POLİTİKA - 02 Mayıs 2012 Çarşamba 12:25

TERÖRÜN FİNANSMANININ ÖNLENMESİNE İLİŞKİN YASA TASARISI ADALET KOMİSYONU`NDA

A
A
A
TERÖRÜN FİNANSMANININ ÖNLENMESİNE İLİŞKİN YASA TASARISI ADALET KOMİSYONU`NDA

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, malvarlığının dondurulmasının geçici ve acil bir tedbir olması dikkate alındığında, terörist fonların elden çıkarılmasına fırsat verilmeyecek bir mekanizma kurulmasının zaruri olduğunu söyledi.
Adalet Komisyonu, Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunu Tasarısı`nın Alt Komisyon Raporunu görüşmek üzere toplandı. Tasarının geneli üzerindeki görüşmelerin yapıldı toplantıda Bakan Ergin de tasarıyla ilişkin bilgi sundu. 4 bölüm ve 22 maddeden oluşan kanun tasarısıyla esas itibariyle iki alanda düzenleme yapıldığını belirten Bakan Ergin, ilk olarak 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu`nun 8`inci maddesinde yer alan `terörizmin finansmanı suçu`nun tasarıda yeniden tanımlandığını kaydetti.
Ergin, ikinci olarak da idari nitelikte bir tedbir olarak `malvarlığının dondurulması tedbiri` ile bu tedbirin uygulanmasının usul ve esaslarının düzenlendiğini bildirdi.
Bakan Ergin, terörizmin finansmanı suçu yeniden tanımlanırken, Terörle Mücadele Kanunu`nda tanımlanan terörün finansmanı suçunun konusu olabilecek eylemlerin yanında, Birleşmiş Milletler Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşme`de yer verilen eylemler ile aynı sözleşmenin ekinde yer alan 9 adet uluslararası sözleşme ve protokolde sayılan eylemlerin finansmanının da bu kapsama dahil edildiğini kaydetti.
MALVARLIОININ DONDURULMASI
OECD bünyesinde kurulan ve Türkiye`nin de üyesi olduğu Mali Eylem Görev Gücü`nün (FATF) ülkeleri değerlendirmeye tabi tutarken referans aldığı ülke değerlendirme metodolojisinde, terörün finansmanı konusundaki dondurma işleminin `gecikmeksizin` yapılması gerektiğinin açık bir şekilde belirtildiğine işaret eden Ergin, şunları söyledi:
"FATF, metodolojide geçen `gecikmeksizin` ifadesini; 1267 sayılı BM Güvenlik Komitesi Kararı için, 1267 komitesinin listeyi yayımlaması, 1373 sayılı BM Güvenlik Komitesi Kararı için, bir kişi ya da kuruluşun, bir terörist, terörü finanse eden veya terör örgütü olduğundan makul gerekçelere dayanarak şüphe edilmesi üzerine, harekete geçilmesi, yani söz konusu fon veya diğer mal varlıklarının kaçırılmasının ya da elden çıkarılmasının önlenmesi olarak yorumlamıştır. Malvarlığının dondurulmasının geçici ve
acil bir tedbir olması dikkate alındığında, terörist fonların ve malvarlığının elden çıkarılmasına fırsat verilmeyecek bir aciliyet idari bir mekanizma kurulması zarureti bulunmaktadır."
Bakan Ergin, ABD, Almanya, Fransa, Hollanda, İngiltere, İspanya, İsviçre, İtalya, Kanada, Rusya`da olduğu gibi Türkiye`de de sürecin hızlı bir şekilde yürütülmesini sağlayacak idari bir mekanizma oluşturulduğunu söyledi.
