SPOR - 12 Mart 2026 Perşembe 09:31

Aral Şimşir: "Trabzonspor’un teklifi beni motive etti"

A
A
A

Danimarka temsilcisi Midtjylland’da forma giyen milli futbolcu Aral Şimşir, kış transfer döneminde Trabzonspor’dan teklif aldığını ve bu teklifin kendisini motive ettiğini söyledi. Aral, futbol hayatına Avrupa’da devam etmek istediğini de sözlerine ekledi.

Danimarka ekibi FC Midtjylland’da top koşturan milli futbolcu Aral Şimşir, bu sezon gösterdiği performanstan kariyer hedeflerine, Trabzonspor’dan aldığı transfer teklifinden milli takıma kadar birçok konuda İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. 9 yaşında futbol hayatına başladığını ve 15 yaşına kadar alt yaş kategorilerinde farklı takımlarda top koşturduğunu belirten Aral, daha sonra Kopenhag, Brondby gibi kulüplerin de kendisini istemesine rağmen Midtjylland’ı tercih ettiğini söyledi.

"Bu sezon bu seviyede oynamamda etken sakatlanmamam"

Bu sezon Midtjylland ile tüm kulvarlarda çıktığı 41 maçta 11 gol ve 18 asiste imza atan, ayrıca Danimarka Süperliga’da ise 21 müsabakada ortaya koyduğu 8 gol, 13 asistlik performansla birlikte ‘Şubat ayının oyuncusu’ da seçilen 23 yaşındaki futbolcu, kariyerinin en skorer dönemini yaşıyor. Aral, geçmiş sezonlara göre neleri daha farklı yapıp bu istatistiklere ulaştığına dair görüşlerinin sorulması üzerine, "Tek sebep sakatlanmamam. Geçen sezon çok fazla sakatlık geçirdim aynı yerden. Ondan önceki sezon da aynısı oldu. Bu sezon bu seviyede oynamamda etken sakatlanmamam. Tabii ki bazı şeylerde daha profesyonelim, bazı şeyleri daha ciddiye alıyorum ama sakatlanmamam büyük etken" cevabını verdi.

"Danimarka’da Osimhen, Sane gibi futbolcuları getiremiyorlar"

Midtjylland’ın altyapıya verdiği öneme değinen Aral Şimşir, Danimarka futbolunu diğer ülkelerden ayıran en büyük farkın ise ‘disiplin’ olduğunu vurguladı. Milli futbolcu, "Danimarka’nın ekonomisi Türkiye’nin ekonomisi gibi değil. Onlar Osimhen, Sane gibi futbolcular getiremiyorlar. Takım olarak ofansif ve defansif anlamda çok disiplinliler. Burada o kadar büyük bir disiplin var ki kimse takımın üstünde değil. Hiç kimse. Buraya gelen herkes ne kadar iyi bir oyuncu olursa olsun savunma konusunda elinden geleni yapma isteğine sahip oluyor. İlk geldiğimizde inanılmaz oyunculara sahiptik. Öyle futbolcular vardı ki Barcelona, Real Madrid istiyordu. İyi olsalar bile defansif olarak antrenörün istediğini yapmıyorsan oynatmıyordu. Ofansif olarak ne kadar iyi olursan ol, hiç fark etmez. Defansif olarak antrenörün istediğini yapmıyorsan oynamıyorsun. Burada çok disiplin var. Buranın sadece Türkiye’den değil, birçok yerden farklı olduğunu söyleyebilirim. Çok zor ve disiplinli bir lig" ifadelerini kullandı.

"İspanya liginde oynamayı çok isterim"

Aral, küçüklüğünden itibaren Avrupa’nın büyük takımlarında forma giymeyi hayal ettiğini dile getirdi. Futbol stiline İspanya’yı daha yakın bulduğunu da aktaran başarılı futbolcu, "İspanya liginde oynamayı çok isterim. Ama babam ‘Nerede mutluysan orada oyna’ der hep. O da bende biraz takıntı oldu. Mutlu olduğum bir yere gitmeyi isterim. Mutlu olduğumda daha iyi performans gösteriyorum" şeklinde konuştu. Aral Şimşir, İspanya’da da Barcelona veya Real Madrid’de oynamayı hedeflediğini belirtti.

