GENEL - 29 Şubat 2012 Çarşamba 09:51

ULUDAĞ`DA KAR KALINLIĞI 3 METRE 20 SANTİMETRE

A
A
A
ULUDAĞ`DA KAR KALINLIĞI 3 METRE 20 SANTİMETRE

Kış turizm merkezlerinden Uludağ’da kar kalınlığı 3 metre 20 santimetreye ulaştı.
İki gündür etkisini sürdüren kar yağışının ardından, sabah saatlerinde Uludağ’da kar kalınlığı 3 metre 20 santimetre olarak ölçüldü. Zirvede gece sıcaklık eksi 15 dereceye kadar düşerken, en son ölçülen sıcaklığın eksi 12 derece olduğu öğrenildi. Meteoroloji yetkilileri, kar yağışının cuma günü öğle saatlerine kadar aralıklarla süreceğini bildirdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Şehir uyurken ekipler sahada Kocaeli’de ekipler, trafik akışını olumsuz etkilememek amacıyla tüm şehir uykuda iken pek çok noktayı elden geçiriyor. Kentin farklı noktalarında tretuvar tamiratı, mazgal temizliği ve trafik güvenliği düzenlemeleri yapılıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Başiskele ilçesi Aydınkent Mahallesi Eşref Bitlis Caddesi’nde tretuvar tamiratı çalışmaları gece saatlerinde tamamlanarak vatandaşların kullanımına sundu. Yaya güvenliğini artırmak ve konforlu ulaşımı sağlamak amacıyla gerçekleştirilen çalışma kısa sürede sonuçlandırıldı. İzmit ilçesi İnönü Caddesi üzerinde yerinden çıkan demir delinatörlerin montajı yeniden yapılarak trafik güvenliği sağlandı. Yeşilova Mahallesi Gündoğdu Caddesi’nde ise mazgal temizliği çalışması gerçekleştirilerek yağmur suyu hatlarının sağlıklı şekilde çalışması güvence altına alındı. Ayrıca Prof. Dr. Baki Komsuoğlu Bulvarı’nda asfalt yama çalışması tamamlanarak sürüş konforu artırıldı. Derince’de asfalt yama çalışması Derince ilçesi Sırrıpaşa Mahallesi Vatan Caddesi’nde asfalt yama serim çalışması tamamlandı. Yol yüzeyindeki deformasyonlar giderilerek güvenli ve konforlu ulaşım sağlandı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ekipleri, vatandaşların günlük yaşamının aksamaması için birçok çalışmayı gece saatlerinde gerçekleştiriyor. Büyükşehir yetkilileri; daha güvenli yollar, daha konforlu kaldırımlar ve daha sağlam altyapı için çalışmaların planlı ve programlı şekilde devam edeceğini bildirdi.
İstanbul Damadının verdiği böbrekle yaşama tutundu: "Hayırlı damat’ diyorlar" Tekirdağ’da yaşayan 51 yaşındaki Recep Kurk, damadının verdiği böbrekle yaşama tutundu. 14 Mart Dünya Böbrek Sağlığı Günü’nde duygularını paylaşan Kurk, "Kızlarımızla testlere başladık, olmadı, damadımız verdi. Herkes şaşırdı ‘Aa damadı mı verdi?’, inanmayan insanlar oluyor. ‘Nasıl kabul etti?’ diyorlar. ‘Demek ki damat hayırlı damat, sen de hayırlı kayınpeder’ diyorlar. Başına gelmeyen anlamıyor, kalan organlarımı bağış yapmayı düşünüyorum" dedi. Damat Yalçın Taşçı ise "Eşim böbreğini verecekti onun uymadığı için ben seve seve verdim, evlendikten sonra o da sonuçta baban oluyor" dedi. Tekirdağ’ın Şarköy ilçesinde yaşayan, fırıncılık yapan 3 çocuk babası 51 yaşındaki Recep Kurk yıllar önce yaptırdığı tahlillerde böbreklerinde problem olduğunu öğrendi. Tedavi sürecine giren Kurk için zaman içinde diyaliz gerekliliği ortaya çıktı, nakil için donör aranmaya başladı. Bu süreçte ailesinde uygunluk sağlanamayınca Rize’de yaşayan, 2 yıl önce kızıyla hayatını birleştiren damadı 35 yaşındaki Yalçın Taşçı böbreğini verebileceğini söyledi. Yapılan testlerde de uyumlu olduğu, engel bir durum olmadığı anlaşılınca Biruni Üniversite Hastanesi’nde nakil için planlamalar yapıldı. Organ Nakil Merkezi Sorumlu Hekimi, Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Halil Erbiş ve ekibinin 19 Ocak’ta gerçekleştirdiği operasyonla damattan alınan böbrek kayınbabasına nakledildi. Başarıyla tamamlanan ameliyatla hem sağlık ekibi hem aile büyük mutluluk yaşadı. Operasyon sonrası kontrole gelen kayınbaba ve damat yaşadıklarını anlatırken Prof. Dr. Halil Erbiş, tedavi ve nakil sürecine ilişkin konuştu. Prof. Dr. Erbiş, 14 Mart Dünya Böbrek Sağlığı Günü dolayısıyla