YEREL HABERLER - 28 Şubat 2012 Salı 17:54

MERSİN’İN BAŞARISI BİRLİKTELİKTEN GELİYOR

A
A
A
MERSİN’İN BAŞARISI BİRLİKTELİKTEN GELİYOR

Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Mersin’in ekonomik ve sosyal ölçekte Türkiye’ye örnek ve öncü sayılacak başarıyı tüm kurumlarla sağlanan birliktelikle elde etiğini belirterek, “İlimizde biz olabilmeye, birlikte hareket edebilmeye ve birlikte çözüm üretebilmeye gayret ediyoruz” dedi.
Vali Hasan Basri Güzeloğlu, Mersin Akdeniz Sanayici ve İşadamları Derneği (ASİAD) Yönetim Kurulu üyeleri ile bir araya geldi. ASİAD’ın, İl Emniyet Müdürlüğü arkasında bulunan yeni dernek binasına taşınması dolayısıyla gerçekleştirilen ziyarette konuşan Vali Güzeloğlu, Mersin’de tüm konularda işbirliği içinde tüm kurum ve kuruluşlarla dayanışma içinde konuları çözüme ulaştırmayı, sorunları aşmayı ve dayanışma içinde Mersin’i gelecekteki hedeflerine ulaştırmayı amaçladıklarını söyledi. Mersin’in ekonomik ve sosyal ölçekte Türkiye’ye örnek ve öncü sayılacak başarıyı bu birliktelikle elde ettiğine dikkat çeken Güzeloğlu, “İlimizde biz olabilmeyi, birlikte hareket edebilmeyi ve birlikte çözüm üretebilmeye gayret ediyoruz” dedi.
Mersin’in 2011 yılında büyük hedeflere işbirliği ve dayanışma ruhuyla ulaştığını vurgulayan Güzeloğlu, işsizlik konusunda ön sıralarda yer alan Mersin’in, 2011 yılı sonunda istihdamı en hızlı arttıran il olduğunu anımsattı. Güzeloğlu, “Dış ticarette İstanbul’dan sonra 1,3 milyon konteynır TEU ile Türkiye’nin en büyük dış ticaret yapılan 2’nci limanına sahip olan Mersin, vergi tahsilatı sıralamasında da ülkemizin 6’ncı büyük kentidir. Ülkemizin 2023 hedefine en büyük katkı sunan illerin başında gelen Mersin, reel sektörün temsilcisi, kurum ve kuruluşların ortak heyecan ve çabasıyla hedeflerine ulaşacaktır” diye konuştu.
Mersin ASİAD Başkanı Mehmet İlhan ise Çukurova Bölgesel Havaalanı’nın tamamlanması, Mersin-Antalya yolunun açılması ve 2013 Akdeniz Oyunları’nın ardından Mersin’in cazibesini daha da arttıracağını kaydetti. Mersin ASİAD olarak sosyal ve ekonomik projelere her zaman destek olacaklarının altını çizen İlhan, “Tüm kurumlarımızla istişare içinde olarak her şeyin en iyisini yapma gayreti içerisinde olacağız” ifadesini kullandı.
