DÜNYA - 28 Şubat 2012 Salı 16:23

KARADENİZ: "EN GEÇ 25 MART`TA GÜÇLÜ BİR BAŞKAN VE YÖNETİM GELECEK"

A
A
A
KARADENİZ: "EN GEÇ 25 MART`TA GÜÇLÜ BİR BAŞKAN VE YÖNETİM GELECEK"

Beşiktaş Kulübü Başkan Vekili ve Divan Kurulu Başkanı Yalçın Karadeniz, geçici yönetim kurulu üyeleriyle birlikte basın açıklaması yaptı. Karadeniz, geçici yönetim kurulunun en geç 25 Mart’ta bütün camiayı kucaklayacak güçlü bir başkan ve yönetimi göreve getireceğini söyledi.
Beşiktaş Kulübü Başkan Vekili ve Divan Kurulu Başkanı Yalçın Karadeniz, geçici yönetim kurulu üyeleriyle birlikte basın açıklaması yaptı. Beşiktaş’ın Akaretler’deki kulüp binasından düzenlenen toplantıda yapılan açıklamada, geçici yönetim kurulunun en geç 25 Mart’ta bütün camiayı kucaklayacak güçlü bir başkan ve yönetimi göreve getireceği belirtildi.
Beşiktaş Kulübü Başkan Vekili ve Divan Kurulu Başkanı Yalçın Karadeniz, Yıldırım Demirören’in statü gereği başkanlıktan istifa ettiğini hatırlatarak, "Bilindiği gibi kulübümüzün Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Yıldırım Demirören; dün toplanan Futbol Federasyonu Genel Kurulu’nda, Futbol Federasyonu Başkanlığına seçilmiş, statü gereği, BJK Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden istifa etmiştir. Sayın Başkanın bu istifa kararı, dernek tüzüğümüz gereğince, Olağanüstü Seçimli Genel Kurul’a gidilmesi için
yeterli olmakla beraber, Sayın Başkan tarafından oluşturulan Yönetim Kurulu’nda görev alan arkadaşlarımız da, incelik ve nezaket göstererek bu görevlerinden istifa etmişlerdir. Dernek Tüzüğümüzün 27/E maddesinde, Başkan veya Yönetim Kurulu veya Başkan’la birlikte Yönetim Kurulu’nun istifa etmesi halinde, 1 ay içinde Olağanüstü Seçimli Genel Kurul Toplantısı’na gidileceğini ve bu süre içinde Divan Başkanlık Kurulu’nun, Yönetim Kurulu görevlerini yerine getirmekle yükümlü olduğunu hükme bağlamıştır. Divan
Başkanlık Kurulumuz, tüzüğümüzün yukarıda anılan maddesi uyarınca bugün itibariyle, bu görevi üstlenmiştir. Öncelikle, Sayın Yıldırım Demirören’e ve birlikte görev yaptığı Yönetim Kurulu üyelerimize, kulübümüze, bugüne kadar yaptıkları hizmetleri için teşekkürlerimizi, sağlık ve esenlik dileklerimizi sunuyoruz. Ayrıca, Türk Futbolu’nun önemli sorunlarla karşı karşıya bulunduğu bir dönemde Federasyon Başkanlığı görevini üstlenen eski Başkanımız Sayın Yıldırım Demirören’e üstün başarılar diliyoruz" dedi.
