ÇEVRE - 09 Mayıs 2022 Pazartesi 13:29

Elazığ’da ’Limnolojik Etüt ve Avlanabilir Stok Tespiti’ programı

A
A
A
Elazığ’da ’Limnolojik Etüt ve Avlanabilir Stok Tespiti’ programı

Elazığ Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü uzman personel tarafından ’Limnolojik Etüt ve Avlanabilir Stok Tespiti’ konulu hizmet içi eğitim programı düzenlendi.

Elazığ Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü uzman personel tarafından ’Limnolojik Etüt ve Avlanabilir Stok Tespiti’ konulu hizmet içi eğitim programı düzenlendi.


Düzenlenen programa Elazığ Valisi Ömer Toraman, Enstitü Müdürü Özkan Özbay, BSGM Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Nuri Yılmaz, Tarım ve Orman İl Müdürlüğünde görevli 50 su ürünleri mühendisi katıldı.


Bilimsel metotlardan istifade etme konusunda daha hızlı hareket edilmesi gerektiğini kaydeden Elazığ Valisi Ömer Toraman, bu konuda araştırma enstitüsüne çok iş düştüğünü ifade etti. Vali Toraman, "Elazığ’da Su Ürünleri Araştırma Enstitütümüz bu çerçevede çalışmalarına devam ediyor. Biraz önce il müdürümüz salgının bazı etkilerine atıfta bulundu, bu konudan devam etmek istiyorum. Bazı kısıtlamalara maruz kaldık ama salgın sonrası yeni bir dünyayla karşılaşacağımız söyleniyordu. Bu durum kendini belli etmeye başladı. Bunun en önemli etkisi de gıda azlığıdır. Gıda azlığının yanında bir çok sorun karşımıza çıktı ama en önemli sorun gıda azlığıdır. Dünya küreselleştikçe üretimin ne kadar iç içe geçtiğini de gördük. Fabrikadaki bir ürünün yapılması için dünyanın 4 bir yanından oradaki parçaların bağlantılı olduğunu gördük. Her ülkenin ve her kıtanın birbirine ihtiyaç duyduğu bir model oluştuğunu gördük. Fakat bu durum lojistik zincirinin kopmasına neden oldu" dedi.


Üretimin önemli olduğunu anlatan Vali Toraman, "Üretim için oluşturulan küresel ölçekli organizasyonların sıkıntılarını yaşamaya başladık. Ülkeden ithal ettiğimiz malı getiremediğimiz zaman ana malı ortaya koyamadık. Paranız olsa dahi bu malı bulamadığımız bir dönem yaşıyoruz. Önce kendi vatandaşımızın ihtiyaç duyduğu ürünleri ortaya koymamız lazım. Önce kendi vatandaşımızın karnını makul sürede ve makul fiyatlarla doyurmamız lazım. Dolayısıyla paranız olsa dahi bu ürünleri alamamaya başlandı. Türkiye gıdada ve tarımda kendi kendine yeten 7 ülkeden birisi denirdi. Bunun ne kadar önemli olduğunu salgın döneminde hissettik. Bizim sürekli üretmemiz lazım. Bizim tarımsal ve hayvansal üretimi artırmamız lazım. Bu sene üreticilere tarlaları boş bırakmayın muhakkak ekin dedik. Fiyatların yüksek olması sizi caydırmasın dedik. Yeter ki siz üretin dedik. Elazığ’da gerçekten tarlalar boş kalmadı, ovalarımız yemyeşil" diye konuştu.


