YEREL HABERLER - 08 Mart 2012 Perşembe 15:27

`ERKEKLİK İSTİSNAİ BİR DURUMDUR` FOTOĞRAF SERGİSİ AÇILDI

A
A
A
`ERKEKLİK İSTİSNAİ BİR DURUMDUR` FOTOĞRAF SERGİSİ AÇILDI

Toplum Gönüllüleri Vakfı (TGV) Nazilli Şubesi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde ’Erkeklik istisnai bir durumdur’ isimli fotoğraf sergisi açtı. Adnan Menderes Üniversitesi (ADU) Nazilli Kampusunda eğitim gören TGV gönüllü üyesi öğrencilerinin hazırladığı sergi Lütfi Selek Kültür Merkezinde bir gün süreyle açık kalan sergi büyük ilgi gördü.
Sergiyi organize eden üniversite öğrencilerinden Murat Kemaloğlu ve Selcan Güler, amaçlarının kadının toplumdaki yerine farklı bir bakış getirmek olduğunu ifade ederek "Toplum Gönüllüsü Gençler olarak erkeği egemen ve güç sahibi hale getiren değer yargılarını yıkmak, bu eşitsizliğe de ’Erkeklik İstisnai Bir Durumdur’ fotoğraf sergisi ile dur, topluma da bu konuda ’düşün’ demek istiyoruz" dediler.
“35 ŞEHİRDE 165 NOKTADA 10 BİNLERE ULAŞTIK”
Bu yıl kuruluşunun 10. yılını kutlayan Toplum Gönüllüleri Vakfı’nın 4. kez düzenlediği "Erkeklik İstisnai Bir Durumdur" fotoğraf sergisi ile toplumsal cinsiyet rollerine ve ataerkil toplumsal cinsiyet rolleri altında ezilen kadınlara dikkat çekmeyi amaçladıklarını ifade eden Selcan Güler; "İlk kez 8 Mart 2009 tarihinde Toplum Gönüllüsü Gençler tarafından hayata geçirilen proje, geçen 3 yıl içinde, Türkiye’nin 35 farklı şehrinde 165 noktada 10 binlerce insana ulaştı. Sergi ayrıca Türkiye ile eş zamanlı olarak Romanya’da da açıldı. Fiziksel sergilerle birlikte de tüm dünyaya ulaşacak. Sergideki fotoğraflarla Dünya Kadınlar Günü’nde kadınların toplumdaki yerine farklı bir noktadan bakıyoruz. Din, etnik özellikler, yerel kültürel unsurlar, ekonomi, siyaset gibi birçok bileşen tarafından etkilenen toplumsal cinsiyet rolleri kadınların ve erkeklerin nasıl yaşayacaklarına karar veriyor. Ortak dünya kültürü tarafından oluşturulan bu roller, kendi ’doğal’ gelişimi sonucunda-sürecinde kadınları sosyal hayattan ve sokaktan soyutluyor, erkeği egemen ve güç sahibi hale getiriyor. Sergideki amacımız; toplum gönüllüsü gençler olarak erkeği egemen ve güç sahibi hale getiren değer yargılarını yıkmak, bu eşitsizliğe de ’Erkeklik İstisnai Bir Durumdur’ fotoğraf sergisi ile dur, topluma da bu konuda ’düşün’ demek istiyoruz" dedi.
