GÜNDEM - 01 Şubat 2026 Pazar 11:17

Kedi sesi sandı, bir çocuğun hayatı 40 saat sonra kurtarıldı

A
A
A

Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023’de meydana gelen 7.7’lik depremin ardından Malatya’da arama kurtarma çalışmalarında 12 yaşındaki Aysima Yılmaz’ın sesini duyan, 40 saat sonra da ekip olarak enkaz altından kurtaran Ferit Polat, o anları anlattı. Polat, "Aysima’nın sesini o an bir kedi sesi olarak duydum, enkaza yaklaşınca kız çocuğu olduğunu fark ettim" dedi.

Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023’de meydana gelen depremin ardından 11 ilde yıkım meydana gelmişti. Yıkımın etkili olduğu illerden birisi olan Malatya’ya başta Elazığ olmak üzere çevre illerden kurumlar ve vatandaşlar yardım için koşmuştu. Depremin ardından Malatya’ya giden Elazığ Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü personelleri, depremin 40’ıncı saatinde enkaz altında kalan 12 yaşındaki Aysima Yılmaz’ı sağ salim kurtararak sağlık ekiplerine teslim etti. Aysima’nın kurtarıldığı anları anlatan itfaiye eri Ferit Polat, "Aysima’nın sesini o an bir kedi sesi olarak duydum, enkaza yaklaşınca kız çocuğu olduğunu fark ettim. Allah’a şükür sağ salim bir şekilde yavrumuzu kurtardık" ifadelerini kullandı.

Kedi sesi sandı, bir çocuğun hayatı 40 saat sonra kurtarıldı

20 yıldır Elazığ itfaiyesinde arama kurtarma eri olarak çalıştığını belirten Ferit Polat, "6 Şubat’ta geceki depremden sonra itfaiyede konuşlanarak hazır kıta bekledik. Öğle saatlerine yakın ikinci bir deprem olunca Malatya’ya giden ilk ekipte yer aldım. Malatya’da birkaç enkazda çalıştıktan sonra gece ekipleri değiştirip istirahate geçtik. Sabah bize Yeşilyurt Mahallesi’nde sanayi civarında konum verildi. Vardığımız zaman yan yana sıralı bir şekilde üç binanın yıkıldığını gördük. Enkaz çalışmasına başladık. Üzerinden de epeyi zaman geçmemişti. İlk başlarda 7 vatandaşımızı maalesef kurtaramadan çıkardık. İlerleyen saatlerde kepçe çalışırken, o esnada ince bir ses duyduk. Sesi duyunca çalışmayı durdurduk. İkinci katta sıkışmış bir kız çocuğunu fark ettik. Bizden yardım istedi. Yaklaşık 2 saatlik çalışmanın ardından Aysima’yı enkazdan kurtararak sağlık ekiplerine teslim ettik" diye konuştu.

Kedi sesi sandı, bir çocuğun hayatı 40 saat sonra kurtarıldı

"Aysima’nın sesini kedi sesi gibi duydum"

Polat, "Aysima’nın bendeki yeri farklı. Aysima’yı duyan benim. Yanımızda kepçeler ve jeneratörler çalışırken, Aysima’nın sesini kedi sesi gibi duydum. Arkadaşa hatta enkazda kedi yavrulamış candır onları alalım derken kızımızın sesini duydum. Rabbim yardım etti. Çıkaramamak endişesi yoktu. Çocuğumuza zarar vermemek için tabiri yerindeyse cımbızla kazdık, 40 saatlik çalışmanın ardından sağ salim çocuğumuzu sağlık ekiplerine verdik. Halen onun gururunu yaşıyorum" ifadelerini kullandı.

Ahmet Mücahid Kantarcıoğlu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Tanıda yapay zeka dönemi Başta Bursa olmak üzere yaklaşık 15 ildeki tıbbi görüntüleme ve tanı merkezleri, tıp merkezleri ve diğer sağlık birimleriyle hizmet veren sektörünün güçlü markası BURTOM Sağlık Grubu, yapay zekâ destekli yeni nesil MR ve bilgisayarlı tomografi (BT) cihazlarıyla tanıda en teknolojik gelişmeleri hastalara sunuyor. Burtom Sağlık Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Özel BURTOM Nilüfer Görüntüleme Hizmetleri, yapay zeka destekli teknoloji yatırımıyla hastalara daha hızlı çekim, daha net görüntüler, daha düşük radyasyon dozu, daha doğru ve erken tanı ile çok daha konforlu bir görüntüleme deneyimi sunuyor. Özel BURTOM Nilüfer Görüntüleme Hizmetleri’nden yapılan açıklamada; modern tıpta görüntüleme cihazlarının hem hastalıkların önlenmesi hem de erken teşhisinde kritik rol oynadığına dikkat çekilerek, röntgen, ultrason, MR ve tomografi gibi yöntemlerin hastalıkların henüz başlangıç aşamasında tespit edilmesini sağladığı belirtildi. "Erken tanı en önemli adım" "Erken tanı, doğru tedavinin en önemli adımı" ifadesi kullanılan açıklamada, tıbbi cihaz teknolojisindeki gelişmelerin; erken tanıya imkan sağlayarak tedavi başarısını artırdığı, kısa ve etkili tedavi süreçleriyle iyileşme süresinin azaldığı, hastaların güvenli bir şekilde evlerinde de takip edilebildiği, yaşam kalitesinin arttığı ve hastalıkların önlendiği kaydedildi. BURTOM’un bu bilinçle, en güncel tıbbi teknolojileri hastalarla buluşturarak tanı süreçlerini daha güvenilir ve etkili hale getirdiği, böylelikle teknoloji odaklı büyümenin sağlandığı ifade edilen açıklama şöyle devam etti: "Merkezlerimizde en güncel medikal teknolojileri kullanmaya özen gösteriyoruz. Laboratuvar ve tanı süreçlerimizde bilimsel standartlara uygun, güvenilir sonuç üretmek temel ilkemizdir. Ayrıca evde bakım kapsamında kullanılan tıbbi cihazların temini, teknik destek, hasta eğitimi ve takip süreçlerini içeren özel hizmetler sunuyoruz. Teknolojik yatırımlar hem sağlıkta kaliteyi yükseltiyor, hem de hastaların yaşam kalitesine doğrudan katkı sağlıyor. BURTOM Nilüfer bünyesine kazandırılan yapay zekâ destekli cihazlar, tanı doğruluğunu artıran ve hasta konforunu önceleyen birçok yenilik sunuyor. Akıllı görüntü rekonstrüksiyonu ile daha net, yüksek çözünürlüklü ve gürültüsüz görüntüler, MR’da yüzde 30-70’e varan hız artışı, BT’de daha hızlı spiral tarama, BT’de radyasyon dozunun otomatik optimizasyonu ile daha güvenli çekim, daha az kontrast madde kullanımı ile özellikle böbrek hastaları ve yaşlılar için güvenli tarama, hareket artefaktlarını azaltan yapay zekâ algoritmaları ile çocuk ve yaşlı hastalarda bile yüksek kalitede görüntü, küçük lezyonları tespit eden karar destek sistemleri sayesinde radyologlara ikinci göz desteği sağlanıyor. Bu avantajlar sayesinde görüntüleme süreçleri hem hızlı hem de daha güvenilir hale gelirken, gereksiz tekrar çekimlerin önüne geçiliyor, iş akışı hızlanıyor ve daha fazla hastaya etkin hizmet sunulabiliyor. Yapay zekâ destekli MR ve BT cihazlarımızla artık daha hızlı çekim, daha net görüntüler, daha düşük radyasyon, daha doğru ve erken tanı ve daha konforlu bir görüntüleme deneyimi sunuyoruz. Burtom Sağlık Grubu olarak Bursa’nın sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeye devam ediyoruz."
