ASAYİŞ - 23 Ocak 2026 Cuma 10:23

Sazan sarmalı bir ailenin hayallerini yıktı: 2 milyon lira dolandırıldılar

A
A
A

Elazığ’da ev almak için 16 yıldır para biriktiren, çevresinden borç altın ve nakit para alan aile, sazan sarmalı yöntemiyle 2 milyon 31 bin lira dolandırıldı. Parmağındaki alyans yüzüğe kadar satan 2 çocuk annesi Ayşegül Dağ, dolandırıcıların bulunmasını istedi. Dolandırıcının son mesajının "Abla yetiş tapuya" olduğunu ifade eden Dağ, 16 yıllık birikimlerinin bir anda çöp olduğunu ve üzerine de borçlandıklarını dile getirdi.

Edinilen bilgiye göre bir dolandırıcı, sosyal medya üzerindeki ilan sayfasında 3 milyon 250 bin lira satılık ilanında bulunan evin fotoğraflarını alarak aynı evi 2 milyon 150 bin liraya ilana koydu. Sosyal medyadan ilanları araştıran anne Ayşegül Dağ (44), Sürsürü Mahallesi’nde bulunan 2+1 dairenin 2 milyon 150 bin liraya satışta olduğunu gördü. Evi beğenen Ayşegül Dağ ve eşi, ilandaki numarayı arayarak görüştü. Evi de yerinde gören ve gezen aile 1 milyon 900 bin liraya anlaştı. Muğla’da yaşadığını ve müteahhit olduğunu dile getiren dolandırıcı şahıs, evin kendisinin olduğunu fakat tüm işlerinin ve devrin Elazığ’daki akrabası olan M.B.K.’nin yönettiğini ifade etti. Evin gerçek sahibi M.B.K.’ye ise Dağ ailesi ile iş yaptığını, aileye borcu olduğunu evi onların olacağını fakat parayı kendisinin göndereceğini söyledi. Dolandırıcı şahıs her iki tarafı da ikna etti.

Sazan sarmalı bir ailenin hayallerini yıktı: 2 milyon lira dolandırıldılar

Daha sonra Ayşegül Dağ, 16 yıllık birikiminin yanı sıra yakınlarından altın ve nakit borcu alarak parayı denkleştirdi. İki taraf tapuda buluştu ve işlemlere başladı. Parayı telefondan şahsın dediği ibana göndermeye çalışan Dağ, onaylanmaması üzerine bankanın şubesine giderek gönderdi. Şahıstan son olarak "Abla yetiş tapuya" mesajı alan ve tapuya giden Dağ, ev sahibine parayı gönderdiğini söyledi. Ev sahibi ise kendisine para gelmediğini ifade etti. Ardından dolandırıldığını anlayan Dağ ailesi polis merkezine giderek şikayetçi oldu. Tapu ücretiyle birlikte toplam 2 milyon 31 bin lira parası giden Ayşegül Dağ, parmağındaki alyans yüzüğü kadar her şeyi sattığını ve mağdur olduklarını söyledi.

Sazan sarmalı bir ailenin hayallerini yıktı: 2 milyon lira dolandırıldılar

Olayı anlatan Ayşegül Dağ, "Sosyal medya hesabında bir ev gördük ve beğendik. Adamın telefonunu eşime attım. Adamla eşim konuştular. Cumartesi günü gittik ve evi beğendik. Adam bizi aradı ’beğendiniz mi’ dedi. Biz de ’tamam beğendik’ dedik. Adam kendini bize Muğla’da müteahhit olarak tanıttı. Asıl ev sahibini ise bize en yakın akrabam diye tanıttı. Burada ’elim ayağım her şeyim ve Elazığ’daki işlerimizi yürütüyor’ dedi. ’Ama sizden tek ricam akrabama buradaki evi benim verdiğimi demeyin’ dedi. ’O benden vadeli istedi, benim de nakit paraya ihtiyacım var’ dedi. ’Bana nakit para göndereceksiniz’ dedi biz de ’tamam’ dedik. Ev sahibine ise bunlarla iş karşılığı anlaştığını, evi bize vereceğini söylemiş. O da ’tamam’ demiş. Biz de evi gördük beğendik. Pazartesi günü tapuya gideceğiz denildi" dedi.

Sazan sarmalı bir ailenin hayallerini yıktı: 2 milyon lira dolandırıldılar

"Adamın bana son mesajı ’abla yetiş tapuya’ oldu"

Alyansına kadar her şeyi sattığını ifade eden Dağ, "Yetmedi, eşimin patronundan 100 bin istedik. O gönderdi. O da yetmedi 5’i bir yerde, yarım ve çeyrek altınlar aldık. Pazartesi günü götürüp kuyumcuda bozdurduk ve parayı hesabıma aldım. Tapuya geçtikten sonra eşimi aradı ’950 bin yatırın’ dedi ve eşim de ’tamam’ dedi. Eşim göndermeye çalıştı ve banka beni aradı. Banka aradı ’tanıyor musunuz’ dedi, ’hayır tanımıyorum ama ev sahibini tanıyorum’ dedim. Banka paraya bloke koydu. Ben banka şubesine gittim. Bankada yatırırken ibanı doğru vermişim ama isim olarak gerçek ev sahibinin ismini verdim. O para adamın hesabına tekrar yatmadı ve bana geri geldi. Üçüncüde parayı gönderdim. Adamın bana son mesajı ’abla yetiş tapuya’ oldu" diye konuştu.

