GENEL - 17 Nisan 2012 Salı 14:40

PROF. DR. STEVEN HAROLD HANKE: "TÜRKİYE EKONOMİSİNİN YÜKSELİŞİNE ENDİŞELENMELİSİNİZ"

A
A
A
PROF. DR. STEVEN HAROLD HANKE: "TÜRKİYE EKONOMİSİNİN YÜKSELİŞİNE ENDİŞELENMELİSİNİZ"

Dünya para ve ticaret piyasalarının duayeni kabul edilen ve World Trade Magazine tarafından 1998 yılında dünyanın en etkili 25 ismi arasında gösterilen John Hopkins Üniversitesi öğretim üyesi ve Forbes NY Dergisi yazarı Prof. Dr. Steve Hanke`ye İstanbul Kültür Üniversitesi tarafından onursal doktora unvanı verildi. İstanbul Kültür Üniversitesi tarafından onursal doktora unvanı verilen Prof. Dr. Steven Harold Hanke, Türkiye`de ekonominin uzun vadede sürdüremeyeceği kadar çok büyüdüğüne
dikkat çekerek, "Bu yükselişin ardından gelecek bir gerileme durumunda ne yapılacağı konusunda endişelenmelisiniz. Çünkü Türkiye ekonomisi benim inişli çıkışlı olarak adlandırdığım türden bir ekonomi" dedi.
Dünya para ve ticaret piyasalarının duayeni olarak kabul edilen ve World Trade Magazine tarafından 1998 yılında dünyanın en etkili 25 ismi arasında gösterilen John Hopkins Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Forbes NY Dergisi yazarı Prof. Dr. Steven Harold Hanke`ye İstanbul Kültür Üniversitesi tarafından onursal doktora unvanı verildi. İstanbul Kültür Üniversitesi, kuruluşunun 15. yılında 6. onursal doktora törenini ekonomi literatürüne para ve ticaret piyasalarına ilişkin yaptığı çalışmalarla geçen Prof. Dr.
Steven Harold Hanke için düzenledi. Törene çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.
Piyanist Hüseyin Kaya ve Mezzo Soprano Nesrin Gönüldağı`nın müzik dinletisinin ardından İstanbul Kültür Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dekanı Prof. Dr. Durmuş Dündar Hanke`nin özgeçmişini ve onursal doktora senato kararını açıkladı.
Üniversitenin çok mutlu bir gün yaşadığını anlatan İstanbul Kültür Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Dursun Koçer, şöyle konuştu: "Üniversitemiz ilk onursal doktora unvanını 2007 yılında Prof. Dr. Erdal İnönü`ye vermişti. Erdal İnönü`ye bu doktora unvanı verilirken, senatoda konuşulurken senatomuz şöyle bir karar aldı. İstanbul Kültür Üniversitesi`nin onursal doktora vereceği kişiler kendi alanlarında dünyaca ün yapmış, insanlığa, ülkelere, bilime büyük katkı yapmış değerli insanlardan oluşur. Bunun da bir
anlamda üniversitemizin onursal doktora konusundaki çıtasını oluşturuyor"
İstanbul Kültür Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Bahar Akıngüç Günver de şunları söyledi: "Onursal doktora unvanı bilime, kültüre, araştırmaya, deneyime, uzmanlaşmaya ve emeğe duyulan saygının akademik sembolüdür. Onursal doktora payesini paylaşan isimler ise üniversitenin vizyonuyla benimsediği değerlerin birer temsili niteliğindedir"
Konuşmaların ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Dursun Koçer ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Pof. Dr. Durmuş Dündar, Prof. Hanke`ye cübbesini giydirdi.