"CAMİAMIZ, AYRIŞMADAN, GRUPLAŞMADAN BİRLİK VE BERABERLİĞİNİ KORUYARAK VE PEKİŞTİREREK, BU ZOR SÜRECİ ATLATACAK BÜYÜKLÜKTE VE GÜÇTEDİR"
Yalçın Karedeniz, görevlerinden ayrılan kişilerin bundan sonraki dönemlerde her türlü katkı yapacağına inandığını ifade ederek, "Bugün, bir nöbet değişimi için görevlerinden ayrılan arkadaşlarımızın; Beşiktaş sevgisini ve heyecanını yaşayan her üyemiz gibi ihtiyaç duyulacak her türlü katkıyı yapmaktan kaçınmayacaklarını da biliyor ve umuyoruz. Derneğimizin en yetkili organı olan Genel Kurulumuz’un iradesini yansıtan tüzüğümüz hükümleri uyarınca görev alan Divan Başkanlık Kurulumuz’un, bugün için
öncelikli ve önemli görevi; 1 ay içinde yapılması gereken Olağanüstü Seçimli Genel Kurul Toplantısı’nı gerçekleştirmek ve böylece Genel Kurulumuz’un onayını almış yeni bir Yönetim Kurulu’nun oluşmasını sağlamaktır. Günlük hizmetler, hiçbir kesintiye uğramadan aynen sürdürülecektir. Kulübümüz uzun zamandan beri, başta maddi olmak üzere önemli sorunlar yaşadığı zor bir süreçten geçmektedir. Camiamız, ayrışmadan, gruplaşmadan birlik ve beraberliğini koruyarak ve pekiştirerek, bu zor süreci atlatacak
büyüklükte ve güçtedir. Sorumluluğunun ve sorunların bilincinde olan kulübümüzün en yetkili organı Genel Kurulumuz, en geç 25 Mart’ta, bütün camiamızı kucaklayacak güçlü bir Başkan ve Yönetimi göreve getirecektir" diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bodrum’da deniz çayırlarını korumak için proje başlatıldı Deniz Biyoloğu ve Sualtı Belgeselcisi Dr. Mert Gökalp, Bodrum’daki deniz çayırlarını korumak için "Yeşil Deniz Koruyucuları" adlı proje başlattıklarını söyledi. Eko Miras Derneği Kurucusu Deniz Biyoloğu Dr. Mert Gökalp, Bodrum çevresinde hayata geçirdiği Project Posidonia adlı çalışmayla kıyı ekosistemlerini tehdit eden yapılaşma tehdidi ve deniz çayırlarının önemi üzerine belgesel çekmiş, farkındalık çalışması yürütmüştü. Project Posidonia kapsamında "Bodrum Yarımadası Kıyıları ve Deniz Çayırları Analiz Raporu" da hazırlanarak, deniz çayırlarının tahribatı ortaya konuldu. Gökalp, tahrip olan çayırların yeniden yeşermesini sağlamak ve farkındalık çalışması yapmak için "Yeşil Deniz Koruyucuları-Green Rangers" adlı proje başlattıklarını duyurdu. Bugün Bodrum ODTÜ Mezunları Derneği’nde (BODTÜM) ilçede görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelen Dr. Gökalp, projeyle ilgili açıklamalarda bulundu. "Bodrum kıyılarının yüzde 50’si yapılaşmış" Bodrum’da deniz çayırlarının durumuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Gökalp, "Baktığımız zaman Bodrum’un yüzde 50’si kıyı anlamında yapılaşmış vaziyette ve önündeki deniz çayırları da bu yapılaşmanın etkisiyle direkt olarak veya endirekt olarak sökülmüş vaziyette. Ama bizim havadan yaptığımız analizler neticesinde gördük ki Bodrum’da ilk 10-15 metre içerisinde halen 2 bin 300 hektar deniz çayırı alanı var. Bunu deniz çayırlarının yaşadığı 40 metreye kadar koyarsak yaklaşık olarak 6 bin 500 hektar bir deniz çayırı alanı var. Bu alan ne sağlıyor biliyor musunuz bize? Bu alan oksijen sağlıyor, kıyıların korunmasını sağlıyor. Dalgaların