Malvarlığının dondurulmasının idari bir kurula verilmesinin Türkiye anayasal sistemi açısından da bir uyumsuzluk taşımadığını belirten Ergin, Anayasa`nın 35. maddesinde herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu, ancak bu hakkın kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceğinin düzenlendiğini söyledi. Ergin, "Buna göre, idare tarafından kamu yararı bulunduğu durumlarda mülkiyet hakkına kanunla yapılan sınırlamalar meşru görülmektedir. Nitekim, değişik kanunlarda iradeye mülkiyet hakkına müdahale edebilme
yetkisi veren düzenlemeler yer almaktadır. Bu çerçevede tasarıda, idari nitelikle olan malvarlığının dondurulması müessesesi düzenlenmektedir" diye konuştu.
MASAK, GÖREVLİ OLACAK
Adalet Bakan Ergin tasarıyla, `Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Yaptırımlar Komitesi`nce listeye alınan kişi, kuruluş ve organizasyonların malvarlığının dondurulması kararı verilebilmesi, yabancı bir devlet tarafından talepte bulunulması durumunda, gerekçelerin gösterilmesi kaydıyla ve karşılıklılık ilkesi de gözetilerek, terörizmi finanse eden kişi, kuruluş ve organizasyonların malvarlığının dondurulması kararı verilebilmesi, terörizmin finansmanı suçu işlediği konusunda makul sebeplerin bulunması
durumunda kişi, kuruluş ve organizasyonların tasarrufunda bulunan yabancı ülkelerdeki malvarlığının dondurulması talebinde bulunulabilmesi` yönünde hükümler getirildiğini anlattı. Bu kapsamda, malvarlığının dondurulmasına ilişkin uygulamanın nasıl yapılacağı hakkında da bilgi veren Ergin, şöyle devam etti:
"BM Güvenlik Konseyi Yaptırımlar Komitesi`nin listeye aldıkları kişi, kuruluş ve organizasyonlar bakımından mal varlığının dondurulması kararları, Bakanlar Kurulu`nun Resmi Gazete`de yayımlanan kararıyla gecikmeksizin uygulanacaktır.
Yabancı bir devlet tarafından yapılan talepler bakımından malvarlığının dondurulması, tasarıyla kurulması öngörülen Değerlendirme Komisyonunun görüşü ve Bakanlar Kurulu kararını müteakiben Dışişleri Bakanlığı tarafından talepte bulunan devlete bildirilecektir. Ülkemizin yabancı ülkelerden bulunacağı talepler bakımından ise şu usul izlenecektir: Değerlendirme Komisyonunca alınan kararlar, Bakanlar Kurulu`nun kararını müteakiben Dışişleri Bakanlığı tarafından talepte bulunulan devlete bildirilecektir.
Malvarlığının dondurulması kararları bakımından yapılacak inceleme, araştırma ve işlemler ile malvarlığının dondurulmasına ilişkin kararlan Mali Suçları Araştırma Kurumu (MASAK) tarafından yerine getirilecektir.
BM Güvenlik Konseyi Yaptırımlar Komitesi`nin listeye aldıkları ile yabancı devlet tarafından yapılan talepler hariç olmak üzere, terörizmin finansmanı suçunun işlendiği konusunda makul sebeplerin bulunması durumunda Türkiye`de bulunan malvarlığıyla ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanunu`ndaki el koyma hükümleri uygulanacaktır. Bu durumda yetki, idari birimde değil, yargı mercilerinde olacaktır."
Bakan Ergin, kanun tasarısının insan hakları, hukuk devleti ilkesi ve güvenlik arasında denge kurmak suretiyle; terörle mücadelede Türkiye`nin elini güçlendirmeyi, tarafı olunan uluslar arası sözleşmenin gereğini yerine getirmeyi ve uluslararası yükümlülükleri karşılamayı hedeflediğini dile getirdi.
