YEREL HABERLER - 20 Nisan 2012 Cuma 10:15

AYDIN`DA KAÇAK SPERM SORUŞTURMASI

A
A
A
AYDIN`DA KAÇAK SPERM SORUŞTURMASI

(ÖZEL HABER) Aydın`da çiftçilerin ineklerine tohumlama yapan serbest veteriner hekimlerin bir kısmının daha çok para kazanma gayesi ile kaçak ve ucuz sperma kullandığı belirlendi. Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yapılan soruşturma kapsamında Aydın Veteriner Hekimler Odası Başkanı Y.Ö.`nün aralarında bulunduğu 32 veteriner hekimin tohumlama ruhsatları iptal edildi. Durumdan nasıl bir ırk doğuracağı belli olmayan ineklerin yanı sıra ruhsatsız olduğu için devlet desteklemesinden yararlanamayacak olan çiftçiler mağdur oldu.
``DAHA ÇOK PARA KAZANMAK İÇİN İNEKLERİ KAÇAK SPERMA İLE DÖLLEMİŞLER``
Türkiye`de ilk önce soy kütüğü oluşan illerin başında gelen ve kültür ırkı ayvanların yoğunlukla yetiştirildiği Aydın`da yaşanan kaçak sperma soruşturması günün konusu haline geldi. Tohum desteklemeleri kapsamında Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı`na ulaşan dosyaları inceleyen Bakanlık görevlileri birçok ineğin kaçak sperma ile döllendiğini ve kullanılan spermaların da ruhsatsız olduğunu tespit etti. Bunun üzerine dosyaları daha titiz inceleyen görevliler, Aydın il genelindeki bazı veterinerlerin piyasanın çok altında satılan bu ruhsatsız spermalarla inekleri döllediği tespit edildi.
Spermaların kaçak yollarla yurda sokularak piyasa değerinin oldukça altında bir fiyatla veteriner hekimlere satıldığı ve daha fazla para kazanma hevesi olan veterinerlerin de bu spermaları birçok çiftçinin ineğine aşıladıkları belirlendi. Bilinmeyen ve Bakanlık kayıtlarında bulunmayan boğa türlerine ait spermalarla döllenen inekleri için çiftçilerin desteklemelerden faydalanamayacağı belirtildi. Bu arada yapılan soruşturma kapsamında Aydın il genelinde serbest çalışan 32 veteriner hekimin dölleme ruhsatının iptal edildiği belirtildi. Konunun soruşturma kapsamında olduğunu belirten Aydın tarım Gıda ve Hayvancılık Müdürlüğü yetkilileri detaylı açıklamanın daha sonra yapılacağını belirttiler.
Olayın ruhsat iptali olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Aydın Veteriner Hekimler Odası Başkanı Yılmaz Özarslan, Aydın`da uygulaması durdurulan 32 veteriner hekimden birinin kendisi olduğunu belirterek "Firma henü prosedürleri yerine getirmeden, spermaları ülkemize getirmiş. Bana göre gümrükten geçişine izin verilmemeliydi. Şu anda Bakanlık da presödürleri yerine getirmeye çalışıyor. Yapılan uygulama hayvan sağlığına zararlı birşey değil" diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Aral Şimşir: "Trabzonspor’un teklifi beni motive etti" Danimarka temsilcisi Midtjylland’da forma giyen milli futbolcu Aral Şimşir, kış transfer döneminde Trabzonspor’dan teklif aldığını ve bu teklifin kendisini motive ettiğini söyledi. Aral, futbol hayatına Avrupa’da devam etmek istediğini de sözlerine ekledi. Danimarka ekibi FC Midtjylland’da top koşturan milli futbolcu Aral Şimşir, bu sezon gösterdiği performanstan kariyer hedeflerine, Trabzonspor’dan aldığı transfer teklifinden milli takıma kadar birçok konuda İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. 9 yaşında futbol hayatına başladığını ve 15 yaşına kadar alt yaş kategorilerinde farklı takımlarda top koşturduğunu belirten Aral, daha sonra Kopenhag, Brondby gibi kulüplerin de kendisini istemesine rağmen Midtjylland’ı tercih ettiğini söyledi. "Bu sezon bu seviyede oynamamda etken sakatlanmamam" Bu sezon Midtjylland ile tüm kulvarlarda çıktığı 41 maçta 11 gol ve 18 asiste imza atan, ayrıca Danimarka Süperliga’da ise 21 müsabakada ortaya koyduğu 8 gol, 13 asistlik performansla birlikte ‘Şubat ayının oyuncusu’ da seçilen 23 yaşındaki futbolcu, kariyerinin