YEREL HABERLER - 17 Nisan 2012 Salı 17:55

DİYABET HASTALARINA TİYATRO TERAPİSİ

A
A
A
DİYABET HASTALARINA TİYATRO TERAPİSİ

Diyarbakır Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi`nde Diyabet Eğitim Hemşiresi olarak görev yapan Yeter Erbil, tiyatro ve güzel sanatlar başta olmak üzere, sosyal ve kültürel etkinliklerin, diyabet hastalarının tedavisinde büyük faydalar sağladığını söyledi.
Diyabetin tedavisinin uzun soluklu bir iş olduğunu, özen ve ihtimam gerektirdiğini belirten Diyabet Eğitim Hemşiresi Yeter Erbil, dünya genelinde 346 milyon, Türkiye`de ise yaklaşık 6. 5 milyon kişinin diyabetli olduğunun tespit edildiğini kaydetti. Bu rakamın yaklaşık 20 bininin diyabetli çocuk hastalardan oluştuğunu aktaran Erbil, "Diyabet kronik bir hastalık olup hayat boyu tedavi gerektirir. Diyabet daha çok erişkinlerin hastalığı olarak bilinmekle birlikte küçük yaşlardan itibaren çocuklarda da
görülür. Çocuklarda görülen diyabet kan şekerini düzenleyen insülin hormonunun kalıcı eksikliğine bağlıdır. Bu nedenle diyabetli çocuklar tanı aldıkları günden itibaren, yaşamları boyunca günde 4 kez kan şekerlerini ölçmek ve buna göre insülin enjeksiyonu yapmak zorundadır. Diyabetli çocukların uzun dönemli izleminde ve sağlıklı yaşam sürmelerinde diyabet eğitimi en önemli etkiye sahiptir. Diyabetli çocukların, doktor, diyabet eğitim hemşiresi, diyetisyen ve psikologdan oluşan deneyimli bir ekip
tarafından takip edilmesi önemlidir. Hem bölgedeki çocukların eğitim ve bakımına katkıda bulunmak hem de bölgedeki yetkililerin dikkatini Tip I diyabetlilerin sorunlarına çekmek ve aynı zamanda tedavi süresi boyunca onlara moral motivasyon sağlamak Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak muhtelif sosyal aktiviteler düzenliyoruz" dedi. Sadece tıbbi anlamda değil, aynı zamanda moral ve motivasyon sağlama açısından bir dizi çalışma yürüttüklerini aktaran Erbil şunları söyledi:
"Özellikle diyabetli çocukların diyabet yönetimi ve metabolik kontrolün başarısında aile, arkadaş ve okul desteğinin yanı sıra, tecrübeli diyabetlilerin deneyimlerinden yararlanmanın da etkili olduğu bilinmektedir. Sosyal destek alan diyabetli adölesanlarda, hem stresle baş etme, hem de kronik hastalıklara adaptasyon zorluğunun daha az olduğu, diyabet yönetimi ve hastalığa uyum sağlamanın arttığı, tedaviye bağlı oluşan güçlüklerle daha kolay baş edildiği saptanmıştır. Devlet Tiyatrosu`nda sergilenen
`Bugün git yarın gel` adlı oyunu, Tip I Diyabetlilerle birlikte izledik. Biz diyabet eğitim hemşireleri, diyabetlilerin diyabetle sağlıklı ve huzurlu bir şekilde yaşamlarını sürdürebilmeleri için sosyal hayat içinde birer birey olarak var olmalarını sağlayarak, diğer diyabetlilerle tanışarak akran desteğinden yararlanmalarını temin etmek, diyabetlinin moral ve motivasyonunu yükseltip, daha iyi bir kan şekeri regülasyonu sağlayarak, özgüveni arttırmayı amaçlıyoruz."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Doç. Dr. Mustafa Otrar: "Çocuklarımız hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler" Kastamonu’da, düzenlenen "Akran Nezaketi" panelinde konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Mustafa Otrar, "Çocuklarımız sadece okulda değil, hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler. Ailedeki davranışlarımız, öğretmenlerimizin tutumu, birbirimize olan yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir" dedi. Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından akran zorbalığıyla mücadelede güzel ahlak ve nezaket kültürünü merkeze alan "Akran Nezaketi" paneli düzenlendi. Panel, Kastamonu Valiliği koordinesinde gerçekleştirilen panel, Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirildi. "Yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir" Panelde konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Otrar, "İnsan eşref-i mahlukattır ve buna yakışır bir dil, bir hal ve bir duruş sergilemek zorundayız. Çocuklarımız sadece okulda değil, hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler. Ailedeki davranışlarımız, öğretmenlerimizin tutumu, birbirimize olan yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir. Biz birbirimizin haliyle halleniriz. Bu yüzden nezaket, bizim için sadece bir kavram değil, bir yaşam biçimi, bir iklimdir. Bu iklimi güçlendirmek için hep birlikte gayret etmeye devam edeceğiz" dedi. İyiliğin öneminden bahseden Otrar, "Biz, birbirimize iyi olalım, çocuklarımız birbirlerine iyi olsunlar. Zira insanlar sadece okulda değil, nerede ne yapıyorsak, nerede nasıl hal ile halleniyorsak, birbirimizden gördüklerimizden bunu yapıyoruz. Elbette okuduğumuz kitapların burada bir etkisi vardır ama annemizin babamıza hitabı, babamızın annemize nezaketi, okulda öğretmenimizin öğretmenine olan nezaketi, öğretmenimizin arkadaşlarımıza olan nezaketi, onlardan görgü üzerine edindiğimiz şeyler" diye konuştu. "Eğitim, sadece bilgi aktarımı değil" Panelde konuşan Kastamonu Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş ise, "Eğitim dediğimizde sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda bireylerin vicdanının geliştirilmesi, karakter inşa edilmesi ve değer kazandırılması da akademik bilgi kadar önemlidir. Türkiye Yüzyılı vizyonu hedeflerinde öğrencilerimizin hem akademik yönden gelişmeleri hem de değerlerine sahip olarak bu değerleri geleceğe taşımaları ve birbirleriyle olan iletişimlerini etkin şekilde kurabilmeleri adına kıymetli hocalarımızın görüşlerinden faydalanmak üzere bu paneli düzenlemiş bulunmaktayız. Bu panelle birlikte bakış açılarımızın değişeceğine, öğrencilerimizin akranlarına karşı yaklaşımlarının farklılaşacağına ve sürekli değişen dünyada yeni paradigmaların okullarımıza nasıl yansıtılacağının da farklı bir boyut kazanacağına inanıyoruz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Belma Tuğrul, Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Doğan, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilüfer Pembecioğlu ve Davranış Bilimi Uzmanı Dr. İlhamı Fındıkçı tarafından akran zorbalığı ve nezaket konuları hakkında önemli bilgiler verildi. Panele, Kastamonu Valisi Meftun Dallı, akademisyenler, kamu kurumlarının temsilcileri, STK temsilcileri, okul müdürleri ve öğretmenler ile çok sayıda davetli katıldı.
Antalya Foseptik çukuruna düşen 10 yaşındaki çocuk operasyonla kurtarıldı Antalya’da oyun oynarken apartmanın açık unutulan fosseptik çukuruna düşen 10 yaşındaki oğlunun kurtarılmasını endişeli gözlerle izleyen anne görevlilere "Çıkarın artık ne olur" diyerek gözyaşı döktü. Bacağında ve vücudunda kırıklar olduğu tespit edilen küçük çocuk, AFAD ve itfaiye ekiplerince kuyudan çıkartılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı.Olay, saat 15.00 sıralarında Kepez İlçesi Yeni Mahallesi 2440 Sokak üzerindeki bir apartmanın bahçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, okuldan dönen 10 yaşındaki Ömer Yılmaz, oturdukları apartmanın bahçesinde oynamaya başladı. Bir süre sonra çocuk bahçede üzeri açık unutulan 5 metrelik foseptik çukuruna düştü. Küçük çocuğun yardım çığlıklarını duyan annesi ve komşuları 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradı.Ekipler seferber olduİhbarla adrese Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı kurtarma ekibinin yanı sıra Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Adrese gelen ekipler ilk olarak merdiven yardımıyla küçük çocuğun yanına inerek sağlık durumunu kontrol etti. Bacağında ve vücudunda kırıklar olduğu tespit edilen küçük çocuk ip yardımıyla sedyeye sabitlendi. Bu sırada çukura düşen oğlunun kurtarılmasını endişeli gözlerle izleyen anne Şahinet Yılmaz’ı yakınları ve komşuları sakinleştirdi."Ne olur çıkarın artık"Geçen her dakikada oğlunun sağlık durumundan daha da endişelenen anne görevlilere "Kaç saat oldu, çıkarın artık yeter. Göreyim oğlumu" diyerek gözyaşı döktü. AFAD ve itfaiye ekiplerinin yaklaşık 45 dakikalık çalışmasının ardından küçük çocuk düştüğü kuyudan çıkartılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı. Küçük çocuğun düştüğü kuyunun üzeri ise vatandaşlarca tahta ve suntalarla kapatıldı.