SAĞLIK - 13 Ocak 2026 Salı 13:52

Prof Dr. Gürok: "Mevsimsel depresyon sonbaharın sonlarında başlıyor, ilkbaharın başlarında azalıyor"

A
A
A
Prof Dr. Gürok: "Mevsimsel depresyon sonbaharın sonlarında başlıyor, ilkbaharın başlarında azalıyor"

Fırat Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Gürkan Gürok, "Mevsimsel depresyon belirtileri genellikle sonbaharın sonlarında başlıyor ve ilkbaharla birlikte azalıyor. Bu tanının konulabilmesi için şikayetlerin en az iki yıldır benzer dönemlerde tekrar ediyor olması önemlidir" dedi.


Fırat Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gürkan Gürok kış aylarında artış gösteren kış depresyonu hakkında açıklamalarda bulundu. Günlerin kısalması ve güneş ışığına maruziyetin azalmasıyla birlikte bazı bireylerde sabahları uyanmakta zorlanma, sürekli uyku isteği, enerji kaybı ve hayattan keyif alamama gibi belirtilerin ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Gürok, durumun basit bir mevsim geçişi ya da moral bozukluğu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Kış depresyonunun sanılandan daha yaygın görüldüğünü aktaran Gürol, "Nüfusun yaklaşık yüzde 5’i bu durumdan etkileniyor. Daha hafif seyreden ve kış hüznü olarak adlandırılan tablo ise toplumun yüzde 10-20’lik kesiminde görülebilir. Bu tablonun ciddi bir duygu durum bozukluğudur. Kapalı havaları sevmiyorum ya da moralim bozuk gibi ifadelerle geçiştirilememelidir" dedi.


Mevsimsel depresyonun yalnızca psikolojik değil, biyolojik nedenleri de bulunduğunu aktaran Prof. Dr. Gürok, "Güneş ışığına maruziyetin azalmasıyla serotonin hormonunun düşüyor, melatonin üretim ise artarak yanlış zamanlarda salgılanıyor. Buna bağlı olarak gün boyunca yorgunluk, aşırı uyku hali ve motivasyon kaybı yaşanıyor. Kış aylarında azalan ışık vücudun biyolojik saati olan sirkadiyen ritmi bozuyor, bu da ruh halini doğrudan etkiliyor. Bu durumun sabahları uyanamama, akşamları uyuyamama ve gün içinde enerji dalgalanmalarına yol açabilir. D vitamininin serotonin aktivitesini destekleyen önemli bir faktörtür. Güneş ışığının azalması ve kalın giysiler nedeniyle kış aylarında D vitamini üretimi düşüyor. D vitamini eksikliği ile mevsimsel depresyon arasında güçlü bir ilişki bulunuyor. Mevsimsel depresyon herkesi eşit şekilde etkilemiyor. Ekvatora uzak bölgelerde yaşayanlar, kadınlar, 18-30 yaş arası genç erişkinler, ailesinde depresyon öyküsü bulunanlar ve daha önce depresyon ya da bipolar bozukluk tanısı alan bireyler daha yüksek risk altındadır. Mevsimsel depresyon belirtileri genellikle sonbaharın sonlarında başlıyor ve ilkbaharla birlikte azalıyor. Bu tanının konulabilmesi için şikayetlerin en az 2 yıldır benzer dönemlerde tekrar ediyor olması önemlidir. Kalıcı mutsuzluk ve umutsuzluk hissi, enerji kaybı, sabahları uyanmakta zorlanma, aşırı uyuma isteği, aşırı yeme ve kilo alma, ilgi kaybı, konsantrasyon güçlüğü, sosyal geri çekilme ile hareket ve konuşmada yavaşlama en sık görülen belirtiler arasında yer alır" cümlelerini kullandı.