Öte yandan, komisyonun CHP`li üyeleri Terörizmin Finansmanının Önlenmesi gibi önemli bir tasarı görüşülürken, aynı gün Genel Kurul gündemine `yabancılara arazi satışını düzenleyen` Tapu Kanunu`nun getirilmesine tepki gösterdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da sanayi istihdamı yüzde 72 artışla 17 bin 250’ye ulaştı Samsun Valiliği öncülüğünde, Milli Teknoloji Hamlesi hedefleri doğrultusunda bilim, sanayi ve teknoloji temelli kalkınmaya ağırlık verilen Samsun’da, organize sanayi bölgelerinde istihdam önemli bir artış gösterdi. 2023 yılında OSB’lerde 10 bin 38 olan çalışan sayısı, bugün itibarıyla parsel tahsisi yapılan 361 firmadan üretime geçen 246’sında sağlanan büyümeyle birlikte yüzde 72 artarak 17 bin 250’ye yükseldi. Karadeniz’in ve Kuzey Anadolu’nun incisi Samsun, ekonomisiyle, teknolojisiyle ve insan kaynağıyla Türkiye Yüzyılı’na önemli katkılar sağlamaya devam ederken; Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2024-2028 Stratejik Planı’nda belirtmiş olduğu bilim, teknoloji ve inovasyona dayalı; rekabetçi, sürdürülebilir, küresel çapta yönlendirici, yerli ve milli bir sanayi yapısı ile dijital ekonomi oluşturmak misyonuyla ve teknolojisiyle öncü, sanayisiyle güçlü bir Türkiye ve Samsun vizyonuyla yürüttüğü çalışmalarını bakanlığın destekleriyle, valilik koordinasyonunda sürdürüyor. Samsun Valiliği’nden konu hakkında yapılan açıklamada, "Sanayi ve ticarette Kuzeyin ve Karadeniz Bölgesi’nin üretim merkezi konumunda bulunan Samsun’umuz, 2023 yılında kurulan Terme OSB ve 2025 yılında kurulan Yakakent Su Ürünleri İşleme İhtisas OSB ile birlikte 7’si faal olmak üzere toplam 11 Organize Sanayi Bölgesiyle bu konumunu daha da güçlendirmiştir. 2023 yılında 11 bin 520 dekar olan toplam OSB alanı, yüzde 99 artışla 22 bin 870 dekara çıkarılmıştır. OSB’lerimizde 2023 yılında 10.038 olan çalışan sayısı, bugün itibariyle parsel tahsisi yapılan 361 firmadan üretime geçen 246 firmada yüzde 72 artışla yaklaşık 17.250’ye ulaşmıştır. Son 2 yılda 127 firmaya tahsis edilen 136 parselde 3 bin 675 dekar alan ve diğer parsellerin de tahsis edilerek yatırımların tamamlanmasıyla istihdamın yaklaşık 35 bine çıkacağı öngörülmektedir" denildi. "İlimizde bulunan iki özel endüstri bölgesinden Etibakır Anonim Şirketi bünyesindeki 241 hektarlık Etibakır Anonim Şirketi Özel Endüstri Bölgesi Tekkeköy ilçemizde 1 Şubat 2025 tarihli Resmî Gazete kararıyla ilan edilmiş olup, üretim faaliyetleri devam etmektedir" bilgisi verilen açıklamada şu ifadeler de yer aldı: "Resmi Gazete kararıyla ilan edilen, Türkiye’nin ilk yerli ve milli İnsansız Hava Araçlarını üreten dünya markası BAYKAR’a ait Tekkeköy ilçemizdeki 400 dönümlük özel endüstri bölgesindeki yeni üretim üssünün çalışmaları da devam etmektedir. MKE’nin 2 milyar liralık yatırımla savunma sanayisi üretim merkezine dönüştüreceği ve Türk Silahlı Kuvvetleri’mizin ihtiyaç duyduğu stratejik ürünleri yerli imkanlarla üreteceği 4 bin dönümlük Samsun Üretim Kampüsü’nde çalışmalar hızla devam etmektedir. OSB’lerimizin altyapısını güçlendirmek ve yatırımcılarımız için daha cazip hale getirmek amacıyla Meslek Lisesi ve MESEM kurulum çalışmaları dahil olmak üzere çok yönlü alt ve üst yapı çalışmaları yürütülmektedir. Samsun Lojistik Merkezi’nin Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan demiryolu hattına bağlantısı için yürütülen çalışmalar da hızla devam etmektedir. Havza OSB’de, Ulaştırma Bakanlığımızın destekleriyle TCDD Genel Müdürlüğü tarafından 2,7 km uzunluğunda iltisak hattı ve 2 adet yaklaşık 500 metre uzunluğunda yükleme yolu yapılmasıyla ilgili projenin 2026 yılı içerisinde tamamlanması planlanmaktadır. OKA ile Samsun Merkez OSB tarafından yürütülen bölgesel ölçekli Karadeniz Teknoloji Vadisi (Teknopark) çalışmaları devam etmektedir. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır tarafından açıklanan Sanayi Alanları Master Planı’nın ilk fazında, Samsun-Mersin hattında yer alan illerde Mega Endüstriyel Bölgeler oluşturma projesiyle de demir yolu ve liman bağlantıları, yeşil üretim altyapısı ve sosyal donatılarıyla Samsun’umuzun küresel üretim ve lojistik ağının en güçlü halkalarından biri haline getirilmesi hedeflenmektedir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın koordinasyonunda devam eden Marmara’dan Anadolu’ya Sanayi Dönüşümü programı kapsamındaki 14 il arasında Samsun’un da olması şehrimiz için önemli avantajlar sağlayacağı öngörülmektedir. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Sanayi ve Teknoloji Bakanımızın destekleriyle hayata geçirilen Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı ve Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı çerçevesinde ilimizdeki stratejik sektör yatırımlarına sağlanan desteklerle birlikte sanayi altyapımız daha sağlam temellere oturtulmuştur. Samsun Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde sanayi, üniversite ve teknoloji girişimciliğinin birlikteliği Kuzeyin Üretim Merkezi Samsun’umuza değer katmakta; çok sektörlü Ar-Ge ve inovasyon ekosistemiyle bölgesel kalkınmaya katkı sunulurken, farklı teknoloji alanlarında faaliyet gösteren firmalarla ülkemizin yenilikçilik kapasitesi güçlendirilmektedir. 2025 yılında Sanayi Sicil Belgesi alan 99 işletme ile birlikte ilimize kayıtlı işletme sayısı 2 bin 173’e ulaşmış olup, ilimiz genelindeki 21 sanayi sitesinde faal olan 8 bin 3 işyerinde toplam 24 bin 475 kişi istihdam edilmektedir. Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi olarak da ifade edilen ve açılışı 2024 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanımızın teşrifleriyle gerçekleştirilen Samsun Model Fabrika’da başarılı çalışmalara imza atılmaktadır. Yeşil OSB dönüşüm süreci doğrultusunda ilimizdeki OSB’lerimizde sürdürülebilir altyapı ve üretim anlayışına geçiş hedeflenmekte olup, özellikle Samsun Gıda İhtisas OSB ve Samsun Yeni OSB başta olmak üzere, elektrik altyapısının yenilenmesi, enerji verimliliği projeleri, geri dönüşüm sistemleri ve yenilenebilir enerji uygulamaları öncelikli gündemler arasındadır. Ortak Güneş Enerjisi Santralleri gibi projelerle hem enerji maliyetlerinin düşürülmesi hem de karbon salımının azaltılması hedeflenmektedir. Aynı zamanda sıfır atık yönetimi, çevre sertifikasyonları ve altyapı güçlendirme çalışmaları da bu dönüşümün ayrılmaz bir parçası olarak kararlılıkla sürdürülmektedir. OKA tarafından hem Samsun’umuz hem de bölgemizdeki sanayinin sürdürülebilir dönüşümünü sağlamak ve OSB’lerin Yeşil OSB Sertifikasyon Sistemi’ne uyumunu hızlandırmak amacıyla Türk Standartları Enstitüsü iş birliğinde Yeşil OSB’ler İçin Eğitim ve Danışmanlık Programı başlatılmıştır."
