EKONOMİ - 27 Mart 2026 Cuma 10:33

MASSAD Başkanı Bozcan: "Yıldırım Holding bünyesindeki Eti Krom ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda hiçbir katkı sağlamamıştır"

A
A
A
MASSAD Başkanı Bozcan: "Yıldırım Holding bünyesindeki Eti Krom ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda hiçbir katkı sağlamamıştır"

Yıldırım Holding bünyesindeki Eti Krom'un ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda hiçbir katkı sağlamadığını dile getiren MASSAD Başkanı Sebahattin Bozcan, "İstihdam alanında da büyük sorunlar yaşanıyor" dedi.

Elazığ'da faaliyet yürüten Yıldırım Holding bünyesindeki Eti Krom A.Ş., 2 Temmuz 2024'te işçilerin grevi ile gündeme gelmişti. İşçilerin grev kararı almasının ardından Elazığ'a gelen ve yaptığı toplantıda işçileri azarlayan Eti Krom A.Ş. sahibi Ali Rıza Yıldırım, büyük tepkiler almıştı. İşçilerin arkasında duran Alacakaya Belediye Başkanı Zafer Altınışık ise 50 noktanın üzerinde kaçak çalışma yapıldığını tespit ettiklerini ve MAPEG'in yaptığı dron çalışmalarında ise 400'ün üzerinde usulsüz izin ve aşımların tespitinin mevcut olduğunu iddia etmişti.

Maden, Alacakaya, Arıcak, Sivrice Stratejik Araştırma ve Kalkınma Derneği (MASSAD) Başkanı Sebahattin Bozcan, yönetim kuruluyla birlikte Alacakaya ilçesine giderek Belediye Başkanı Zafer Altınışık ziyaret etti. Yapılan görüşmede ilçenin sorunları ve çözümleri ele alındı. Dernek Başkanı Bozcan Ardından ilçe halkı ile bir araya geldi. Yıldırım Holding bünyesindeki Eti Krom'un Elazığ'a ve bölge illere 25 yıllık süreçte hiçbir katkı sağlamadığını aktaran Başkan Bozcan, istihdam alanında da büyük sorunlar yaşandığını dile getirdi. Yeraltında çalışan işçilerin haklarının tam ödenmediği ve son zamanlarda yaklaşık 150 işçinin çıkarıldığını öğrendiğini dile getiren Bozcan, daha öncede bazı işçilerin haklarını alamadığı için eylem yaptığını hatırlattı. Fabrika kısmında paslanmaz çelik ve yan ürünlerle ilgili hiçbir entegre tesis kurulmadığını ifade eden Bozcan, "Hammadde yer altında planlı bir şekilde çıkarılmadan direk yurt dışına satışı sağlanıyor. Devletimiz tarafından denetimi yapılmadan şirket tarafından krom rezervlerimiz hunharca kullanılıyor" diye konuştu.

"Madenlerimizin yönetiminde çalışanların haklarının korunması büyük önem arz etmektedir"