Doğru tanı ve uygun tedaviyle mevsimsel depresyonda son derece başarılı sonuçlar elde edilebildiğinin altını çizen Dr. Gürok, "Işık terapisi, tedavide altın standart olarak kabul ediliyor. Bilişsel davranışçı terapi, gerekli görülen hastalarda antidepresan ilaç tedavisi ve D vitamini takviyesi etkilidir. Işık terapisi genellikle sabah saatlerinde uygulanıyor ve birçok hastada birkaç hafta içinde belirgin iyileşme sağlıyor. Kış aylarında ruh sağlığını korumak için güneş ışığından daha fazla faydalanma, perdeleri açmak, gün içinde en az 30 dakika dışarıda vakit geçirmek, düzenli fiziksel aktivite yapmak ve sağlıklı beslenme önemlidir. Omega-3 yağ asitlerinden ve proteinden zengin, işlenmiş karbonhidratlardan uzak bir beslenme düzeninin tedaviye katkı sağlıyor. Ayrıca düzenli uyku saatlerinin korunması, akşam saatlerinde ekran kullanımının azaltılması, gündüz uykularının sınırlandırılması ve sosyal ilişkilerin sürdürülmesi iyileşme sürecini desteklemektedir. Şikayetlerin iki haftadan uzun sürmesi, günlük yaşamı ve işlevselliği ciddi şekilde etkilemesi ya da kendine zarar verme ve intihar düşüncelerinin ortaya çıkması durumunda mutlaka bir psikiyatri hekimine başvurulması gerekiyor. Mevsimsel depresyonun ciddi ancak tedavi edilebilir bir ruh sağlığı sorunudur. Ruh sağlığının fiziksel sağlık kadar önemlidir. Kış aylarında ortaya çıkan belirtilerin ciddiye alınmasının bir zayıflık değil, kişinin kendine verdiği değerin bir göstergesidir" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Pamukkale Belediye Başkanı Ertemur; "Basın vatandaşla aramızdaki en güçlü köprüdür" Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Denizli basını ile bir araya geldi. Basının demokrasinin temel taşı olduğunu vurgulayan Ertemur, "Sizler bizim gözümüz, kulağımız ve vatandaşla aramızdaki en güçlü köprüsünüz" dedi. Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında Denizli’de görev yapan yerel ve ulusal basın temsilcilerini Pamuk Kafe Üniversite’de ağırladı. Programa Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Osman Nuri Boyacı, Belediye Başkan Yardımcıları Himmet Yavaş, Av. Uğur Çizmecioğlu, Gürhan Dereköy ve çok sayıda basın mensubu katıldı. "Basın meslek yasası bir an önce çıkarılmalı" Programda konuşan Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Osman Nuri Boyacı, 10 Ocak etkinlikleri kapsamında son buluşmayı gerçekleştirdiklerini belirtti. Gazetecilerin zor şartlar altında kamuoyunu bilgilendirdiğini ifade eden Boyacı, sektörün sorunlarına dikkat çekerek şunları söyledi: "Basın Meslek Yasası’nın bir an önce çıkarılması ve basın özgürlüğünü kısıtlayan düzenlemelerin gözden geçirilmesi gerekiyor. Artan maliyetler nedeniyle kuruluşlarımız ciddi ekonomik sorunlar yaşıyor. Tüm meslektaşlarımın gününü kutluyor, nazik ev sahipliği için Başkan Ertemur’a teşekkür ediyorum." Başkan Ertemur: "Basın bizim için bir ailedir" Gazetecilik mesleğinin zorluğuna ve önemine değinen Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, basın camiasını bir "aile" olarak gördüğünü vurguladı. Ertemur konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Buraya gelirken ailemizin yanına geldiğimizi düşündüm. Yıllardır dostluk ve kardeşlik bağı kurduğumuz basın camiası bizim için çok kıymetli. Sizler siyasetçilerin gözü ve kulağısınız. Bizlerle vatandaş arasında köprü kuruyor, düşünce ve çalışmalarımızı topluma aktarıyorsunuz. Gazetecilik demokrasinin temel unsurlarından biridir. Halkın haber alma hakkını savunan sizlersiniz. Bugün mesleğini yaptığı için sıkıntı yaşayan gazeteciler var. Zor bir