Kocaeli Başkan Kocaman, hastane üzerinden yapılan eleştirilere karşılık verdi Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, ilçede son 7 yılda hayata geçirilen yatırımları değerlendirdi. Kocaman, enerji ve altyapı sorunlarının çözümüne yönelik 1,5 milyar liralık yatırım yapıldığını, raylı sistem ve hastane projelerinde ise sürecin devam ettiğini bildirdi. 150 yataklı devlet hastanesi süreciyle ilgili yapılan eleştirilere de tepki gösteren Kocaman, "Siz hastanenin asfaltını bile dökemezsiniz. Hastaneye laf etmeyin, hayatta yaptığınız hastane mi var? Biz hastanemizi yaparız. Hiç merak etmeyin, yetiştiririz ve halkımızın kullanımına sunarız" dedi. Başkan Mustafa Kocaman, Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Kartepe İçin Çok Çalışıyoruz" programında ilçede 7 yılda yapılan yatırımları ve devam eden projeleri anlattı. Kartepe’nin geniş yeşil alanları, Ormanya, Kuzuyayla, teleferik, göl, dağ, milli park, havalimanı ve sanayi alanlarıyla büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirten Kocaman, ilçenin Güney Yan Yolu, Kuzey Marmara Otoyolu, D-100 bağlantıları ve planlanan hızlı tren durağı gibi projelerle geleceğe hazırlandığını vurguladı. İlçenin Kocaeli’de en çok tercih edilen bölgelerin başında geldiğine dikkati çeken Kocaman, 2019 yılında 121 bin olan Kartepe nüfusunun bugün 154 bine ulaştığını bildirdi. "Bu yatırımlar sayesinde enerji kesintilerinde çok ciddi bir azalma var" Son 7 yılda ilçeye 30 bini aşkın kişinin yerleştiğini ve yıllık nüfus artışının son dönemde 6-7 bin seviyelerine çıktığını ifade eden Kocaman, bu büyümenin ciddi altyapı ve enerji ihtiyaçlarını beraberinde getirdiğini söyleyerek şöyle konuştu: "Hakikaten çok büyük bir gayretle mücadele ediyoruz. Elektriklerimiz kesiliyordu ancak son iki yılda değerli milletvekillerimizin desteği, Ankara’da yaptığımız temaslar ve Büyükşehir Belediyemizin sağlam duruşuyla Kartepe’ye 1,5 milyar liralık altyapı yatırımı yapıldı. Bu yatırımlar sayesinde enerji kesintilerinde çok ciddi bir azalma var. ’Tamamen çözüldü, bitti’ demiyorum, bizim işimiz kimseyi kandırmak değil ama bu konuda büyük bir mücadele var ve kesintilerde ciddi azalma sağlandı. Son iki yılda Kartepe’ye 36 trafo, 3 bin 10 elektrik direği, 17 dağıtım merkezi, 25 kilometrelik yüksek gerilim ve 51 kilometrelik alçak gerilim hattı yatırımı yapıldı. Sadece yer altına alınan enerji hatlarında 421 milyon liralık yatırım var. Son 7 yılda İSU tarafından Kartepe’ye 1 milyar 752 milyon TL yatırım yapıldı. İlçede 255 kilometre yeni hat döşendi, merkez mahallelerde doğal gazsız mahalle kalmadı ve fiber altyapı çalışmaları da sürdü." "Temmuz ayında Kartepe’den tramvaya bineceğiz" İlçedeki raylı sistem projelerine de değinen Kocaman, Alikahya ve otogar mevkiisini birbirine bağlayacak olan 1,4 kilometrelik tramvay hattında temmuz ayında ilk sürüşün gerçekleştirilmesinin hedeflendiğini açıkladı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin bu hattı İstasyon Mahallesi üzerinden Kent Meydanı’na ulaştırmak için de çalıştığını belirten Kocaman, Kartepe’yi kapsayan metro projesi inşaatının da aralıksız sürdüğünü vurguladı. Kocaman, "Kartepe’de