MASSAD olarak Alacakaya ilçesinin sıkıntılarını yerinde incelediklerini belirten MASSAD Başkanı Bozcan, "Büyük bir kesim, sıkıntıları olduğunu dile getirdi. Ülkenin yüzde 70 krom rezervlerinin bulunduğu bir ilçemiz. Türkiye'nin yeraltı bakımından en zengin ilçelerinden birisidir. Ülkemizin önemli stratejik yer altı kaynaklarından biri olan krom madeni, sanayi ve ekonomik kalkınma açısından büyük önem taşımaktadır. Bu alanda faaliyet gösteren Eti Krom'un özelleştirilmesi, özellikle Elazığ ve Alacakaya bölgemizin ekonomik yapısını doğrudan etkileyebilecek kritik bir konudur. Yıldırım Holding bünyesindeki Eti Krom gibi büyük sanayi kuruluşları yalnızca üretim yapan işletmeler değil; aynı zamanda bölge halkına istihdam sağlayan, yerel ekonomiyi destekleyen ve sosyal kalkınmaya katkı sunan önemli kurumlardır. Özelleştirme sonrası istihdamın azalması, bölgesel yatırımların zayıflaması ve sosyal katkıların sınırlanması ihtimali, şehir ekonomisi açısından risk oluşturmaktadır. Stratejik madenlerimizin yönetiminde milli menfaatlerin gözetilmesi, çalışanların haklarının korunması ve bölge ekonomisinin zarar görmemesi büyük önem arz etmektedir. Krom gibi stratejik madenlerin işletilmesinde kamu yararı, istihdam, çevre ve uzun vadeli milli menfaatler birlikte değerlendirilmelidir. Özelleştirme süreçlerinde yerel halkın beklentileri, çalışanların hakları ve bölgesel kalkınma dengesi dikkate alınmadığında şehir ekonomisi olumsuz etkilemiştir" şeklinde konuştu.

"150 işçinin çıkarıldığını öğrenmiş bulunmaktayız"

Başkan Bozcan, "Yıldırım Holding bünyesindeki Eti Krom ekonomik sosyal alanda ve kültürel alanlarda hiçbir katkı sağlamamıştır. Sosyal alanda ilimize ve bölge illerine 25 yıllık süreçte de hiçbir katkı sağlamamıştır. İstihdam alanında da büyük sorunlar yaşanıyor. Yeraltında çalışan işçilerin haklarının tam ödenmediği ve son zamanlarda yaklaşık 150 işçinin çıkarıldığını öğrenmiş bulunmaktayız. Zaten daha önceden bazı işçiler haklarını alamadığı için eylem yapmış ve iş verenin kötü davranışlarıyla karşı karşıya kalmıştı. Buda basında büyük yankı uyandırmış. Ne yazık ki işçi çıkarımlarının devam ettiğini üzülerek öğrenmiş bulunmaktayız" dedi.

"Şirket tarafından krom rezervlerimiz hunharca kullanılıyor"