da önemli uyarılarda bulundu. "Demek ki hayırlı damat’ diyorlar" Yaşadıkları zorlu sürece ilişkin konuşan 51 yaşındaki Recep Kurk, "Pandemi döneminde korona oldum sonrasında anjiyo oldum. Bir enfeksiyon geçirdim, sonra böbrek rahatsızlığım ortaya çıktı. Son süreçte ya diyaliz ya nakil olma durumunu hocalarımız bize sundu. Nakile karar verdik, önce kızlarımızla testlere başladık. Olmadı, damadımız Yalçın Taşçı vermeye karar verdi. Biz de kendisine teşekkür ettik, mutlu olduk. Damat olmadan önce tanışıyorduk, arkadaş gibiydik. Damat oldu yine arkadaş gibiyiz, kızımla da öyleyim. Güzel de oldu, damat da ben de iyiyim. Beraber ameliyata girdik kızım ona, eşim de bana baktı. 10 gün yatışımız oldu, taburcu olduk. Her hafta kontrollerimize geliyoruz. İnsanların biraz daha duyarlı olması lazım. Başına gelmeyen insan anlamıyor. Çok insanlar var nakil bekliyor, kadavradan bekliyor, akrabalarından bulamıyor. Kalan organlarımı bağış yapmayı düşünüyorum. Herkes şaşırdı, ‘Aaa damadın mı verdi?’, halen daha diyorlar, inanmayan insanlar oluyor. ‘Nasıl verdi, nasıl kabul etti?’. İnsan tek böbrekle de yaşayabiliyor, çok insanlar var. ‘Demek ki damat hayırlı damat, sen de hayırlı kayın peder’ diyorlar" dedi. "Evlendikten sonra o da senin baban oluyor" Sürece ilişkin konuşan Kurk’un damadı 35 yaşındaki Yalçın Taşçı, "Evleneli 2 yıl oluyor, eşim böbreğini verecekti, onun uymadığı için ben devreye girdim. Seve seve verdim, fedakarlık. Bazı aile içi anlaşmazlık oluyor ama bizde olmadı. Eşimde kan grupları uymuyordu, çapraz nakil olacaktı. Benim uyuyordu, isteyerek de verdim. Sevinerek kabul etti, kendine dikkat etmesi lazım. Benim gibi tek börekli. Kayınpeder, evlendikten sonra o da sonuçta senin baban oluyor. Aynı kandan olmasanız bile kan grubunuz uyuyorsa düşünmeden verebilirsiniz. Organ bağışı yapmaktan korkmayın" dedi. "Bir insanın sağlığına kavuşması için faydalı olmak" Tedavi süreci hakkında konuşan Prof. Dr. Halil Erbiş, "Hastamıza tansiyon hastalığı da eklenince hızlı bir şekilde böbrek yetmezliğine doğru ilerledi artık nakil aşamasına gelmişti. Hastanemize başvurduğunda nakil olmasını önerdik ya da diyalize girmesi gerekirdi. Recep Bey nakil olmayı tercih etti. Kızı ‘Ben vermek istiyorum’ dedi ama tahlillerine baktığımızda protein kaçağı tespit ettik ve onu verici olmaktan eledik. Bu sırada damadı Yalçın Bey, kendisinin vermek istediğini, Recep Bey’in sağlığına kavuşması için bir faydası olacaksa seve seve yapacağını söyledi. Testlerinin uygun görülmesiyle ameliyat hazırlıklarına başladık ve hızlı bir şekilde gerçekleştirdik. En kısa sürede eski sağlığına kavuştu. Recep Bey ve Yalçın Bey’in arasında büyük bir sevgi vardı. Damadı kendi öz babası gibi Recep Bey’i seviyordu. Vermekte zorlanmadı, sadece gelin, damat şeklinde değil bir insanın sağlığına kavuşması için faydalı olmak, asıl önemli nokta bunu değerlendirmek lazım. Yalçın Bey de bu noktaya değindi ve çekinmedi. Kayınpederine böbreğini vermek isteyen günümüzde maalesef çok fazla çıkmıyor" şeklinde konuştu. "Birçok hastamız organ bekliyor, herkes Recep Bey gibi şanslı değil" Orhan bağışına yönelik konuşan Prof. Dr. Erbiş, "Toplumuzda insanlara organ bağışı yaptığında normal hayatına devam edeceğini anlatabilirsek, bağış oranlarımız daha yükselebilir. Nakil sonrası hastalarımızın öncelikle takiplerini sıkı yapması gerekiyor, vereceğimiz ilaçları düzenli olarak kullanmalı, aksatmamalı. Sağlığımıza her zaman dikkat etmemiz gerekiyor, böbreklerimizi korumamız gerekiyor. Günlük 1,5- 2 litre suyu mutlaka tüketmeliyiz. En azından yılda 1 kere bir sağlık merkezine gidip kan, idrar tahlili mutlaka yaptırmalıyız. Birçok hastamız Recep Bey gibi organ bekliyor, herkes Recep Bey gibi bir damat bulamıyor, şanslı değil. Toplum olarak kadavra bağışımızı bir zorluk değil insanların hayatlarını kurtarmamız için yapmamız gereken bir görev olarak bilmeliyiz" dedi.