metro çalışmaları gürül gürül devam ediyor. Tüm duraklarla ilgili biz de süreci takip ediyoruz. Gece 23.00’da, 00.00’da bir görün nasıl çalışıldığını. Nefes almadan çalışılıyor. Şu anda Kartepe’ye metro geliyor, söylemesi bile güzel. Hakikaten güzel değil mi? Bizim de çok kısa sürede metromuz olacak" diye konuştu. "Bütün dünya Kartepe’ye gelecek" Kocaman, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından hafriyat çalışmalarına başlanan Uluslararası Fuar Merkezi’nin 320 dönümlük bir alana inşa edildiğini belirtti. İçerisinde holler, otel, alışveriş merkezi ve geniş otoparkların yer alacağı projenin Kartepe’yi dünyaya bağlayacak önemli bir vizyon işi olduğunu ifade etti. Kocaman, "Bu ne demek biliyor musunuz? Aslında dünya Kartepe’ye gelecek. Elbette Kocaeli’ye gelecek ama kimse kusura bakmasın Kartepe’ye de gelecek. Bütün dünya Kartepe’ye gelecek ve bu proje çok kararlı şekilde yapılıyor" ifadelerini kullandı. "Hastaneye laf etmeyin, hayatta yaptığınız hastane mi var?" Sağlık Bakanlığı’nın yatırım programında yer alan Kartepe Devlet Hastanesi sürecine de açıklık getiren Kocaman, şunları kaydetti: "Kartepe Devlet Hastanesi Bakanlığımızın yatırım programında yer alıyor. 150 yataklı olacak. Burası daha önce 4 kattı, tekrar yazı yazdılar ve ’Burayı 7 kat yapın’ dediler. Yaklaşık 20 dönümlük alanı 7 kat olarak düzenledik, meclis kararını aldık ve Sağlık Bakanlığı’na tahsis ettik. Sağlık tesis alanı olarak planlanan alanın imar işlemleri tamamlanarak tek parsel haline getirilmesi, inşaata engel şerh ve beyanların kaldırılması, üzerindeki yapıların temizlenerek inşaata hazır hale getirilmesi sürecini yürütüyoruz. Benim işim sataşmak değil, benim işim çalışmak. Ama birileri gidiyor, burada fotoğraf veriyor hastane diye. Ben de onlara diyorum ki, siz hastanenin asfaltını bile dökemezsiniz. Bırakın hastaneyle uğraşmayı, gidin bakın bunlar bu işleri nasıl yapıyor, nasıl başarıyor, nasıl çalışıyor diye öğrenin. Hastaneye laf etmeyin, hayatta yaptığınız hastane mi var? O yüzden biz hastanemizi yaparız. Hiç merak etmeyin, yetiştiririz, halkımızın kullanımına sunarız. Yolunu, asfaltını da biz sereriz, ondan sonra hep beraber kullanırız." "Muhtemel afette havalimanında bir sorun yaşansa 10 dakikada müdahale edebiliriz" Dağınık halde bulunan belediye müdürlüklerini (fen işleri, temizlik, park ve bahçeler) tek çatı altında topladıklarını belirten Kocaman, 54 bin metrekarelik alanda kurulan Ek Hizmet Binası’nın aynı zamanda bir "Afet Koordinasyon Merkezi" olarak tasarlandığını duyurdu. Kot olarak yüksek ve güvenli bir bölgede yer alan merkezin 6 bin metrekarelik kapalı alana sahip olduğunu ifade eden Başkan Kocaman, "Allah korusun muhtemel bir afet olduğunda, havalimanında bir sorun yaşansa 10 dakikada müdahale edebiliriz. Araçlarımız, ekiplerimiz, atölyelerimiz burada. Devletin bütün kurumlarının ihtiyaçlarını karşılayabilir, burada on binlerce insanı misafir edebiliriz. Yaklaşık 54 bin metrekare alanda fen işleri, park bahçeler, temizlik işleri, marangozhane ve kaynak atölyesi aynı merkezde hizmet veriyor. Bizim sahadaki gücümüz buradan geliyor" şeklinde konuştu.
Şırnak Milletvekili Tatar: ’’Türkiye umudun, adaletin ve mazlumların en gür sesidir" AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, dünyanın yaşadığı insanlık dramını gözler önüne serdi ve Türkiye’nin küresel adalet ile barış arayışındaki tarihi misyonunu anlattı. Milletvekili Arslan Tatar, Türkiye Büyük Millet Meclisinde yaptığı konuşmada, hem Türkiye’nin küresel vicdan rolünü hem de terörsüz Türkiye vizyonunu gündeme taşıdı. Tatar, ’’Adaletin sustuğu, vicdanın yara aldığı, mazlumların gözyaşının sessiz çığlıklara dönüştüğü bir çağdayız. Gazze’de çocuklar ölürken, Doğu Türkistan’da kimlikler silinirken, Afrika’da açlık olağan bir durum gibi sunulurken, insanlık kendi vicdanıyla imtihan edilmektedir. İşte böyle bir dünyada, sadece kendi sınırlarını değil, insanlığın onurunu da koruma iddiasında olan tek ülke Türkiye’dir. Dünya yeniden adalet, güven ve samimi kardeşlik arıyor. Kardeşlik bir tercih değil, zorunluluktur. Adalet bir seçenek değil, insanlığın temelidir. Türkiye, farklılıkları çatışma değil zenginlik olarak gören büyük bir medeniyetin mirasçısıdır. Türküyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Sünni’siyle, Alevi’siyle asırlardır bu topraklarda kardeşçe yaşayan bir milletiz. Terörsüz Türkiye hedefiyle verdiğimiz mücadele, bu kardeşliği kalıcı kılma iradesidir. Şırnak’ta, Hakkari’de, Diyarbakır’da bir zamanlar silah seslerinin yankılandığı dağlarda artık çocuklarımızın sesi yükseliyor. Analardan ağıt değil, umut yükseliyor. Terörün gölgesi çekilirken bölge, üretimin, kalkınmanın ve yeniden dirilişin merkezi haline geliyor. Organize sanayi bölgeleri, bereketli tarım arazileri, turizm potansiyeli ve artan istihdamla bu topraklar Türkiye’nin büyüme hikâyesinin en güçlü sayfalarından birini yazıyor. Türkiye kabuğunu kırmış bir ülkedir. Savunma sanayisinden enerjiye, diplomasiden insani yardıma kadar her alanda oyun kuran, denge sağlayan ve barış inşa eden bir güçtür. Karadeniz’de barışı konuşan da, Afrika’da su kuyusu açan da, mazlum coğrafyalara umut olan da Türkiye’dir" dedi. Milletvekili Tatar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyoner liderliğine vurgu yaparak, "Biz büyük bir milletiz. Hedefimiz sadece güçlü bir Türkiye değil, adil bir dünya inşa etmektir. Çünkü dünya beşten büyüktür ve Türkiye hakkın en gür sesidir. Bu topraklar nice badireler atlatmış bir milletin evidir. Ne yaşarsak yaşayalım birlikten, kardeşlikten ve aziz vatan sevgisinden asla vazgeçmeyeceğiz. Çünkü biz diz çökenlerden değil, tarih yazanlardanız’’ diye konuştu.