"Messi ve Hazard’ı örnek alıyorum"

Ay-yıldızlı futbolcu, örnek aldığı futbolcuların başında Lionel Messi’nin geldiğini söylerken, "Ama Eden Hazard’ı da örnek alıyorum. Oyun stilimizde biraz benzerlik var. Onun da kalçası biraz büyük, benimki de öyle. Vücut olarak kendimi onunla kıyaslıyorum. Aktif oynayanlardan da Rayan Cherki olur. Onu da çok beğeniyorum" dedi.

"Trabzonspor’un benimle ilgilenmesini motivasyon olarak gördüm"

‘Kış transfer döneminde Trabzonspor’dan teklif aldın mı? sorusuna Aral, şöyle cevap verdi:

"Teklif geldi. En büyük hayallerimden biri daha iyi bir lige, daha büyük bir kulübe gitmek. O ara sıcak bakıyordum. Trabzonspor, Türkiye’de çok büyük bir kulüp. Ben bunu daha çok motivasyon olarak gördüm. Öyle büyük bir kulübün beni istemesi, daha çok motive etti. Midtjylland’ın satmayacağından emindim. Çünkü çok iyi bir dönemdeyiz. Hem Avrupa Ligi, hem kupa hem ligde çok iyi gidiyoruz. Sıcak bakmadıklarını biliyordum. Trabzonspor’un benimle ilgilenmesini motivasyon olarak gördüm. Tabii ki yaza nasıl olacak orasını bilemem."

"Avrupa’da oynamaktan yanayım"

23 yaşındaki oyuncu, Avrupa’da futbol oynama isteğinin daha ağır bastığından da bahsetti. Şimşir, "Hayalim Avrupa’da, büyük kulüplerde oynamak. Futbol o kadar hızlı gidiyor ki ne olacağını bilemiyorum. Ama tabii ki biraz daha Avrupa’dan yanayım" cümlelerine yer verdi.

"Büyük ihtimalle Midtjylland’da son sezonum"

Büyük ihtimalle Midtjylland’da son sezonunu geçirdiğini sözlerine ekleyen Aral, "Zaten kulüple de görüşmüştük. Yakında 24 yaşına gireceğim. En mantıklısı yaza ayrılmak. Tabii ki o da kendime bağlı. Böyle yüksek seviyede tutarsam kendimi çok daha kolay olur. İnşallah sezonun geri kalanı sakatlıksız geçer. Ondan sonra Allah’ın izniyle güzel bir transfer olur" değerlendirmesinde bulundu.

"Milli takıma hiç düşünmeden ‘evet’ dedim"

Aral Şimşir, milli takım tercihini Türkiye’den yana kullandığı sürecin nasıl geliştiğini de anlattı. Aral, "Aradılar, hemen ‘evet’ dedim. O zaman Trabzonspor’a karşı Youth League oynamıştık FC Midtjylland ile. Birkaç gün sonra Tolunay Kafkas hoca aramıştı. O ara U21 takımının antrenörüydü. ‘Aral, seni U21 Milli Takımı’na istiyorum. Biz her şeyi halledeceğiz. Gelmek ister misin?’ dedi. Bir saniye düşünmedim. O da benim için büyük bir hayaldi. Süreç çok kısaydı. Hiç düşünmeden ‘evet’ dedim. Ondan sonra kamptaydım" diye konuştu. Türkiye U21 Milli Takımı’na gittikten sonra Danimarkalı yetkililerden telefon aldığını söyleyen Şimşir, "‘U21 takımında oynadıktan sonra Danimarka Milli Takımı’na geri geçemezsin’ demek için aradılar. Ben de kuralın nasıl olduğunu bildiğimi söyledim" dedi.

