YEREL HABERLER - 01 Mart 2012 Perşembe 11:28

EN İYİ İŞBİRLİĞİNİ GELİŞTİREN OKUL 30 BİN TL ÖDÜLÜN SAHİBİ OLACAK

A
A
A
EN İYİ İŞBİRLİĞİNİ GELİŞTİREN OKUL 30 BİN TL ÖDÜLÜN SAHİBİ OLACAK

Türkiye’nin dört bir yanında Meslek Lisesi Memleket Projesi’nin (MLMM) ulaştığı 264 okulu kapsayan yarışmada bu yıl özel sektör ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliklerini teşvik eden en iyi projenin sahibi okula 30 bin TL başarı ödülü verilecek.
2006 yılında Milli Eğitim Bakanlığı ile imzaladığı protokol ile Meslek Lisesi Memleket Meselesi Projesi’ni (MLMM) hayata geçiren Koç Holding, proje kapsamında 2008 yılından bu yana her yıl öğrencilere yönelik bir proje yarışması düzenliyor. MLMM bursiyerlerine; özgüven, sorumlu vatandaşlık, proje geliştirme ve yaratıcı düşünce, ekip çalışması ve girişimcilik ruhu kazandırılmak istenen MLMM Proje Yarışmaları, 2011-2012 dönemi itibariyle, okul-işletme işbirliklerinin yaygınlaştırılmasını ve geliştirilmesini teşvik amacıyla MLMM projesinin ulaştığı 264 okul arasında düzenleniyor.
Birinci olarak belirlenen proje sahibi okula 30 bin TL başarı ödülünün verileceği yarışmasının okul – işletme işbirliği modeline yönelmesine dikkat çeken Koç Holding Dış İlişkiler ve Kurumsal Sosyal Sorumluluk Koordinatörü Aylin Gezgüç, “Bugüne kadar MLMM projesi kapsamında 81 ildeki 264 okulda 8 bin öğrenciye burs, staj ihtiyacı olan öğrencilerin yüzde 80’ine topluluk bünyesinde staj imkanı sağlandı. Öte yandan bu yıl proje yarışmamız ile de dikkat çektiğimiz gibi MLMM projesi ile öğrencilerin eğitimlerine katkı sağlaması için Fiat (Tofaş), Ford Otosan, Tüpraş, Türk Traktör, Arçelik şirketlerimizin desteği ile okullarımıza laboratuvarlar kuruldu. MLMM projesi ile topluluk şirketlerimizin mesleki eğitim ve istihdam köprüsünü güçlendirmesini gururla izliyoruz” dedi.
Aylin Gezgüç, MLMM Proje Yarışması’nın 2008 yılından itibaren MLMM bursiyerlerinin kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak amacıyla yapılmaya başladığını hatırlattı. Aylin Gezgüç gelinen noktada bu modelin; burs, müfredat, laboratuvar, staj, kişisel ve mesleki gelişim ve istihdam desteği gibi bileşenleri ile ‘Okul-İşletme İşbirliği Modeli’ adını aldığını söyledi. Gezgüç, bu yapılanmanın temelinde mesleki eğitim veren okullar ile işletmeler arasında sektörel bazda işbirlikleri geliştirerek, eğitim ve iş dünyası arasında köprülerin kurulması yattığına dikkat çekti. Aylin Gezgüç yarışma ile MLMM Projesi kapsamındaki okullarda; yerel mesleki ihtiyaçların çözümüne yönelik, öğrencilere yeni mesleki ve kişisel gelişim imkanları sağlayacak, sürdürülebilir işbirliklerinin teşvik edilmesini hedeflediklerini aktardı. Gezgüç, Koç Holding’in ‘MLMM Projesi kapsamında bu modelin, kurumsal, sektörel ve politika düzeylerinde yaygınlaştırılması için çalışmalarını sürdürdüğünü sözlerine ekledi.
OKULLAR EN AZ BİR ŞİRKET, MESLEK ÖRGÜTÜ VEYA SİVİL TOPLUM KURULUŞUNU PROJESİNE DAHİL EDECEK
MLMM Proje Yarışması’nda okullardan beklenen temel kriterlere de değinen Aylin Gezgüç, yarışmada, mesleki eğitimin kalitesini artırmak üzere okullar tarafından geliştirilmiş (tamamlanmış veya uygulama halindeki) örnek işbirlikleri ile başvuru yapılması gerektiğine dikkat çekti. Projelerin en geç 31 Mart 2012 tarihine kadar başlatılmış olması gerektiğini belirten Aylin Gezgüç; okulların, yarışmaya en az bir şirket, sivil toplum kuruluşu, meslek örgütü, ticaret odası ve benzeri yapı ile geliştirdikleri projelerle katılabileceklerini açıkladı. Aylin Gezgüç: “Projeler, MLMM’den esinlenerek hazırlanan ‘Meslek Eğitiminde Okul/İşletme İşbirliği Rehberi’nde yer alan birleşenlerden en az birini kapsamalıdır” dedi.
Aylin Gezgüç, yarışma kapsamında KOBİ’ler ile okullar arasındaki işbirliklerinin teşvik edilmesi amacıyla bu ölçekte şirketler ile yapılan işbirliklerinin ek puan sağlayacağını sözlerine ekledi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Uzungöl’e ‘Kış Festivali’ dopingi Trabzon’un önemli turizm merkezlerinden Uzungöl, 23-25 Ocak 2026 tarihlerinde ilk kez düzenlenecek Uzungöl Kış Festivali ile turizmde yeni bir döneme hazırlanıyor. Konserlerden kayak pistine, gösterilerden yöresel lezzetlere kadar birçok etkinlik yer alacağı festivalde 6 bin 161 kişinin katılımıyla rekor horon denemesi yapılacak. Trabzon’da ilk kez düzenlenecek olan Uzungöl Kış Festivali, 23-25 Ocak 2026 tarihleri arasında doğa, kültür ve eğlenceyi bir araya getirecek. Uzungöl’de üç gün sürecek festivalde katılımcılar kış sporları, yöresel lezzetler ve kültürel etkinlikler sunulacak. Etkinlikler kapsamında ayrıca 6 bin 161 kişinin katılımıyla rekor horon denemesi yapılacak. Festival öncesi bölgede turizm hareketliliği de başladı. Organizasyon kapsamında otellerde sabit fiyat uygulamasına geçilirken, konaklama tesislerindeki doluluk oranlarının yüzde 50-55 seviyelerine ulaştı. Uzungöl’ün kış turizmi potansiyelini artırması hedeflenen festivalin, bölge ekonomisine ve tanıtımına önemli katkı sağlaması bekleniyor. Uzungöl Kış Festivali Komite Başkanı Yavuz İnan, çok yoğun bir katılımın olacağını belirterek hazırlıkların sürdüğünü söyledi. Uzungöl için yıllardır böyle bir festivalin beklendiğini kaydeden İnan, "Uzungöl için böyle bir festival bekleniyordu onun için çok önemsiyoruz. Çok güzel bir festival ile insanlara o bekledikleri festivalin cevabını vereceğiz. Festivalde yerel ve ulusal sanatçılarımız olacak. Bu isimler katılımcılar için sürpriz olacak. İnsanlar doyasıya eğlenecek. DJ performansları ve geniş katılımlı bir horon rekoru denememiz olacak. 61 bin 160 kişilik bir horon halkası denemesi yapacağız. İnşallah bir ilk olacak. Festivalde gölde su jeti gösterileri ve çocuklara yönelik gösterimiz olacak. 260 metrelik bir kayak pisti olacak. İstiyoruz ki herkes şambrellerini alsın gelsin. Heyecanlı ve uzun soluklu bir etkinlik olmasını istiyoruz. Ücretsiz yemek hizmetimiz olacak. Beklenen bir festivalin karşılığını inşallah güzel bir şekilde karşılık vereceğiz" dedi. 30 bin kişilik bir katılım beklentisi olduğunu vurgulayan İnan, "Festivale gelecek misafirlerimize otoparklar ücretsiz olacak. Otel fiyatlarında da sabit fiyatlar belirledik. İnsanların bütçelerine uygun bir festival hayal ettik. Kontrollü bir şekilde trafik akışı sağlanacak. Festivale katılım sayısını 30 bin kişi olarak hesapladık. Devlet yetkililerinin desteğiyle trafik ve otopark konularında sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyoruz. Yoğun kar olmasına karşın Ulaştırma ve Altyapımızı Bakanımız ile görüştük. Bu konuda yardımcı olacaklar. Yollarımız açık olacak" ifadelerini kullandı.
Hatay Annesinin yanındayken duvarın üzerindeki telefonu çaldı Hatay’da duvarın üzerindeki telefonu fark eden anne ve çocuğun, telefonu çaldığı anlar kameraya yansıdı. Çalınan telefonda rahmetli babasının ve evladının anıları olduğunu ifade eden Fulya Kaya, annesinin yanındayken çocuğun telefonu çaldığını belirterek, "Benim oğlum yapsa utanırım ve yerin dibine girerdim" dedi. Antakya ilçesi Küçükdalyan Mahallesi’nde yaşayan Fulya Kaya’nın çocuğu telefonu duvarın üzerine bırakarak arkadaşlarıyla oynamaya başladı. Bir süre sokakta gezinen kadın ve çocuk, bir süre sonra duvarın üzerinde bulunan cep telefonunu alarak olay yerinden uzaklaştı. Evladının telefonunun kaybolduğunu söylemesinin ardından Kaya, sokağın kamera kayıtlarını inceledi. Sokağın kameralarını inceleyen Kaya; annenin, yanında bulunan evladına duvarın üzerinde bulunan telefonu çaldırdığını gördü. Telefonun anne ve çocuğu tarafından alınması üzerine polis ekiplerini arayarak şikayette bulundu. Görüntülerde; Kaya’nın aracıyla ilgilendiği ve oğlunun top oynadığı esnada sokağa giren anne ve çocuğun, duvarın üzerindeki telefonu fark edip çaldığı anlar kameraya yansıdı. Telefonda rahmetli babasının ve çocuklarının anıları olduğunu ifade eden Fulya Kaya, çocuğun annesinin yanındayken telefonu çaldığını belirterek duruma üzüldüğünü söyledi. "Telefonda rahmetli babamın fotoğrafları ve çocuklarımın anıları vardı, annenin yanında çocuğun bu şekilde yapması gerçekten çok yanlıştı" Rahmetli babasının ve evladının anılarının olduğu telefonu annesinin yanındayken çocuğun çaldığını ifade eden Fulya Kaya, "Telefon oğlumundu, ben komşudan geliyordum. Arabadan ekmek kırıntılarını koyuyordum. Sonra anne ve oğul, etrafa bakarak geliyorlardı. Bu kadın niye bu kadar etrafa bakıyor diye şüphelenmiştim. Sanırım kadın keşfe gelmişti. Öyle gidince ben de gittiğini düşündüm. Sonra ben içeriye girdiğim esnada anne ve oğul telefonu çalmış. Oğlum da telefonu oraya koyup top oynuyordu. Benim haberim yoktu, haberim olsaydı oradan alırdım. Şimdi çocuk o tarafa doğru giderken benim içeriye girmemi beklediler. İçeriye girdiğim esnada telefonu alıp kaçtılar. Annesinin yanındayken telefonu çaldı. Polise de verdim ve şikayet ettim. Bir sonuç çıkmasını bekliyoruz. Bu olayın yaşanması doğru değil. Telefon önemli değil, burası müstakil bir sokak ve herkes elini koluna sallayarak giremiyor. İnsanlar çok cüretkar oldu. Bir çocuğunun annesinin yanında böyle yapması çok kötü bit şeydi. Çocuklarımıza kötü örnek oldu. Samsung A23 telefonu 3 yıl önce 3 bin 500 TL satın aldık, oğlum 2 gündür telefonu olmadığı için ağlıyor. Aslında telefon önemli değil de içindekiler önemli. Telefonda rahmetli babamın fotoğrafları, çocuklarımın anılarımız vardı. Annenin yanında çocuğun bu şekilde yapması gerçekten çok yanlıştı. Benim oğlum yapsa utanırım ve yerin dibine girerdim" ifadelerini kullandı.
Hatay Annesi telef olan kuzuya şefkatle yaklaşan aile, Karabaş’ı biberonla besliyor Hatay’da annesi telefon olan kuzuyu sahiplenen ve ’Karabaş’ ismini veren amca ve yeğen, biberonla besledikleri kuzuyu bir an olsun yanlarından ayırmıyorlar. Amca ve yeğeni takip eden Karabaş’a gelen satın alma teklifleriyse geri çevriliyor. Antakya ilçesi Bitiren Mahallesi’nde yaşayan Hakan Atay, kaynakçılık ve tesisatçılık yaparak geçimini sağlıyor. Yeğeni Asu Atay’ın kendisinde kuzu istemesi üzerine Atay, arkadaşının çiftliğinden annesi telef olan bir kuzuyu aldı. Kuzuyu yeğeniyle birlikte bir bebek gibi besleyen Atay, ‘çocuk gibi bakıyoruz’ dediği kuzuya ‘Karabaş’ ismi verildi. Atay’ın kaynakçılık yaptığı iş yerinin neşesi olan Altay ve yeğeni, Karabaş’ı bir an olsun yanından ayırmıyor. Güzelliğiyle görenleri mest eden Karabaş’a gelen satın alma tekliflerini ret eden Atay, çok sevdiklerini söyledi. "Bu kuzu bizim çocuğumuz gibi bakıyoruz, sürekli yeğenim ve benim yanımda durur" Annesi ölen kuzuyu çiftlikten alarak bebek gibi baktıklarını ifade eden kaynakçı Hakan Atay, "Ben kaynakçılık ve tesisatçılık yapıyorum. Benim yeğenim bir kuzu istedi. Benim arkadaşa söyledim ve o da bana getirdi. Kuzu da bize alıştı, süt ve her şeyi veriyoruz. Kuzuya çocuğumuz gibi bakıyoruz, beni hiç bırakmaz. Sürekli yeğenim ve benim yanımda durur, nereye gitsem gelir. Annesi ölmüştü ve bizde yanımıza aldık. Genelde süt ve mama veriyoruz, biberonla besliyoruz. Yoldan geçenler kuzuyu gördüklerinde bana satıyor musun diye soruyorlar ama bende satmıyorum diyorum. Küçük kuzumuzun adı ‘Karabaş’. Biz çok seviyoruz. Bizimle aynı ve çocuk gibi bakıyoruz" dedi. "Küçük kuzunun adı Karabaş, kuzuya süt ve yem veriyoruz" Annesi ölen kuzuyu biberonla besleyen Asu Atay, "Ben 10 yaşındayım. Küçük kuzunun adı Karabaş. Kuzuya süt ve yem veriyoruz. Biberonla süt içiriyorum. Karabaşı seviyorum" ifadelerini kullandı.