Programın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Steven Harold Hanke, Türk halkının çok dikkatli olması gerektiğine değinerek şöyle konuştu: "Çok tehlikeli bir dünyada yaşıyoruz. Türkiye Merkez Bankası, devasa bir toplam talep balonu şişiriyor ve ekonomi, uzun vadede sürdüremeyeceği kadar çok büyüyor. Normalde sürdürebileceği büyümenin iki katı oranında büyümeye devam ediyor. Bu yükselişin ardından gelecek bir gerileme durumunda ne yapılacağı konusunda endişelenmelisiniz. Çünkü,
Türkiye ekonomisi benim inişli-çıkışlı olarak adlandırdığım türden bir ekonomi. Ekonomide Çin ve Endonezya gibi büyük bir patlama yaşadınız. Bu iki ülkeye göre Türkiye, 2008 krizi sonrası başarılı oldu"
YUNAN EKONOMİSİNİN KÜÇÜLMEYE DEVAM EDECEОİNİ DÜŞÜNÜYORUM
Bu büyümenin ardından gelecek gerilemenin yavaş olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Steven Harold Hanke, şunları söyledi: "İnsanlar, böyle bir yavaş gerileme durumunda yeni ekonomik durumlara adapte olabilir. Ama eğer bu gerileme hızlı olursa ne olur ve böyle olması ihtimali nedir? Bu ihtimal Yunanistan`daki duruma bağlı. Birincisi, Yunanistan`daki en önemli sorun ekonominin bu yıl içinde hızlı bir küçülme kaydetmesi, çünkü para kaynakları yılda neredeyse yüzde 18 oranında daralma kaydetti. Yunan
ekonomisinin küçülmeye devam edeceğini düşünüyorum ve bu da ekonomi için büyük bir sorun olacak. Eğer bu sorunlar uluslararası piyasalardaki duyarlılıkları değiştirirse ki `ben böyle olacağını düşünüyorum` ve piyasa için olumsuz bir görünüm arz ederse, yabancı yatırımcılar paralarını yükselen piyasa ekonomisi olan bütün ülkelerden çekecektir. Bunlar arasında Latin Amerika ülkeleri, Türkiye, Çin, Kore ve Endonezya var. Bu, Türkiye için büyük bir sorun"
Merkez Bankası`nın toplam talep balonunu şişirerek, işlerin çok hızlı ilerlemesine yol açtığını belirten Prof. Dr. Steven Harold Hanke, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye`de büyük bir cari açık oluştu ve bu cari açığı biri kapatmak zorunda. Bunu yapacak olan, cari açığı uygun şartlar altında kapatmaya istekli yabancılardır. Şayet böyle olursa, Türkiye büyük bir sorunla karşı karşıya kalacaktır. Bu noktadan sonra, ekonomik yükseliş yerini hızlı bir inişe bırakacaktır. Yunanistan`ın yanı sıra, bir diğer
sorun da Suriye."
Suriye`deki sorunun daha ziyade siyasi olduğunu fakat iki açıdan oldukça tehlikeli olduğunu anlatan Hanke, sözlerine şöyle devam etti: "Bunlardan birincisi, Ortadoğu`da Lübnan ve Türkiye`nin de dahil olabileceği daha büyük bir çatışmaya yol açmasıdır. Diğer bir sorun Kürtlerle ilgili. Şu an Irak`ta Kürtler neredeyse tamamen özerk durumdadır. Türkiye ve Suriye`de de büyük bir Kürt nüfusu var. Bütün bunlar birleşince, ortaya sorunlu bir karışım çıkıyor. Türklere tavsiyem, çok çok dikkatli olmaları. Şirket
sahipleri de özellikle yeni yatırımları için borçlanırken çok dikkatli olmalı çünkü son 4-5 yılda, hatta 2002`den beri, Türkiye`de işler yolunda gitti, fakat bu şekilde süreceğini düşünmek dünyayı toz pembe görmektir. Bu yıl yüzde 5 büyüme olursa şanslısınız. Büyüme yüzde 5`ten az olacak. 2012 ve 2013 yıllarında büyüme çok daha az olacak. Bu, herkesin üzerinde uzlaştığı bir konu, benim Yunanistan ve Suriye ile ilgili ön gördüğüm gerçekçi ve olumsuz senaryonun ötesinde bir durum. Riskli bir dönem ve dikkatli
olunmalı"
