YEREL HABERLER - 16 Nisan 2012 Pazartesi 14:57

ÜNİVERSİTELER ARASINDAKİ ``˜KAMPUS ALANI` GERİLİMİ

A
A
A
ÜNİVERSİTELER ARASINDAKİ ``˜KAMPUS ALANI` GERİLİMİ

AK Parti Adana İl Başkanı Ziyaettin Yağcı, Çukurova Üniversitesi`nin (ÇÜ) bugün yaklaşık 30 bin dönümlük bir arazi üzerine kurulu olduğunu hatırlatarak, ``ÇÜ, bugüne kadar Adana tarımına ne kazandırdı?`` diye sordu. Yağcı, boş ve verimsiz bir arazinin taliplisinin de çok olacağını ifade ederek, Çatalan Barajının ilerisine üniversite yapılamayacağının altını çizdi.
Hekimevi`nde düzenlenen toplantıda Adana`da yerel bazda yayın hayatını sürdüren basın kuruluşu temsilcileriyle bir araya gelen Yağcı, ÇÜ ile Bilim ve Teknoloji Üniversitesi`ni karşı karşıya getiren ``˜kampus alanı` tartışmalarıyla ilgili olarak açıklamalarda da bulundu. ``˜Kurumsal kıskançlık`ların her zaman yaşandığı yorumunda bulunarak, bunun yeni bir durum olmadığının altını çizen Yağcı, ÇÜ`nün yaklaşık 30 bin dönümlük bir arazi üzerine kurulduğunu, bünyesinde ziraat fakültesi bulundurulan üniversitelerde arazinin de büyük olduğuna dikkat çekti.
``BİR YERDE BOŞ VE VERİMSİZ BİR ARAZİ VARSA ORAYA TALİP DE ÇOK OLUR``
Bu durumun ÇÜ için de geçerli olduğunu kaydeden Yağcı, ``Hatta üniversitenin ilk kurucu rektörü de ziraat fakültesinin profesörü olduğu için fakülteye arazi tahsisi talebinde bulunmuş ve bu talep de kabul görmüştü. Peki buradan bir kez daha soruyorum; 30 bin dönümlük bir arazi üzerine kurulu olan ÇÜ, Adana tarımına ne kazandırdı? ``˜Gen Merkezi` elbette ki lazım. Ancak oraya ne ektiklerini bizzat görmek istiyorum. Bir yerde boş ve verimsiz bir arazi duruyorsa, oraya talep de çok olur. Eminim ki, o araziler verimli ve etkin bir şekilde değerlendirilseydi, kimse oraya talip olmazdı`` dedi.
``ÇÜ`NÜN O GÜN BUGÜNDÜR NE YAPTIKLARINI GÖREMEDİK``
Milletvekilliği yaptığı dönemde Sağlık Bakanı`nın Adana`ya geldiğini ve yapılan toplantıda da ``˜Ortadoğu`nun en büyük hastanesi`ni Adana`ya kazandırma noktasında arsa arayışı içinde olduklarını anlatan Yağcı, açıklamasını da şöyle sürdürdü; ``Yaklaşık bin dönümlük bir araziye ihtiyaç vardı. Kentin tüm dinamikleri oturup konuştuk, konuyu enine boyuna tartıştık ve ÇÜ`ye ait boş bir arazi vardı. Üniversiteye danışıldı, ÇÜ Rektörü Sayın Alper Akınoğlu, ``˜Tabi iyi olur` diyerek, hiç itirazda bulunmadı. Sonrasında ÇÜ Senatosu toplandı ve birkaç gün sonra da ``˜Arsamızı vermeyiz` diye açıklama yapıldı. O gün bugündür biz görmedik ne yaptıklarını, gören varsa beri gelsin.``
``YENİ BİR ÜNİVERSİTE İÇİN GENİŞ BİR ARAZİYE İHTİYAÇ VAR``
Bugün de benzer bir sürecin yaşandığının altını çizen Ziyaettin Yağcı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül`ün onayıyla Adana`ya yeni bir üniversite kurulacağını hatırlatarak, Büyükşehir Belediye Başkanvekili Zihni Aldırmaz`ın, üniversiteye idari bina anlamında yer göstererek, Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası`nda yer tahsisinde bulunduğunu anlattı. Yağcı, ``Herkes biliyor ki, üniversiteler küçücük bir yerde kurulmuyor. Bunun için geniş bir arazi lazım. Bilim ve Teknoloji Üniversitesi bünyesinde ``˜Havacılık Fakültesi` de olacak. Bazı fakültelerin binası, lise binaları büyüklüğünde olabilir. Ancak eğer bir ``˜Havacılık Fakültesi` açıyorsanız, bir uçağın inip kalkabilmesine imkan sunan geniş bir araziye ihtiyaç var`` diye konuştu.
``NE DESENİZ ÇIKIP DA SİZE ``˜VERMEZÜK` DİYORLAR``
Yeni üniversitenin neden Çatalan Barajı`nın üst kısmına kurulmadığı yönündeki tepkilere de değinen Yağcı, ``Doğru ve yerinde bir tepki. Toros Dağları`nda boş arazi çok ama buraya öğrenci gidecek. Ulaşım, çok önemli. Başka bir yer olur mu? Belki alternatif bir alan bulunabilir. Ama ortada alınan bir karar var, bu alan üniversiteye eğitim için tahsis edilmiş. Milletin malıdır orası. 27 bin dönümü sen kullan, 3 bin dönümü de başkası kullansın. Bunun üzerinde kıyamet koparmaya gerek yok. Bize hiç dokunma ama sen her şeyi yap. Milletin malını bir üniversite kullanıyorsa, diğer bölümünü yine başka bir üniversite kullanabilir. Bu sorun haline getirilmemeli. Vatandaşın biri bölgeye Fen Lisesi yapmak istedi. Liseye çok fazla yer gerekmez. 20-30 dönüm yeter. Normal liseler 10 dönüme yapılıyor. Ne deseniz ``˜vermezük` diyorlar. Sizin işlemediğiniz bir yer varsa, herkes oraya talip olur. Üniversite üniversiteliğini yapar, verimli kullanırsa kimse gelip talip olmaz. Ama kullanmazsan birileri gelir kullanır. Hazine adına tahsis edilmiş ve aynı hazine bugün; ``˜O tahsisi iptal ettim, buna veriyorum` diyor. Bana göre Çatalan Barajı`nın ilerisine üniversite yapılmaz, öğrenciler gidemez`` dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul Valiliği’nden Resul Emre Şahan’ın mahkemede savunmasındaki iddialara ilişkin açıklama İstanbul Valiliği, İBB’ye yönelik ’Yolsuzluk’ davası kapsamında görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın mahkemede savunmasındaki iddialara ilişkin açıklamada bulundu. Yapılan açıklamada, "Yargı süreci devam eden bir dosyada, gerçek dışı iddialarla kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür söylemler kabul edilemez. İlgili şahsın, içinde bulunduğu hukuki durumla yüzleşmek yerine, mesnetsiz iddialar ve hayali senaryolar üzerinden üçüncü kişi ve kurumları sürece dâhil ederek konuyu sulandırma çabası, gerçeği değiştirmeyecektir. Kamuoyunun, doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar etmemesi önem arz etmektedir" açıklamasında bulunuldu. "Doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar edilmemesi önem arz etmektedir" İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada, "Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın, yargılandığı mahkemede ileri sürdüğü iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. İddiaların tamamı çarpıtma niteliğindedir. İddialara konu edilen meselenin seyri ve gerçekliği ise şu şekildedir: Şişli ilçesi Kaptanpaşa Mahallesi’nde bulunan bahse konu arsa, Bulgar Vakfı’na aittir. Taş Yapı ile Bulgar Vakfı arasında 2006 yılında kat karşılığı usulüyle inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Taş Yapı, arsaya 72 katlı bir inşaat için Şişli Belediyesi’nden gerekli izinleri almış ve belediye 2008 yılında avam projeyi onaylamıştır. Şişli Belediyesi, avam projesini onayladığı bu projenin inşaatının başlaması için gereken inşaat ruhsatını ’bilmediğimiz bir sebepten dolayı’ 2015 yılına kadar onaylamamıştır. Şirket, konuyu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na iletmiş; Bakanlık 14.04.2015 tarihinde, 72 kat olan kat sayısını 38 kat şeklinde revize ederek onaylamıştır. Bakanlık tarafından onay sürecini tamamlayan şirketin başlattığı inşaat çalışmaları ise Şişli Belediyesi tarafından çeşitli gerekçelerle engellenmiştir. Şirket, durumu İçişleri Bakanlığı’na, İstanbul Valiliği’ne, Şişli Kaymakamlığı’na ve Cumhuriyet başsavcılığına bildirerek Şişli Belediyesi’nin keyfî uygulamaları hakkında şikâyetçi olmuştur. İçişleri Bakanlığı, yapılan şikâyet üzerine konuyla ilgili mülkiye başmüfettişi görevlendirmiştir. Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ile Valimiz Sayın Davut Gül arasında gerçekleşen görüşme de, soruşturmaya konu olan bu mesele ve Bulgar Vakfı’nın her platformda dile getirdiği, imar planlarından kaynaklanan haklarının Şişli Belediyesi tarafından engellenmeye çalışılması nedeniyle oluşan mağduriyetlerle ilgilidir. Konuya ilişkin tüm işlemler, Şişli Belediyesi’ne kayyum atanmasından önceki döneme aittir. Kayyum döneminde verilmiş herhangi bir izin söz konusu değildir. Resul Emrah Şahan’ın tutuklanmasının ardından kayyum atanması sonrasında, şirket lehine herhangi bir idari tasarrufta bulunulmamıştır. Zaten söz konusu planlama süreci Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğünden, bu yönde bir tasarrufta bulunulması da mümkün değildir. Öte yandan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onayladığı bir ’Özel Proje Alanı’ kapsamında, ruhsat ya da diğer işlemlerle ilgili bir ilçe belediyesinin idari tasarrufta bulunması söz konusu değildir. Dolayısıyla Resul Emrah Şahan, tüm onay süreçlerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğü bir konuda direndiğini iddia ederek sözde ’çevreci direniş’ sergilediği algısını oluşturmaya çalışmaktadır. Valimiz Sayın Davut Gül’ün söz konusu görüşmesi, kendisine iletilen talepler ve iddialar çerçevesinde, görevinin gereği olarak gerçekleştirilmiş olup herhangi bir farklı anlam yüklenmesi mümkün değildir. Sonuç olarak; Yargı süreci devam eden bir dosyada, gerçek dışı iddialarla kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür söylemler kabul edilemez. İlgili şahsın, içinde bulunduğu hukuki durumla yüzleşmek yerine, mesnetsiz iddialar ve hayali senaryolar üzerinden üçüncü kişi ve kurumları sürece dâhil ederek konuyu sulandırma çabası, gerçeği değiştirmeyecektir. Kamuoyunun, doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar etmemesi önem arz etmektedir" ifadeleri kullanıldı.