İstanbul Zaferin 111’inci yılında, 5’i paralimpik 50 sporcu pedal çevirdi İstanbul Büyükçekmece’de, aralarında paralimpik 5 sporcunun da olduğu 50 bisikletçi, Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü için bu yıl 12’inci kez, Büyükçekmece’de Çanakkale’ye pedal çevirdi. Büyükçekmece Belediyesi tarafından bu yıl 12’nci kez organize edilen, Çanakkale Zaferi’nin anma etkinlikleri kapsamında 50 sporcu Büyükçekmece’den Çanakkale’ye pedal çevirmeye başladı. Aralarında 5 paralimpik bisikletçinin de bulunduğu anma programı etkinliği kapsamında bir araya gelen sporcuların iki gün sonra Çanakkale’ye varmaları bekleniyor. Etkinlik, sporcuların saygı duruşu ve İstiklal Marşı okuması ile başladı. Programa özel yapım bisikletiyle katılan bedensel engelli 28 yaşındaki sporcu Dilara Başaran, "1 buçuk yıldır lisanslı sürücüyüm. Büyükçekmece Belediyesi etkinliğinde yer verdikleri ve teşvik ettikleri için çok mutluyum. İnşallah devamı da gelir. Bu sporu bilmeden önce tekerlekli sandalyedeyken bir şeyleri başarabileceğimi asla düşünmüyordum. Ne zaman ki bu bisikletin üstüne oturdum sürmeye başladım, o zamandan bu yana mümkün olamayacak şeylerin mümkün olacağına inandım. O yüzden çok mutluyum. Bu yüzden bütün engelli arkadaşların bisiklete başlamasını tavsiye ediyorum. İtalya’da yapılıyor bu bisikletim. Türkiye’de henüz bu bisikletin yapımı yok. Ama ilerleyen süreçlerden bisikletin üretileceğine de inanıyorum. Çünkü çok iyi bisiklet markalarımız var. Yaklaşık 310 kilometrelik yolumuz var yavaş yavaş gideceğiz" dedi. Programında başlangıcını yapan Büyükçekmece Belediyesi Koordinatörü Gürhan Ozanoğlu, "Çok anlamlı bir günde bir aradayız. Çanakkale Zaferimizin 111’inci yılını kutluyoruz. 5 paralimpik sporcumuzun da dahil olduğu bu etkinlikte her yıl olduğu gibi 12 yıldan sürdürdüğümüz Çanakkale bisiklet turumuzda bu sabah 18 Mart anıtının önündeyiz. Bizim için çok anlamlı bir etkinlik bu etkinliğin başından beri destek veren belediye başkanımız Dr. Hasan Akgün’e teşekkür ediyoruz. 320 kilometre pedal çevirecek olan sporcularımıza bu anlamlı güne katkılarından dolayı şükranlarımızı sunuyoruz. Özgürlüğümüzün temeli 18 Mart, bizleri biz yapan ülkemizde özgürce yaşamamızı sağlayan bu anlamlı günde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve bütün şehitlerimiz olmak üzere herkese şükranlarımızı sunuyoruz" diye konuştu. Paralimpik sporculardan Abdulkadir Özoğlu, " Çok güzel bir organizasyon, orada şehitlerimizin anısına bulunmak buradan oraya pedallamak çok güzel. O duygu anlatılmaz yaşanılır. Herkesin orada olması gerekiyor. Normal insanlardan biraz fazla efor sarf etmem gerekiyor. Tek bacakla sürmem gerçekten zor ama bu zor olsa da bahaneleri geride bırakıp bir şeyler için çabalamak gerekiyor" şeklinde konuştu.