“BU TANIM BİR GERÇEKLİK ÜZERİNE KURULU”
Birkaç yıldır toplumsal cinsiyet çalışmaları yaptıklarını ifade eden Murat Kemaloğlu da; "Amacımız özellikle ve öncelikle bahsettiğimiz toplumsal cinsiyet rollerinden en çok etkilenen ve dezavantajlı konuma gelen kadınların da var olduğunu, haklarının olduğunu dile getirmek. Bu roller sadece kadınları değil, erkekleri de eziyor. Erkeklerin mecbur kaldıkları maço, erkeksi yaşam şekli onların istemeden de olsa sert, otoriter, şiddet yanlısı olmalarına neden oluyor. Erkeklik İstisnai Bir Durumdur söylemi ilk bakışta çok iddialı ve tahrik edici. Ancak bu tanım bir gerçeklik üzerine kurulu. Ortalama gündelik hayatında arkadaşlarıyla siyaset konuşan, sadece eve ekmek getiren bir erkeğin eşi rahatsızlandığında çamaşır asarken projeyi başlatan gence ilham olmasının hikayesi. Toplumsal erkek rollerinin dışına sadece istisnai durumlarda çıkan, yeri geldiğinde ağlayan, yeri geldiğinde yemek yapan, yeri geldiğinde temizlik yapan ama bunların kadınlara ait işler olduğunu söyleyen erkeklerin hikayesi. Peki bu işleri yaparak hayatı paylaşmaya hep istisnai durumlar mı gerekliydi? Aslında erkekler istisnai durumlarda erkekliklerinden vazgeçiyorlardı ve her zaman yapılmayan işleri, her zaman diyemedikleri sözleri diyebiliyorlardı. O zaman erkeklik de istisnai bir durumdur” dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Gaziantep’te gençlere küresel teknoloji eğitimi GASMEK ile Huawei iş birliğinde başlatılan ICT programı, uzaktan eğitim modeliyle gençleri uluslararası iş gücüne hazırlayacak. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı GASMEK, teknoloji alanında yeni bir eğitim programını hayata geçiriyor. Huawei ICT Academy iş birliğiyle başlatılan program, gençleri geleceğin mesleklerine hazırlamayı hedefliyor. Küresel müfredatla eğitim Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Eğitim, Gençlik ve Spor Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülecek program kapsamında, Huawei’nin küresel standartlara uygun ICT müfredatı uygulanacak. Eğitimler tamamen uzaktan modelle gerçekleştirilecek. Program, katılımcılara mekandan bağımsız şekilde eğitim alma fırsatı sunacak. Uzaktan eğitim altyapısıyla farklı yaş ve kesimlerden bireylerin programa erişimi kolaylaştırılacak. Uluslararası kariyere açılan kapı Eğitimi tamamlayan katılımcılar, edindikleri bilgi ve becerilerle küresel iş gücü piyasasında yer bulabilecek donanıma ulaşacak. Program, uluslararası geçerliliğe sahip içerikleriyle dikkat çekiyor. Esnek ve erişilebilir yapısıyla program, eğitimde fırsat eşitliğinin artırılmasına katkı sunmayı hedefliyor. Teknolojiye erişimin yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Dijital dönüşüme destek GASMEK ile Huawei iş birliğinde başlatılan eğitim programı, Gaziantep’in dijital dönüşüm sürecine katkı sunarken, gençlerin teknoloji alanında yetkin bireyler olarak yetişmesini amaçlıyor.
Van Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı: "Cumhuriyet tarihindeki 10 kadın valinin 9’u Cumhurbaşkanımızın döneminde atandı" İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, kadın valilerin olmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncü bir rolü olduğuna dikkat çekerek, "100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihimizde görev yapan 10 kadın valinin 9’u, Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde atanmıştır" dedi. İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, bir dizi temasta bulunmak üzere geldiği Van’da, Van YYÜ Cengiz Andiç Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansa katıldı. "28 Şubat’tan Türkiye Yüzyılına" başlığıyla gerçekleştirilen programda konuşan Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, Türkiye’nin yakın siyasi tarihi ve gelecek vizyonu üzerine değerlendirmelerde bulundu. "2013’ten beri Türkiye’de kamusal alanda başörtüsü