en skorer dönemini yaşıyor. Aral, geçmiş sezonlara göre neleri daha farklı yapıp bu istatistiklere ulaştığına dair görüşlerinin sorulması üzerine, "Tek sebep sakatlanmamam. Geçen sezon çok fazla sakatlık geçirdim aynı yerden. Ondan önceki sezon da aynısı oldu. Bu sezon bu seviyede oynamamda etken sakatlanmamam. Tabii ki bazı şeylerde daha profesyonelim, bazı şeyleri daha ciddiye alıyorum ama sakatlanmamam büyük etken" cevabını verdi. "Danimarka’da Osimhen, Sane gibi futbolcuları getiremiyorlar" Midtjylland’ın altyapıya verdiği öneme değinen Aral Şimşir, Danimarka futbolunu diğer ülkelerden ayıran en büyük farkın ise ‘disiplin’ olduğunu vurguladı. Milli futbolcu, "Danimarka’nın ekonomisi Türkiye’nin ekonomisi gibi değil. Onlar Osimhen, Sane gibi futbolcular getiremiyorlar. Takım olarak ofansif ve defansif anlamda çok disiplinliler. Burada o kadar büyük bir disiplin var ki kimse takımın üstünde değil. Hiç kimse. Buraya gelen herkes ne kadar iyi bir oyuncu olursa olsun savunma konusunda elinden geleni yapma isteğine sahip oluyor. İlk geldiğimizde inanılmaz oyunculara sahiptik. Öyle futbolcular vardı ki Barcelona, Real Madrid istiyordu. İyi olsalar bile defansif olarak antrenörün istediğini yapmıyorsan oynatmıyordu. Ofansif olarak ne kadar iyi olursan ol, hiç fark etmez. Defansif olarak antrenörün istediğini yapmıyorsan oynamıyorsun. Burada çok disiplin var. Buranın sadece Türkiye’den değil, birçok yerden farklı olduğunu söyleyebilirim. Çok zor ve disiplinli bir lig" ifadelerini kullandı. "İspanya liginde oynamayı çok isterim" Aral, küçüklüğünden itibaren Avrupa’nın büyük takımlarında forma giymeyi hayal ettiğini dile getirdi. Futbol stiline İspanya’yı daha yakın bulduğunu da aktaran başarılı futbolcu, "İspanya liginde oynamayı çok isterim. Ama babam ‘Nerede mutluysan orada oyna’ der hep. O da bende biraz takıntı oldu. Mutlu olduğum bir yere gitmeyi isterim. Mutlu olduğumda daha iyi performans gösteriyorum" şeklinde konuştu. Aral Şimşir, İspanya’da da Barcelona veya Real Madrid’de oynamayı hedeflediğini belirtti. "Messi ve Hazard’ı örnek alıyorum" Ay-yıldızlı futbolcu, örnek aldığı futbolcuların başında Lionel Messi’nin geldiğini söylerken, "Ama Eden Hazard’ı da örnek alıyorum. Oyun stilimizde biraz benzerlik var. Onun da kalçası biraz büyük, benimki de öyle. Vücut olarak kendimi onunla kıyaslıyorum. Aktif oynayanlardan da Rayan Cherki olur. Onu da çok beğeniyorum" dedi. "Trabzonspor’un benimle ilgilenmesini motivasyon olarak gördüm" ‘Kış transfer döneminde Trabzonspor’dan teklif aldın mı? sorusuna Aral, şöyle cevap verdi: "Teklif geldi. En büyük hayallerimden biri daha iyi bir lige, daha büyük bir kulübe gitmek. O ara sıcak bakıyordum. Trabzonspor, Türkiye’de çok büyük bir kulüp. Ben bunu daha çok motivasyon olarak gördüm. Öyle büyük bir kulübün beni istemesi, daha çok motive etti. Midtjylland’ın satmayacağından emindim. Çünkü çok iyi bir dönemdeyiz. Hem Avrupa Ligi, hem kupa hem ligde çok iyi gidiyoruz. Sıcak bakmadıklarını biliyordum. Trabzonspor’un benimle ilgilenmesini motivasyon olarak gördüm. Tabii ki yaza nasıl olacak orasını bilemem." "Avrupa’da oynamaktan yanayım" 23 yaşındaki oyuncu, Avrupa’da futbol oynama isteğinin daha ağır bastığından da bahsetti. Şimşir, "Hayalim Avrupa’da, büyük kulüplerde oynamak. Futbol o kadar hızlı gidiyor ki ne olacağını bilemiyorum. Ama tabii ki biraz daha Avrupa’dan yanayım" cümlelerine yer verdi. "Büyük ihtimalle Midtjylland’da son sezonum" Büyük ihtimalle Midtjylland’da son sezonunu geçirdiğini sözlerine ekleyen Aral, "Zaten kulüple de görüşmüştük. Yakında 24 yaşına gireceğim. En mantıklısı yaza ayrılmak. Tabii ki o da kendime bağlı. Böyle yüksek seviyede tutarsam kendimi çok daha kolay olur. İnşallah sezonun geri kalanı sakatlıksız geçer. Ondan sonra Allah’ın izniyle güzel bir transfer olur" değerlendirmesinde bulundu. "Milli takıma hiç düşünmeden ‘evet’ dedim" Aral Şimşir, milli takım tercihini Türkiye’den yana kullandığı sürecin nasıl geliştiğini de anlattı. Aral, "Aradılar, hemen ‘evet’ dedim. O zaman Trabzonspor’a karşı Youth League oynamıştık FC Midtjylland ile. Birkaç gün sonra Tolunay Kafkas hoca aramıştı. O ara U21 takımının antrenörüydü. ‘Aral, seni U21 Milli Takımı’na istiyorum. Biz her şeyi halledeceğiz. Gelmek ister misin?’ dedi. Bir saniye düşünmedim. O da benim için büyük bir hayaldi. Süreç çok kısaydı. Hiç düşünmeden ‘evet’ dedim. Ondan sonra kamptaydım" diye konuştu. Türkiye U21 Milli Takımı’na gittikten sonra Danimarkalı yetkililerden telefon aldığını söyleyen Şimşir, "‘U21 takımında oynadıktan sonra Danimarka Milli Takımı’na geri geçemezsin’ demek için aradılar. Ben de kuralın nasıl olduğunu bildiğimi söyledim" dedi. "Dünya Kupası’na gideceğimizden çok eminim" Milli oyuncu, A Milli Takım’ın, 2026 FIFA Dünya Kupası Elemeleri play-off turu yarı finalinde Romanya ile ardından da finali kalınması halinde Slovakya-Kosova eşleşmesinin galibiyle oynayacağı maçlar hakkında görüşlerini, "Yüzde 100 geçeceğimizi söylemek isterim. Takımda o kadar kaliteli, iyi futbolcular var ki ben de Allah’ın izniyle gitmeyi isterim. Ama olmazsa da elbet vardır bir hayır. Ben kendime odaklanıyorum; nasıl daha iyi oynarım, nasıl daha profesyonel olurum diye. Bu performansımı devam ettirirsem en kısa zamanda milli takıma gideceğim inşallah. İnşallah da Dünya Kupası olur. İlk gittiğimde orada bulunmak öyle bir duyguydu ki.. O kadar kaliteli futbolcular var ki Dünya Kupası’na gitmeyeceğimizi düşünemiyorum. O yüzden çok eminim gideceğimizden" şeklinde aktardı. "Kamptan sonra Montella ile iletişimim olmadı" Milli takıma katıldığı son kampın ardından A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella ile iletişim kurmadığını hatırlatan Aral, "Geçen sefer de beni aramadı. Birden bire babam aradı ve A Milli Takım’a gideceğimi söylemişti. Ama kampta çok iyi iletişim vardı. Bazı şeyleri daha iyi yapabilelim diye o anlamda iletişim vardı. Kamptan sonra iletişimim olmadı henüz" dedi. "Takım her geçen gün daha iyiye gidiyor" Aral Şimşir, 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda (EURO 2024) milli takımın çok iyi bir performans gösterdiğini ve o günden bu yana takımın daha da iyiye gittiğini belirtti. 23 yaşındaki futbolcu, "Bunun çok büyük bir turnuva olduğunu söyleyebilirim. Ama Türkiye Milli Takımı’nın daha da ileriye gitmesini umuyordum. Hollanda’ya karşı oynadıkları maçı düşündüğümde bence Hollanda’dan çok daha iyiydiler. Bunu açıkça söyleyeceğim; Hollanda’dan daha iyiydiler. Hollanda’nın sahip olduğu oyuncularla Türkiye Milli Takımı’nın oyuncularını kıyasladığınızda elbette bir fark var. Ama bu farkı sahada hissetmiyorsunuz çünkü biz de onlar kadar iyiyiz. Büyük bir fark olduğunu düşünmüyorum. Genel olarak Türkiye Milli Takımı için çok güzel bir turnuva olduğunu düşünüyorum. O zamandan bu yana sürekli daha iyiye gidiyorlar. Macaristan’a karşı oynanan maçı milli takımla beraberken izlediğimi hatırlıyorum. Gürcistan’a karşı oynanan maçı da izledim. Birçok maçı takip ettim. Takım her geçen gün daha iyiye gidiyor. Çok gol atıyorlar ve çok fazla gol yemiyorlar. Bu yüzden çok iyi olduğunu söyleyebilirim" açıklamasını yaptı. ‘3 yıl içinde kulüp ve milli takım düzeyinde hedeflerin ne?’ şeklindeki soruyu Aral, "Kulüp için; dünyanın en iyi 10 kulübünden birinde olmak. Milli takım için de Türkiye Milli Takımı için çok önemli bir oyuncu olmak" diye cevaplandırdı. "Fenerbahçe’nin olmasını isterdim" Şimşir, UEFA Avrupa Ligi son 16 turunda karşılaşacakları Nottingham Forest’in, bir önceki turda Fenerbahçe ile oynadığı müsabakayı izlemediğini dile getirdi. Aral, "Fenerbahçe’nin olmasını isterdim. Geçen sezon da Fenerbahçe’ye karşı oynamıştık. Maalesef evimizde oynamıştık. Dışarıda oynamayı denemek isterdim. Büyük bir taraftarın önünde, 50 bin kişinin önünde oynamak isterdim" ifadelerini kullandı. En iyi 11 Aral Şimşir, kedisi için tarihin en iyi 11’inden oluşan kadroyu ise şu şekilde belirledi: "Gianluigi Buffon - Dani Alves, Sergio Ramos, Carlos Puyol, Marcelo - Xavi, Mesut Özil, Andres Iniesta - Cristiano Ronaldo, Lionel Messi, Luis Suarez."
Düzce Yapay zeka tabanlı afet erken uyarı sistemleri çalıştayı yapıldı DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, yapay zekanın günümüzde tıptan uzay teknolojilerine kadar birçok alanda etkin şekilde kullanıldığını söyledi. Düzce Üniversitesi Düzce Meslek Yüksekokulu ile Robotik ve Yapay Zeka Topluluğu tarafından, Düzce Valiliği ve Düzce Belediyesi iş birliğinde, Gençlik ve Spor Bakanlığı Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında düzenlenen, Yapay Zeka Tabanlı Afet Erken Uyarı Sistemleri Kullanımı ve Afet Yönetimi ve Farkındalığı Üzerine Etkilerinin Araştırılması Çalıştayının açılış programı gerçekleştirildi. Cumhuriyet Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programın açılış konuşmasını yapan Düzce Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Robotik ve Yapay Zeka Topluluğu Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Çeven, çalıştayın temel amacının yapay zeka, sensör ağları ve robotik teknolojilerinin afet yönetiminde nasıl etkin ve hayat kurtarıcı çözümler üretebileceğini bilimsel bir zeminde tartışmak olduğunu belirtti. "Yapay zeka artık hayatın her alanında yer alıyor" Programda konuşan Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, yapay zekanın günümüzde tıptan uzay teknolojilerine kadar birçok alanda etkin şekilde kullanıldığını belirterek üniversitelerde bu alanda yapılan çalışmaların önemine değindi. Düzce Üniversitesi’nin öğrenci projeleri, Teknofest başarıları ve bilimsel çalışmalar açısından önemli bir ivme yakaladığını ifade eden Nedim Sözbir, öğrencilerin azmi ve akademisyenlerin desteğiyle elde edilen bu başarıların üniversitenin bilimsel üretkenliğini güçlendirdiğini söyledi. Sözbir, çalıştayın afet yönetimi ve erken uyarı teknolojileri açısından önemli katkılar sağlayacağını belirtti. "Deprem riskini azaltmanın yolu bilim ve hazırlıktan geçiyor" Programın panel oturumunda; Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Aslan’ın yönetiminde gerçekleştirilen panelin ilk konuşmacısı Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Yer Fiziği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Barış, "Afet erken uyarı sistemlerinin afet önlem alma ve kayıpların azaltılmasına etkileri" başlıklı sunumunda Türkiye’nin deprem gerçeğine dikkat çekerek, ülkemizin büyük depremler açısından dünyada ilk sıralarda yer aldığını ifade etti. Düzce ve çevresinin aktif fay hatları nedeniyle tarihi olarak önemli depremler yaşadığını belirten Barış, depremlerin yerinin büyük ölçüde bilinebildiğini ancak zamanının öngörülmesinin halen mümkün olmadığını söyledi. "Erken uyarı sistemleri toplum sağlığını korur" Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özge Karadağ, afet erken uyarı sistemlerinin halk sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Erken uyarı sistemlerinin yalnızca can kayıplarını azaltmakla kalmadığını; yaralanmaların, bulaşıcı hastalıkların ve çevresel sağlık risklerinin azaltılmasına da katkı sağladığını ifade eden Karadağ, toplumun afetlere hazırlık kapasitesinin artırılması için sağlık sektörünün erken uyarı sistemlerine