Şirketin fabrika kısmında paslanmaz çelik ve yan ürünlerle ilgili hiçbir entegre tesis kurmadığını aktaran Bozcan, "Stratejik önem arz eden paslanmaz çelik dünya savaşlarında göz önünde bulundurarak savunma sanayinde önemini kat kat artırmıştır. Hammadde yer altında planlı bir şekilde çıkarılmadan direk yurt dışına satışı sağlanıyor. Devletimiz tarafından denetimi yapılmadan şirket tarafından krom rezervlerimiz hunharca kullanılıyor. Bu konuda MASSAD olarak stratejik önem arz eden Eti Krom özelleştirme hususunu tekrar gözden geçirilmesini cumhurbaşkanımızdan talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Kamil Can Kılıç - Rıdvan Yeşilırmak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır’da bir günde 3 kuyumcu hedef alındı Diyarbakır’ın Sur, Yenişehir ve Bismil ilçelerinde hedef alınan kuyumculardan birinden yaklaşık 1,5 kilo altın, birinde 8 adet saat çalınırken, biri ise kurşunların hedefi oldu. Edinilen bilgilere göre, merkez Sur ilçesi Melik Ahmet Caddesi’nde saat 08.30 sıralarında iş yerini açan kuyumcu esnafı Vasıf Arslan, tezgahını düzenlemeye çalıştığı esnada dükkana giren silahlı 2 kişinin saldırısına uğradı. Yaşanan kısa süreli arbede sonrası zanlılar, yaklaşık 1,5 kilogram altını alarak olay yerinden kaçtı. Şüpheliler, olay yerinden kendilerini şemsiye ile kamufle edip uzaklaştı. Hırsızlık anı ise güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Bismil ilçesinde ise Kurtuluş Mahallesi Özgürlük Bulvarında kadın kılığına giren çarşaflı 3 kişi, iş yerini açan F.Ç.’nin dükkanına girdi. Şüpheliler F.Ç.’yi silahla tehdit ederek gömülü olan gizli kasayı açıp altınları kendilerine vermesini istedi. Soyguncular, direnen iş yeri sahibini bacağından vurarak yaklaşık 8 adet saat çalıp olay yerinden uzaklaştı. Merkez Yenişehir ilçesi Yaşar Kemal Caddesi üzerinde yaşanan olayda da kuyumcu dükkanı önüne gelen kar maskeli motosikletli şahıslardan biri, iş yerine bir el ateş edip kaçtı. Olayda yaralanan olmazken, şüpheliler olay yerinden uzaklaşarak kayıplara karıştı. Polis ekipleri 3 ayrı olayın aydınlatılması ve şüphelilerin yakalanması için geniş çaplı çalışma başlattı.
Aydın Başkan Gençay: "Ortak akıl en büyük gücümüz" Çevreci Belediyeler Birliği’nin 2026 yılı Mart ayı Encümen Toplantısı, Didim Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Birliğe üye ilçe belediye başkanları ile yerel yöneticileri bir araya getiren toplantıda, çevre politikaları ve sürdürülebilir kent vizyonu açısından ortak aklın önemi konuları üzerinde duruldu. Toplantı, Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay’ın ev sahipliğinde Didim Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda, Çevreci Belediyeler Birliği Başkanı ve Burhaniye Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler’in başkanlığında gerçekleştirildi. Encümen toplantısı öncesinde, Didim Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından kapsamlı bir sunum yapıldı. Sunumda, ilçede hayata geçirilen sürdürülebilir çevre politikaları, sıfır atık uygulamaları ve iklim dostu projeler katılımcılarla paylaşıldı. Didim’in çevre alanındaki çalışmaları, yerel yönetimler arasında bilgi ve deneyim paylaşımına katkı sunarken, ortak çevre politikalarının geliştirilmesi açısından da önemli bir zemin oluşturdu. Encümen toplantısında, birlik gündeminde yer alan konular ele alınarak mevcut çalışmalar değerlendirildi. Belediye başkanları ve temsilciler, çevre odaklı politikaların daha etkin uygulanabilmesi için iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine vardı. Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, toplantıya ilişkin yaptığı değerlendirmede "Çevreci Belediyeler Birliği’ni Didim’de ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. İklim değişikliğiyle mücadele, sürdürülebilir kentler oluşturma ve sıfır atık uygulamalarını yaygınlaştırma konusunda yerel yönetimlere önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu kapsamda, birlik çatısı altında yürütülen iş birliği ve ortak akıl çalışmaları büyük önem taşımaktadıR" ifadelerini kullandı.
