YEREL HABERLER - 25 Nisan 2012 Çarşamba 14:47

ÇTSO KOMİTE BAŞKANLARI NİSAN TOPLANTISINI YAPTI

A
A
A
ÇTSO KOMİTE BAŞKANLARI NİSAN TOPLANTISINI YAPTI

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası`nın (ÇTSO) meslek komitesi başkanları, meclis toplantısı öncesinde Nisan ayı toplantısında bir araya geldi.
ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı Bülend Engin başkanlığındaki toplantıya 20 nolu Komite Başkanı Muzaffer Bayraktar, 12 nolu Komite Başkanı Birol Ürken, 24 nolu Komite Başkanı Hüseyin Karaca, 8 nolu Komite Başkanı Cihan Karakaş, 16 nolu Komite Başkanı Emre Altındal iştirak etti. Toplantıda bir konuşma yapan ÇTSO Başkanı Bülend Engin, Çanakkale için her türlü yatırımcıya kapılarının açık olduğunu belirterek, ``Otel yatırımları olan, Güney`de turistik tesisleri olan yatırımcılara ``Lütfen Çanakkale`ye gelin`` diyoruz. Davet ettik, gelecekler. Ama insanların maalesef Çanakkale`ye karşı bazı çekinceleri var`` diye konuştu. Çarşı Projesi ile ilgili gelişmeler hakkında komite başkanlarına bilgi veren ÇTSO Başkanı Bülend Engin, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan`ın proje için Kent Konseyi toplantısının yapılmasına gerek olmadığını belirttiğini hatırlatarak, ``Çarşı Projesinde bizim yönetim kurulu olarak aldığımız karar var. Buradaki esnaftan maddi ve manevi olarak hiçbir talepte bulunmayacağız`` dedi.
20 nolu Komite Başkanı Muzaffer Bayraktar ise, ÇTSO`ya 1972 yılından bu yana üye olduğunu ve Oda`nın performansının son iki yıldır arttığını belirterek, Başkan Bülend Engin ve komite başkanlarına sona eren Turizm Haftası ile ilgili bilgi verdi. Bayraktar, ``Turizm Haftası, Çanakkale`de bir festival havası içinde çok güzel kutlandı. Halkın da içinde olduğu bir şenlik görünümündeydi. Önceki yıllarda sadece çelenek konulur ve tamamlanırdı. Bu kez seminerler, paneller yapıldı, farklı etkinlikler düzenlendi`` diye konuştu. Turizm konulu atölye çalışması hakkında da bilgi veren Bayraktar, balkan ülkeleri, Almanya, İngiltere ve Rusya`dan da temsilcilerin katılacağı atölye çalışması ile ilgili çalışmaları Güney Marmara Kalkınma Ajansı`nın desteğiyle sürdürdüklerini belirtti.
24 nolu Komite Başkanı Hüseyin Karaca ise Oda çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ``Son dönemde büyük bir başarı gözlemliyoruz`` diye konuşurken, 8 nolu Komite Başkanı Cihan Karakaş ise, ``Bırakın Çanakkale için bir çivi çakan Bülend Engin çalışsın, onun önünü açalım`` şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Karslı vatandaştan duyarlı davranış Ermeni-Türk harbinde Kars’ta 1920 yılında şehit düşen Yüzbaşı Faik Bey’in mezarına duyarlı vatandaş tarafından önce bayrak dikildi, ardında da mezarın bulunduğu bölge temizlendi. Tarihi Benli Ahmet İstasyonu’nda dört tarafı duvarla çevrili olan Yüzbaşı Faik Bey’in mezarının anıt mezar haline getirilmesini isteyen vatandaşlar, mezarlıkta 5 ayrı mezarın bulunduğuna dikkat çekerek mezarın olduğu bölgenin koruma altına alınması gerektiğini veya buraya anıt mezar yapılmasını istedi. Kars’ın en işlek caddelerinden birisi olan Faikbey Caddesi’ne ismi verilen Yüzbaşı Faik Bey’in mezarının tarihi istasyonda bulunduğunu ifade eden vatandaşlar, "Kars ve civarının Ermenilerden geri alınması için yapılan harekat esnasında 12. Tümen, 36. Alay 1’inci tabur komutanı yüzbaşı Faik bey 14 Ekim 1920 tarihinde Ermeni-Türk