YEREL HABERLER - 24 Nisan 2012 Salı 12:57

BGC`DE KADINCA SOHBETLER

A
A
A
BGC`DE KADINCA SOHBETLER

Ünlü oyuncular Bennu Yıldırımlar ile Evrim Solmaz`ın ``Kadınca Sohbetler`` başlığını taşıyan söyleşisine Bursalı kadınlar büyük ilgi gösterdi.
Bursa Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen söyleşi Uğur Mumcu Etkinlik Salonu`nda yapıldı. Salon hınca hınç dolarken, yüzlerce dinleyici söyleşiyi ayakta veya ekrandan izlemek zorunda kaldı. Bennu Yıldırımlar ve Evrim Solmaz, ABD yapımı ``Desperate Housewives`` dizisinin Türkiye`ye uyarlanmış hali olan ``Umutsuz Ev Kadınları`` dizisinin kadın kahramanlarını oynayan dört oyuncudan ikisi. Yıldırımlar, orijinal dizideki Bree karakterini, Solmaz ise Gabrielle karakterini canlandırıyor.
Öteki başrolleri paylaşan Songul Öden ile Ceyda Düvenci, ilan edilmesine karşılık işlerinin yoğunluğu yüzünden söyleşiye katılamadı. Salona telefonla bağlanan Düvenci şu anda sette film çekiminde olduğunu belirterek , ``Söz veriyorum, böyle bir organizasyon daha olursa mutlaka katılacağım, mutlaka sizlerle olacağım`` dedi.
Banu Perçin`in kısa giriş konuşmasının ardından başlayan söyleşide, Bennu Yıldırımlar dinleyicilerin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramını kutlayarak sözlerine başladı. Yıldırımlar, dizi oyuncularının çok yoğun çalıştıklarını ifade ederek, ``Ceyda, maalesef bugün çalışmak zorunda kaldı. Beni de sabah saat 08`de alacaklar. Bugünün acısı yarın çıkacak anlayacağınız. Ne olur, mazur görün, bir gün dördümüz birden burada olacağız`` dedi.
Evrim Solmaz`a, bir yakının dizi oyuncusu olduğunu belirten bir dinleyici, ``12 saat çalışıyorsunuz. Niçin örgütlü değilsiniz? Niçin haklarınızı arayacak şekilde sendikalar kurmuyorsunuz? Dünyada böyle değil, Türkiye`de niçin böyle oluyor`` diye sordu.
Solmaz, ``Biliyorsunuz, ben de SİNESEN (Sinema Emekçileri Sendikası) üyesiyim. Sendikaların ne hale getirildiğini biliyorsunuz Türkiye`de. 12 Eylül`den itibaren sendikaların etkisizleştirilmesi için her şey yapıldı. ABD`de birkaç yıl önce senaryo yazarlarının boykotu ve grevi olmuştu hatırlayacaksınız. Öteki sanatçılar da desteklediği için o eylem çok başarılı olmuştu. Bizde bu kadar birliktelik yok, umarım 60 yıl sonra bizde de çok farklı olur.`` cevabını verdi.
Solmaz bir dinleyicinin ``Şehir tiyatrolarının bitirilmesine ne diyorsunuz?`` sorusu üzerine, ``Bitmesi diye bir şey yok. Bir ülkede bazı şeyler iyi gitmiyorsa, tiyatrosunun da bundan etkilenmesi çok doğal. Biz Şehir Tiyatroları`nın oyuncuları, dramaturgları, yönetmenleri, ışıkçıları, dekorcuları, kostümcüleri vb. olarak, bir şeyin yapılmasını gerekli görürsek onu yaparız. Şehir tiyatroları 100. yaşını kutlamaya hazırlanıyor. Yani yüz yaşında olan köklü bir kurum. Bu kadar köklü başka kurumlar da yok...`` dedi.
Oyuncu Bennu Yıldırım, bir dinleyicinin ``Umutsuz Ev Kadınları`` dizisinin ABD yapımı orijinali ile uyarlanmış yerli versiyonunun birebir örtüşmediğini söylemesi üzerine şöyle konuştu:
``Dizimizin orijinal versiyonu, Amerika`daki versiyonuna dayanıyor. Orada daha iki senelik metin var ellerinde sanıyorum. Mesela benim Nermin rolündeki Bree`nin iki çocuğundan birinin Gay olması gerek. Orijinalinde böyle. Ama bizim toplumsal yapımızda bu nasıl karşılanır? Bunu düşünmeden olmaz. Bu yüzden benim rolüm Bree`nin orijinal rolünden sapıyor ister istemez.``
Bir dinleyicinin, ``Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen 3`üncü Antalya Televizyon Ödülleri`nde Umutsuz Ev Kadınları`nın neden diğer diziler kadar başarılı görülmediği`` şeklindeki sorusunu Yıldırımlar şöyle cevapladı:
``Jüriler farklıdır ve farklı jürilerden farklı sonuçlar çıkar. Oynadığınız dizi ödül alırsa sevinirsiniz ama, önemli olan halkın teveccühüdür. Halkın beğenisi her şeyden önce gelir. Halk sizi beğeniyorsa, izliyorsa; bundan sizin dizinizin de, o dizideki performansınızın da iyi olduğu sonucu çıkar. Kendi adıma, kimsenin kendini öne çıkarma, parlatma çabası içinde olmadığı bir ortamdayım. Birbirimizden hep iyi bir elektrik alıyoruz. Pozitif bir elektrik alıyoruz. Gayet uyumlu bir ekibiz. En büyük ödülümüz bu. Halkın teveccühü en büyük ödül bizim için``¦``
Bir dinleyici, Yıldırımlar ve Solmaz`a hitaben, ``Umutsuz Ev Kadınları`nı oynuyorsunuz, ama hepimize umut oldunuz. Sahnede sizlerle bütünleşen ev kadınları olarak bizim bir parçamız oldunuz. Ev kadını olarak tebrik ediyorum. Bir de şiddet konusu var biliyorsunuz. Bu konuda daha radikal mesajlar veremez misiniz? Çök önemli! Çünkü kadınlar şiddet görüyor. Dövülüyor, öldürülüyor. Televizyon insanların bu konuda uyarılması, eğitilmesi için önemli bir araç. Siz ne düşünüyorsunuz kadınlara karşı şiddet uygulamaları konusunda?`` şeklinde konuşunca, Bennu Yıldırımlar şunları söyledi:
``Çok teşekkür ediyorum. Bizim elimizdeki metinler, önceden hazırlanmıştır. Bizim onları değiştirme hakkımız olamaz. Ama elbette küçük jestler, mimikler, ünlemlerle metnin bir yerinin daha kuvvetle vurgulanmasında katkımız olur. Bunu da sık sık yaparız doğrusu. Metinle oynayamam, metni değiştiremem, ama içinde bir yer vardır, kendi hassasiyetimi orada oyunumla dile getiririm. Senarist zaten metni bizim halkımız için uyarlıyor``¦ Şiddet konusuna gelince: Eğitimsizlik, cehalet ve ekonomik zorlukların şiddeti körükleyen unsurlar olduğunu düşünüyorum. Maalesef çocuk ve kadın şiddete uğruyor. Sadece şiddete uğramıyor, bugünkü gazetelerde de gördüğümüz gibi, bu dünyadan ayrılmalarına sebep oluyor. Bir erkek bir kadına şiddet uyguluyorsa o kadının korunması gerekir, nitekim korunuyor da. Bunu tam sağlayabilirsek bu kadar kötü tabloyla karşılaşmayız. Mesela, bugün gazetelerde yer alan cinayette, şiddet uyguladığı için daha önce gözaltına alınmış eşe karşı kadın özel olarak korunsaydı adam bu cinayeti işleyemezdi.``
Evrim Solmaz da, aynı konuyla ilgili olarak şöyle konuştu:
``Değerli dinleyicime ben de teşekkür ediyorum güzel sözleri için. İşte, büyük bir ödül benim için ve dizi için! Bize umut oldunuz, dediler, ne güzel! Ceyda ve Songül de burada olsalardı da, duysalardı bunları``¦ Kadına karşı şiddet, bu toplumun kanayan bir yarası. Çok zalimce, çok insafsızca bir eylem olarak görüyorum bunu. Her durumda, koşulda ve ortamda kınıyorum kadınlara yönelik şiddeti ve kınamaya da devam edeceğim. Kadını erkeğin emrinde ve denetiminde olması gereken biri olarak görmek; erkeği de kadından daha güçlü, daha akıllı olarak düşünmek``¦ Bir kere böyle bir ayrımı yapmak çok yanlış. Biliyoruz ki kadın ve erkek zekası arasında bir fark yok. Erkekler bazı alanlarda daha başarılı olabilir, ama kadınların da bazı alanlarda erkeklerden daha başarılı oldukları kesin. Gerçek hayatta ezilmiş insanların kadınları ezerek kendilerini kamufle etmeye çalıştığını düşünüyorum. Kendinden emin bir adamın yapacağı bir şey değil bu. Televizyon ve genel olarak basın insanları uyarmak ve eğitmek için çok önemli, ama bu da yetmiyor, biliyorsunuz. Anlayışın değişmesi gerekiyor. Kadını küçük gören, ikinci sınıf gören zihniyetin değişmesi gerek.``