Güzeloğlu, konuşmaların ardından ASİAD Başkanı İlhan ile birlikte derneğin yeni yönetim binasını gezdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Mahallenin bakkal borcunu ödeyip, veresiye defterini yaktı Adanalı hayırsever, Ramazan Bayramı öncesi bir mahalledeki bakkalın veresiye defterinde kayıtlı 50 bin liralık borcun tamamını ödeyip veresiye defterini yaktı. Adana’nın merkez Yüreğir ilçesine bağlı 19 Mayıs Mahallesi’ne giden Ogün Abi Derneği Başkanı Ogün Sever Okur, yaklaşan Ramazan Bayramı öncesi mahalle bakkalındaki veresiye borçları kapatmak için harekete geçti. Bakkala giden Okur, hayırseverlerden aldığı yardımlarla mahallelinin veresiye borcunu ödemek istediğini söyledi. Okur, defterde yazan 50 bin liralık borcun tamamı için ödeme yaptı. Borçların kapatılmasının ardından veresiye defterini alan Okur, defteri yakarak mahalledeki vatandaşların borçtan kurtulduğunu söyledi. Ayrıca bakkal Rıdvan Ariç de iş yerinin girişine, "Hayırseverler tarafından bütün borçlar kapatılmıştır" yazısı asarak, tüm borcun ödendiğini duyurdu. Bakkal Rıdvan Ariç, "Mahallemizde ihtiyaç sahibi çok insan var. Bu nedenle veresiye borcu da çok oluyor. Borcun ödenmesi çok iyi oldu. Bize de can suyu oldu, toptancılara borcumuz vardı" dedi. Ogün Sever Okur ise, "Bugün 1 mahallenin daha yüzünü güldürdük. Kapı kapı, mahalle mahalle gezip borçları kapatmaya devam edeceğiz. Bugün Avusturya’dan gelen bir ağabeyimiz ile borçları kapattık. Ramazan ayı tabi ki paylaşım demektir. İnsanlar bu konuda çok duyarlı oldu. Her zaman hayatlara dokunmak anlamlı olacaktır" ifadelerini kullandı. Yardım yapmak için Avusturya’dan gelen Uğur Karapençe, "Bize Avusturya’da teslim edilen yardımlarla burada market borçları kapatıp ihtiyaç sahibi ailelere destek oluyoruz" diye konuştu.
Erzurum Bir diplomatik ricadan doğan teşebbüs: Erzurum’da İranlı çocuklar için mektep girişimi Osmanlı arşivlerinde yer alan dikkat çekici bir belge, Erzurum’un geç Osmanlı dönemindeki çok milletli ve çok kültürlü yapısına dair önemli bir ayrıntıyı gün yüzüne çıkardı. Belgeye göre, İranlı çocukların eğitimi amacıyla Erzurum’da bir mektep açılması yönünde resmî bir teşebbüste bulunulduğu ve bu mektebin eski kar-perdaz Mirza Ali Ekber’e ait bir hanede faaliyet göstermesinin planlandığı anlaşılıyor. Araştırmacı Taner Özdemir, arşiv kaydına göre söz konusu girişimin yalnızca yerel bir talep değil; İran sefiri tarafından Osmanlı Devleti’ne iletilen resmî bir rica üzerine gündeme geldiğini vurgulayarak, "İranlı ailelerin çocuklarının eğitim ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik bu talep, diplomatik kanallar aracılığıyla Osmanlı makamlarına ulaştırıldı. Talebin ardından konu, Osmanlı bürokrasisi içerisinde değerlendirmeye alınarak karşılanmaya çalışıldı. Bu çerçevede mesele, Erzurum Vilayeti tarafından ele alındı. Vilayet makamlarınca hazırlanan yazıda, mektep olarak kullanılması düşünülen hanenin fiziki durumu, kullanım amacı ve eğitim faaliyetlerine uygunluğu ayrıntılı biçimde değerlendirildi. Hazırlanan dosya, gerekli tahsisat ve açıklamalarla birlikte Maarif Nezareti’ne sunuldu. Yapılan incelemeler neticesinde, Mirza Ali Ekber’e ait hanenin okul olarak kullanılmasının mümkün olabileceği; ancak eğitim faaliyetlerinin Osmanlı Devleti’nin belirlediği usul ve nizamlara uygun şekilde yürütülmesi şartıyla ruhsat verilmesinin