enerjisinin azalmasını sağlıyor. Kumun çekilmemesini sağlıyor. Balıklara barınak sağlıyor, yavrulama alanı, üreme alanı sağlıyor. Birçok daha fazla etkisi var; karbon soğurulmasında, iklim değişikliğinde çok önemli birtakım etkileri var deniz çayırlarının. Şimdi bu elimizden alındığı zaman ne oluyor? Ekonomik olarak, ekolojik olarak kayıplar yaşıyoruz. Balıkçılığımız yavaş yavaş bitiyor aşırı balıkçılıkla beraber. Kirlilikle beraber denizlerin bereketi gidiyor, kimyası gidiyor. Siz zaten atıkları basıyorsunuz, bu deniz çayırları o atıkları da temizliyor, bakterileri ve virüsleri de temizliyor içerisinden. Turizm anlamında parlaklık azalıyor, yani görüş azalıyor. Deniz çayırı olmazsa eğer kirlilik anlamında partikül sayısı artıyor" dedi. Deniz çayırlarını korumanın turizmle doğrudan bağlantısı olduğunu dile getiren Gökalp, "E bu durumda ne yapmanız lazım? Sizin balığı korumak için, insanın yaşamını korumak için deniz çayırlarını korumanız gerekiyor. Bunu da nasıl yaparsınız? Koruma alanlarıyla yaparsınız. Bunu nasıl yaparsınız? İsterseniz 5 yıldızlı, 7 yıldızlı bir turizm tesisi olun, önünüzdeki deniz çayırlarını koruyarak yaparsınız. Çünkü bunu yapmazsanız 5-10 sene içerisinde, bunu bir bilim insanı olarak, belgeselci olarak söylüyorum, turizm tesisinize gelecek kimse kalmayacak. Neden? Ekoturizmi desteklemediğiniz için Yunanistan’daki, Hırvatistan’daki iyi, sorumlu, vicdanlı turizm sizi geçmiş olacak" diye konuştu. "Kaybı geriye getirme şansımız var" Deniz çayırlarını korumak ve bu konuda farkındalığı arttırmak için eğitim seferberliğinin bir üst noktaya ilerletilmesi gerektiğini anlatan Dr. Mert Gökalp, başlatılan projeye ilişkin şunları söyledi: "Bizim deniz koruyucuları yetiştirmemiz lazım. Yani denizinden, kıyısından, karasından, her tarafından sorumlu olan vicdanlı gençler, bilimciler, kamu personeli yetiştirmemiz lazım. Yani vatandaş olarak topluca korumak gerekiyor. Bunun için de biz ’Yeşil Deniz Koruyucuları-Green Rangers’ diye bir proje başlatıyoruz. Neden burada? Çünkü en fazla rantın olduğu yer, en fazla çatışmanın olduğu alan ama en fazla da potansiyelin olduğu alan. Çünkü sen bu deniz çayırını koruyabilirsen, eğer korumayı başarırsan çok ciddi potansiyeli var Bodrum’un. Bu giden kaybı geriye getirme şansımız var. Pozitif bakmalıyız her şeye. İşte bu Green Rangers ile beraber umarım bu kayıp alanlarda çayır restorasyonu yapacağız. Oradaki çayırları biraz daha geliştirmeye başlayacağız korumayla beraber. Çünkü koruma en önemli bölüm. Ardından hayalet ağlarını toplayacağız, plastikleri toplayacağız." Herkesi bu projeye katılmaya davet eden Dr. Mert Gökalp, şu çağrıyı yaptı; "Gelin Green Rangers olarak, Project Posidonia olarak, Bodrum ODTÜ Mezunları Derneği olarak, bu işe gönül vermiş insanlar olarak belediyemizle beraber, diğer STK’larla beraber, kurumlarla beraber gelin hep beraber ya bu işe bir el atalım. Beraber olalım; Türkiye’de hep ayrılır ya insanlar, ya biz birleşelim istiyorum. Gelen hep beraber şu işi bir değiştirelim. Çünkü eğer bunu yapmazsak 5 sene içerisinde, bakın en fazla 5 sene içerisinde Bodrum’un turizmi çökecek."