süreçten geçiyoruz; görüyorsunuz belediye başkanları tutuklanıyor, gazeteciler tutuklanıyor. Böyle bir ortamda hep birlikte mücadele etmeye, yan yana yürümeye devam edeceğiz. Sizler olmazsanız vatandaşla bağımız kopar. Bu nedenle basının ayakta kalması çok önemlidir. O nedenle sizin direnmeniz lazım ve bu dirençte bizim size katkımız olması lazım. Hep birlikte, dayanışma içinde yol yürümeye devam edeceğiz. Bu vesileyle tüm basın emekçilerinin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum." Projeler anlatıldı, sorular yanıtlandı Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, konuşmasının ardından Pamukkale Belediyesi tarafından hayata geçirilen çalışmalar ve önümüzdeki dönemde yapılması planlanan vizyon projeler hakkında gazetecilere detaylı bilgiler verdi. Basın mensuplarının sorularını da içtenlikle yanıtlayan Başkan Ertemur, dayanışma mesajı verdi. Program, samimi bir sohbet ortamında devam ederken, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Ankara MHP’li Feti Yıldız: "Kayyum uygulaması bir zorunluluk hali değilse yöneticilerin belediye meclisinde seçilmesinin daha uygun olduğunu düşünüyoruz" Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, "Kayyum uygulaması bir zorunluluk hali değilse yöneticilerin belediye meclisinde seçilmesinin daha uygun olduğunu düşünüyoruz" dedi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldız, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda temsil edilen grup koordinatörleri ile TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un yapacağı toplantı öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Raporun sonuna geldiklerini ifade eden Yıldız, "Bundan sonra bir toplantı daha yaparız. Sonra müşterek rapor çıkar. Başlıklar tespit edildi. Sayısının pek bir önemi yok. Konuşurken azalır çoğalır. Görüşmeler sonrası gelişmelere bağlı olarak başlıklar değişir" ifadelerini kullandı. "Kayyum uygulaması bir zorunluluk hali değilse yöneticilerin belediye meclisinde seçilmesinin daha uygun olduğunu düşünüyoruz" Ortak raporda kayyum uygulamaları ile ilgili bir maddenin olup olmadığı hakkındaki soru üzerine Yıldız, "Bazı partiler kayyum meselesinin ana raporunda dile getirmişti. CHP’nin sunduğu raporda kayyum meselesi ile ilgili bir husus yoktu. Ama bu demek değil ki kayyum meselesinde bir düşüncesi olmasın. Bize göre kayyum bazen şart olur. İşlenen suça göre şart olur. Eğer kayyum uygulaması bir zorunluluk hali değilse bunu merkezin yapması yerine yeni yöneticilerin bağlı olduğu belediye meclisinde seçilmesi en azından halk iradesinin muhafazası bakımından daha uygun diye düşünüyoruz. Kayyum uygulamaları tedbirdir. Davanın başından sonuna kadar uygulanıyor ama şartlar değiştiğinde kaldırılması lazım. Mesela Genel Başkanımızın ‘İki Ahmet’ diye tabir ettiği Ahmet Türk ve Ahmet Özer’in duruşmaları davalarının seyri içinde bulunduğumuz atmosfer ve komisyonumuzun amacı ile birleştirildiği zaman aslında çok taşkın ve amacını da aşmış bir uygulama olduğu da görülür. Ahmet Özer ve Ahmet Türk’ün göreve iadesi için bizce bir sıkıntı yok" dedi. "Umut hakkı bizim raporunuzda var" "Umut Hakkı"nın partisinin raporunda var olduğunu dile getiren Yıldız, "Ancak ortak raporda var mı yok mu bilmiyoruz. Konuşma sonrası çıkar" diye konuştu. Yıldız açıklamasının sonunda, "Yeniden infaz yasası kanunu çıkarılsın diyorum, sıfırdan diyorum. Anlaşılsın diye sıfırdan diyorum bunu bazı arkadaşlar yanlış anlatıyor. Sanki bunu 12. Yargı Paketi içerisinde infaz maddesi var gibi anlatıyorlar biraz daha dikkatli olsalar sevinirim" ifadelerini kullandı.