entegre edilmesi, düzenli tatbikatların yapılması ve sağlık ile medya okuryazarlığının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. "Erken uyarı sistemi tahmin değil, saniyeler kazandıran bir mekanizmadır" Sentez Yer ve Yapı Mühendislik CTO’su Dr. Süleyman Tunç ise Marmara deprem erken uyarı altyapısını teknik yönleriyle ele aldı. Deprem erken uyarı sistemlerinin bir tahmin mekanizması olmadığını belirten Dr. Tunç, deprem dalgaları arasındaki zaman farkından yararlanarak saniyeler kazandıran bir sistem olduğunu vurguladı. "Marmara depremine karşı hazırlıklı olmak zorundayız" Panelin son konuşmacısı EDİS Afet ve Deprem Sistemleri CEO’su Ali Emre Erişen ise Marmara bölgesinde beklenen büyük depreme karşı hazırlıklı olunması gerektiğine dikkat çekti. Deprem riskinin yüksek olduğu bölgelerde erken uyarı sistemleri ve teknolojik çözümlerin hayati önem taşıdığını belirten Erişen, EDİS sisteminin çalışma prensiplerini katılımcılarla paylaştı. Açılış programının ardından "Yapay Zeka Tabanlı Afet Erken Uyarı Sistemleri Kullanımı ve Afet Yönetimi ve Farkındalığı Üzerine Etkilerinin Araştırılması Çalıştayı", Rektörlük Çalıştay Salonu’nda gerçekleştirilen oturumlarla devam etti. Çalıştay kapsamında farklı çalışma masalarında bir araya gelen akademisyenler, uzmanlar, kamu görevlileri, sivil toplum kuruluşları görevlileri ve öğrenciler; afet yönetimi, erken uyarı teknolojileri, yapay zeka etik ve hukuki çerçevesi, lojistik süreçler, eğitim ve sağlık, bilgi güvenliği ve toplumsal farkındalık gibi başlıkları disiplinlerarası bir yaklaşımla değerlendirerek çözüm önerileri geliştirdi.
Kayseri Karamustafa’dan "İstiklal Marşı’nın Kabulünün 105. Yıldönümü" mesajı Kayseri Üniversitesi (KAYÜ) Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıldönümü dolayısıyla mesaj yayımladı. İstiklal Marşı’nın milletimizin bağımsızlık iradesini, ortak değerlerini ve tarihî hafızasını en güçlü biçimde ortaya koyduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa’nın "12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Âkif Ersoy’u Anma Günü" mesajı şöyle: "Milletimizin bağımsızlık ve hürriyet mücadelesinin sembolü olan İstiklal Marşı, millet olarak topyekûn verdiğimiz kurtuluş savaşı mücadelemizin en zor şartlarında kaleme alınmış; milletimizin imanını, azmini ve kararlılığını yansıtan müstesna bir eser olarak 12 Mart 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından millî marş olarak kabul edilmiştir. Türk edebiyatı ve düşünce hayatının önemli isimlerinden biri olan Mehmet Âkif Ersoy, güçlü şahsiyeti, ahlaki duruşu ve milletine duyduğu derin bağlılıkla yalnızca büyük bir şair değil; aynı zamanda örnek bir aydın ve mütefekkir olarak tarihimizde seçkin bir yere sahiptir. Onun kaleme aldığı İstiklal Marşı; iman, vatan sevgisi, fedakârlık ve özgürlük ideallerini güçlü bir şekilde dile getiren; milletimizin millî ve manevi değerlerini yansıtan eşsiz bir eserdir. Kayseri Üniversitesi olarak millî ve manevi değerlerimizin korunması, tarihî hafızamızın güçlendirilmesi ve bu değerlerin genç nesillere doğru biçimde aktarılması yönünde önemli bir sorumluluk taşıdığımızın bilincindeyiz. Bu doğrultuda öğrencilerimizin yalnızca akademik açıdan değil; aynı zamanda tarihine, kültürüne ve değerlerine bağlı bireyler olarak yetişmeleri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmekteyiz. Bu vesileyle, İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümünde başta milli şairimiz Mehmet Âkif Ersoy olmak üzere, istiklalimiz uğruna canlarını feda eden tüm aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; milletimizin 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Âkif Ersoy’u Anma Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum."