YEREL HABERLER - 16 Nisan 2012 Pazartesi 10:38

TÜRK ZEYTİNYAОININ ULUSLARARASI GURURU

A
A
A
TÜRK ZEYTİNYAОININ ULUSLARARASI GURURU

Son günlerde tağşiş tartışmalarıyla gündeme gelen Türk Zeytinyağı Sektörü, bu kez uluslararası bir başarıyla sesini duyurdu. Türk Zeytinyağı Sektörü`nün uluslararası etkinliklerde tanıtım faaliyetlerini yürüten Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi, Olive Japan 2012 Uluslararası Zeytinyağı Yarışması`nda panelist ve jüri üyesi olarak Türkiye`yi temsil edecek.
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Üyesi, yüzyıllardır zeytinyağı üretimi yapan Müderriszade Tarım Hayvancılık Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti.`nin Ortağı olan Edremitli zeytin ve zeytinyağı üreticisi Ahmet Ertür, Türk zeytinyağı sektörünü uluslararası bir yarışmada temsil eden ilk isim olacak.
12-22 Nisan 2012 tarihleri arasında Japonya`da yapılacak olan Olive Japan 2012 etkinliğine Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi Yönetim Kurulu Başkanı Metin Ölken panelist olarak davet edildi.
Japon Tadımcılar Birliği tarafından organize edilen, Japonya`nın başkenti Tokyo`da gerçekleşecek olan zeytinyağı etkinliklerine, ZZTK Başkanı Metin Ölken`i temsilen Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Üyesi ve zeytinyağı işine yaklaşık 150 yıl önce başlayan aile şirketleri Müderriszade Tarım Hayvancılık Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti`nin ortağı olan Edremitli zeytin ve zeytinyağı üreticisi Ahmet Ertür katılacak.
Türk Zeytinyağı Sektörü`nün, geçtiğimiz yıllarda sadece numune gönderimleriyle katılım sağladığı uluslararası yarışmalara ilk kez panelist olarak davet aldıklarını belirten Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi Başkanı Metin Ölken, ``Japonya 2010 yılından itibaren ZZTK`nın özellikle zeytinyağı ihracatı için hedef pazarları arasında yer alıyor. Fuar katılımları, tadım etkinlikleri, tanıtım seminerleri ve düzenlenen ticaret heyetleri ile yıllık 35 bin ton zeytinyağı ithal eden Japonya pazarından alınan payın arttırılmasını amaçlıyoruz. Japonya, ambalajlı zeytinyağı ihracatımızda da birinci sırada yer alıyor. Bu nedenlerden dolayı Japonya`yı zeytinyağımız için iyi bir pazar olarak görüyoruz`` dedi.
Türkiye`nin zeytinyağı ihracatında Japonya`nın payının 2007 yılında yüzde 5 iken, 2011 yılı sonunda yüzde 16`lık paya ulaştığını ifade eden Ölken, son olarak Mart ayında Japonya`da Foodex Gıda Fuarı kapsamında Türk Zeytinyağı Tanıtım ve Tadım Semineri düzenlediklerini, etkinliğe Japon gurmelerin büyük ilgi gösterdiğini, Japonya pazarına büyük önem verdiklerini vurguladı.
``HER BİR KATILIMCI İHRACATIMIZ İÇİN BİR KATKIDIR``
Olive Japan 2012 organizasyonuna ZZTK Başkanı Metin Ölken`i temsilen katılacak olan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Üyesi Ahmet Ertür, Olive Japan 2012 etkinliğinin önemini vurgulayarak: ``Türk Zeytin ve Zeytinyağı Sektörü olarak Türk ürünlerinin kalitesini anlatmak ve dünyaya natürel zeytinyağlarımızı sunmak ve ihracatımızı arttırmak üzere bu gibi yarışmalara ve faaliyetlere ZZTK olarak katılma gayreti gösteriyoruz. Japonya`da yapılacak olan bu organizasyona 30 binden fazla ziyaretçinin gelmesi bekleniyor. Her bir katılımcı bizim zeytinyağı ihracatımız için bir katkıdır. Olive Japan 2012 etkinliği kapsamında yapılacak olan Uluslararası Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması`na katılım sağlayacak Türk zeytin ve zeytinyağı üreticilerimizle beraber orada Türk Zeytin ve Zeytinyağı Sektörü`nü temsil edecek olmamızdan dolayı mutluyum`` diyerek görüşlerini belirtti.
Türkiye`nin ambalajlı zeytinyağı ihracatında Japonya`nın ilk sırada yer aldığına işaret eden Ertür, yarışmaya Türkiye`den de zeytinyağı firmalarının yarışmacı olarak katılacağını sözlerine ekledi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş: "Yeryüzünde kitabın serüveni ilahi hitapla başlamıştır. İnsanlığı kitap ile tanıştıranlar da bu ilahi hitabın muhatabı olan peygamberlerdir" Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Fatih Camii’nde açılışı gerçekleştirilen 43’üncü Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı’nda, "Yeryüzünde kitabın serüveni ilahi hitapla başlamıştır. İnsanlığı kitap ile tanıştıranlar da bu ilahi hitabın muhatabı olan peygamberlerdir. Bugün karşı karşıya olduğumuz acı gerçek, bu mirasa gerektiği gibi sahip çıkamadığımızı göstermektedir. İslam âlemi olarak bilgiyle, kitapla kurduğumuz ilişki, ne yazık ki arzu edilen seviyenin çok gerisindedir" dedi. Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye Diyanet Vakfı ve Fatih Belediyesi tarafından düzenlenen 43’üncü Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı’nın açılışı yapıldı. Fatih Camii’nde gerçekleştirilen kitap fuarın açılışına Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, İstanbul İl Müftüsü Doç. Dr. Emrullah Tuncel, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, yayın evleri sahipleri, yazarlar ve vatandaşlar katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, kitabın medeniyetlerin inşasındaki rolüne dikkat çekerek, kültürel mirasın yeni nesillere aktarılmasının önemine vurgu yaptı. "İnsanlığı kitap ile tanıştıranlar da bu ilahi hitabın muhatabı olan peygamberlerdir" Kitabın insanlığın oluşmasında peygamberlerle muhatap olduğunu söyleyen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, "Hep söyleriz, malum olduğu üzere medeniyetimiz kitap medeniyetidir. İlim, irfan ve hikmet medeniyetidir. Zira medeniyetimize kaynaklık eden en temel unsur, ilk emri ’Oku’ olan yüce bir kitaptır. O kitap bütün kitapların onun anlaşılması için kaleme alındığı, içinde bulunduğumuz bu mübarek ayda indirilmiş olan Kur’an-ı Kerim’dir. Yeryüzünde kitabın serüveni ilahi hitapla başlamıştır. İnsanlığı kitap ile tanıştıranlar da bu ilahi hitabın muhatabı olan peygamberlerdir" dedi. "Bir kitap, ancak Kur’an’ın işaret ettiği ufku takip ettiği sürece hakikate yaklaşacak ve okuyucusunu hakikatle buluşturabilecektir" diyen Başkan Arpaguş, "Cenab-ı Hak insanı yaratmış, ona kendi içlerinden seçip gönderdiği, kitabı ve hikmeti öğretecek peygamberler vasıtasıyla eşyanın hakikatini, varlığın hikmetini anlatan hidayet kaynağı kitaplar göndermiştir. Hz. Adem’den Hz. Hâtemü’l-Enbiya Efendimize (s.a.v.) kadar peygamberler vasıtasıyla insanlığın yolunu ve ufkunu aydınlatmış, onları hak ve hakikat ile buluşturmuştur. Bu silsilenin son ve cihanşümûl halkası olan kitap ise tüm insanlığı ilme, hikmete ve tefekküre davet eden aziz kitap, Kur’an-ı Kerim’dir. Dolayısıyla bir kitap, ancak Kur’an’ın işaret ettiği ufku takip ettiği sürece hakikate yaklaşacak ve okuyucusunu hakikatle buluşturabilecektir" şeklinde konuştu. Kur’an-ı Kerim’in çağrısının varlığı, kâinatı ve hakikati anlama olduğunu söyleyen Arpaguş, "Kur’an-ı Kerim’in çağrısı, aslında varlığı, kâinatı ve hakikati anlama, hakikat ekseninde bir hayat inşa etme çağrısıdır. Bu çağrıya kulak veren Müslümanlar, Kur’an’ın rehberliğinde ve onu hayatımıza taşıyan sünnet-i seniyyenin örnekliğinde, ilmi ve hikmeti merkeze alan bir hayat inşa etme çabasında olmuşlardır. Müslümanlar asr-ı saadetten günümüze kadar ilahiyattan felsefeye, edebiyattan kültür-sanata, matematikten astronomiye, iktisattan mühendisliğe kadar ilmin her alanında insanlığa öncülük etmişlerdir. Ancak, bugün karşı karşıya olduğumuz acı gerçek, bu mirasa gerektiği gibi sahip çıkamadığımızı göstermektedir. Zira İslam âlemi olarak bilgiyle, kitapla kurduğumuz ilişki, ne yazık ki arzu edilen seviyenin çok gerisindedir. Bugün kitap okuma oranlarımız ve düşünce derinliğimiz bir tarafa, bilgi üretme, onu değere dönüştürme ve hayatla buluşturma noktasında ciddi zafiyetlerle