Balıkesir Ayvalık Kadın Oyunları Festivali altıncı kez perdelerini açtı Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde; Ayvalık Belediyesi’nin ev sahipliğinde bu yıl 6.sı düzenlenen Kadın Oyunları Festivali, Ayvalık’ın yeni kültür ve sanat noktası Rauf Denktaş Kültür Merkezi’nde tiyatro severlerle buluştu. 13 Mart Cuma akşamı sahnelenen "Gözbağcı" adlı oyunla açılışı yapılan festivalde; beş gün boyunca birbirinden değerli beş farklı kadın temalı oyunun, her akşam saat 21.00’de, "perde" diyeceği öğrenildi. Açılışı gecesinde konuşan Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, Ayvalık’ın kültür ve sanat yaşamına değer katan çok özel bir etkinlikten biri olan 6. Kadın Oyunları Festivali’nin açılışında tiyatro severlerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Türkiye’nin ve Avrupa’nın kadın temalı tek tiyatro festivali olma özelliğini taşıyan Kadın Oyunları Festivali, altıncı yılında da sanatın dönüştürücü gücünü Ayvalık’tan tüm ülkeye ve dünyaya ulaştırmayı sürdürdüğünü kaydeden Başkan Ergin, "13-17 Mart tarihleri arasında sahnelenecek birbirinden değerli oyunlarla, tiyatronun güçlü anlatım dili aracılığıyla kadınların hikâyelerini, mücadelelerini, umutlarını ve yaşam deneyimlerini birlikte paylaşılacağız. Festivalimiz boyunca Gözbağcı, Şairler Mezarlığı, Yalnız Başaklara Azgın Boğa, Sendrom ve Olga Maşa Irina - Yine Üç Kız Kardeş gibi önemli yapımları Ayvalıklı tiyatro severlerle buluşturacağız" dedi. Festival gelirlerinin bir kısmı kız çocuklarının eğitimine gidecek Her biri titiz bir değerlendirme sürecinin ardından seçilen oyunların, kadın temasının derinlikli ve nitelikli bir bakış açısıyla ele alındığını dile getiren Belediye Başkanı Mesut Ergin, "Bizler de Ayvalık Belediyesi olarak sanatı yalnızca izlenen bir etkinlik değil; düşünmeye, sorgulamaya ve toplumsal farkındalık oluşturmaya katkı sağlayan güçlü bir alan olarak görüyoruz. Bu festivalin en anlamlı yanlarından biri de yalnızca sahnede değil, hayatın içinde de iz bırakmasıdır. Her yıl festival gelirinin belirli bir bölümünün kız çocuklarının eğitim bursuna aktarılması, sanatın toplumsal dayanışmayla buluşmasının en güzel örneklerinden biridir. Sanatın ışığının genç kızlarımızın eğitim yolculuğunu aydınlatmasına katkı sağlamak bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. Festivalimizin uluslararası alanda da ilgi görmesi bizleri ayrıca mutlu ediyor. ABD’de John Hopkins Üniversitesi’nin yayımladığı Theatre Journal dergisinde festivalimize yer verilmesi, Ayvalık’ta doğan bu değerli sanat buluşmasının dünyada da dikkatle takip edildiğinin önemli bir göstergesidir." ifadelerini kullandı. "Sanatla, dayanışmayla ve umutla dolu bir festival olsun" Ayvalık’ın, tarihiyle, doğasıyla ve kültürel birikimiyle her zaman sanatın ve sanatçının yanında olduğunu vurgulayan Başkan Mesut Ergin, şöyle devam etti: "Biz de yerel yönetim olarak bu mirası büyütmeye, kenti yıl boyunca festivallerin, tiyatronun, müziğin ve sanatın merkezi haline getirmeye kararlılıkla devam ediyoruz. Bu değerli organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen başta Festival Direktörü Hasan Aldemir olmak üzere tüm sanatçılarımıza, organizasyon ekibine, destek veren kurum ve kuruluşlara ve elbette festivalimizi sahiplenen siz değerli sanatseverlere gönülden teşekkür ediyorum. Sanatla, dayanışmayla ve umutla dolu bir festival diliyorum."