GÜNDEM - 12 Ocak 2026 Pazartesi 10:33

Gelenekten yeniliğe: Türk kahveli badem şekeri

A
A
A

Elazığ’da badem şekeri ustası ve işverenin ortaklaşa ürettiği sade, vişneli ve limonlu badem şekeri tüm Türkiye tarafından beğenilirken, bu sefer yeni tat olan kahveli badem şekerinin üretimi başladı. Geleneksel lezzetlere getirilen yenilikçi dokunuşla kahveli badem şekeri kısa sürede büyük ilgi gördü.

Elazığ’da yöresel ürünler satan bir işletmede çalışan badem şekeri ustası Coşkun Ceylan ve işletme sahibi İmam Gündoğdu, geçtiğimiz yıllarda vişneli ve limonlu badem şekeri üretmesinin ardından Türkiye’nin bütün illerinden sipariş almaya başlamıştı. Vatandaşların talepleri doğrultusunda yeni tatlar arayan işletme, Türk kültüründe önemli yere sahip Osmanlı’dan günümüze kadar gelen eşsiz lezzete sahip Türk kahveli badem şekeri yapmaya karar verdi. Badem ile Türk kahvesini karıştıran ustalar, eşsiz bir damak zevki ile karşılaştı. İlk etapta az bir şekilde yaparak vatandaşlara ikram edilen badem şekeri için, halkın güzel tepkilerinin ardından seri üretimine geçildi. Şehir dışından firmaların ve vatandaşların taleplerini karşılamak için yoğun bir tempoyla çalışmaya devam ediyor.

Gelenekten yeniliğe: Türk kahveli badem şekeri

"Kahveli badem şekeri vazgeçilmez bir tat oldu"

İşletme sahibi İmam Gündoğdu, "Bu fikir ustamızla oturup kahveli badem şekeri deneyelim dedik. Kahve çok revaçta bir ürün. Şuan 6’ıncı kazanı yapıyoruz. Bir aydan fazladır kahveli badem şekeri üretiyoruz. Çok güzel talepler aldık. Aynı zamanda satışı da güzel gidiyor. Biz böyle bir ürün çıkardığımız için mutluyuz. Fiyatlar bütün badem şekerlerinde aynı. Kahve sevenler için kahveli badem şekeri vazgeçilmez bir tat oldu. Yapım aşaması bizim 4 günümüz aldı. Altyapımız var, ürünü çıkarmak için biraz uğraş verdik. Yaptığımız ürünü de müşterilerimize tattırdık. Kahve oranı nasıl diye, standartta oturtunca ürünümüzü çıkarmaya başladık. Müşterilerimiz geliyor, kahve alıyor. Badem şekerleri de tezgahımızın önünde olduğu için müşterilere tattırıyoruz. Önce bir tepkiyle karşılaştık kahveli badem şekeri mi olur diye, tadına baktıktan sonra tekrar alanları çok gördük. Kahvenin yanında, çayın yanında ikram ediyorlar. Vatandaşlar kahveli badem şekerinden memnun kalıyorlar" dedi.

Gelenekten yeniliğe: Türk kahveli badem şekeri

"Kahve kültürü olanlarda ön plana çıktı"

Daha önceden vişneli ve limonlu badem şekerlerini çıkardıklarını aktaran badem şekeri ustası Coşkun Ceylan, "Bize kahveli badem şekerine teşvik eden de müşterilerimiz oldu. Kahve alıyoruz, kahveniz çok güzel bir de kahveli badem şekeri çıkarsanız diye. Bizde ondan yola çıktık. Badem şekerini yiyenler beğendi. Bizleri artık müşteriler yönlendiriyor. Bizde onlara göre hareket ediyoruz. Vatandaşların talebi, kahve kültürü olan insanlar gerçekten beğendi. Kahve kültürü olmayanlar çok aramıyor ama kahve kültürü olanlarda ön plana çıktı. Şuan yeni olduğumuz için iki günde bir çıkarıyoruz. Kahve aynı zamanda Osmanlı geleneğinden geliyor. Evlerimize gelen insanlara kahve ısmarlıyoruz, bundan sonrada kahvenin yanında kahveli badem şekeri ısmarlayacağız" ifadelerini kullandı.

Gelenekten yeniliğe: Türk kahveli badem şekeri

Ahmet Mücahid Kantarcıoğlu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Uzmanı uyardı: Kış aylarında artan kusma ve ishal vakalarına dikkat Kış aylarında özellikle çocuklar ve yaşlıları etkileyen kusma ve ishal vakalarının büyük bölümünün viral kaynaklı olduğunu söyleyen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Manolya Gökrem, "Özellikle okul, kreş ve toplu yaşam alanlarında virüsler çok hızlı bulaşabiliyor. Aynı tuvaletin kullanılması, yeterince yıkanmayan eller ve ortak eşyalar enfeksiyon zincirini büyütüyor. El hijyeni ve bol sıvı tüketimi salgınlardan korunmada kritik rol oynar" dedi. Soğuk kış aylarıyla birlikte kusma ve ishal vakalarında artış yaşandığını belirten Liv Hospital Samsun İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Manolya Gökrem, özellikle son haftalarda çocuklar ve yaşlılar arasında görülen salgınların büyük bölümünün viral kaynaklı mide-bağırsak enfeksiyonlarından oluştuğunu söyledi. Norovirüs ve rotavirüs gibi etkenlerin kış aylarında kapalı alanlarda daha kolay yayıldığına dikkat çeken Gökrem, ani başlayan kusma, sulu ishal, karın ağrısı ve halsizlik şikâyetlerinin bu dönemde sık görüldüğünü ifade etti. "Kapalı alanlar ve hijyen eksikliği bulaşı artırıyor" Uzm. Dr. Gökrem, soğuk havalarda bağışıklık sisteminin zayıflamasının ve el hijyenine yeterince dikkat edilmemesinin salgınların yayılmasını hızlandırdığını belirtti. Uzm. Dr. Gökrem, "Özellikle okul, kreş ve toplu yaşam alanlarında virüsler çok hızlı bulaşabiliyor. Aynı tuvaletin kullanılması, yeterince yıkanmayan eller ve ortak eşyalar enfeksiyon zincirini büyütüyor" diye konuştu. "Bol sıvı tüketimi hayati önem taşıyor" Hastalık süresince bol sıvı tüketiminin büyük önem taşıdığını vurgulayan Gökrem, tedavi sürecinde gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılması gerektiğinin altını çizdi. Viral enfeksiyonlarda antibiyotiklerin etkili olmadığını hatırlattı. "Bu belirtilerde mutlaka doktora başvurun" Yüksek ateş, şiddetli halsizlik, ağızdan sıvı alamama ve uzun süren ishal durumlarında mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Manolya Gökrem, korunmanın en etkili yolunun el yıkama alışkanlığı, gıdaların iyi yıkanması ve hastalık belirtileri olan kişilerin kalabalık ortamlardan uzak durması olduğunu belirtti.