YEREL HABERLER - 10 Nisan 2012 Salı 09:36

KANO MİLLİ TAKIMIN HEDEFİ 2016 OLİMPİYATLARI

A
A
A
KANO MİLLİ TAKIMIN HEDEFİ 2016 OLİMPİYATLARI

Türkiye Kano Federasyon Başkanı Prof. Dr. Sami Mengütay, Kano Milli Takımı`nın asıl hedefinin 2016 yılında yapılacak olan Olimpiyatlard olduğunu bildirdi.
Türk Kano Milli Takım hakkında açıklamalarda bulunan Kano Federasyon Başkanı Prof. Dr. Sami Mengütay; ``Bizim aslında daha önceden bir oluşturduğumuz ve daha önçeki yarışlara göre bir olimpik Milli Kadromuz var. Bu olimpik kadromuz yaklaşık Ekim Ayı`ndan beri devamlı takibimizde anreman yaparak kaptalar. Bu süreç içinde biz; belli zamanlarda yarışlar organize ederek, bu Milli Takım`a seçtiğimiz sporcuları zorlayabilecek, geçebilecek sporcuların olup olmadığını da kontrol ediyoruz. Burada yaptığımız yarışlardan bir tanesi de bu amaçla yapılmış, aynı zamanda da sezonun ilk yarışı olması sıfatıylada tüm bu sporla ilgilenen kulüplerin de yarışlara iştirak edebilme şansının olduğu bir yarış. Hem faaliyet programında yer alan bu yarışımız aynı zamanda da Milli Takım seçme niteliğini taşıyan yarışlarımız oluyor. Yarışmalarımız gayet güzel bir havada cereyan etti; yarışların başlangıçında ufak bir takım sıkıntılar yaşandı ama bu bir iki saat içinde aşıldı. Yarışlar sorunsuz tamamlandı. Sporcuların teknik ve yarış sonuçlarına göre yeniden ülkemizi yurt dışında temsil edecek Milli Takım`ın nüvesini oluşturacaktır. Burada biz genellikle iki tane kadro oluşturuyoruz; bir A Takımı; A Milli Takım, bir B Milli Takımı. Bu iki takım arasında da rekabet unsuru yaratıyoruz ki, bu rekabet unsuru onların geleceğini daha iyiye çekmelerine neden oluyor. Bu çerçevede federasyonumuz ortaya koyduğu çalışma programıyla ve planlamasıyla çok yeni olmasına rağmen, geçtiğimiz Temmuz Ayı`nda Avrupa Şampiyonluğunu elde ettik. Diğer katagorilerde de Avrupa 4.lüğü, Avrupa7.liğini ve 9.luğunu elde ettik. Olimpiyatlarda en çok izlenen ve en çok madalya veren 48 madalya veren bir spor dalında ülke olarak bu kadar kısa bir zaman içinde Avrupa Şampiyonluğu`nu kazanmamız, arkasındanda Dünya 5.liğini kazanmamız gerçekten bu spor dalının gençlere gereken önemin verildiğinde ne kadar başarılı olacağını bunu biz Türkiye`de gösterdik. Gereken destekler yeni yeni verilmeye başlandı. Teşkilat desteklemeye başladı ve bu desteğin karşılığını bizde hem ülkemize hemde teşkilatımıza vermeye çalışıyoruz`` dedi.
Spor profösörü olduğunu yaklaşık 50 senedir sporun içinde; sporcu, antrenör idareci olarak, eğitmen ve akedemisyon olarak görev yaptığını ve hayatı boyunca geçlerin kendisine güvenen, erdemli bireyler olarak spora yönlendiren Türkiye Kano Federasyon Başkanı Prof. Dr. Sami Mengütay; `` Soprocuların topluma faydalı bireyler olarak gelişmesini sağlamak istiyoruz. Bazen bu süreç içinde maalesef bazı kişiler spora değil, spordan bir şeyler kazanmak amacındalar. Sporun bu pisliklerden arınması için mücadele ediyorum.Şurada görülen temiz ve huzurlu ortamın başkanı olduğum bir camianın bozulmasını neden olacak kişilerede tavrımı her zaman koymuşumdur ve koyacağımda. Bundanda kimsenin şüphesi olmasın. Bir idarenin kalitesi o yönetimin kalitesiyle eş değerdir. Ben böyle bir camianın kaletesini düşürmeye hiç niyetli değilim.Sporcularımızın başarıları her geçen gün artıyor. Ortaya koyduğumuz sistem ve plan çerçevesinde bunu yürütüyoruz. Bu planlama sadece teknik anlamda değil, spor bilimlerinin gerektirdiği çalışma sistemi içinde yer almaktadır. Biz Kano Milli Takımı olarak Avrupa Şampiyonluğunu ulaştık. Dünya 5.liğini gençlerimizle ulaştık. Bu gençlerimizin 2012 tabi çok erken 3 ay sonra olimpiyatlar var. 2016 yılında Türkiye`de en fazla olimpiyatlarda madalya alan baranş olacağını buradan net olarak söyleyebilirim. Türkiye Kano Milli Takım`ın hedefi 2016 yılında yapılacak olan olimpiyatlardır`` şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul Valiliği’nden Resul Emre Şahan’ın mahkemede savunmasındaki iddialara ilişkin açıklama İstanbul Valiliği, İBB’ye yönelik ’Yolsuzluk’ davası kapsamında görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın mahkemede savunmasındaki iddialara ilişkin açıklamada bulundu. Yapılan açıklamada, "Yargı süreci devam eden bir dosyada, gerçek dışı iddialarla kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür söylemler kabul edilemez. İlgili şahsın, içinde bulunduğu hukuki durumla yüzleşmek yerine, mesnetsiz iddialar ve hayali senaryolar üzerinden üçüncü kişi ve kurumları sürece dâhil ederek konuyu sulandırma çabası, gerçeği değiştirmeyecektir. Kamuoyunun, doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar etmemesi önem arz etmektedir" açıklamasında bulunuldu. "Doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar edilmemesi önem arz etmektedir" İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada, "Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın, yargılandığı mahkemede ileri sürdüğü iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. İddiaların tamamı çarpıtma niteliğindedir. İddialara konu edilen meselenin seyri ve gerçekliği ise şu şekildedir: Şişli ilçesi Kaptanpaşa Mahallesi’nde bulunan bahse konu arsa, Bulgar Vakfı’na aittir. Taş Yapı ile Bulgar Vakfı arasında 2006 yılında kat karşılığı usulüyle inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Taş Yapı, arsaya 72 katlı bir inşaat için Şişli Belediyesi’nden gerekli izinleri almış ve belediye 2008 yılında avam projeyi onaylamıştır. Şişli Belediyesi, avam projesini onayladığı bu projenin inşaatının başlaması için gereken inşaat ruhsatını ’bilmediğimiz bir sebepten dolayı’ 2015 yılına kadar onaylamamıştır. Şirket, konuyu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na iletmiş; Bakanlık 14.04.2015 tarihinde, 72 kat olan kat sayısını 38 kat şeklinde revize ederek onaylamıştır. Bakanlık tarafından onay sürecini tamamlayan şirketin başlattığı inşaat çalışmaları ise Şişli Belediyesi tarafından çeşitli gerekçelerle engellenmiştir. Şirket, durumu İçişleri Bakanlığı’na, İstanbul Valiliği’ne, Şişli Kaymakamlığı’na ve Cumhuriyet başsavcılığına bildirerek Şişli Belediyesi’nin keyfî uygulamaları hakkında şikâyetçi olmuştur. İçişleri Bakanlığı, yapılan şikâyet üzerine konuyla ilgili mülkiye başmüfettişi görevlendirmiştir. Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ile Valimiz Sayın Davut Gül arasında gerçekleşen görüşme de, soruşturmaya konu olan bu mesele ve Bulgar Vakfı’nın her platformda dile getirdiği, imar planlarından kaynaklanan haklarının Şişli Belediyesi tarafından engellenmeye çalışılması nedeniyle oluşan mağduriyetlerle ilgilidir. Konuya ilişkin tüm işlemler, Şişli Belediyesi’ne kayyum atanmasından önceki döneme aittir. Kayyum döneminde verilmiş herhangi bir izin söz konusu değildir. Resul Emrah Şahan’ın tutuklanmasının ardından kayyum atanması sonrasında, şirket lehine herhangi bir idari tasarrufta bulunulmamıştır. Zaten söz konusu planlama süreci Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğünden, bu yönde bir tasarrufta bulunulması da mümkün değildir. Öte yandan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onayladığı bir ’Özel Proje Alanı’ kapsamında, ruhsat ya da diğer işlemlerle ilgili bir ilçe belediyesinin idari tasarrufta bulunması söz konusu değildir. Dolayısıyla Resul Emrah Şahan, tüm onay süreçlerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğü bir konuda direndiğini iddia ederek sözde ’çevreci direniş’ sergilediği algısını oluşturmaya çalışmaktadır. Valimiz Sayın Davut Gül’ün söz konusu görüşmesi, kendisine iletilen talepler ve iddialar çerçevesinde, görevinin gereği olarak gerçekleştirilmiş olup herhangi bir farklı anlam yüklenmesi mümkün değildir. Sonuç olarak; Yargı süreci devam eden bir dosyada, gerçek dışı iddialarla kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür söylemler kabul edilemez. İlgili şahsın, içinde bulunduğu hukuki durumla yüzleşmek yerine, mesnetsiz iddialar ve hayali senaryolar üzerinden üçüncü kişi ve kurumları sürece dâhil ederek konuyu sulandırma çabası, gerçeği değiştirmeyecektir. Kamuoyunun, doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar etmemesi önem arz etmektedir" ifadeleri kullanıldı.