YEREL HABERLER - 13 Nisan 2012 Cuma 14:12

HAKKARİ`DEN KISA KISA

A
A
A
HAKKARİ`DEN KISA KISA

Hakkari Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ve Tutuklu evinde kalan bir mahkumun nevresimlerden yapmış olduğu iple kendini koğuşun içinden geçen kalorifer borularına asmak suretiyle intihar ettiği belirtildi.
Alınan bilgiye göre, olay 11 Nisan 2012 günü saat 16:20 sıralarında, Hakkari Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ve Tutukevi`nde meydana geldi. ``Çocuğun Cinsel İstismarı`` suçundan tutuklu bulunan C. A. isimli şahıs, koğuşta yalnız kaldığı esnada sebebi bilinmeyen bir nedenden dolayı, nevresimlerden yapmış olduğu iple kendini koğuşun içinden geçen kalorifer borularına asmak suretiyle intihar ettiği belirtildi.
- `EŞİM BENİ TEHDİT EDİYOR` ŞİKAYETİ
HAKKARİ (İHA) - Hakkari`nin Şemdinli ilçesinde bir kadın İlçe Emniyet Müdürlüğü`ne müracaatta bulunarak eşinden şikayetçi oldu.
Alınan bilgiye göre, Z.Ö. isimli bayan, polise verdiği ifadesinde kendisinin eşi İ.Ö. isimli şahıs tarafından 15 gündür tehdit edildiğini ve annesine ait ikamette kaldığını belirtti. Kadın, eşinin kendisine zarar verebileceğinden korktuğu için Kadın Sığınma Evi`nde barınmak istediğini söyledi.
ŞEMDİNLİ`DE 2 BİN 450 KARTON KAÇAK SİGARA ELE GEÇİRİLDİ
HAKKARİ (İHA) - Hakkari`nin Şemdinli ilçesinde 2 ayrı noktada toplam 2 bin 450 karton kaçak sigara ele geçirildiği belirtildi.
Alınan bilgiye göre, iç güvenlik yol kontrol ve arama noktasında, Şemdinli istikametinden Yüksekova istikametine seyir halinde bulunan M. H. S. yönetimindeki araçta yapılan kontrolde, kaçak olduğu değerlendirilen toplam bin 350 karton sigara ele geçirildi. Ayrıca sınır birliklerince icra edilen devriye faaliyeti esnasında da Şemdinli Ortaklar Köyü bölgesinde araziye terk edilmiş vaziyette, kaçak olduğu değerlendirilen toplam bin 100 karton sigara olmak üzere toplam 2 bin 45 karton sigaranın ele geçirildiği belirtildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Beyin damar tıkanıklığında acil müdahale hayati önem taşıyor Beyin damar tıkanıklığı, tıbbi adıyla iskemik inmenin beyne giden damarların ani şekilde tıkanması sonucu ortaya çıkan ölümcül bir hastalık olduğunu belirten Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Büyükgöl, "İnme, acil müdahale gerektiren hayati bir durumdur. Erken fark edilip hızlı tedavi edilirse kalıcı hasar önlenebilir" dedi. Beyin damar tıkanıklığında beyin hücreleri oksijensiz kaldığında dakikalar içinde hasar görmeye başlıyor. Beyin damar tıkanıklık belirtilerinde çok çeşitli şikayetlerin görülebileceğini ve bu şikayetlerin aniden başladığını ifade eden Medicana Konya Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Büyükgöl, "Görme bulanıklığı, görme kaybı, ağızda ve yüzde kayma, konuşmanın bozulması, bir kol veya bacakta ani güçsüzlük ya da uyuşma, yürümede bozulma en tipik işaretlerdir. Kişi konuşulanı anlayamayabilir veya kelimeleri düzgün çıkaramayabilir. Ani görme kaybı, şiddetli baş dönmesi ve denge kaybı da görülebilir. Bu belirtilerin birkaç dakika sürüp düzelmesi durumunda bile ciddiye alınması gerekir" dedi. İnme belirtileri varsa vakit kaybetmeden 112 aranmalı Beyin damar tıkanıklığında tanının hasta veya hasta yakınından alınan anemnezle birlikte bilgisayarlı tomografi ya da manyetik rezonans (MR) yöntemlerinden biri ile konabileceğini anlatan Doç. Dr. Hüseyin Büyükgöl, "Beyin anjiyografisi, beyin damarlarının detaylı bir şekilde görüntülenmesini sağlayan bir tıbbi testtir. Beyin anjiyografisi, damar tıkanıklıkları, anevrizmalar veya diğer damar patolojilerini tespit etmek için kullanılır. İnme belirtileri olduktan sonra halk arasında akılda kalması için ’Yüz-Kol-Konuşma’ kontrolü dediğimiz belirtilerin tespit edilmesi önerilir. Kişiden gülümsemesi, iki kolunu kaldırması, basit bir cümle söylemesi istenir. Yüz kayıyor mu, kolunun biri düşüyor mu, konuşma bozuk mu, bu bulgulardan biri varsa vakit kaybetmeden 112 aranmalıdır. Çünkü inmede zaman önemlidir. Tanının konmasında hasta ve hasta yakınlarından bu bilgileri almak çok kıymetlidir’’ ifadelerini kullandı. Tedavi sürecinde zamanla yarışılıyor Beyinde damar tıkanıklığı tedavisinin, zamanla yarışıldığı ve multidisipliner yaklaşım gerektirdiği bir süreci kapsadığını vurgulayan Doç. Dr. Hüseyin Büyükgöl, şu bilgileri verdi: "Tedavinin temel amacı, beyin dokusuna kan akışını yeniden sağlamak ve ikincil hasarı önlemektir. Akut dönem tedavisi ve uzun dönem koruyucu tedavi olmak üzere iki ana bölümde ele alınır. Akut dönem tedavisinde trombolitik tedavi önemli bir yer tutar. İntravenöz tromboliz, pıhtıyı çözücü ilaçların kullanımı ile damar açıklığının sağlanmasını amaçlar. Bu tedavi, belirtilerin başlangıcından itibaren ilk 4,5 saat içinde uygulanmalıdır. Bu tedavi seçilmiş hastalara yapılmalıdır. Endovasküler tedaviler (girişimsel tedaviler), özellikle büyük damar tıkanıklıklarında mekanik trombektomi olarak uygulanır. Kateter yardımı ile pıhtı fiziksel olarak çıkarılır veya emilir. Bu yöntem, belirtilerin başlangıcından itibaren 24 saat içinde bile etkili olabilmektedir. Tedavi başarısı yüksek olmakla birlikte, deneyimli merkezlerde uygulanmalıdır. Ayrıca beyin damar tıkanıklığı stent tedavisi diğer bir tedavi seçeneğidir. Stent, daralmış damarı açık tutmak için kullanılır ve özellikle kronik olarak daralan damarlarda etkilidir." Hastalığın uzun dönem tedavisinde kan sulandırıcı diye tabir edilen antiplatelet ve antikoagülan ajanlar kullanıldığını ifade eden Doç. Dr. Büyükgöl, "Antiplatelet tedavi, pıhtı oluşumunu önlemek amacı ile kullanılır. Aspirin, klopidogrel gibi ilaçlar uzun dönem kullanılır. Antikoagülan tedavi, özellikle kardiyak emboli durumlarında warfarin veya yeni nesil antikoagülanlar ile uygulanır. Beyinde damar tıkanıklığı iyileşme süresi, tıkanıklığın şiddeti, etkilenen beyin bölgesi, yaş ve genel sağlık durumuna göre değişir. Hastanede ayrıca tansiyon, şeker ve oksijen düzeyi dikkatle kontrol edilir. Yutma güçlüğü varsa beslenme düzenlenir ve komplikasyonlar önlenmeye çalışılır. Tedaviden sonra fizik tedavi ve konuşma terapisi gibi rehabilitasyon süreçleri hastanın yeniden bağımsız yaşama dönmesine yardımcı olur" şeklinde konuştu. "Risk faktörlerini kontrol etmek çok önemli" Beyin damar tıkanıklığından korunmak için risk faktörlerini kontrol etmenin çok önemli olduğunu vurgulayan Büyükgöl, "Yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, sigara kullanımı ve kalp ritim bozuklukları en önemli nedenler arasındadır. Sağlıklı beslenme, egzersiz ve sigarayı bırakmak inme riskini belirgin şekilde azaltır. Altta yatan nedenler tedavi edilmezse veya yaşam tarzı değiştirilmezse tıkanıklık tekrar edebilir. İkinci veya üçüncü inme geçirme riski ilkinden sonra daha yüksektir. Bu yüzden düzenli tedavi ve takip büyük önem taşır" dedi.