malül olduğumuz aşikârdır" diye konuştu. "Nesillerimizi kitapla buluşturarak sahih kaynaklar ekseninde güçlü bir düşünce dünyası ve gelecek mefkûresi inşa etmek zorundayız" Konuşmasında, kitap fuarlarının toplumun değerlerini inşa etmekte önemli rol aldığını söyleyen Arpaguş, "Nesillerimizi kitapla buluşturarak sahih kaynaklar ekseninde güçlü bir düşünce dünyası ve gelecek mefkûresi inşa etmek zorundayız. İşte, her yıl düzenlediğimiz bu kitap fuarlarının böylesi ulvi bir amaca hizmet ettiğini vurgulamak isterim. Burada kurulan her standın bir düşünce ocağı, her kitabın bir zihin emeği ve her cümlenin geleceğin inşası için atılmış değerli bir adım, geleceğe atılmış bir tohum olduğuna inanıyorum" diye konuştu. "Meydanları, caddeleri, Ramazan’a ait karşılamak için süsledik" Programda konuşan Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, "Bu sene Ramazan kış ayı olmasına rağmen gerçekten farklı bir manevi iklimde başladı. Fatih’te de farklı bir iklim oluştu kış ayı olmasına rağmen. Çünkü kışları öyle değil gerçekten çocuklarda da Ramazan’ın manevi ikliminin heyecanı var. Şimdi burada vakit yok. Çok enteresan sorular alıyorum çocuklardan biz de bu sene Ramazan’ı yakışır şekilde biraz Fatih civarında meydanları, caddeleri, Ramazan’a ait karşılamak için süsledik. Bu gerçekten çocuklar üzerinde çok farklı bir atmosfer oldu" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından fuara katkı sunan yayınevlerine plaket takdim edildi. Törenin ardından protokol üyeleri kurdele keserek fuarın resmi açılışını gerçekleştirdi. Açılışın ardından stantları gezen Prof. Dr. Safi Arpaguş ve Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, yayınevi temsilcileriyle sohbet ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Her yıl Ramazan ayı kapsamında düzenlenen fuarda dini yayınların yanı sıra kültür, tarih, edebiyat ve çocuk kitapları da okuyucularla buluşacak fuarın, 19 Mart’a kadar belirli bir süre boyunca ziyaretçilere açık olacağı bildirildi.
Niğde TBMM heyetinden Niğde Ceza İnfaz Kurumu’nda inceleme Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Derya Yanık ve komisyona bağlı Tutuklu ve Hükümlü Hakları İnceleme Alt Komisyonu üyeleri, Niğde Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda incelemelerde bulundu. İnceleme öncesinde basın mensuplarına açıklamada bulunan Komisyon Başkanı Derya Yanık, alt komisyon olarak milletvekilleriyle birlikte Niğde Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ve Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda yerinde incelemeler yapacaklarını belirterek, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki ceza infaz kurumlarını düzenli olarak ziyaret ettiklerini ifade etti. Yanık açıklamasında, ceza infaz kurumlarında gerçekleştirilen yerinde ziyaretlerle hem kendi tespitlerini yaptıklarını hem de tutuklu ve hükümlülerden gelen bireysel talepleri değerlendirdiklerini vurgulayarak, bu ziyaretleri son derece önemsediklerini dile getirdi. Niğde Açık Ceza İnfaz Kurumu bünyesinde, iş yurdu müdürlüğü tarafından yürütülen mesleki eğitim faaliyetleri, üretim süreçleri ve hükümlülerin topluma yeniden kazandırılmasına yönelik çalışmaların yerinde görülmesinin önemli olduğunu ifade eden Yanık, ceza infazının iki temel amacına dikkat çekti. Yanık, bu amaçlardan birinin cezanın yerine getirilmesi, diğerinin ise infaz süresi içerisinde kişilerin topluma yeniden kazandırılması olduğunu belirterek, bu süreçlerin yerinde incelenmesinin önemine işaret etti. Gerçekleştirilen incelemelerin ardından ceza infaz kurumlarının şartlarının iyileştirilmesine yönelik değerlendirmelerin alt komisyon raporu olarak ortaya konacağını kaydeden Yanık, sürece katkı sağlayan Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım ve yardımcılarına, ayrıca Niğde Valisi Nedim Akmeşe başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlara teşekkür etti. Heyet daha sonra Niğde Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesine geçerek kapalı ve açık ceza infaz kurumlarında incelemelerini sürdürdü. Niğde ziyareti, 11. inceleme ziyareti oldu.