harbinde, Berne (Koyunyurdu) Köyü’nün doğusundaki tepede birliğin başında olduğu sırada çarpışmalarda şehit düştü. Ben de her sene geliyorum. Otlarını temizliyoruz, bayrağını taktık. Her yıl bu ayalarda gelip buranın bakım ve onarımı yapıyorum" dedi. Duyarlı vatandaş daha sonra Yüzbaşı Faik Bey’in bulunduğu mezarın etrafını temizledi, mezarın üzerinde bulunan ağaç parçalarını ve istenmeyen otlarını topladı, mezarlığın içerisindeki bayrağı değiştirdi. Şehitlere dua eden vatandaş daha sonra bölgeden ayrıldı.
Antalya Eşinden para istedi, ’param yok’ cevabını alınca hayatı değişti, kendi işinin patronu oldu Kocası harçlık vermeyince kendi dükkanını açan kadın, 36 yıldır mesleğini icra ediyor. Antalya’nın Serik ilçesinde yaşayan Fahriye Altınkaynak, 36 yıldır hayali olan olan terzilik mesleğini sürdürüyor. Altınkaynak, terziliğe hobi olarak başladı. Eşinden bir ihtiyacı için bir miktar para istediğinde “Param yok” cevabını alan Altınkaynak, kendi iş yerini açtı. Evindeki el makinesi ve kumaşlarla birlikte dikiş, giyim üzerine açtığı küçük bir dükkanla geçimini sağlamaya başlayan Fahriye Altınkaynak (62), “Herkes bana, "Başaramazsın, yapamazsın, tek başına bir bayansın” dedi. Ben de yapabilirim dedim” dedi. Terzilik mesleğiyle çocuklarını okuttu İş yeri açtığı zaman müşteri gelmesi için konfeksiyonlara broşür ve kartvizit dağıttığını anlatan Fahriye Altınkaynak, mesleğinin çocukluk hayali olduğunu aktardı. Eşinin işine karşı gösterdiği tüm direnişlere rağmen, 36 yıllık zaman zarfında 3 çocuğunun üniversite öğrenimini tamamladığını açıklayan Altınkaynak, meslekte nasıl başarıya ulaştığını şu sözlerle ifade etti: "Mesleğim, çocukluk hayalim. Bu işe önce evde başladım. Fakat evde olmuyordu, eve gelen çocuklarıyla geliyordu, çalışma imkanım olmuyordu. Sonra çok acil bir para ihtiyacım oldu. Eşimden para istedim, ’Param yok’ dedi. Eşimin bana öyle demesi çok üzdü. Oturup düşündüm ve bir iş yeri açmaya karar verdim. Hemen araştırmaya başladım ve dikiş, giyim üzerine bir dükkan kiraladım ama hiçbir şeyim yoktu, sadece küçük bir el makinem vardı. Herkes bana, ’Başaramazsın, yapamazsın, tek başına bir bayansın’ dedi. Ben de ’Neden, ben de yapabilirim’ dedim. Evimdeki makinemi iş yerime getirdim. Broşürler, kartvizitler bastırdım. Bütün konfeksiyonları dolaşarak dağıttım. ’Yapılacak tadilat işlerinize talibim’ dedim. Evdeki kumaşlarımı getirdim, dükkanıma yerleştirdim, badana yaptım. Eşim şiddetle karşı çıktı, ’Yapamazsın, uğraşamazsın, otur evde yemeğini yap’ dedi. Ama ben kararlıydım. Çok ağır bir kelime kullandı. Eğer hayat müşterekse ve ben çalışmıyorsam, almakla mükelleftir kendisi. Almıyorsa, ben de bir şeyler yapma ihtiyacı hissettim. Kimseye muhtaç olmak istemedim. O kadar zor ki birilerine muhtaç olmak. Azmettim ve yavaş yavaş müşterilerim gelmeye başladı. Sonra eşimden ayrıldım." Kadınların hayatta her zaman üretken olması gerektiğini anlatan Altınkaynak, “Elimden geldiği kadar helalinden olsun diye gece gündüz, gece yarılarına kadar çalıştım. 3 çocuğum ve 8 torunum var. Oğullarım ve kızım üniversiteyi bitirdi ve hepsinin mesleği var. Torunlarımla mutluyum ve en güzeli bir işim var. Bir kadın, üretken ve karınca gibi olmalı. İlla ki, iş yeri açması gerekmiyor. Evde, tarlada, fabrika başka bir iş yerinde çalışsın ama üretsin. Kadınlar, kimseye muhtaç olmamalı, dimdik ayakta kalmalı” diye konuştu.