ASAYİŞ - 27 Şubat 2026 Cuma 12:17

Elazığ’da kaybolan yaşlı adamı arama çalışmaları sürüyor

A
A
A
Elazığ’da kaybolan yaşlı adamı arama çalışmaları sürüyor

Elazığ’ın Ağın ilçesinde kaybolan alzaymır hastası yaşlı adamın bulunması için havadan ve karadan çalışmalar sürüyor.


Olay, dün Ağın ilçesine bağlı Yedibağ Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, alzaymır hastası olduğu öğrenilen Ömer Köksal (85), eve geri dönmedi. Yaşlı adamı bulamayan ailesi durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar sonrası harekete geçen ekipler, yaşlı adamı bulmak için çalışma başlattı. AFAD, UMKE ve jandarmadan oluşan 85 kişilik ekip, 4 kilometrelik alanı taradı. Yapılan çalışmalarda herhangi bir ize rastlanmazken, yaşlı adamın bulunması için ekiplerin çalışması hem havadan hem de karadan sürüyor.



Elazığ’da kaybolan yaşlı adamı arama çalışmaları sürüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Armutçuk maden ocağı için karar çıktı, üretim yeniden başlıyor Zonguldak’ta Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Armutçuk Müessese Müdürlüğü’ne bağlı maden ocağında üretimin durdurulması kararına karşı açılan davada mahkeme, madenin yeniden açılmasına hükmetti. Karadeniz Ereğli 1. İş Mahkemesi, bilirkişi raporları doğrultusunda üretimin önünde bir engel kalmadığına karar verdi. Karadeniz Ereğli 1. İş Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına; TTK Armutçuk Müessese Müdürü Tuğrul Toprakçı, Sendika Şube Başkanı Şanver Turan, sendika yöneticileri ve tarafların avukatları katıldı. Yeni rapor talebi reddedildi Duruşmada, müessese bünyesindeki teknik durumu inceleyen iki ayrı bilirkişi raporu değerlendirildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı avukatlarının yeni bir bilirkişi raporu alınması yönündeki talebi, mahkeme başkanı tarafından kabul görmeyerek reddedildi. Maden ocağında üretim hazırlığı Hakim, sunulan son raporun madende üretimin devam edebileceği yönündeki görüşünü esas alarak, durdurma kararının iptaline hükmetti. Adli prosedürlerin ve resmi işlemlerin tamamlanmasının ardından, Armutçuk’taki maden ocağında üretimin kısa süre içinde yeniden başlayacağı öğrenildi. Kozlu, Üzülmez ve Karadon için süreç sürüyor Diğer yandan, Bakanlık müfettişlerinin denetimleri sonrası benzer şekilde üretim durdurma kararı verilen Karadon, Kozlu ve Üzülmez müesseselerine dair hukuki süreç ise devam ediyor. Zonguldak İş Mahkemesi’nde açılan iptal davalarının sonuçlanması bekleniyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişleri; TTK’ya bağlı Karadon, Kozlu, Üzülmez ve Armutçuk işletmelerinde yaptıkları denetimlerde bazı eksiklikler tespit etmiş, bu eksiklikler üzerine hazırlanan iş durdurma raporu Valiliğe sunulmuş ve uygulamaya konulmuştu. TTK yönetimi ise söz konusu kararın kaldırılması ve üretimin sürmesi için yargı yoluna başvurmuştu.
Kocaeli "Kapalı omurga cerrahisi ile felç riski yok denecek kadar azaltılabiliyor" Dünyada yaygınlaşan tam kapalı omurga cerrahisinin bel fıtığı ve dar kanal ameliyatlarında daha az ağrı ile düşük enfeksiyon riski sağladığı belirtiliyor. Uzmanlar, gelişen cerrahi teknikler sayesinde omurga ameliyatlarında felç kalma riskinin açık ve kapalı yöntemlerde yok denecek kadar az seviyelere indiğini ifade ediyor. Tam kapalı omurga cerrahisi, dünyada ve Türkiye’de son yıllarda giderek yaygınlaşan cerrahi teknikler arasında yer alıyor. Bel fıtığı ve dar kanal ameliyatlarında tercih edilmeye başlanan yöntem, daha az ağrı ile uyanma, kısa hastanede kalış süresi ve düşük enfeksiyon riski gibi avantajlar sunuyor. Ortopedi ve Travmatoloji Op. Dr. Cem Sever, VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Skolyoz ve Omurga Cerrahi Merkezi’nde özellikle uygun hasta seçimi yapıldığında kapalı omurga cerrahisi ile yüz güldüren sonuçlar alınabildiğini söyledi. Omurga ameliyatlarında en büyük risklerden biri olarak görülen felç kalma ihtimaline de değinen Op. Dr. Sever, gelişen cerrahi teknikler ve alınan önlemler sayesinde bu riskin açık ve kapalı yöntemlerde yok denecek kadar az seviyelere indiğini ifade etti. Op. Dr. Sever, endoskopik cerrahi yaklaşımın kas ve kemik dokuda daha az hasar oluşturduğunu, bu nedenle hastaların ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin daha hızlı ilerleyebildiğini de belirtti. "Son 10 yılda dünyada çok popüler olan cerrahi teknik" Son 10 yılda dünyada tam kapalı omurga cerrahisi ameliyatlarının çok popüler olduğunu söyleyen Cem Sever, "Hastalarımızın bize en çok sorduğu soruların başında omurga ameliyatlarının kapalı yöntemlerle yapılıp yapılamadığı geliyor. Bazı omurga ameliyatları kapalı yöntemle yapılabiliyor. Bunların başında da özellikle disk cerrahisinde, özellikle lomber disk cerrahisinde, yani bel bölgesindeki bel fıtıklarının uygun olan hastalarda kapalı yöntemlerle bu ameliyatlar gerçekleştirilebiliyor. Özellikle dünyada ve ülkemizde bu yöntemler son 10 yılda popüler hale gelmeye başlandı. Bu teknikler hastalar için birçok avantaja sahip" diye konuştu. "Klasik yöntemde mikroskop altında çalışıyoruz" Klasik olarak bel fıtığı cerrahisinde en çok uygulanılan yöntemin mikroskopik cerrahi olduğunu belirten Sever, "Mikroskop altında küçük insizyonlar kullanarak, belli kas kitlelerinin içerisinden geçerek fıtığı dışarı çıkartıyoruz. Bu teknikte değişen ne oldu? Artık çok daha az, hemen hemen hiç bir kas hasarı vermeden, çok az kemik dokuya zarar vererek, tamamıyla anatomik dokular arasından fıtığa ulaşıp fıtığı çıkartıyoruz" şeklinde konuştu. "Daha az ağrı, daha kısa hastane süresi" Kapalı omurga cerrahisinin avantajlarını anlatan Sever, "Operasyondan sonra hasta daha az ağrı ile uyanıyor. Ameliyat sonrası dönemde rehabilitasyonu çok daha hızlı gerçekleşebiliyor. Hastane kalış süresi çok daha kısa sürebiliyor. Bunun gibi birçok avantajlara sahip. Ameliyat süresi açık ameliyatla aynı. Ortalama 45 dakika- 1 saat arasında bu ameliyatlar gerçekleştirilebiliyor. Teknik olarak farklı olan, biz hiçbir büyük cerrahi iz yapmadan, sadece çok küçük aletlerin girebileceği kadar yerlerden bu ameliyatı gerçekleştiriyoruz. Çok daha az miktarda kanama oluyor. Dokulara daha az hasar veriyorsunuz. Bunun gibi birçok avantajı var. Her ameliyatın riski vardır ama çok küçük bir yara yerinden yaptığımız için diğer teknikle karşılaştığınızda enfeksiyon riski çok daha düşük oluyor. Bu teknikte sulu bir ortamda çalışıyorsunuz. Yani, yaranın içerisine siz dışarıdan su veriyorsunuz. Bu nedenle, enfeksiyon riski hemen hemen hiç yok denilebilir" ifadelerini kullandı. "Kameraya vasıtasıyla daha küçük insizyonlardan girilerek hedef kitleye ulaşıyoruz" Fıtığı çıkartmak için belli anatomik bölgeler arasından girip disk bölgesine ulaşılması gerektiğini ifade eden Sever, "Disk bölgesine ulaştıktan sonra yırtılmış olan fıtıklaşmış kitleyi dışarı çıkartıyorsunuz. Bunun için belli başlı teknikler var. Dünyada hala en çok kullanılan teknik mikroskop altında yapılan tekniktir. Benim bahsettiğim teknik ise endoskopik teknik. Yani kamera vasıtasıyla daha küçük insizyonlardan (cerrahi kesiklerden) girilerek sadece hedef kitleye ulaşıp oradan bu işlemi gerçekleştirme üzerine gerçekleşiyor" dedi. "Türkiye’de yeni yaygınlaşmaya başladı" Endoskopik tekniğin Türkiye’de yeni yaygınlaşmaya başladığını söyleyen Operatör Doktor Sever, "Dünyada en çok tekniği uygulayan ülke Güney Kore ve Japonya’dır. İlk kez orada bu tekniklerle ilgili adımlar atıldı. Bizim ülkemizde de son 10 yılda giderek artan sayıda bu yöntemle uğraşan meslektaşım var. Ancak Türkiye geneline baktığınız zaman bu ameliyatı yapabilen toplam merkez sayısı 10’u geçmez" diye konuştu. "Sadece fıtık değil, dar kanal da yapılabiliyor" Dar kanal ameliyatlarının da bu yöntemle yapıldığını söyleyen Cem Sever, "Eski teknikte dar kanalı yapabilmek için açık ameliyatı tercih etmek; vida koymak zorunda kalıyordunuz. Ama bu teknikle doğru hasta tercihinde bütün işlemi kapalı olarak gerçekleştirebiliyorsunuz ve anatomik dokulara hemen hemen hiç zarar vermiyorsunuz. Böylece hastanın şikayetlerinin yüzde 90’ını geçirmesini sağlamış oluyorsunuz. Omurga ameliyatlarındaki büyük risk felç kalmaktır. Ama artık yeni gelişen teknikler ve aldığımız önlemlerle felç kalma riski yok denecek kadar azdır. Bu durum açık ve kapalı ameliyatlarda geçerlidir" şeklinde konuştu.