"Dünya Kupası’na gideceğimizden çok eminim"

Milli oyuncu, A Milli Takım’ın, 2026 FIFA Dünya Kupası Elemeleri play-off turu yarı finalinde Romanya ile ardından da finali kalınması halinde Slovakya-Kosova eşleşmesinin galibiyle oynayacağı maçlar hakkında görüşlerini, "Yüzde 100 geçeceğimizi söylemek isterim. Takımda o kadar kaliteli, iyi futbolcular var ki ben de Allah’ın izniyle gitmeyi isterim. Ama olmazsa da elbet vardır bir hayır. Ben kendime odaklanıyorum; nasıl daha iyi oynarım, nasıl daha profesyonel olurum diye. Bu performansımı devam ettirirsem en kısa zamanda milli takıma gideceğim inşallah. İnşallah da Dünya Kupası olur. İlk gittiğimde orada bulunmak öyle bir duyguydu ki.. O kadar kaliteli futbolcular var ki Dünya Kupası’na gitmeyeceğimizi düşünemiyorum. O yüzden çok eminim gideceğimizden" şeklinde aktardı.

Aral Şimşir:

"Kamptan sonra Montella ile iletişimim olmadı"

Milli takıma katıldığı son kampın ardından A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella ile iletişim kurmadığını hatırlatan Aral, "Geçen sefer de beni aramadı. Birden bire babam aradı ve A Milli Takım’a gideceğimi söylemişti. Ama kampta çok iyi iletişim vardı. Bazı şeyleri daha iyi yapabilelim diye o anlamda iletişim vardı. Kamptan sonra iletişimim olmadı henüz" dedi.

"Takım her geçen gün daha iyiye gidiyor"

Aral Şimşir, 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda (EURO 2024) milli takımın çok iyi bir performans gösterdiğini ve o günden bu yana takımın daha da iyiye gittiğini belirtti. 23 yaşındaki futbolcu, "Bunun çok büyük bir turnuva olduğunu söyleyebilirim. Ama Türkiye Milli Takımı’nın daha da ileriye gitmesini umuyordum. Hollanda’ya karşı oynadıkları maçı düşündüğümde bence Hollanda’dan çok daha iyiydiler. Bunu açıkça söyleyeceğim; Hollanda’dan daha iyiydiler. Hollanda’nın sahip olduğu oyuncularla Türkiye Milli Takımı’nın oyuncularını kıyasladığınızda elbette bir fark var. Ama bu farkı sahada hissetmiyorsunuz çünkü biz de onlar kadar iyiyiz. Büyük bir fark olduğunu düşünmüyorum. Genel olarak Türkiye Milli Takımı için çok güzel bir turnuva olduğunu düşünüyorum. O zamandan bu yana sürekli daha iyiye gidiyorlar. Macaristan’a karşı oynanan maçı milli takımla beraberken izlediğimi hatırlıyorum. Gürcistan’a karşı oynanan maçı da izledim. Birçok maçı takip ettim. Takım her geçen gün daha iyiye gidiyor. Çok gol atıyorlar ve çok fazla gol yemiyorlar. Bu yüzden çok iyi olduğunu söyleyebilirim" açıklamasını yaptı.

‘3 yıl içinde kulüp ve milli takım düzeyinde hedeflerin ne?’ şeklindeki soruyu Aral, "Kulüp için; dünyanın en iyi 10 kulübünden birinde olmak. Milli takım için de Türkiye Milli Takımı için çok önemli bir oyuncu olmak" diye cevaplandırdı.

"Fenerbahçe’nin olmasını isterdim"

Şimşir, UEFA Avrupa Ligi son 16 turunda karşılaşacakları Nottingham Forest’in, bir önceki turda Fenerbahçe ile oynadığı müsabakayı izlemediğini dile getirdi. Aral, "Fenerbahçe’nin olmasını isterdim. Geçen sezon da Fenerbahçe’ye karşı oynamıştık. Maalesef evimizde oynamıştık. Dışarıda oynamayı denemek isterdim. Büyük bir taraftarın önünde, 50 bin kişinin önünde oynamak isterdim" ifadelerini kullandı.

En iyi 11

Aral Şimşir, kedisi için tarihin en iyi 11’inden oluşan kadroyu ise şu şekilde belirledi:

"Gianluigi Buffon - Dani Alves, Sergio Ramos, Carlos Puyol, Marcelo - Xavi, Mesut Özil, Andres Iniesta - Cristiano Ronaldo, Lionel Messi, Luis Suarez."

Uygar Aydın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.