İstanbul 5G destekli akıllı yolda ilk test Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri (K-AUS) Test ve Uygulama Koridorunun lansman ve test başlangıç töreninde konuştu. Bakan Uraloğlu, "Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasında, Türkiye’de kooperatif akıllı ulaşım sistemlerinin gerçek trafik şartlarında bütüncül olarak uygulandığı ilk saha örneğini devreye alıyoruz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri (K-AUS) Test ve Uygulama Koridorunun lansman ve test başlangıç töreninde konuştu. Bakan Uraloğlu, projenin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı Karayolları Genel Müdürlüğü, TÜRKSAT ve Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi’nin ortak çalışmasıyla hayata geçtiğini kaydetti. Daha güvenli, daha konforlu, daha verimli seyahat İnternetin ve otonom araç teknolojilerinin hızla yaygınlaştığı bu dönemde, ulaşım artık sadece yol ve araçtan ibaret olmadığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Araçların birbirleriyle, altyapıyla ve her şeyle (V2X) akıllıca haberleştiği bir ekosistem haline geldi. Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri de araçlar ile altyapı unsurları arasında kablosuz haberleşme yoluyla karşılıklı veri paylaşımını mümkün kılan ileri teknoloji sistemler bütünü olarak tam da bu ihtiyacı karşılıyor" Bu sistemle sürücülere yol, trafik ve çevre şartlarına ilişkin anlık ve konuma duyarlı bilgiler ulaştırdıklarını söyleyen Bakan Uraloğlu, "Böylece seyahat daha güvenli, daha konforlu, daha verimli ve çevre dostu hale getiriyoruz." şeklinde konuştu. Hasdal Kavşağı ve İstanbul Havalimanı Arasında 40 Kilometrelik Güzergah Uraloğlu, "Bugün, Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasında yaklaşık 40 kilometrelik bir güzergahta, Türkiye’de kooperatif akıllı ulaşım sistemlerinin gerçek trafik şartlarında bütüncül olarak uygulandığı ilk saha örneğini devreye alıyoruz. Bu, sadece bir pilot proje değil; ülkemizin yerli ve milli akıllı ulaşım vizyonunun mihenk taşı, beyni ve geleceğe uzanan yol haritasıdır. Burada atılan her adım, Türkiye’nin akıllı ulaşım altyapısının temelini güçlendirecek ve yarınlara ışık tutacaktır" dedi. "Yerli ve milli imkanlarla yol kenarı üniteleri ve araç içi ünitelerini tesis ettik" Uraloğlu, test ve uygulama sürecine başladıkları söz konusu koridorda değişken mesaj işaretleri ve meteorolojik bilgi istasyonları gibi geleneksel Akıllı Ulaşım Sistemleri bileşenleri ile K-AUS altyapısını entegre ettiklerini söyledi. Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Yerli ve milli imkanlarla yol kenarı üniteleri ve araç içi ünitelerini tesis ettik. Kamera sistemleri, plaka tanıma sistemleri, değişken mesaj işaretleri ile lidar, radar, loop ve Bluetooth tabanlı araç algılayıcıları gibi bileşenleri de güzergah boyunca devreye aldık." "Türkiye’de Ulaşım Alanında İlk Kez 5G Baz İstasyonları Kurarak Sistem Optimizasyon Çalışmalarına Başladık" Koridor üzerinde tesis edilen fiber optik kablo haberleşme altyapısı ve network bileşenlerini yüksek kapasiteli veri iletimini sağlayacak şekilde yapılandırdıklarını belirten Bakan Uraloğlu, "Ayrıca Türkiye’de ulaşım alanında ilk kez 5G baz istasyonları kurarak sistem optimizasyon çalışmalarına başladık. 5G haberleşme altyapısı sayesinde düşük gecikmeli ve yüksek bant kapasitesi ile veri iletişimi sağlayacağız. Söz konusu koridorumuzda test edilecek servisler arasında: Yol Çalışması Uyarı Servisi, Yavaş veya Duran Araç Uyarısı Servisi, Araç İçi Trafik İşaretleri ve Hız Limiti Servisi, Hava Şartları Uyarı Servisi, Acil Durum Aracı Yaklaşıyor Uyarısı Servisi gibi birçok kritik uygulama yer alıyor." açıklamasında bulundu. Tüm bu verilerin yerli ve milli olarak geliştirdikleri Merkezi Yazılım Platformu tarafından tek bir çatı altında toplanacağını söyleyen Uraloğlu, "Yapay zekâ destekli görüntü işleme ile olaylar otomatik algılanacak ve milisaniyelerle sürücülere iletilecektir. Mobil uygulamamızla da yol kullanıcılarımız anlık bilgilere kolayca ulaşabileceklerdir" dedi. 5G teknolojisi 31 Mart’ta tanıtılacak Projenin yerli ve milli olmasının önemine değinen Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Çünkü yüksek teknoloji kullanan sistemlerin yazılım ve donanımının kendi imkânlarımızla üretilmesi, hem stratejik bağımsızlığımızı güçlendiriyor hem de ülkemizin teknoloji birikimini artırıyor. İnşallah 31 Mart günü de Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrif edeceği özel bir törenle de 5G’ye geçişimizi milletimizle paylaşacağız. Ardından, 1 Nisan 2026’da da ilk sinyali alarak milletçe bu yüksek hızı tecrübe edeceğiz. Bu koridorda kurduğumuz 5G altyapısı da aslında bu büyük geçişin ilk somut adımlarından biridir. Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemlerimiz, 5G’nin düşük gecikme ve yüksek bant genişliği sayesinde milisaniyeler içinde veri alışverişi yapacak, böylece hem bu projemiz hem de gelecekteki tüm akıllı ulaşım uygulamalarımız çok daha güçlü ve kesintisiz çalışacaktır." Projenin sadece İstanbul’la sınırlı kalmayacağını söyleyen Bakan Uraloğlu, test süreçlerinin başarılı tamamlanmasının ardından sistem hızla yaygınlaşacağını belirtti. Bakan Uraloğlu, Ankara Çevre Otoyolu’nda 2. Faz uygulamalarına geçeceklerini belirterek "Bu fazda, 110 km ana gövde, bağlantı yolları ve kavşak kollarından oluşan erişme kontrollü otoyolda, 1. Faz senaryolarına ilave olarak; trafik kazası bilgisinin paylaşılması, ani fren uyarısı, çarpışma riski uyarısı, trafik sıkışıklığı uyarısı, kuyruk sonu uyarısı, aktif yaya ve bisikletli koruma, ekonomik sürüş önerileri, acil durum aracı aktif yönetimi, tehlikeli yük taşıma uyarısı, okul bölgesi uyarısı ve daha birçok ileri seviye servis devreye girecek" dedi. Uraloğlu ayrıca, yakıt ve elektrik şarj istasyonu ortak ödeme ve rezervasyonu, ücret toplama sistemleri entegrasyonları ve yerli navigasyon servisleri gibi ek uygulamalar da planladıklarını dile getirdi. Uraloğlu, "Böylece Ankara’da daha karmaşık trafik senaryoları altında sistemin kabiliyetlerini genişleteceğiz." şeklinde konuştu. "15 Bin Kilometre Karayolu Ağına Fiber Kablo Tesis Edilmesini Planlayarak Çalışmalara Aşama Aşama Devam Ediyoruz" Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri yeni bir başlangıç olsa da akıllı ulaşım sistemlerinin uzun yıllardır Karayollarında hizmet verdiğini söyleyen Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Şu anda Karayolları Genel Müdürlüğümüzün sorumluluk alanında; 3 bin 128 adet sinyalizasyon, 4 bin 874 adet kamera, 146 adet meteoroloji istasyonu, 706 adet değişken mesaj işareti ve Bin 52 adet değişken trafik işareti aktif olarak görev yapıyor. Ayrıca Bin 169 adet trafik uyarmalı sistem ile kavşaklardaki dur-kalk sayılarını ve bekleme sürelerini azaltarak hem yakıt tasarrufu sağlıyor hem de karbon emisyonunu düşürüyoruz. Yollarımızdaki haberleşme altyapımızı da sürekli güçlendiriyoruz ve bugün yollarımızda 7 bin 876 kilometrelik fiber optik