Bu arada söyleşiye telefonla bağlanan Ceyda Düvenci, dinleyicilere hitaben şöyle konuştu:
``Orada olamadığım için hepinizden çok özür diliyorum. Şu an orada muhteşem bir ortam olduğunu, salonun çok kalabalık olduğunu telefondan algılayabiliyorum. Şu an setteyim, çalışıyorum. Hepinizi öpüyorum. En kısa zamanda orada olmak isterim. Söz veriyorum, böyle bir organizasyon daha olursa mutlaka sizinle olacağım. İki mutsuz ev kadınını sizinle bırakıp iyi geceler diliyorum. Hepinizi bir kez daha öpüyorum``¦``
``Kadınca Sohbetler`` söyleşisi geç saatlere kadar devam etti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da "Sıfır Atık" seferberliği: Yerelden ulusala güçlü mesaj Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda, Samsun Valiliği himayesinde düzenlenen "Samsun Sıfır Atık Çalıştayı", geniş katılımla gerçekleştirildi. "Yerelden Ulusala İsraf ve Atık" temasıyla yapılan çalıştayda, çevresel sürdürülebilirlik ve kaynak verimliliği konuları çok boyutlu şekilde ele alındı. Türkiye Sıfır Atık Çalıştayları serisinin önemli bir ayağını oluşturan Samsun buluşması, yerel dinamiklerin ulusal çevre politikalarına katkı sunmasını hedefledi. Çalıştay, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Konukevi’nde gerçekleştirildi. Programa kamu kurumları, yerel yönetimler, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcileri yoğun ilgi gösterdi. 14 tematik masada çözüm arayışı Çalıştay kapsamında oluşturulan 14 tematik masa ile; iklim değişikliği, su yönetimi, gıda israfı, plastik kullanımı, enerji dönüşümü ve döngüsel ekonomi gibi başlıklar detaylı şekilde değerlendirildi. Her masa, mevcut durum analizi yaparak somut çözüm önerileri geliştirdi. Uzmanlar, israfın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda çevresel ve toplumsal bir sorun olduğuna dikkat çekerek, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yerel çözümlerin önemine vurgu yaptı. Yerel veriler ulusal politikalara ışık tutacak Çalıştayda elde edilen verilerin raporlanarak ulusal düzeyde politika geliştirme süreçlerine aktarılacağı belirtildi. Hazırlanacak "Yerel Sıfır Atık Hedef Belgesi" ile Samsun’un kısa, orta ve uzun vadeli çevre stratejilerinin belirleneceği ifade edildi. Çalıştay açılışı yapıldı Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Samsun Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Tevfik Akçay, "Doğal kaynaklarımızın sonsuz olmadığı gerçeğinden hareketle; israfın önlenmesi, atıkların kaynağında azaltılması, yeniden kullanılması ve geri dönüştürülmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Sıfır atık yaklaşımı, iklim değişikliğiyle mücadelede en güçlü araçlarımızdan biridir. 2025 yılı sonunda başlayan ve 2026 yılında devam eden, yerelden ulusala israf ve atık temasıyla ’COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları’ kapsamında bugün ilimizde gerçekleştirilen bu çalıştayda; 14 tematik masa belirlenmiştir. Bu çalışmalarla kamu, akademi, sivil toplum ve özel sektör iş birliği sayesinde atık yönetimindeki güçlükleri aşacak; sürdürülebilir, uygulanabilir ve yenilikçi çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz. Amacımız; döngüsel ekonomiyi hayatımızın her alanına entegre ederek kaynaklarımızı korumak ve gelecek nesillere daha temiz, daha yeşil bir Türkiye bırakmaktır" dedi. Büyükşehir projeleri Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ferhan Kodalak, "Samsun Büyükşehir Belediyesi olarak sürdürülebilir çevre yönetimini öncelikli görevlerimiz arasında görmekteyiz. Bu kapsamda, İstiklal Caddesi’nde hayata geçirdiğimiz sıfır atık dönüşüm projesi ile hane ve işletmeleri sürece dâhil ederek atıkların kaynağında ayrıştırılmasını sağladık ve önemli kazanımlar elde ettik. Aynı şekilde, yaklaşık 10 kilometrelik sahil bandını kapsayan Adnan Menderes Bulvarı’nda sıfır atık dönüşüm projemizi de başlatmış bulunuyoruz. Bu projeyle birlikte hem işletmelerde hem de kamusal alanlarda oluşan atıkların etkin bir şekilde yönetilmesini sağlayarak çevresel sürdürülebilirliği daha geniş bir alana yaymayı hedefliyoruz. Atık suların yeniden kullanılması projesiyle de Bafra Katı Atık Aktarma İstasyonu’nda arıtılan atık suları, ileri arıtma teknolojileriyle gri su olarak dört ilçe belediyemizin çöp kamyonlarında ve Bafra Millet Bahçesi’nin peyzaj sulamalarında yeniden değerlendirilmesini sağlıyoruz. Sıfır atıkta dijitalleşme kapsamında geliştirdiğimiz Samsun Sıfır Atık mobil uygulamamız ile vatandaşlarımızın geri dönüştürülebilen atıkları doğrudan kapılarından elektrikli araçlarımızla toplanmakta; aynı zamanda Sıfır Atık Karbon Projesi’ne Samsun’dan destek sağlanmaktadır. Ayrıca vatandaşlarımız, atıklarını doğru ayrıştırdıkları için mobil uygulamamız üzerinden kazandıkları puanlarla sürdürülebilir yaşamı destekleyen hediyelik ürünlerden de faydalanabilmektedir. Gelen olumlu geri bildirimlerle her geçen yıl yeni sıfır atık projelerini hayata geçirmeye devam ediyoruz" diye konuştu. "Üniversiteler, bu dönüşümün en güçlü taşıyıcılarıdır" Çalıştayda konuşan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, "Bugün burada yalnızca atıkları değil; üretimden tüketime, kaynak kullanımından toplumsal davranışa uzanan bütüncül bir dönüşümü konuşmak için bir aradayız. Sıfır atık yalnızca bir çevre politikası değil, aynı zamanda kalkınma, verimlilik ve gelecek meselesidir. İklim krizi, su stresi ve artan tüketim baskısı; kaynakları daha akılcı kullanmamız, döngüsel ekonomiyi güçlendirmemiz ve çevresel sorumluluğu kurumsal kültüre dönüştürmemiz gerektiğini açıkça göstermektedir. Üniversiteler, bu dönüşümün en güçlü taşıyıcılarıdır. Çünkü üniversiteler yalnızca bilgi üreten değil; yaşadığı kente yön veren, davranış dönüşümünü başlatan ve toplumsal farkındalık oluşturan öncü kurumlardır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi olarak biz de sıfır atığı yalnızca teknik bir atık yönetimi süreci olarak değil; eğitim, araştırma, toplumsal katkı ve sürdürülebilir kampüs vizyonunun temel bir parçası olarak görüyoruz. Kampüsümüzde kaynağında ayrıştırmadan kompost uygulamalarına, depozito iade sistemlerinden geri dönüşüm altyapısına kadar uzanan çok boyutlu bir modeli kararlılıkla uyguluyoruz" şeklinde konuştu. Çalıştayda konuşan Samsun Vali Yardımcısı Vekili Murat Bulacak ise "Bugün buradan alacağımız sonuçların, Samsun’u geleceğe taşıyacağına inanıyorum. Özellikle çevre bilinci adına, geleceğe yönelik çok güzel sonuçlar elde edileceğine de canıgönülden inanıyorum. Şu bir gerçek ki dünya; imkânlar ve kaynaklar açısından oldukça kıt ve sınırlıdır. Ancak hepimiz insanız; sorduğumuzda ve düşündüğümüzde ihtiyaçlarımızın neredeyse sonsuz olduğunu görüyoruz. Bize düşen, bu dengeyi sağlamak ve bizlere emanet edilen dünyayı daha yaşanabilir, daha huzurlu bir hâle getirebilmektir. Bizler, belki de yapacağımız küçük bir değişiklikle, küçük bir davranış dönüşümüyle bu dünyayı emanet aldığımızdan daha iyi bir noktaya taşıyabiliriz" ifadelerini kullandı. Çalıştayda Samsun Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Bilgin ile İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz da bir konuşma yaptı. Açılış konuşmalarının ardından 14 tematik masada sıfır atık konusu üzerine çalışmalar yapıldı.
Bolu Bolu’da ilkokul öğrencileri atık yağları sabuna dönüştürdü Bolu’da ilkokul öğrencileri, atık yağları sabuna dönüştürerek hem çevre bilinci kazandı hem de mesleki eğitime ilk adımlarını attı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesi ve Bolu İzzet Baysal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi organizasyonuyla hayata geçirilen "Atık Yağlar Geleceğe Değer Katıyor" projesi, öğrencilere çevre bilinci aşılarken mesleki gelişimlerine de katkı sunmaya devam ediyor. Projenin ikinci yılında, lisenin Kimya Teknolojisi Alanı öğrencilerinin rehberliğinde gerçekleştirilen sabun üretimi etkinlikleri, farklı eğitim kademelerinden yaklaşık 300 öğrenciyi uygulamalı öğrenme süreciyle buluşturdu. İlkokul öğrencileri atık yağları sabuna dönüştürdü Proje kapsamında son olarak Dağkent Kıroğlu Eğitim ve Sağlık Vakfı İlkokulu 4. sınıf öğrencileri atölye heyecanı yaşadı. Evlerinde biriktirdikleri atık yağları okula getiren minik öğrenciler, Kimya Teknolojisi Alanı’nda düzenlenen etkinliklere katıldı. Lise öğrencilerinin gözetiminde atık yağlardan sabun üreten ilkokul öğrencileri, hem teorik bilgilerini pratiğe dökme imkanı buldu hem de erken yaşta meslek alanlarını tanıyarak üretim süreçlerine dahil oldu. Öğrencilerin atölye çalışmalarına Bolu İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Fatih Fedakar ve Şube Müdürü İhsan Aşçı da katılarak miniklerin heyecanına ortak oldu. Sabun üretim sürecini inceleyen ve emeği geçen öğretmenleri tebrik eden Müdür Yardımcısı Fedakar, bu tür uygulamalı çalışmaların öğrencilerin mesleki gelişimi, çevre bilinci kazanması ve geleceğe daha donanımlı hazırlanması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
Bilecik Başkan Subaşı tekrar encümen üyesi oldu Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Marmara Belediyeler Birliği’nde tekrar encümen üyesi olarak seçildi. Balıkesir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın başkanı olarak seçildiği Marmara Belediyeler Birliği 2026 Yılı I. Olağan Meclis Toplantısı belediye başkanlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda Başkan Melek Mızrak Subaşı tekrar encümen üyesi olarak seçildi. Birliğin çalışma ve projeleri hakkında fikir alışverişlerinin de yapıldığı toplantı hakkında sosyal medya hesabında paylaşım yapan Başkan Subaşı, "Marmara Belediyeler Birliği 2026 Yılı I. Olağan Meclis Toplantımızı gerçekleştirdik. Yapılan seçimler sonucunda Marmara Belediyeler Birliği Başkanlığına seçilen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Akın ile birlikte tüm encümen ve komisyon üyelerimizi tebrik ediyor, yeni görevlerinde başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. "Kentlerimizi daha yaşanabilir daha güçlü yapmak için çalışacağız" Paylaşımında, kentlerin daha yaşanabilir ve güçlü yapılması için çalışacakları bilgisini veren Başkan Subaşı, ‘’Kentlerimiz adına dayanışmayı güçlendiren birliğimizin yeni döneminde, Bilecik’imizi temsilen ben de encümen üyeliği görevini yeniden alma sorumluluğunu üstlendim. Gerçekleştirdiğimiz ilk encümen toplantımızla birlikte; kentlerimizin daha yaşanabilir, daha adil ve daha güçlü yarınlara ulaşması için çalışmalarımızı ortak akıl ve iş birliği içerisinde sürdüreceğiz" dedi.
Samsun Samsun’da "Sıfır Atık" seferberliği: Yerelden ulusala güçlü mesaj Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda, Samsun Valiliği himayesinde düzenlenen "Samsun Sıfır Atık Çalıştayı", geniş katılımla gerçekleştirildi. "Yerelden Ulusala İsraf ve Atık" temasıyla yapılan çalıştayda, çevresel sürdürülebilirlik ve kaynak verimliliği konuları çok boyutlu şekilde ele alındı. Türkiye Sıfır Atık Çalıştayları serisinin önemli bir ayağını oluşturan Samsun buluşması, yerel dinamiklerin ulusal çevre politikalarına katkı sunmasını hedefledi. Çalıştay, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Konukevi’nde gerçekleştirildi. Programa kamu kurumları, yerel yönetimler, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcileri yoğun ilgi gösterdi. 14 tematik masada çözüm arayışı Çalıştay kapsamında oluşturulan 14 tematik masa ile; iklim değişikliği, su yönetimi, gıda israfı, plastik kullanımı, enerji dönüşümü ve döngüsel ekonomi gibi başlıklar detaylı şekilde değerlendirildi. Her masa, mevcut durum analizi yaparak somut çözüm önerileri geliştirdi. Uzmanlar, israfın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda çevresel ve toplumsal bir sorun olduğuna dikkat çekerek, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yerel çözümlerin önemine vurgu yaptı. Yerel veriler ulusal politikalara ışık tutacak Çalıştayda elde edilen verilerin raporlanarak ulusal düzeyde politika geliştirme süreçlerine aktarılacağı belirtildi. Hazırlanacak "Yerel Sıfır Atık Hedef Belgesi" ile Samsun’un kısa, orta ve uzun vadeli çevre stratejilerinin belirleneceği ifade edildi. Çalıştay açılışı yapıldı Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Samsun Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Tevfik Akçay, "Doğal kaynaklarımızın sonsuz olmadığı gerçeğinden hareketle; israfın önlenmesi, atıkların kaynağında azaltılması, yeniden kullanılması ve geri dönüştürülmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Sıfır atık yaklaşımı, iklim değişikliğiyle mücadelede en güçlü araçlarımızdan biridir. 2025 yılı sonunda başlayan ve 2026 yılında devam eden, yerelden ulusala israf ve atık temasıyla ’COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları’ kapsamında bugün ilimizde gerçekleştirilen bu çalıştayda; 14 tematik masa belirlenmiştir. Bu çalışmalarla kamu, akademi, sivil toplum ve özel sektör iş birliği sayesinde atık yönetimindeki güçlükleri aşacak; sürdürülebilir, uygulanabilir ve yenilikçi çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz. Amacımız; döngüsel ekonomiyi hayatımızın her alanına entegre ederek kaynaklarımızı korumak ve gelecek nesillere daha temiz, daha yeşil bir Türkiye bırakmaktır" dedi. Büyükşehir projeleri Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ferhan Kodalak, "Samsun Büyükşehir Belediyesi olarak sürdürülebilir çevre yönetimini öncelikli görevlerimiz arasında görmekteyiz. Bu kapsamda, İstiklal Caddesi’nde hayata geçirdiğimiz sıfır atık dönüşüm projesi ile hane ve işletmeleri sürece dâhil ederek atıkların kaynağında ayrıştırılmasını sağladık ve önemli kazanımlar elde ettik. Aynı şekilde, yaklaşık 10 kilometrelik sahil bandını kapsayan Adnan Menderes Bulvarı’nda sıfır atık dönüşüm projemizi de başlatmış bulunuyoruz. Bu projeyle birlikte hem işletmelerde hem de kamusal alanlarda oluşan atıkların etkin bir şekilde yönetilmesini sağlayarak çevresel sürdürülebilirliği daha geniş bir alana yaymayı hedefliyoruz. Atık suların yeniden kullanılması projesiyle de Bafra Katı Atık Aktarma İstasyonu’nda arıtılan atık suları, ileri arıtma teknolojileriyle gri su olarak dört ilçe belediyemizin çöp kamyonlarında ve Bafra Millet Bahçesi’nin peyzaj sulamalarında yeniden değerlendirilmesini sağlıyoruz. Sıfır atıkta dijitalleşme kapsamında geliştirdiğimiz Samsun Sıfır Atık mobil uygulamamız ile vatandaşlarımızın geri dönüştürülebilen atıkları doğrudan kapılarından elektrikli araçlarımızla toplanmakta; aynı zamanda Sıfır Atık Karbon Projesi’ne Samsun’dan destek sağlanmaktadır. Ayrıca vatandaşlarımız, atıklarını doğru ayrıştırdıkları için mobil uygulamamız üzerinden kazandıkları puanlarla sürdürülebilir yaşamı destekleyen hediyelik ürünlerden de faydalanabilmektedir. Gelen olumlu geri bildirimlerle her geçen yıl yeni sıfır atık projelerini hayata geçirmeye devam ediyoruz" diye konuştu. "Üniversiteler, bu dönüşümün en güçlü taşıyıcılarıdır" Çalıştayda konuşan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, "Bugün burada yalnızca atıkları değil; üretimden tüketime, kaynak kullanımından toplumsal davranışa uzanan bütüncül bir dönüşümü konuşmak için bir aradayız. Sıfır atık yalnızca bir çevre politikası değil, aynı zamanda kalkınma, verimlilik ve gelecek meselesidir. İklim krizi, su stresi ve artan tüketim baskısı; kaynakları daha akılcı kullanmamız, döngüsel ekonomiyi güçlendirmemiz ve çevresel sorumluluğu kurumsal kültüre dönüştürmemiz gerektiğini açıkça göstermektedir. Üniversiteler, bu dönüşümün en güçlü taşıyıcılarıdır. Çünkü üniversiteler yalnızca bilgi üreten değil; yaşadığı kente yön veren, davranış dönüşümünü başlatan ve toplumsal farkındalık oluşturan öncü kurumlardır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi olarak biz de sıfır atığı yalnızca teknik bir atık yönetimi süreci olarak değil; eğitim, araştırma, toplumsal katkı ve sürdürülebilir kampüs vizyonunun temel bir parçası olarak görüyoruz. Kampüsümüzde kaynağında ayrıştırmadan kompost uygulamalarına, depozito iade sistemlerinden geri dönüşüm altyapısına kadar uzanan çok boyutlu bir modeli kararlılıkla uyguluyoruz" şeklinde konuştu. Çalıştayda konuşan Samsun Vali Yardımcısı Vekili Murat Bulacak ise "Bugün buradan alacağımız sonuçların, Samsun’u geleceğe taşıyacağına inanıyorum. Özellikle çevre bilinci adına, geleceğe yönelik çok güzel sonuçlar elde edileceğine de canıgönülden inanıyorum. Şu bir gerçek ki dünya; imkânlar ve kaynaklar açısından oldukça kıt ve sınırlıdır. Ancak hepimiz insanız; sorduğumuzda ve düşündüğümüzde ihtiyaçlarımızın neredeyse sonsuz olduğunu görüyoruz. Bize düşen, bu dengeyi sağlamak ve bizlere emanet edilen dünyayı daha yaşanabilir, daha huzurlu bir hâle getirebilmektir. Bizler, belki de yapacağımız küçük bir değişiklikle, küçük bir davranış dönüşümüyle bu dünyayı emanet aldığımızdan daha iyi bir noktaya taşıyabiliriz" ifadelerini kullandı. Çalıştayda Samsun Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Bilgin ile İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz da bir konuşma yaptı. Açılış konuşmalarının ardından 14 tematik masada sıfır atık konusu üzerine çalışmalar yapıldı.