Mersin Sahile vuran denizanalarıyla ilgili uzmanı uyardı: "Bu tablo, iklim değişikliği ve insan baskısının birleşik etkisidir" Mersin sahillerinde son günlerde artan denizanası yoğunluğu dikkat çekerken alanda çalışmalar yapan Prof. Dr. Deniz Ayas, bu durumun deniz ekosistemindeki değişimin önemli bir göstergesi olduğunu belirterek, "Bu tablo, iklim değişikliği ve insan baskısının birleşik etkisidir" dedi. Doğu Akdeniz’e 321 kilometre kıyısı bulunan Mersin’de son günlerde sahil hattında denizanası yoğunluğu dikkat çekici şekilde arttı. Kıyıya vuran denizanalarının, bölgede etkili olan fırtınanın da etkisiyle sahillere taşındığı değerlendirilirken, birçok noktada yoğunluğun gözle görülür seviyeye ulaştığı bildirildi. Aralarında Kızıldeniz kökenli türlerin de bulunduğu denizanalarının kıyı boyunca geniş bir alana yayıldığı gözlemlendi. "Üzerinde ciddiyetle durulması gereken ekolojik bir göstergedir" Mersin Üniversitesi Deniz Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Deniz Ayas, denizanası yoğunluğunun arkasında ekosistem kaynaklı nedenlerin bulunduğunu anlatarak artışın bilimsel boyutuna dikkat çekti. Ayas, "Fırtınalar ve akıntılar, denizanalarının kıyıya vurmasına neden olarak denizlerimizde büyük bir biyokütle oluştuğunu bizlere gösteriyor. Bu artışın temelinde, özellikle Kızıldeniz’den gelen göçmen bir tür olan Rhopilema nomadica yer alıyor. Aslında bu durum, besin zincirindeki trofik bir boşluğun denizanaları tarafından değerlendirilmesinden kaynaklanmaktadır. Aşırı balıkçılık faaliyetleri sonucunda planktonlarla beslenen pelajik balıkların azalması, aynı besinle beslenen denizanalarının popülasyonlarını hızla artırmasına yol açtı. Deniz biyologları açısından bu artış bir tehdit olarak algılansa da aslında üzerinde ciddiyetle durulması gereken ekolojik bir göstergedir" diye konuştu. "Bu tablo, iklim değişikliği ve insan baskısının birleşik etkisidir" Denizanası popülasyonundaki artışın arkasında birden fazla etken bulunduğunu kaydeden Pro. Dr. Ayas, "Aşırı balıkçılık nedeniyle planktonla beslenen balık stoklarının azalması denizanalarına avantaj sağlar. Bunun yanında artan deniz suyu sıcaklıkları ve kirlilik de bu organizmaların çoğalmasını destekler. Bu tablo, iklim değişikliği ve insan baskısının birleşik etkisidir" ifadelerini kullandı. "Temas durumunda bölge derhal deniz suyuyla yıkanmalı" Denizanalarına karşı özellikle risk grubundaki bireyler için önemli uyarılarda bulunarak, temasın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayan Ayas, "Özellikle çocuklar ve bağışıklık sistemi baskılanmış yaşlı bireylerin, denizanalarının bulunduğu bölgelerde denize girmemelerini tavsiye ediyoruz. Sadece denizanasının kendisi değil, yakıcı tentakülleri de kişilere ciddi zararlar verebilir. Ölmüş olsalar dahi bu canlılara dokunulmamalıdır, çünkü yakıcı hücreler bir süre daha aktif kalabilmektedir. Temas durumunda bölge derhal deniz suyuyla yıkanmalı, kesinlikle tatlı su kullanılmamalıdır. Amonyak gibi maddelerle müdahale edilebilse de her durumda en son yapılması gereken şey bir sağlık kuruluşuna veya hastaneye başvurmaktır" şeklinde konuştu.