kablo haberleşme altyapısı tesis etmiş durumdayız. Ve ilk etapta toplam 15 bin kilometre karayolu ağına fiber kablo tesis edilmesini planlayarak çalışmalara aşama aşama devam ediyoruz." Asıl meselenin bu teknolojilerin insan hayatına dokunduğu yerde olduğunu dile getiren Bakan Uraloğlu, "Bakın yolda aniden meydana gelen bir kaza, gizli buzlanma, birden yola fırlayan bir canlı, yavaşlayan veya duran bir araç, yola düşen bir nesne Bunlar bazen en dikkatli sürücünün bile gözünden kaçabiliyor. Bu sistem sayesinde tüm bu istenmeyen durumları minimize edeceğiz. Yollarda stresten ve tedirginlikten uzak, çok daha güvenli ve huzurlu bir seyahat imkânı sunacağız. Özellikle büyük şehirlerdeki trafik sıkışıklığının sosyal yaşama olumsuz etkisini en aza indireceğiz. İnsanlarımızı, her kilometresinde ‘akıl’ katılmış yollarda, daha rahat, daha emniyetli yolculuklara kavuşturacağız. Artık yollarımızda ‘Aklın Yolu Birdir’ diyoruz" açıklamasında bulundu.
Muğla Muğla’da kadın çiftçilere karabuğday desteği 35 dönüm arazide üretim başlıyor Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Bahri Dağdaş Tarımsal Araştırma Enstitü Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen "Muğlalı Kadınlar Karabuğday ile Tanışıyor" projesi kapsamında, "Karabuğday Yetiştiriciliği" konulu eğitim programı düzenlendi. Programda, karabuğday üretiminin yaygınlaştırılması ve kadın üreticilerin desteklenmesi hedefleri ele alındı. Proje kapsamında Muğla’nın belirlenen pilot ilçelerinde 7 kadın çiftçiye karabuğday tohumu dağıtıldı. Demonstrasyon amacıyla toplam 35 dönüm arazide üretim yapılacak olup, bu alanlarda 350 kilogram karabuğday tohumu kullanılacak. Ayrıca 7 kadın üreticiye gübre desteği sağlandı. "Kadınlara pozitif ayrımcılık şart" Programda konuşan Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, tarımın Muğla’nın temel geçim kaynaklarından biri olduğunu vurgulayarak desteklerinden dolayı Tarım Müdürlüğü’ne teşekkür etti. Muğla’nın en temel faaliyet alanlarından birinin tarım olduğunu kaydeden başkan Gonca Köksal Aras, "Kırsalda üretip kıyıda tüketmek anlayışıyla hareket ediyoruz. Bu nedenle özellikle kırsal bölgelerde tarımı daha fazla desteklemeliyiz. Kadınlara yönelik bu tür projeleri çok kıymetli buluyorum. Kadınlar tarih boyunca üretimin içinde yer aldı. Bir kadın belediye başkanı olarak, eşitlik sağlanana kadar pozitif ayrımcılığın sürmesi gerektiğine inanıyorum. Sizler talep edin, bizler de gereken desteği verelim. Hepinize bol bereketli kazançlar diliyorum" dedi. "Karabuğday stratejik bir ürün" Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar ise konuşmasında, kadın üreticilere verilen desteğin önemine dikkat çekerek "Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak her zaman üreticimizin, özellikle de kadın üreticilerimizin yanındayız. Karabuğday, bölgenin iklimine ve toprağına uyumlu, ekonomik değeri yüksek ve glütensiz olması nedeniyle pazar payı hızla artan stratejik bir üründür. Bu projeyle atıl arazilerin değerlendirilmesini ve kadın emeğinin üretime daha fazla katılmasını hedefliyoruz. Karabuğday üretimi yalnızca bir tarımsal faaliyet değil, aynı zamanda bir markalaşma sürecidir. Kadın üreticilerimizin kooperatifleşmesini, kendi markalarını oluşturmalarını ve ürünü işleyerek katma değerli hale getirmelerini istiyoruz. İl Müdürlüğü olarak tohum desteğinden teknik eğitime, saha çalışmalarından pazarlamaya kadar her aşamada üreticilerimizin yanında olacağız. İnşallah Muğla, karabuğday üretiminde Türkiye’nin parlayan yıldızı olacak" dedi. Proje ile birlikte hem atıl tarım arazilerinin ekonomiye kazandırılması hem de kadın üreticilerin güçlendirilmesi hedeflediği belirtildi.