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi Konya’da İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi memleketi Konya’nın Çumra ilçesinde çeşitli ziyaretlerde bulundu. Konya’nın Çumra ilçesine gelen İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ilk olarak Çumra Kaymakamlığı’nı ziyaret etti. Bakan Çiftçi, burada vatandaşlarla selamlaştı. Daha sonra esnaf ziyareti yapan Bakan Çiftçi Çumra Belediyesini de ziyaret ederek vatandaşlarla buluştu. Burada konuşan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Doğduğum, büyüdüğüm, ekmeğini yediğim, suyunu içtiğim, havasını teneffüs ettiğim ata diyarı Çumra’dayım. Hepinizden Allah razı olsun. 11 Şubat tarihi itibariyle de malumlarınız Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle, takdirleriyle İçişleri Bakanlığı görevine getirilmiş durumdayım. Aranızdan çıkmış birisi olarak hepinizin duasını bekliyorum. Biz çalışıp gayret edeceğiz elimizden geldiği kadar. Çumralı hemşehrilerimizin, aziz milletimizin duasıyla, Cenabı Hakk’ın da yardımıyla inşallah bu kutsal görevin, bu ulvi görevin altından da kalkacağız. Bunların her birinin ayrı ayrı takipçisi olacağım. Bu görevde kaldığım müddetçe ilk etapta uzun yıllardır yapımını hepinizin beklediği Çumra Hükümet Konağımızla ilgili inşallah önümüzdeki günlerde ihalesini yapacağız eski Askerlik Şubesinin bulunduğu yerde. Ardından İlçe Jandarma Komutanlığımızın da Nisan ayı içerisinde ihalesi gerçekleşecek. Daha sonra yine Çumramıza Emniyet Müdürlüğünü ve Polis Merkezi amirliğimizi de kazandıracağız. Onun dışında okulla ilgili, sağlık teşkilatıyla ilgili, Adalet Sarayı’yla da ilgili bir takım talepler var. Onları da ben birebir takip edeceğim. İnşallah bu dönem içerisinde sizlere hizmet etmek Çumramıza kalıcı hizmetler kazandırmanın gayreti içerisinde olacağız" diye konuştu. Bakan Çiftçi AK Parti Çumra İlçe Başkanlığı ve Milliyetçi Hareket Partisi Çumra İlçe Başkanlığını da ziyaret etti. Programa, Konya Valisi İbrahim Akın, AK Parti Konya Milletvekilleri, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, protokol mensupları ve vatandaşlar katıldı.
İstanbul Aleyna Kalaycıoğlu’nun cezaevi şartlarıyla ilgili iddialara savcılıktan açıklama Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti soruşturmasında kapsamında tutuklanan Aleyna Kalaycıoğlu’nun cezaevindeki son durumu hakkında iddialar ortaya atılmıştı. Konuya ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan açıklama geldi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan iddialara ilişkin açıklama geldi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bazı sosyal medya hesaplarında, Kubilay Kaan Kundakçı’nın öldürülmesi olayından ötürü tutuklanan ve halen Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan Aleyna Tutuş Kalaycıoğlu’nun kaldığı koğuşta çok fazla sayıda kişi olduğu, sürekli kavgalar yaşandığı, havalandırma alanının yetersiz olduğu, yeterli sayıda yatak olmadığı, tutuklunun yemek yiyemediği vs. iddialarını içerir paylaşımlar yapıldığı görülmüştür. Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda, adı geçen tutuklunun kaldığı ünitede, toplam 32 kişi kapasiteli 16 oda bulunmakta olup üniteden toplam 63 kişi kalmaktadır. Adı geçen tutuklunun kaldığı odada ise 4 kişi bulunmaktadır. Tüm tutuklu ve hükümlülere, kurum girişi sırasında yatak, nevresim takımı, battaniye, hijyen seti, tek kullanımlık havlu vb. ihtiyaçları teslim edilmekte olup; kurumda yatağı olmayan tutuklu ve hükümlü bulunmamaktadır. Adı geçen tutuklunun kaldığı ünitede kavga yaşandığına dair herhangi bir tutanak, sözlü veya yazılı bir şikayet bulunmamaktadır. Adı geçen tutuklunun kuruma kabulünün yapıldığı 24.03.2026 tarihinde psikolog görüşme yapılmış olup; görüşmeler sırasında olumlu tutum ve davranış gösterdiği ve herhangi bir şikayet dile getirmediği rapor edilmiştir Sosyal medya yansıyan iddialar ile ilgili tutuklunun herhangi bir müracaatı bulunmamaktadır. İzah olunan nedenlerle yapılan sosyal medya paylaşımları gerçeği yansıtmamaktadır. Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur."