GENEL - 02 Mayıs 2012 Çarşamba 14:05

URFA İSOTU MİDE KANSERİNİ ÖNLÜYOR

A
A
A
URFA İSOTU MİDE KANSERİNİ ÖNLÜYOR

ISO 9000 ISO 9001 ve ISO 2000 patentini alan Urfa isotu (pul biber), mide kanseri olmak üzere birçok hastalığa iyi geliyor.
Şanlıurfa`da, Urfa isotu satıcısı Çerkez Korkmaz, özellikle Güneydoğu`da sofraların vazgeçilmezi olarak bilinen isotun, `Şanlıurfa İsot Evi` ile hem bilinirliğini artırdığını hem de Avrupa standartlarına yükseldiğini söyledi.
Şanlıurfa`da isot profesörü olarak anılan Çerkez Korkmaz, 2004 yılında kurduğu İsot Evi`ne ISO 9000 ve ISO 2000 patent tescil belgesi aldı. Böylelikle isotun kalitesinin AB standartlarına sahip olduğunu ifade eden Korkmaz, hakiki isotu kendilerinden başka hiç kimsenin üretmediğini kaydetti. 7 yıl önce faaliyete başladıklarını, yerli ve yabancı turistlerin yanı sıra Şanlıurfalılara da gerçek isotu sunmaya çalıştıklarını belirten Şanlıurfa İsot Evi`nin sahibi Çerkez Korkmaz, şöyle konuştu: "Aldığı tescil
belgesiyle isotu markalaştırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. İlimizin patentli isotunu satan tek yer olarak hizmet veriyoruz. Adım adım marka olma yolunda ilerleyen Şanlıurfa, adıyla özdeş olan isotuna da böylece marka oluşturdu. Bugüne kadar rahatsız olurum korkusuyla yemeyen kişilerin bile isot yemeye başlamasına vesile oluyorum. Şanlıurfa İsot Evi, açıldıktan sonra üç ayda isim yaptı, altı ayda nam saldı, bir yılda da şöhret oldu."
Yaptıkları ev isotunun mide kanserini önlediğini belirten Korkmaz, şunları söyledi: "Acı kırmızı biberde yoğun olarak bulunan alkaloit maddenin, kanser başta olmak üzere birçok sağlık sorununda olumlu etki yaptığı belirtildi. Bunun yanında ağrı kesici, iltihap çözücü etkiye sahip. Ayrıca, kırmızı biber, kolesterol düşürücü, mide asidini düzenleyici ve mikrop öldürücü etkilere sahip. Bilindiğinin aksine zayıflatıcı etki gösteriyor. ABD`de yapılan araştırmaya göre, kırmızı bibere acı etkisini veren madde
prostat kanseri hücrelerinin ölümüne neden oluyor. Bunun yanında, cilde yararlı, bulaşıcı hastalıklara karşı etkili, C vitamini açısından zengin, sindirimi kolaylaştırıcıdır. Vücuttaki aşırı yağ ve kolesterol birikiminin önlenmesini sağlar. İştah açar, idrar söktürür, kusmayı önler, ter atar. Romatizma, bademcik iltihabı, saç dökülmesi, boyun tutulması, bronşit ve soğuk algınlığını önler"
Üç çeşit isotun olduğunu anlatan Korkmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Siyah isot çiğköftelerde kullanılır. Mor dediğimiz isot Şanlıurfa halkının gündelik yemek ve lahmacun yapımlarında kullanılıyor. Kırmızı dediğimiz, Şanlıurfalı olmayıp gelen misafirlere hazırlanan yemeklerde kullanılır."
Bunların tamamen el yapımı göz nuru ürünler olduğunu anlatan Korkmaz, sözlerini şöyle tamamladı: "Yaklaşık 3 bin bayandan oluşan elemanımız, evde isotu, biber salçasını, domates salçasını hazırlıyor. Öncelikle kırmızı biberlerimiz tohumu çıkarılarak ikiye ayırtılıyor. Daha sonra evin çatı katı dediğimiz damın üzerinde, 15-20 gün boyunca güneşin altında kurutulması için bekletiliyor. 20 günün sonunda kurutulan biberler, bir bez çuvalının içine katılarak pul biber olana kadar tokmakla dövülüyor.
Böylelikle pul biber olarak tabir ettiğimiz ev yapımı isot meydana çıkıyor. Bunlar tamamen evde yapılan malzemelerdir. Kesinlikle fabrika ürünü değildir. Vatandaşlarımızın ev isotu ile fabrika isotunu ayırt etmesi gerekiyor. Bunu anlamak içinde fabrika isotu ile ev yapımı isotun tadına bakmalıdırlar. Eğer ev isotu daha acı ise, işte o gerçekten evde yapılmış isottur. Hakiki İsot Evi olarak, yurt içi ve yurt dışında paket servisi yapıyoruz."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Kartal Belediyesi’nden okullarda afet bilinci eğitimi Kartal Belediyesi, 1-7 Mart Deprem Haftası’nda ilçedeki okulları kapsayan büyük bir eğitim seferberliği başlattı. "Afet değil, tedbir kurtarır" ilkesiyle hareket eden Kartal Belediyesi, 44 okulda, yaklaşık 35 bin öğrenciye hem teorik hem de uygulamalı afet bilinci aşıladı. Kartal Belediyesi, deprem dirençli bir kent oluşturma vizyonu kapsamında çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü tarafından organize edilen program dahilinde, ilçe genelindeki 21 ortaokul ve 23 ilkokulda eş zamanlı eğitimler düzenlendi. Söz konusu eğitimlerden yaklaşık 35 bin öğrenci faydalandı. Afet Farkındalık Eğitimi kapsamında gerçekleştirilen çalışmalarda uzman ekipler, sınıfları ziyaret ederek öğrencilere temel afet bilincini aktardı. Deprem başta olmak üzere tüm acil durumlarda sergilenmesi gereken doğru davranış biçimleri, alınması gereken önlemler ve kriz anında yapılması gerekenler çocuklara kapsamlı bir şekilde anlatıldı. Eğitim süreci yalnızca teorik sunumlarla sınırlı kalmadı; öğrencilere dağıtılan afet ve acil durum bilgi kartları sayesinde, çocukların ihtiyaç duyabileceği hayati bilgilerin her an yanlarında olması sağlandı. Okullarda gerçeği aratmayan tatbikatlar yapıldı Eğitimin en önemli ayağını ise okullarda düzenlenen deprem tatbikatları oluşturdu. Öğrenciler, öğretmenler ve okul personelinin katılımıyla gerçekleştirilen tatbikatlarda, muhtemel bir sarsıntı anında yapılması gerekenler uygulamalı olarak tecrübe edildi. Tahliye planlarının başarıyla uygulandığı bu çalışmalarla, çocukların refleks kazanması ve kriz anını soğukkanlılıkla yönetebilmeleri hedeflendi. Afet bilinci eğitimi verilen okullarda ayrıca deprem tatbikatları da yapıldı. Düzenlenen tatbikatlarda öğrenciler, öğretmenler ve okul personeli muhtemel bir deprem anında nasıl hareket edilmesi gerektiğini uygulamalı olarak deneyimledi. Eğitim sürecini Başkan Gökhan Yüksel’in talimatları doğrultusunda yerinde takip eden Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürü Ozan Haydar Selmanpakoğlu, öğrencilerle bir araya gelerek yürütülen çalışmaları denetledi. Başkan Yüksel’in afet yönetimi konusundaki hassasiyetini ve "bilinçli toplum" hedefini sahada titizlikle hayata geçirdiklerini ifade eden Selmanpakoğlu, afetlere hazırlığın küçük yaşlarda kazanılan farkındalıkla başladığını ve bu eğitimlerin toplumsal dayanıklılığı güçlendirmede kilit rol oynadığını vurguladı. Kartal’da kesintisiz eğitim seferberliği Kartal Belediyesi, çocukların afetlere karşı daha hazırlıklı ve güvenli bireyler olarak yetişmesi amacıyla farkındalık çalışmalarına yıl boyunca devam edecek. İlçe genelinde yaygınlaştırılan söz konusu eğitimlerle, Kartallıların afetler karşısında daha bilinçli olması ve kentin afet direncinin en üst seviyeye çıkarılması hedefleniyor.
İstanbul Maltepe Belediye Başkanı Köymen’den "14 Mart" kutlaması Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla, belediyeye bağlı tıp merkezini ziyaret ederek doktor, hemşire ve personellerin bayramını kutladı. Personellerle tek tek ilgilenen ve taleplerini dinleyen Köymen, "Sunduğumuz bu hizmete verdiğiniz değerli katkılardan ötürü hepinize teşekkür ediyor, Tıp Bayramı’nızı kutluyorum" diye konuştu. Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, 14 Mart Tıp Bayramı öncesinde, Küçükyalı’daki belediyeye bağlı ‘Tıp Merkezi’ni ziyaret etti. Burada doktor, hemşire ve sağlık personelleriyle bir araya gelen Köymen, tıp bayramını kutladı. Başkan Köymen, "Sağlık alanında yaşanan problemler, bu alanda bizleri ikame etmeye zorluyor. Yerel yönetimlerin asli görevi olmamasına rağmen, bu alanda büyük bir boşluğu dolduruyoruz. Çünkü şunu görüyoruz ki büyük hastanelerde, acil durumlarda bile, insanların randevu alabilmeleri çoğu zaman mümkün olamıyor. Bu anlamda tıp merkezimiz bizler için çok değerli" dedi. "Vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına cevap vereceğiz" Son yıllarda, sosyal devletten uzaklaşılan bir ortamda verilen hizmetin değerli olduğuna dikkat çeken Köymen, "Sunduğumuz bu hizmetler, boyumuzu da aşan işler ama yine de insanların ihtiyaçlarına yanıt vermek gerekiyor. Yerelde, hiç değilse biz bunları yapabildiğimiz ölçüde yerine getirebilirsek, insanların hayatlarını bir nebze olsa da kolaylaştırıyoruz. Sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesiyle birlikte zengin ve yoksul grupların hizmetten yararlanmaları eşit olamıyor. Bu anlamda verdiğiniz hizmetler için hepinize tek tek teşekkür etmek istiyorum" şeklinde sözlerini sürdürdü. Teknolojiyle ilerleyen merkez Merkezle ilgili geri dönüşlerin olumlu olduğuna da değinen Başkan Köymen, "İnsanlar belediyeyi kendi evi gibi görüyor ve bütün hizmetlere erişimde her şeyin mükemmel olmasını istiyor. Bu anlamda sınırlarımızı ve verilen hizmetin boyutunun ne olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Ama bu bir güven duygusudur. Bu anlamda bu güven duygusunu oluşturduğunuz için minnettarım. Ayrıca bütün bu cihazlarımızın yenilenmesi de içeren teknolojinin merkezimizde kullanılmasının hizmet sunumundaki kalite açısından değerli katkıları oldu. Dışarıda tedaviye ihtiyacı olan, komşu ilçelerden gelen vatandaşlarımız da dahil olmak üzere, hiçbirine ayrım yapmadan samimiyetle hizmet sunulduğu için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, tekrar bayramınızı kutluyorum" ifadelerine yer verdi.