Malatya Malatya Yeşilyurtspor U14 Takımı Türkiye şampiyonası yolunda Malatya Yeşilyurtspor’un altyapı takımlarından U14, Gelişim Akademi Ligi’nde dereceye girerek Türkiye şampiyonasına katılmaya hak kazandı. Şampiyonluk yolunda Van temsilcisiyle eşleşen genç takım, play-off ilk maçını cuma günü Batman’da oynayacak. Malatya Yeşilyurtspor Futbol Kulübü U14 takımı, Van müsabakası öncesinde hazırlıklarını tamamladı. Teknik Sorumlu Erdoğan Özdemir, takımın 17. grupta elde ettiği başarıyla Türkiye şampiyonasına katılma hakkı kazandığını belirterek, 3 Nisan’da saat 13.00’te Batman’da oynanacak play-off karşılaşmasına hazır olduklarını ifade etti. Hedeflerinin iyi bir derece elde ederek grubu geçmek olduğunu söyleyen Özdemir, "İnşallah iyi bir sonuç alarak yolumuza devam etmek istiyoruz" dedi. Sürece katkı sunan herkese teşekkür eden Özdemir, "U14 takımımız, 17. grupta Akademi Ligi’nde dereceye girerek Türkiye Şampiyonası’na katılmaya hak kazandı. 3 Nisan itibarıyla Van Spor ile eşleşerek Batman’da saat 13.00’te play-off ilk müsabakamızı gerçekleştireceğiz. İnşallah iyi bir derece alarak grubumuzu geçip önümüzdeki maçlara bakacağız. Bu süreçte bizlere destek veren, bundan önceki yönetimimiz olmak üzere yeni yönetimimize teşekkür ediyoruz. Çocuklarımıza bu imkânı sağladıkları için minnettarız. Altyapı sorumlularımıza, kulüp başkanımıza, yönetim kurulumuza ve Malatya’daki tüm spor sevdalılarına da verdikleri emeklerden dolayı teşekkür etmeyi bir borç biliyoruz. Ayrıca velilerimize de ayrı bir teşekkür etmek istiyorum. Çocuklarımızı antrenmanlara eksiksiz şekilde getirdikleri için kendilerine teşekkür ediyoruz. Önceki kulüp hocalarımıza, yetkililerimize ve diğer kulüplerden gelen sporcularımıza da altyapıya verdikleri önemden dolayı teşekkür ederiz. Eğer bu çocuklar bir başarı elde ettiyse, bu Malatya’daki altyapı hocalarımızın ve takımlarımızın emeği sayesinde olmuştur. Bizler burada sadece aracıyız. Çocuklarımız yeteneklerini sahaya yansıttı, biz de onları en iyi şekilde değerlendirmeye çalıştık" cümlelerine yer verdi. Takım kaptanı Yiğit Kaan Güler ise maça hazır olduklarını belirterek, "Yeneceğimizi düşünüyoruz. Eski yönetimimize ve hocalarımıza teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. Takımın gol kralı Umut Tunay da sezonu değerlendirerek, ilk kez katıldıkları Gelişim Ligi’nde grubu ikinci sırada tamamlayıp play-off’a kaldıklarını dile getirdi. Tunay, "Zor bir maç olacak ancak yaptığımız çalışmalarla kazanacağımıza inanıyoruz" diye konuştu. Takımın 10 numaralı oyuncusu Muhammet Ensar Gölgeli ise çok çalıştıklarını aktararak, galibiyet hedeflediklerini söyledi.