Kocaeli Darıca’da gençlik yatırımları incelendi Darıca Belediyesi’nin eğitimden spora, kültürden teknolojiye kadar gençlere yönelik hayata geçirdiği projeler, "İz Bırakan Genç Eserler" programında görücüye çıktı. AK Parti Kocaeli İl Gençlik Kolları tarafından yürütülen "AK Belediyeler İz Bırakan Genç Eserler" Projesi kapsamında Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, AK Parti Kocaeli İl Gençlik Kolları Başkanı Doğan Orak ve AK Parti Darıca İlçe Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Arslan ile birlikte ilçede gençlere yönelik hayata geçirilen projeleri yerinde inceledi. Program kapsamında gençlerin eğitim, kültür ve sosyal gelişimine katkı sunan önemli merkezler ziyaret edildi. Millet Kütüphanesi, Adnan Menderes Kültür Merkezi, Rüstem Metin Yurttaş Kültür Merkezi ve Darıca Hizmet Kompleksi gezilerek yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Başkan Muzaffer Bıyık, Darıca’da gençlerin ihtiyaç ve beklentilerini önceleyen bir anlayışla projeler ürettiklerini belirterek, gençlerin her alanda desteklenmesini temel hedef olarak gördüklerini ifade etti. Darıca Belediyesi Eğitim ve Spor Kulübü, Gençlik ve Spor Müdürlüğü, Darıca Şehir Stadyumu Sentetik Saha, Eray Şamdan Kapalı Spor Salonu, E-Spor Merkezi, Ahmet Çalık Spor Kompleksi ve Futbol Sahaları, Darıca Belediyesi Kapalı Yüzme Havuzları ile Yapımı devam eden Atatürk Caddesi Spor Kompleksi ziyaret edilerek gençlere sunulan imkanlar yerinde incelendi. "Gençliğe yapılan her yatırım, Darıca’nın ve ülkemizin geleceğine yapılan yatırımdır" Ziyaretlerin ardından değerlendirmelerde bulunan Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, gençlere yönelik projelerin artarak devam edeceğini vurgulayarak, "Eğitimden spora, kültürden teknolojiye kadar her alanda gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Gençliğe yapılan her yatırım, Darıca’nın ve ülkemizin geleceğine yapılan yatırımdır" dedi. Muzaffer Bıyık, gençlerin sadece bugünün değil yarının da teminatı olduğunu vurgulayarak, Darıca Belediyesi olarak gençleri merkeze alan bir anlayışla çalıştıklarını ifade etti. Eğitimden kültüre, spordan teknolojiye kadar her alanda gençlerin kendilerini geliştirebilecekleri imkanları artırmayı hedeflediklerini belirten Başkan Bıyık, gençlerin hayallerine dokunan, onları geleceğe hazırlayan projeler üretmeye devam edeceklerini kaydetti. AK Parti Kocaeli İl Gençlik Kolları Başkanı Doğan Orak ise Darıca Belediyesine teşekkür ederek, "AK Belediyeler İz Bırakan Genç Eserler Projemiz kapsamında Darıca’da çok kıymetli çalışmaları yerinde görme fırsatı bulduk. Belediye Başkanımız Sayın Muzaffer Bıyık’ın gençlere değer veren, onların gelişimini önceleyen vizyoner projeler üretmesi son derece kıymetli. Gençliğe yapılan bu yatırımlar için kendisine teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Sakarya Bu kafenin kapısından giren geçmişe gidiyor Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde farklı dönemlere ait asırlık antika eşyalarla dekore edilen kafe, ziyaretçilerine nostaljik atmosferde hizmet veriyor. Adapazarı ilçesinde faaliyet gösteren bir kafe, sergilediği antika objeler ve nostaljik dekorasyonuyla müşterilerine tarihi bir atmosfer sunuyor. İşletmede, fotoğraf makineleri, kılıç, gürz, tüfek ve piyano gibi farklı kültürlere ait antika eşyalar sergileniyor. Ziyaretçiler, geçmişin izlerini taşıyan objeler arasında vakit geçirirken, kafenin konsepti özellikle tarih meraklılarının ilgisini çekiyor. Kafeyi oluşturma fikrini bir günde düşündüğünü söyleyen işletmeci Volkan Ötünç, antika tutkusunu ticari bir girişimle birleştirmeye karar verdiğini söyledi. Bölgede bu tarz bir konsept eksikliği olduğunu düşünerek kafeyi açtığını belirten Ötünç, "Açıkçası çok düşünmedim, bir gün içinde karar verdim. Sonra gelişmeler birbirini takip etti ve burası oldu iyi ki de oldu. İnsanlarda sevdi, bu da beni mutlu etti" dedi. "Hiçbir zaman tek bir kültür ve obje üzerine yoğunlaşmadım" Ötünç, koleksiyoner olarak tek bir kültür veya obje üzerine yoğunlaşmadığını, eşyaların "duygusu ve yaşanmışlığına" önem verdiğini ifade etti. Ötünç, şunları kaydetti: "Ben koleksiyoner olarak hiçbir zaman tek bir kültür ve obje üzerine yoğunlaşmadım. Benim için önemli olan bu eşyanın gerçekten antika olması, bir duygusu ve yaşanmışlığı olmasıydı. O yüzden bir çok ürüne ilgi duymaya başladım. Para koleksiyonu, pul koleksiyonu yapanlar var ama ben öyle olmadım. Bir çok objeyi birlikte sevdim ve onlarla birlikte yaşadım ve biriktirmeye başladım. Bir objenin antika olabilmesi için en az yüz yıl geçmesi lazım ama bu tek başına da geçerli değil. O dönemin kültürünü ve sanatını yansıtması gerekiyor. Objenin el işçiliği olması, yıpranması, yaşanmışlığı olması gerekiyor. Bunların hepsi olduğu zaman onlara antika diyebiliriz. Toprak altı eserler antika değil tarihi eserdir ve yeri müzelerdir bunları insanların öğrenmesi gerekiyor çünkü oralarda daha iyi saklanıyor ve korunuyor. Bizde bulunan askeri araçlardan orijinal olanlarda var yasal kurallara uygun şekilde olarak." "En eski eşyamız piyanomuz" Kafedeki en eski eşyanın bir piyano olduğunu anlatan Ötünç, "Piyanomuzun içinde bir soğuk damgası var ve 1699 yılına ait olduğu, markası ve menşeisi yazıyor. Yılı için üretim yılımı yoksa firmanın kuruluş yılı mı tam bilmiyoruz. Eğer üretim yılıysa 326 yaşında bir piyanoya sahibiz, bu da bizim için çok değerli. Kim bilir kimler bunda ne şarkılar çaldılar, neler beslediler benim için önemli olan bu ve yaşıdır. Piyanomuz kullanılabilir halde. Bu piyanoyu bu zamana kadar kullananlara çok teşekkür ediyorum çünkü çok iyi bakmışlar, hala aktif halde. Yaşından dolayı eksiklikleri var ama buna rağmen hala çalışır halde. Onların da bir ruhu var onlara da iyi davranmak, bakmak gerekiyor" diye konuştu. Müşteriler atmosferden memnun Müşterilerden 56 yaşındaki Necmiye Alemdar, arkadaşıyla geldiği kafeyi çok beğendiğini belirterek, "Çok değişik eşyalar var. Eski eşyaları değerlendirmişler, çok güzel olmuş. Kahve içtik, içimiz açıldı. Çok sevdik, hoş sohbet ettik" şeklinde konuştu. Arkadaşlarıyla farklı ortama sahip bir kafe arayışını burada sonlandırdığını belirten 19 yaşındaki öğrenci Yaren Fındık ise "Arkadaşlarımla beraber farklı bir kafe ararken burayı keşfettik. İçindeki antik eşyalar çok ilgimizi çekti. Her yerde fotoğraf çekilme yerleri var, ışıklandırmalardan dolayı da çok iyi çıkıyor. Çok beğendiğimiz bir kafe oldu, artık sık sık geliriz" ifadelerini kullandı.
Mersin Mersin’deki sel felaketinin boyutu gün geçtikçe büyüyor Mersin ve ilçelerinde cuma günü yaşanan sel felaketinin boyutu, her geçen gün daha da büyürken, felaketin simge görüntüsünü kaydeden vatandaş, yaşanan o korku dolu anları anlattı. Mersin’de cuma günü etkili olan kuvvetli yağışların ardından kent genelinde sel ve taşkınlar meydana geldi. Bazı bölgelerde dere yataklarının taşmasıyla oluşan su birikintileri ve çamur, günlük yaşamı olumsuz etkilerken, yağışların durmasının ardından su tahliyesi ve temizlik çalışmaları hızla başlatıldı. Selin verdiği tahribat ise her geçen gün biraz daha büyüyor. Ekiplerin hasar tespit çalışmaları sürerken, birçok aracın zarar gördüğü, sel sularına kapılan bazı araçların ise halen kayıp olduğu ortaya çıktı. Korku dolu anlar cep telefonu kamerasında Mersin’deki sel felaketinin simge görüntülerinin kaydedildiği merkez Mezitli ilçesinin kırsal bölgelerinden Doğlu Mahallesi’nde de hasar büyük. Selden çok sayıda araç ve evin etkilendiği bölgede tarım arazileri de büyük zarar gördü. Mahallede sel sularına kapılan 2 otomobilin halen kayıp olduğu, 2 motosikletin ise yapılan aramalar sonrası bulunduğu belirtildi. Öte yandan, yaşanan felaket sırasında korku dolu anları cep telefonu ile kaydeden Medet Güneri, yaşananları İHA muhabirine anlattı. Yaşanan yağışlar sırasında sel olacağını hissettiğini söyleyen Güneri, "Dere kenarında 30-40 tane araç vardı. Muhtarla birlikte onları kaldırttık, en son 2 araç kaldı. O sırada sel geldi. Ne yapacağımızı bilemedik. Canın yanınca ’ana’ dersin, korkunca ’Rabbim’ dersin. Ben de ’Rabbim’ dedim. Çok büyük bir korku yaşadık. O arada o 2 araç sele kapıldı. O kadar çok bağırarak uyardım ki, eğer sürücüler araca binseydi selle birlikte onlar da gidecekti" dedi. Aracı sel sularına kapılan Burak Şahin ise olaydan bir süre önce cuma namazı dolayısıyla camide olduklarını belirterek, "Baktık dere taşmaya başladı. Yetişebilirsek diye koştuk araçlara. Çalıştırdık, aracı geriye almak istedik ancak arkaya pislik dayanmış araba çıkmıyordu. Öne doğru kaymaya başlayınca biz arkadaşla kendimizi araçtan dışarıya attık ve kendimizi kurtardık" diye konuştu. Kılıç, kendi aracının suda sürüklenerek bir eve takılıp kaldığını, yanındaki diğer aracın ise selde sürüklendiğini ve halen kayıp olduğunu söyledi. Mahalle muhtarı Engin Kılıç da sel sırasında 2 aracın sürüklenip gittiğini, bir aracın ise hurdaya döndüğünü belirtti. Kayıp 2 motosikletin ise bulunduğunu ifade eden Kılıç, bazı tarım arazilerinin de zarar gördüğünü söyledi. Felaketin bilançosu havadan görüntülendi Öte yandan, Doğlu Mahallesi’nde sel sonrası oluşan hasar dron ile görüntülendi. Görüntülerde, taşan derenin çevrede bıraktığı tahribat, zarar gören tarım alanları ve selin izleri net bir şekilde yer aldı. Dehşet anları saniye saniye kaydedildi Medet Güneri’nin cep telefonu kamerasına yansıyan görüntülerde, derenin debisinin yükseldiği anlar, suyun taşmasıyla yaşanan panik ve vatandaşların yüksek yerlere kaçışı görülüyor. Görüntülerde ayrıca iki kişinin araçlarını kurtarmaya çalıştığı, başarılı olamayınca araçtan inerek uzaklaştığı ve araçların sel sularına kapılarak sürüklendiği anlar yer aldı.