Sazan sarmalı bir ailenin hayallerini yıktı: 2 milyon lira dolandırıldılar

"Eşimle 16 yıldır tek başımıza mücadele ettik"

İmza için tapuya gittiğini aktaran Dağ, "Eşim ev sahibine ’hadi imzaları atalım’ dedi. O da ’hayır hesabıma para yatmadı’ dedi. Biz de dekontu gösterdik, o da ’hayır benim hesabıma para yatmadı’ dedi. Adamı aradık, ’şimdi gönderiyorum’ dedi ve 2 dakika sonra telefonlar tamamen kapatıldı. Biz dolandırıldığımızı anladık. Ardından polis merkezine gittik ve şikayette bulunduk. Benle eşimin 16 yıllık biriktirdiğimiz çöp oldu. Çevreden aldığımız altın ve nakit borcu var. İki tane öğrencim var. Eşim ve ben kalp hastası. Ben dışarıya ağ yapıyorum. Sabah namazında kalkıyorum, parmaklarım ve ellerim hep nasır. Kanıyor ve sızlıyor. Eşim ise tır şoförü, sürekli yollarda. Sesimi duyun, rica ediyorum bunları bulun. Biz çok zor durumdayız. Eşimle 16 yıldır tek başımıza mücadele ettik. Her şeyimizi tek aldık. Kiminin ailesi yanında olur biz her zaman tektik" şeklinde konuştu.

