EKONOMİ - 17 Aralık 2025 Çarşamba 10:41

Elazığ’da yediemin otoparkında yosun tutan araçlar: 500 milyon TL’lik servet çürüyor

A
A
A

Elazığ'daki yediemin otoparkında yıllardır bekleyen yüzlerce aracın yosun tutarak çürümeye başladığı, yaklaşık 500 milyon TL'lik milli servetin kendi haline terk edildiği görüldü.

Elazığ'ın Hicret Mahallesi'nde hizmet veren yediemin otoparkında, çeşitli nedenlerle muhafaza altına alınan yüzlerce araç yıllardır bekletiliyor. Trafik ekiplerince yapılan uygulamalarda plakasız, çalıntı, hacizli, icralık, tescilsiz ve belgeleri eksik olan araçlar, işlemlerinin ardından yediemin otoparklarına çekiliyor. Otoparkta uzun süredir bekleyen araçların büyük bir bölümünün yosun tuttuğu, kaportalarının paslandığı ve kullanılamaz hale gelmeye başladığı gözlemlendi. Eksiklerini tamamlayan vatandaşlar araçlarını teslim alırken, yüzlerce araç ise açık alanda zamanla doğanın etkisiyle çürümeye terk edilmiş durumda. Lüks otomobillerden iş makinelerine kadar yaklaşık 500 araç ile ortalama 300 motosikletin bulunduğu otoparkta, araçların toplam değerinin yaklaşık 500 milyon TL olduğu belirtiliyor. Yediemin otoparkı işletme sahibi Ömer Ertan, yosun tutan ve çürüyen araçların milli servet kaybı olduğunu vurgulayarak, yasal süreçlerin hızlandırılması çağrısında bulundu.

Elazığ’da yediemin otoparkında yosun tutan araçlar: 500 milyon TL’lik servet çürüyor

"Değeri 10 milyonun üzerinde araç var"

2009 yılından bugüne Elazığ'da yediemin otopark işletmeciliği yaptığını ifade eden Ertan, "2009 yılından beri en büyük sıkıntımız, gelen araçların bir türlü çıkmamasıdır. Elazığ küçük bir il ve yaklaşık üç tane yediemin otoparkı var. Bunlardan bir tanesi benim. Benim otoparkımda şu an 500-600 tane araç mevcut. Bu araçlar her geçen gün artıyor. Elazığ'da sadece kendi otoparkımdan bahsedeyim. Şu an burada değeri 10 milyonun üzerinde araç var. Biz ortalamasını 1 milyondan aldığımız zaman, 500 milyon sadece otoparkta yatan araba mevcut" dedi.

Elazığ’da yediemin otoparkında yosun tutan araçlar: 500 milyon TL’lik servet çürüyor

Araçların satışa çıkarılması halinde çok önemli bir gelir kaynağı oluşturulabileceğini ifade eden Ertan, "Bunların hepsinden devlete giden bir para var. Bir çark sistemi olarak düşündüğümüz zaman, bir araba çıktığı zaman, sigortacı sigortasını yapacak, muayene istasyonu muayenesini yapacak, lastikçi kazanacak, akücü kazanacak, bakımcı kazanacak. Hepsi bir çark sistemidir. Çark dönmeye başladığı zaman diğer çarkları döndürecek. Yıllardır bu konuyu ele alıyoruz ama yukarıdakiler bir türlü bunu duymazlıktan geliyorlar. Duymadıkları için de buradaki araçların hepsi çürümeye yüz tutuyor ve herkesin tabiriyle bir mezarlık haline geliyor. Bir an önce bu kanunların işletilmesi için gerekli ne varsa yapılmasını istiyoruz. Buradaki araçların yüzde 80'i icralıktır. Geriye kalan araçlar, yanlış park, sigortasız, ehliyetsiz, alkollü kullanılan araçlar ve suçta kullanılan araçlardır" şeklinde konuştu.

Elazığ’da yediemin otoparkında yosun tutan araçlar: 500 milyon TL’lik servet çürüyor

"Araçların içinde otlar yetişmeye başlamış"

Bazı araçların yosun tuttuğuna dikkat çeken Ertan, " 2009 yılında burayı işletmeye başladığımız zaman gelen araçların birçoğu hala duruyor. Zaten az önce dolaştığımızda bakıldığı zaman, araçların içinde otlar yetişmeye başlamış, çürümeye yüz tutmaya başlamış. Yani zamanında bir araç değerinde satılır, zamanında satılsaydı değeri de giderdi. Ama şu an o araç satılamaz hale geliyor, sonradan hurda niyetine gidebiliyor. Her şeyin zamanında ve süresi içinde yapılması güzeldir" diye konuştu.

Elazığ’da yediemin otoparkında yosun tutan araçlar: 500 milyon TL’lik servet çürüyor

Rıdvan Yeşilırmak - Kamil Can Kılıç


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.