi Dijital Öğretmenler Projesi iki fazdan oluşuyor. 8 hafta süren ilk faz; canlı sunumlar ve etkileşimli video derslerinden oluşuyor. Bu aşamada öğretmenlere Dijital Zekâ, Dijital Üreticilik ve Tasarım ile Dijital Ölçme ve Değerlendirme alanlarında kapsamlı eğitimler veriliyor. Program kapsamında; dijital içerik ve materyal üretimi odağında infografik hazırlama, etkili sunum oluşturma, video düzenleme, animasyon tasarımı ve mikro öğrenme yaklaşımıyla eleştirel düşünme temelli dijital ölçme-değerlendirme uygulamaları gerçekleştiriliyor. Ayrıca üretken yapay zekâ araçları da uygulamalı olarak tanıtılıyor. Okul öncesi ve lise kademelerine özel farklılaştırılmış modüller sayesinde teknolojinin yaş ve gelişim düzeyine uygun, anlamlı ve sorumlu biçimde sınıf ortamına aktarılması destekleniyor. İlk fazın ardından başarı kriterlerine göre seçilen 100 öğretmen, sanal gerçeklik gözlükleriyle sanal ve artırılmış gerçeklik üzerine ileri seviye eğitim alma fırsatı elde ediyor. Proje yenilendi: Daha geniş etki alanı, güçlü yapı ve zengin içerik Yenilenen proje kapsamında hedef kitle genişletildi; ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin yanı sıra okul öncesi ve lise öğretmenleri de programa dahil edildi. İçerik, dijital zekâ odağında yeniden yapılandırılırken, daha esnek ve etkili bir öğrenme deneyimi sunmak amacıyla canlı ders sayısı artırıldı.
Mersin Hint Okyanusu’na özgü ‘portakal benekli lagos’ Mersin’de tezgaha çıktı Mersin’de Hint Okyanusu kaynaklı ‘portakal benekli’ ya da ‘kırmızı benekli lagos’ balığı tezgahlarda yerini aldı. Mersin Balıkçılar Derneği Başkanı Adnan Polat, son yıllarda deniz suyu sıcaklığındaki artış ve gemi hareketliliği nedeniyle tropikal balık türlerinin Akdeniz’de görülmeye başladığını söyledi. Mersin Balık Pazarı’nda Akdeniz’de nadir görülen bir balık türü tezgâhlarda satışa sunuldu. Balıkçıların ‘portakal benekli’ ya da ‘kırmızı benekli lagos’ olarak adlandırdığı balığın Hint Okyanusu kaynaklı olduğu belirtildi. Mersin Balıkçılar Derneği Başkanı Polat, son yıllarda Akdeniz’de farklı balık türlerinin görülmeye başladığını belirterek, denizlerdeki değişimin bu türlerin ortaya çıkmasında etkili olduğunu ifade etti. Polat, balığın bölgeye geliş nedenlerine ilişkin, "Akdeniz’de daha önce de yaşadığımız gibi Hint Okyanusu kaynaklı değişik balıklar geliyor. Bu balıklar bizim denizimizde olmayan balıklar. Havaların sıcaklığı, deniz suyunun sıcaklığı, tuz oranı ve gelen yük gemilerinin sintine sularıyla bazı balık türleri buraya gelebiliyor. Bu balık türünün de oradan geldiğini düşünüyoruz" dedi. "Akdeniz’e özgü bir balık değildir" Balığın Akdeniz’e özgü olmadığını söyleyen Polat, "Bu gördüğünüz kırmızı benekli lagos dediğimiz balıktır, portakal benekli de deniyor buna. Bu Akdeniz’e özgü bir balık değildir, tamamen Hint Okyanusu kaynaklıdır. 5-6 yıl önce Antalya Körfezi’nde görülmüştü. Şimdi Mersin’de de denk geldik" diye konuştu. "Akdeniz’de de değişkenlik oluyor" Akdeniz’de zamanla tropikal özelliklerin görülmeye başladığını dile getiren Polat, "Yıllar içerisinde Akdeniz artık tropikal bir deniz olmaya başladı. Teknolojinin gelişmesiyle, gemilerin hareketliliğiyle ve doğanın kendi içindeki gücüyle Akdeniz’de de değişkenlik oluyor. Böyle tropikal balıklar buraya gelmeye başlıyor" ifadelerini kullandı. "Balık gayet lezzetli bir balık" Balığın lezzetli bir tür olduğunu belirten Polat, "Portakal benekli, yani kırmızı benekli lagos dediğimiz balık gayet lezzetli bir balık. Okyanusta yetişen bir balık. Eti bembeyaz, pamuk gibidir ve yumuşaktır. Her zaman çıkan bir balık çeşidi değil. Biz de tezgahımıza koyduk, satışa sunuyoruz" dedi. "Bu balığı bilen ve tanıyan satın alıyor" Balığa talep olduğunu söyleyen Polat, "Sabah bir tanesini sattık. Bu balığı bilen ve tanıyan satın alıyor. Elimizde 6-7 tane vardı, şu an 5 tane kaldı" şeklinde konuştu. Balığın kilosunun 700 TL’den satıldığını ifade eden Polat, "Normalde lagos balığını 700 ile bin TL arasında toptan fiyatına satıyoruz. Bu balık yeni çıktığı için tanınması yeni olduğu için fiyatını diğer lagosa göre düşük tuttuk ve kilosunu 700 TL’den satışa sunuyoruz" diye konuştu.