Kamil Can Kılıç - Erkan Bay

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir 5 kuşaklık Kızıklı mirası yok olmak üzere Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde dünyaca ünlü "Kızıklı işi" bıçak ustalığı, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 5 kuşaktır dededen toruna aktarılan bu kadim zanaatın son temsilcisi Tanju Pulat, ateş ve örs başında zamana direniyor. Yarım asırlık bileme görmeden hala kullanılan satırları ve el işçiliği işlemeli dualı bıçaklarıyla tanınan Pulat, "Çırak bulamıyoruz, bu ateş sönmek üzere" diyerek sitem etti. Balıkesir’in Burhaniye ilçesine bağlı Kızıklı Mahallesi’nde, beş asırdır yankılanan çekiç sesleriyle yapılan bıçaklar artık son kalan atölyede yapılıyor. Babasından devraldığı mesleği 5. kuşak olarak omuzlayan Tanju Pulat, fabrikasyon üretime inat, çeliği geleneksel yöntemlerle çekiçle şekillendiriyor. 52 yıllık satır, hiç bilenmeden hala kesiyor Usta Tanju Pulat’ın atölyesindeki en dikkat çekici parça, babasının 1974 yılında çeliğini elleriyle dövdüğü kurban satırı. Yarım asrı devirmesine rağmen keskinliğinden hiçbir şey kaybetmeyen satırın özelliğini açıklayan Pulat, "Bu satır yapıldığı günden bu yana birçok kurban kesip parçaladı. Hala ilk gün ki gibi bir kez bile bileme yüzü görmedi. Eski ustaların çeliğe su verme ve dövme tekniği böyle belli oluyor. Biz hala bu satırı bilemedik. İlk günkü gibi kullanıyoruz" dedi. Bıçaklara işleme yapıyor Kızıklı işi bıçaklarını diğerlerinden ayıran en büyük özellik, üzerindeki sanatsal derinlik ve sağlam dayanıklı olması diyen Pulat, Bıçakların işlemeleri hakkında bilgiler veriyor. "Günümüzde bıçak çeliği üzerine el işçiliğiyle yazı ve motif işleyen belki 5 kişi kalmadık" şeklinde konuşan Pulat, bu geleneği şu sözlerle anlatıyor: "Babam kurban bıçaklarının üzerine kurban figürleri yapar, kurban duasını ayrıca kurbanın nasıl kesileceğini anlatan resim, figür ve yazılar işlerdi. Bu konuda daha sanatkârdı. Ben de bu geleneği yaşatan son kişilerden biriyim. Bu bıçaklar sadece birer araç değil, her biri birer sanat eseri" dedi. "Çırak bulamıyoruz, bu sanatın sonu geliyor" Beş kuşaktır aile mirası olarak sürdürülen zanaatın geleceği ise karanlık. Ağır işçilik ve sabır gerektiren mesleğe gençlerin ilgi göstermediğini vurgulayan son usta Pulat, bu konu hakkında dert yandı. "Bu meslek bize babalarımızın dedelerinden kaldı, biz beşinci kuşağız. Birileri zahmet edip 5 kuşaktır bu mesleği birilerine öğretmiş. Ama bende tıkandı. Son ustayım, meslek benle birlikte ölecek. Bu işi öğrenmek isteyen kimse çıkmıyor. Çırak bulamıyoruz. Ben bu kapıyı kilitlediğimde, Kızıklı’nın asırlık bıçak kültürü de tarih olacak. Ya öbür tarafta dedelerim, babam bana hesap sorarsa, niye bu mesleği öğretmedin derse" diyerek sitem etti. Burhaniye’de ki mütevazı atölyesinde, kor ateşin başında ter dökmeye devam eden Tanju Pulat, bir taraftan mesleğini yaparken diğer taraftan da mirasını devredecek bir el arıyor.
Ankara Türk üniversitelerinin uluslararası sıralamalardaki yükselişi sürüyor Türkiye’den toplam 11 üniversite, Quacquarelli Symonds’un (QS) 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında ilk 500’de yer aldı. Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS, 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması sonuçlarını açıkladı. 100 ülkeden bin 900’ü aşkın yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği sıralamada, Türkiye’den toplam 11 üniversite farklı alanlarda dünyada ilk 500’e girmeyi başardı. Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), İstanbul Üniversitesi (İÜ), Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Sabancı Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), farklı alanlarda ilk 500’de yer alan Türk üniversiteleri oldu. Sıralamada ‘Beşeri Bilimler ve Sanat’, ‘Mühendislik ve Teknoloji’, ‘Fen Bilimleri ve Tıp’, ‘Doğa Bilimleri’ ve ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ olmak üzere 5 ana alan ve 55 alt bölüm değerlendirildi. Değerlendirme, ‘akademik itibar’, ‘işveren itibarı’, ‘makale başına araştırma atıf sayısı’, ‘H indeksi’ ve ‘uluslararası araştırma ağı’ olmak üzere beş gösterge baz alınarak yapıldı. Sanat ve Beşeri Bilimler alanında 9 Türk üniversitesinden derece QS Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında, ‘Sanat ve Beşeri Bilimler’ alanında ilk 500’de 9 Türk üniversitesinin sıralamaya girdiği belirtilirken, ODTÜ 242, İÜ 279, İTÜ 284, Hacettepe Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi 305, Koç Üniversitesi 383, Ankara Üniversitesi 391’inci olarak listeye girdiği açıklandı. Bilkent Üniversitesi 401-450, Gazi Üniversitesi ise 451-500 bandında yer aldı. Mühendislik ve Teknoloji alanında İTÜ 91’inci oldu ‘Mühendislik ve Teknoloji’ alanında İTÜ 91’inci olarak dünyada ilk 100’e girme başarısı gösterirken, ODTÜ 103, Boğaziçi Üniversitesi 236, Koç Üniversitesi 243, Sabancı Üniversitesi 266, YTÜ 273, Bilkent Üniversitesi 290’ıncı olarak ilk 300’de yer aldı. Hacettepe Üniversitesi de 364’üncü sırada yer alarak, bu alanda ilk 500’e giren 8’inci Türk üniversitesi oldu. Sosyal Bilimler ve İşletme alanında ODTÜ 173’üncü oldu ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ alanında ODTÜ 173, Boğaziçi Üniversitesi 217, Koç Üniversitesi 252, Bilkent Üniversitesi 278, İstanbul Üniversitesi 346, İTÜ ve Sabancı Üniversitesi 353’üncü oldu. Hacettepe Üniversitesi 401-450, Ankara Üniversitesi 451-500 bandında yer aldığı açıklanırken, böylece bu alanda toplam 9 Türk üniversitesi ilk 500’e girdi. Fen Bilimleri ve Tıp alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada ‘Fen Bilimleri ve Tıp’ alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada yer alırken, onu 390’ıncı sırada Ankara Üniversitesi takip etti. İÜ de 451-500 bandında yer alarak bu alanda ilk 500’e girmeyi başaran 3 Türk üniversitesinden biri olduğu belirtildi. Ayrıca ‘Doğa Bilimleri’ alanında da İTÜ 251, ODTÜ 300’üncü olarak ilk 300’e girmeyi başarırken, Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi 451-500 bandında kendilerine yer bularak bu alanda ilk 500’e giren 4 Türk üniversitesi arasında yer aldığı ifade edildi. "Türk yükseköğretimi, küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir" Türk üniversitelerinin uluslararası alandaki başarılarının artarak sürmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Türk yükseköğretimi küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir. Hep birlikte daha büyük hedeflere ulaşmak için planlı ve kararlı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sıralamalarda yer alan tüm üniversitelerimizi kutluyorum" ifadelerine yer verdi.