GENEL - 26 Nisan 2012 Perşembe 10:31

NEVŞEHİR`DEKİ CAMİLERİN KIBLELERİNİN YANLIŞ OLDUОU İDDİASI

A
A
A
NEVŞEHİR`DEKİ CAMİLERİN KIBLELERİNİN YANLIŞ OLDUОU İDDİASI

Nevşehir`deki bazı camilerin kıblelerinin yanlış olduğu iddiasıyla ilgili açıklama yapan İl Müftüsü Yakup Öztürk, "Gerek camilerde, gerek evlerde böyle ufak tefek sapmalar olursa kardeşlerimiz endişe etmesinler, evhama kapılmasınlar. Allah`ın izniyle kıldıkları namaz makbuldür" dedi.
Nevşehir il merkezinde bulunan bazı camilerin kıblelerinin 10 ila 20 derece arasında hatalı olduğu iddiası vatandaşları tedirgin etti. Bu konuda kimi vatandaşlar dini açıdan bir sıkıntı olmayacağını savunurken, kimileri de kılınan namazların kabul olmayabileceğini söyledi. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Nevşehir İl Müftüsü Yakup Öztürk, sadece Nevşehir`de değil birçok ilde camilerde kıble tespiti yapılırken hata yapılmış olabileceğini, ancak bunun 45 dereceyi aşmadığı sürece dini açıdan bir sakınca
yaratmayacağını söyledi. Öztürk, "Maalesef bazı camilerimizde kıble tespiti yapılırken az veya çok hatalar yapılabiliyor. Tabii en güzeli hatasız kıblenin tespit edilmesidir ama duyduğumuz, gördüğümüz kadarıyla olabiliyor ki bazen ufak tefek sağa veya sola sapmalar olabiliyor. Sadece camilerde değil evlerde, bağ, bahçelerde kılınan namazlarda da bazen insanlarımız kıbleye yönelirken sapmalar olabiliyor. Bundan dolayı tabii bir fıkhı hüküm gerekiyor. Bu konuda değerli kardeşlerimiz müsterih olabilirler. Evet
kıble namazın şartlarından biridir ve kıbleye yönelmeden kılınan namaz namazın şartlarından biri yerine getirilmediği için sıhhatli olmaz. Kıbleye yönelmek nasıl olacak? Kıbleye yönelmek için Kabe`ye yöneleceğiz. Kur`an`daki ifadeye göre, `Cenabı Allah buyuruyor ki; namaz kılacağın zaman yüzünü Mescidi Haram tarafına cevir.` Yüz, iki kulağımızın arasında kalan bölüme denmiş oluyor. Bu yüzümüzün herhangi bir bölümünü o tarafa çevirdiğimiz zaman kıbleye yönelmiş oluyoruz. Zaten kalbimizle niyet ederken de
sorulduğu zaman `Kıblem Kabe`dir. Ben o tarafa yöneldim` diyerek herkes inanıyor, niyet ediyor. Tam isabet ettiği zaman sorun yok ama isabetlerde hata olursa, sapma olursa da bu durumda bazı görüş ayrılıkları var. Bazıları 20 dereceye kadar sapmanın bir mahsuru olmayacağını söylüyor, bazıları ise bu sapmanın ölçüsünü 45 dereceye kadar çıkartıyor. Gerek camilerde, gerek evlerde böyle ufak tefek sapmalar olursa kardeşlerimiz endişe etmesinler, evhama kapılmasınlar. Allah`ın izniyle kıldıkları namaz makbuldür.
Çünkü onlar niyet olarak kıbleye yönelmişlerdir" diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne 28 Şubat mağduru Gülsevin Kuzu, o dönem yaşadıklarını anlattı Edirne’de yaşayan Gülsevin Kuzu, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını anlattı. Kuzu, başörtüsü nedeniyle eğitim ve çalışma hayatında zorluklarla karşılaştığını belirtti. Ankara’da doğan 46 yaşındaki Gülsevin Kuzu, 28 Şubat dönemi sorası 1999 yılırnda Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okuduğunu belirterek, o yılları "inancın sorgulandığı, başörtüsünün suç gibi görüldüğü zamanlar" sözleriyle anlattı. Kuzu, okul ortamında dini kimliğe yönelik olumsuz söylemlerle karşılaştığını, bunun kendisini inancını araştırmaya yönelttiğini ifade etti. Yaptığı okumalar sonrasında başörtüsü takmaya karar verdiğini söyleyen Kuzu, bu tercihin o dönem çevresi tarafından "radikal" olarak değerlendirildiğini dile getirdi. 1997 sonrasında baskının arttığını belirten Kuzu, özellikle kamu kurumları ve eğitim alanında başörtülü kadınlara yönelik kısıtlamaların günlük hayatın parçası haline geldiğini ifade etti. Üniversite hastanelerinde başörtülü ziyaretçilerin içeri alınmadığını, askeri törenlerde bazı ailelerin törenlere katılamadığını gördüğünü belirten Kuzu, bu dönemi "baskının sıradanlaştığı yıllar" olarak nitelendirdi. Sınav günü yaşadığını bir olayı da paylaşan Kuzu, sınava yetişmesine yardımcı olan polislerin aksine sınav salonunda bir görevlinin başörtüsü nedeniyle işlem yapmak istediğini söyledi. Kuzu, yaşanan tartışmanın ardından sınava girmesine izin verildiğini ancak zaman kaybı yaşadığını söyledi. Eğitim sonrasında iş başvurularında da benzer engellerle karşılaştığını ifade eden Kuzu, başörtülü kadınların kamu görevine alınmasının o yıllarda çok zor olduğunu kaydetti. Bugünkü şartları geçmişle kıyaslayan Kuzu, "Şimdiki özgürlük ortamı o dönem için hayal bile edilemezdi" dedi. Elinde bulunan resmi bir belgeyi kamuoyuyla paylaşmak istediğini belirten Kuzu, geçmişte yaşananların hatırlanmasının toplumsal hafıza açısından önemli olduğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda farklı inanç ve yaşam tarzlarına saygı çağrısı yapan Kuzu, "Artık herkesin birbirine saygı duyduğu bir ortam istiyoruz" ifadelerini kullandı.