Enstitü Müdürü Özkan Özbay ise yaptığı açıklamada, "Dünya genelinde yıllık yaklaşık 96,4 milyon ton olan su ürünleri avcılık miktarının 12 milyon tonu iç sulardan elde edilmektedir. Ülkemizde ise 292 bin ton denizlerden, 33 bin ton iç sulardan olmak üzere toplam 325 bin ton su ürünleri avlanmaktadır. Pek çok ülkenin aksine ülkemizde iç su ürünleri avcılığı ticari ve sosyal anlamda büyük öneme sahiptir. Bu nedenle sınırlı olan iç su kaynaklarımızı en verimli şekilde değerlendirmek ve gelecek nesillere bu kaynakları bozulmadan aktarabilmek başlıca çalışma konumuzdur. Kaynakların sürdürülebilir yönetimi için gerekli olan bilimsel verilerin toplanması ve bu veriler ışığında doğal balık stoklarımızın sürdürülebilir yönetimi için stok miktarının bilinmesi gerekmektedir. Ayrıca sonsuz olmayan gittikçe azalan su kaynaklarımızı korumayı ve en iyi şekilde kullanmayı öğrenmek zorundayız. Bu da limnolojik etüt çalışmaları ile mümkündür. Su kaynağı üzerindeki etkilerin değerlendirilmesi kaynağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerinin izlenmesi çok önemlidir. Bakanlığımızın ilgili birimlerinin sorumluluğunda olan stok tahmin faaliyetlerinin ve limnolojik etüt çalışmalarının bilimsel temellere dayanan pratik yapılabilmesi amacıyla biz bu güne kadar Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde 21 ilde bulunan tarım ve orman il müdürlüğündeki teknik personeline son beş yıldan beridir konu ile ilgili hizmetçi eğitim vermekle birlikte, bu yıl diğer enstitülerle birlikte Türkiye genelinde bu eğitimi gerçekleştirmekteyiz. İl ve İlçe Tarım Orman Müdürlüklerine yeni gelen ve daha önce böyle bir eğitim almamış olan teknik personelin konu hakkında gerekli donanıma kavuşması açısından bu eğitimin son derece faydalı olacağını düşünmekteyiz" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Dijital Öğretmenler Projesi’nin yeni dönem başvuruları devam ediyor ING Türkiye’nin Habitat Derneği ve ODTÜ iş birliğiyle yürüttüğü Dijital Öğretmenler Projesi’nin yeni dönem başvuruları devam ediyor. Bugüne kadar 10 binden fazla öğretmene ulaşan proje, yenilenen yapısıyla Türkiye’nin 81 ilinden öğretmenleri dijital zekâ odağında kapsamlı bir eğitim programıyla buluşturuyor. Toplumsal yatırımlarında dijitalleşme ve eğitimde fırsat eşitliğini önceliklendiren ING Türkiye’nin, Habitat Derneği ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi iş birliğiyle 2020 yılından bu yana yürüttüğü Dijital Öğretmenler Projesi’nin yeni dönem başvuru süreci devam ediyor. Bugüne kadar 10 binden fazla öğretmene dijital okuryazarlık eğitimi sunulan proje; öğretmenlerin teknolojiyle güçlenmesini, dijital dönüşümün aktif bir parçası haline gelmesini ve kazandıkları dijital becerileri sınıflarında öğrencilerine aktarmalarını hedefliyor. Nisan ve mayıs aylarında gerçekleştirilecek yeni dönemde 1.000 öğretmene kapsamlı bir eğitim programı sunulacak. Yenilenen proje ile birlikte Türkiye’nin 81 ilinden okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan ve devlet okullarında çalışan tüm öğretmenler programa başvurabiliyor. Katılım için temel bilgisayar bilgisine sahip olmak yeterli. Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı kadrolu veya sözleşmeli öğretmenler, 13 Mart 2026 tarihine kadar projenin web sitesi üzerinden başvuru yapabiliyor. Proje sonunda öğretmenler sertifika almaya hak kazanıyor. Öğretmenlere 8 hafta dijital yetkinlik eğitimi Dijital Öğretmenler Projesi iki fazdan oluşuyor. 8 hafta süren ilk faz; canlı sunumlar ve etkileşimli video derslerinden oluşuyor. Bu aşamada öğretmenlere Dijital Zekâ, Dijital Üreticilik ve Tasarım ile Dijital Ölçme ve Değerlendirme alanlarında kapsamlı eğitimler veriliyor. Program kapsamında; dijital içerik ve materyal üretimi odağında infografik hazırlama, etkili sunum oluşturma, video düzenleme, animasyon tasarımı ve mikro öğrenme yaklaşımıyla eleştirel düşünme temelli dijital ölçme-değerlendirme uygulamaları gerçekleştiriliyor. Ayrıca üretken yapay zekâ araçları da uygulamalı olarak tanıtılıyor. Okul öncesi ve lise kademelerine özel farklılaştırılmış modüller sayesinde teknolojinin yaş ve gelişim düzeyine uygun, anlamlı ve sorumlu biçimde sınıf ortamına aktarılması destekleniyor. İlk fazın ardından başarı kriterlerine göre seçilen 100 öğretmen, sanal gerçeklik gözlükleriyle sanal ve artırılmış gerçeklik üzerine ileri seviye eğitim alma fırsatı elde ediyor. Proje yenilendi: Daha geniş etki alanı, güçlü yapı ve zengin içerik Yenilenen proje kapsamında hedef kitle genişletildi; ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin yanı sıra okul öncesi ve lise öğretmenleri de programa dahil edildi. İçerik, dijital zekâ odağında yeniden yapılandırılırken, daha esnek ve etkili bir öğrenme deneyimi sunmak amacıyla canlı ders sayısı artırıldı.
Mersin Hint Okyanusu’na özgü ‘portakal benekli lagos’ Mersin’de tezgaha çıktı Mersin’de Hint Okyanusu kaynaklı ‘portakal benekli’ ya da ‘kırmızı benekli lagos’ balığı tezgahlarda yerini aldı. Mersin Balıkçılar Derneği Başkanı Adnan Polat, son yıllarda deniz suyu sıcaklığındaki artış ve gemi hareketliliği nedeniyle tropikal balık türlerinin Akdeniz’de görülmeye başladığını söyledi. Mersin Balık Pazarı’nda Akdeniz’de nadir görülen bir balık türü tezgâhlarda satışa sunuldu. Balıkçıların ‘portakal benekli’ ya da ‘kırmızı benekli lagos’ olarak adlandırdığı balığın Hint Okyanusu kaynaklı olduğu belirtildi. Mersin Balıkçılar Derneği Başkanı Polat, son yıllarda Akdeniz’de farklı balık türlerinin görülmeye başladığını belirterek, denizlerdeki değişimin bu türlerin ortaya çıkmasında etkili olduğunu ifade etti. Polat, balığın bölgeye geliş nedenlerine ilişkin, "Akdeniz’de daha önce de yaşadığımız gibi Hint Okyanusu kaynaklı değişik balıklar geliyor. Bu balıklar bizim denizimizde olmayan balıklar. Havaların sıcaklığı, deniz suyunun sıcaklığı, tuz oranı ve gelen yük gemilerinin sintine sularıyla bazı balık türleri buraya gelebiliyor. Bu balık türünün de oradan geldiğini düşünüyoruz" dedi. "Akdeniz’e özgü bir balık değildir" Balığın Akdeniz’e özgü olmadığını söyleyen Polat, "Bu gördüğünüz kırmızı benekli lagos dediğimiz balıktır, portakal benekli de deniyor buna. Bu Akdeniz’e özgü bir balık değildir, tamamen Hint Okyanusu kaynaklıdır. 5-6 yıl önce Antalya Körfezi’nde görülmüştü. Şimdi Mersin’de de denk geldik" diye konuştu. "Akdeniz’de de değişkenlik oluyor" Akdeniz’de zamanla tropikal özelliklerin görülmeye başladığını dile getiren Polat, "Yıllar içerisinde Akdeniz artık tropikal bir deniz olmaya başladı. Teknolojinin gelişmesiyle, gemilerin hareketliliğiyle ve doğanın kendi içindeki gücüyle Akdeniz’de de değişkenlik oluyor. Böyle tropikal balıklar buraya gelmeye başlıyor" ifadelerini kullandı. "Balık gayet lezzetli bir balık" Balığın lezzetli bir tür olduğunu belirten Polat, "Portakal benekli, yani kırmızı benekli lagos dediğimiz balık gayet lezzetli bir balık. Okyanusta yetişen bir balık. Eti bembeyaz, pamuk gibidir ve yumuşaktır. Her zaman çıkan bir balık çeşidi değil. Biz de tezgahımıza koyduk, satışa sunuyoruz" dedi. "Bu balığı bilen ve tanıyan satın alıyor" Balığa talep olduğunu söyleyen Polat, "Sabah bir tanesini sattık. Bu balığı bilen ve tanıyan satın alıyor. Elimizde 6-7 tane vardı, şu an 5 tane kaldı" şeklinde konuştu. Balığın kilosunun 700 TL’den satıldığını ifade eden Polat, "Normalde lagos balığını 700 ile bin TL arasında toptan fiyatına satıyoruz. Bu balık yeni çıktığı için tanınması yeni olduğu için fiyatını diğer lagosa göre düşük tuttuk ve kilosunu 700 TL’den satışa sunuyoruz" diye konuştu.