uygun olacağı bildirildi" dedi. Yabancı devletlerin diplomatik taleplerini dikkate alıyordu Belgede özellikle mektebin İranlı çocuklara yönelik olması planlanan bir eğitim kurumu olduğu vurgulandığını ifade eden Özdemir, sözlerine şöyle devam etti," Bu durum, Osmanlı Devleti’nin yabancı devletlerin diplomatik taleplerini dikkate aldığını; ancak bu talepleri mutlaka resmî izin, denetim ve eğitim mevzuatı çerçevesinde ele aldığını göstermektedir. Okulun idaresi, öğretim düzeni ve genel işleyişinin Maarif Nezareti’nin gözetimine bağlı olacağı, nizama aykırı herhangi bir uygulamaya müsaade edilmeyeceği de özellikle ifade edilmiştir" Bir Haneden Mektebe: Diplomatik Bir Talebin Şehir Hayatına Yansıması Belgenin en dikkat çekici yönlerinden birinin, diplomatik bir ricayla başlayan sürecin şehir içindeki özel bir hanenin mektebe dönüştürülmesi yönünde bir teşebbüs ortaya koyması olduğunu söyleyen Taner Özdemir, " Mektebin eski kar-perdaz Mirza Ali Ekber’e ait bir hanede açılmasının planlanması; Erzurum’da özel mülkiyet, ticaret, diplomasi ve eğitim alanlarının nasıl iç içe geçtiğini göstermesi bakımından önem taşımaktadır. Bu durum, şehirde yaşayan yabancı topluluklar ile Osmanlı idaresi arasındaki ilişkilerin yalnızca siyasî değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel boyutlar da taşıdığını ortaya koymaktadır" diye konuştu. Ticaret, diplomasi ve eğitim ekseninde Erzurum Araştırmacılara göre bu belge, Erzurum’un İran ile olan yoğun ticari ve diplomatik ilişkilerinin eğitim alanına da doğrudan yansıdığını gösteriyor. İran sefiri tarafından iletilen talebin değerlendirmeye alınması, Erzurum’un yalnızca bir sınır ve ticaret şehri değil; aynı zamanda uluslararası ilişkilerin yerel hayata yansıdığı bir merkez olduğunu ortaya koyuyor. İranlı ailelerin çocukları için bir mektep açma teşebbüsü, şehrin kozmopolit yapısının eğitim alanına da yansıdığını gösteriyor. Özdemir: "Bu belge diplomasinin gündelik hayata nasıl sirayet ettiğini gösteriyor" Belgeyi değerlendiren Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Taner Özdemir, arşiv kaydının yalnızca bir eğitim meselesini değil, aynı zamanda Osmanlı-İran ilişkilerinin yerel düzeydeki yansımalarını da ortaya koyduğunu vurgulayarak, şu ifadelere yer verdi: "Bu belge, İran sefiri tarafından Osmanlı Devleti’ne iletilen bir ricayla başlayan sürecin, Erzurum’da bir eğitim kurumu açılması yönündeki teşebbüse dönüşmesini göstermesi bakımından son derece kıymetlidir. Osmanlı Devleti, diplomatik talepleri dikkate alırken, bu talepleri mutlaka kendi hukukî ve idarî çerçevesi içinde değerlendirmiştir. İranlı çocuklar için açılması planlanan bu mektebin, eski kar-perdaz Mirza Ali Ekber’e ait bir hanede faaliyet göstermesinin düşünülmesi; Erzurum’un sosyal, ekonomik ve kültürel katmanlarının ne kadar iç içe geçtiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu tür belgeler, Erzurum tarihinin yalnızca yerel değil, aynı zamanda uluslararası bağlantısıyla birlikte ele alınması gerektiğini bizlere göstermektedir." Osmanlı arşivlerinden çıkan bu belge, Erzurum’un geçmişte çok milletli ve diplomatik boyutu olan bir eğitim hayatına zemin hazırlayan girişimlere sahne olduğunu ortaya koyarken; devletin yabancı topluluklara yönelik talepleri nasıl izin, denetim ve nizam çerçevesinde değerlendirdiğini de açık biçimde gözler önüne seriyor.