YEREL HABERLER - 14 Nisan 2012 Cumartesi 15:01

DİTAB`TAN CANKURTARAN KURSU VE HAVUZ OPERATÖRLÜĞžÜ DUYURUSU

A
A
A
DİTAB`TAN CANKURTARAN KURSU VE HAVUZ OPERATÖRLÜĞžÜ DUYURUSU

Havuz Yönetmeliğinde yapılan son değişiklik gereğince İşletme sahipleri 31 Mayıs 2012 Tarihine kadar tedbir almaları gerekiyor.
Yapılan son yönetmelik değişikliğiyle ilgili uyarıda bulunan kısa adı DİTAB olan Didim Turizm Altyapı Hizmet Birliği, Didim İlçe Halk Eğitim Müdürlüğü Havuz Operatörlüğü kurslarının açıldığını belirtirken, Cankurtaran kursları için Federasyondan yetkili bir firma ile DİTAB anlaşma sağladığını bir haftalık süreyle ücretli kurs verileceğini duyurdu.
15 Aralık 2011 tarihinde değişikliğe uğrayan ``Yüzme havuzlarının tabi olacağı sağlık esasları ve şartları hakkında yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair yönetmelik Esaslarına göre Turizm İşletmeleri buna göre 31 Mayıs 2012 tarihine kadar tedbir almaları gerekiyor. Yönetmelik değişikliğine dikkat çeken DİTAB bu konuda Didim İlçe Halk Eğitim Müdürlüğü Havuz Operatörlüğü kurslarına başlamış olduğunu, yeni müracaatlar için ön kayıt alındığını duyurdu. Ayrıca Cankurtaran kursları için Federasyondan yetkili bir firma ile DİTAB anlaşma sağladı. Nisan ayı sonlarında veya Mayıs ayı başlarında DİTAB toplantı salonunda bir hafta süreli kurs düzenlenecek olup kurs sonunda havuzda ve denizde geçerli bronz-gümüş bröve verilecek. Kursun en az 13-15 kişiyle açılabileceği ve kurs maliyetinin kişi başı 550 TL civarında olacağı bildirildi. Kursa katılmak isteyenlerin 18 Nisan 2011 Çarşamba günü akşamına kadar Didim Turizm Altyapı Hizmet Birliğine müracaat etmeleri gerekiyor. Can Kurtaran Kursu kayıtları için gerekli belgeler; 1- 18 yaşını doldurmuş olmalı 2. Kişiler minimum ilkokul mezunu olmaları 3. Kişinin kursa başlaması için yüzmeyi çok iyi biliyor olması isteniyor.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu toplandı Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu toplandı. Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu çalışmalarına İstanbul Medipol Üniversitesi Prof. Dr. Mahmut Koca ve Ankara Cumhuriyet Başsavcı vekili Pınar Akdoğan’ı dinledi. Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu Başkanvekili Mustafa Köse, komisyon çalışmalarında iki temel ihtiyacın belirgin hale geldiğini gördüklerini belirterek, "Birincisi sahadan gelen gerçek veriye ve uygulama tecrübesine dayalı tespitler, ikincisi bu tespitleri hukuki ve kurumsal reform önerilerine dönüştürme ihtiyacımız. Komisyonumuz açışımdan saha deneyimiyle akademik, hukuki perspektifin birlikte ele alınması, hazırlamakta olduğumuz raporun hem gerçekçi hem de uygulanabilir olması açısından çok önemlidir. Bizler bu çalışmayı yürütürken yalnızca suça sürüklenen çocuk perspektifiyle değil, aynı zamanda mağdurun haklarını toplum güvenliğini, çocukların yeniden topluma kazandırılmasını gözeten dengeli bir yaklaşımı esas almaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Koca, çocuk ceza adalet sisteminin çocuğun korunması, çocuk yargılama yöntemi, yaptırım sistemi, infaz sistemi, devlet organların takibinin yapıldığını söyleyerek, "Normların uygulamada nasıl sonuç verdiğinin ölçülmesi gerekiyor. Çocuk Koruma Kanunu suça sürüklenen çocuklarla ilgili birçok koruyucu ve destekleyici tedbirler öngörüyoruz" şeklinde konuştu.
Ankara Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran’dan Özel’e tepki Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik mesnetsiz ithamları, dikkat çekmeye ve gündem saptırmaya dayalı bir üslubun tezahürüdür" dedi. İletişim Başkanı Duran, CHP lideri Özel’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerine ilişkin açıklama yaptı. Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik mesnetsiz ithamları, siyasetin yapıcı ve rasyonel zemininden uzaklaşarak, dikkat çekmeye ve gündem saptırmaya dayalı bir üslubun tezahürüdür. Bu yaklaşım, demokratik rekabeti güçlendirmek yerine toplumsal gerilimi beslemektedir. Demokratik siyaset; sorumluluk, ölçü ve nezaket gerektirir. Kutuplaştırıcı ve itham edici dilin, kamuoyunun sağduyusuyla bağdaşmadığı açıktır. Siyasi aktörlerin, eleştiri haklarını kullanırken itidal ve ciddiyet çizgisini korumaları esastır. Hiç kimse, devletin üst kademelerinde görev yapanlara yönelik mesnetsiz ve yakışıksız ifadeler üzerinden siyaset üretme hakkına sahip değildir. Hukuk devleti ilkesi tartışmasızdır; iddiaların yeri yargı mercileridir. Siyasi tartışmalar, sokak diliyle değil, hukuk ve demokrasi zemininde yürütülmelidir. Daha önce de vurguladığımız üzere; Sayın Cumhurbaşkanımızın önceliği, ülkemizin istikrarı, milletimizin refahı ve toplumsal birliğimizin tahkimidir. Bu doğrultuda atılan adımlar, Türkiye’nin güçlenmesine ve ortak geleceğimizin inşasına hizmet etmektedir" ifadelerine yer verdi.