serbest" Programda bir konuşma yapan İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, 2013 yılındaki başörtüsü serbestisinin kadın hakları açısından bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, "28 Şubat’ı konuşmak demek aslında sadece 28 Şubat’la hiçbir şey başlamadı ve bitmedi. Biliyorsunuz, o zaman Cumhurbaşkanımız 1994’te ilk defa İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti. Aslında yine 28 Şubat’ın devamı sürecinde, Ziya Gökalp’in şiirini okuduğu için hapis cezası alması ve hapishanede bulunması süreci yaşandı. Sonrasında yine bir manşet var ki benim hiç unutamadığım; ’Muhtar bile olamaz’ manşetleri, çünkü kendisine siyasi yasak gelmişti. Türkiye yakın tarihinde, şu an baktığımızda ’Gerçekten bunlar yaşandı mı?’ diyebileceğimiz olaylar yaşadı. Ben bile 28 Şubat ya da 15 Temmuz’la ilgili, kendi hayatımızla ilgili konuşmaya davet edildiğimde diyorum ki; ’Ya gerçekten bunlar yaşandı mı?’ Üstelik bunlar çok uzak zamanlar da değil. Hafızamızı tazelediğimiz zaman; düşünün ki, 2013’ten beri Türkiye’de kamusal alanda başörtüsü serbest. 2013 çok yakın bir zaman. Allah’ın izniyle artık kendi kimliğimize, kendi inancımıza uygun bir şekilde, 2013 yılından itibaren Türkiye’deki tüm kadınlar; eğitimlerine, istidatlarına ve ilgilerine göre her türlü makamda bulunabiliyorlar" diye konuştu. "Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde 9 kadın vali atanıyor" Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kadın valilerin görev sürelerine değinen Yiğitbaşı, "Şu ana kadar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 10 kadın vali görev yaptı. 100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihimizde Lale Aytaman ilk kadın validir. Lale Aytaman’dan sonra 20 yıl boyunca yeniden atama yapılmıyor ve Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde bu 9 kadın vali atanıyor. Yani bu sayıya da Cumhurbaşkanımızın başbakan ve cumhurbaşkanı olduğu dönemlerde ulaşılmış oluyor. Birileri; ’Kadınlar eve kapatılacak, araba kullanabilecek mi, şeriat mı geliyor?’ derken; ben diyorum ki, Türkiye tarihinde 10 kadın valinin olmasında Cumhurbaşkanımızın çok önemli, öncü bir rolü var" şeklinde konuştu. "28 Şubat, ’asrın felaketi’ dediğimiz depremin kat kat fazlası zarar verdi" Darbelerin ekonomik boyutu konusunda bilgi veren Yiğitbaşı, "Aslında bu uzun bir süreç, uzun bir yürüyüştü. Ne yazık ki acı dönemler yaşandı. ’Artık 2000’li yıllardayız, bu ülkede bir daha darbe olamaz, bunlar geride kaldı’ diye düşündüğümüz yıllarda, gözümüzün önünde bir darbe girişimi yaşandı. Bunları gençlerimiz de artık hatırlıyordur diye tahmin ediyorum. Bu da yine Amerika ile ortak hareket eden ve dini sömüren bir grubun; ülkemize, meclisimize, insanlarımıza helikopterlerden, tanklardan ateş açmasıyla 252 şehidimizin olduğu bir darbe girişimiydi. Darbeler konuşulurken ekonomik maliyetleri de unutmamak lazım. Eski Meclis Başkanımız İsmail Kahraman’ın yaptığı bir açıklama var; 28 Şubat darbesinin toplam maliyeti yaklaşık 400 milyar dolar. Yakın dönemde, 2023’te 6 Şubat depremlerini yaşadık. Bu depremlerin Türkiye’ye maliyeti 104 milyar dolar. Yani 28 Şubat öyle bir süreci getirdi ki, ’asrın felaketi’ dediğimiz depremin kat kat fazlası zarar verdi. 28 Şubat sürecinden sonra hükümet düştü, koalisyonlar geldi, bankaların içi boşaltıldı, enflasyon yükseldi. Burada vesayet sistemiyle birlikte, kolay yoldan para kazanmaya alışmış belli sermaye gruplarının etkisini ve darbelerin ekonomiye olan bu negatif etkisini de ifade etmek lazım" dedi. Van Valisi Ozan Balcı, Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Tümgeneral Ünsal Bulut, Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mücahit Avkıran, İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu, akademisyenler ve çok sayıda öğrencinin katıldığı program, soru-cevap etabının ardından sona erdi.
Van Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı: "Cumhuriyet tarihindeki 10 kadın valinin 9’u Cumhurbaşkanımızın döneminde atandı" İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, kadın valilerin olmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncü bir rolü olduğuna dikkat çekerek, "100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihimizde görev yapan 10 kadın valinin 9’u, Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde atanmıştır" dedi. İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, bir dizi temaslarda bulunmak üzere geldiği Van’da, Van YYÜ Cengiz Andiç Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansa katıldı. "28 Şubat’tan Türkiye Yüzyılına" başlığıyla gerçekleştirilen programda konuşan Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, Türkiye’nin yakın siyasi tarihi ve gelecek vizyonu üzerine değerlendirmelerde bulundu. "2013’ten beri Türkiye’de kamusal alanda başörtüsü serbest" Programda bir konuşma yapan İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, 2013 yılındaki başörtüsü serbestisinin kadın hakları açısından bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, "28 Şubat’ı konuşmak demek aslında sadece 28 Şubat’la hiçbir şey başlamadı ve bitmedi. Biliyorsunuz, o zaman Cumhurbaşkanımız 1994’te ilk defa İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti. Aslında yine 28 Şubat’ın devamı sürecinde, Ziya Gökalp’in şiirini okuduğu için hapis cezası alması ve hapishanede bulunması süreci yaşandı. Sonrasında yine bir manşet var ki benim hiç unutamadığım; ’Muhtar bile olamaz’ manşetleri, çünkü kendisine siyasi yasak gelmişti. Türkiye yakın tarihinde, şu an baktığımızda ’Gerçekten bunlar yaşandı mı?’ diyebileceğimiz olaylar yaşadı. Ben bile 28 Şubat ya da 15 Temmuz’la ilgili, kendi hayatımızla ilgili konuşmaya davet edildiğimde diyorum ki; ’Ya gerçekten bunlar yaşandı mı?’ Üstelik bunlar çok uzak zamanlar da değil. Hafızamızı tazelediğimiz zaman; düşünün ki, 2013’ten beri Türkiye’de kamusal alanda başörtüsü serbest. 2013 çok yakın bir zaman. Allah’ın izniyle artık kendi kimliğimize, kendi inancımıza uygun bir şekilde, 2013 yılından itibaren Türkiye’deki tüm kadınlar; eğitimlerine, istidatlarına ve ilgilerine göre her türlü makamda bulunabiliyorlar" diye konuştu. "Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde 9 kadın vali atanıyor" Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kadın valilerin görev sürelerine değinen Yiğitbaşı, "Şu ana kadar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 10 kadın vali görev yaptı. 100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihimizde Lale Aytaman ilk kadın validir. Lale Aytaman’dan sonra 20 yıl boyunca yeniden atama yapılmıyor ve Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde bu 9 kadın vali atanıyor. Yani bu sayıya da Cumhurbaşkanımızın başbakan ve cumhurbaşkanı olduğu dönemlerde ulaşılmış oluyor. Birileri; ’Kadınlar eve kapatılacak, araba kullanabilecek mi, şeriat mı geliyor?’ derken; ben diyorum ki, Türkiye tarihinde 10 kadın valinin olmasında Cumhurbaşkanımızın çok önemli, öncü bir rolü var" şeklinde konuştu. "28 Şubat, ’asrın felaketi’ dediğimiz depremin kat kat fazlası zarar verdi" Darbelerin ekonomik boyutu konusunda bilgi veren Yiğitbaşı, "Aslında bu uzun bir süreç, uzun bir yürüyüştü. Ne yazık ki acı dönemler yaşandı. ’Artık 2000’li yıllardayız, bu ülkede bir daha darbe olamaz, bunlar geride kaldı’ diye düşündüğümüz yıllarda, gözümüzün önünde bir darbe girişimi yaşandı. Bunları gençlerimiz de artık hatırlıyordur diye tahmin ediyorum. Bu da yine Amerika ile ortak hareket eden ve dini sömüren bir grubun; ülkemize, meclisimize, insanlarımıza helikopterlerden, tanklardan ateş açmasıyla 252 şehidimizin olduğu bir darbe girişimiydi. Darbeler konuşulurken ekonomik maliyetleri de unutmamak lazım. Eski Meclis Başkanımız İsmail Kahraman’ın yaptığı bir açıklama var; 28 Şubat darbesinin toplam maliyeti yaklaşık 400 milyar dolar. Yakın dönemde, 2023’te 6 Şubat depremlerini yaşadık. Bu depremlerin Türkiye’ye maliyeti 104 milyar dolar. Yani 28 Şubat öyle bir süreci getirdi ki, ’asrın felaketi’ dediğimiz depremin kat kat fazlası zarar verdi. 28 Şubat sürecinden sonra hükümet düştü, koalisyonlar geldi, bankaların içi boşaltıldı, enflasyon yükseldi. Burada vesayet sistemiyle birlikte, kolay yoldan para kazanmaya alışmış belli sermaye gruplarının etkisini ve darbelerin ekonomiye olan bu negatif etkisini de ifade etmek lazım" dedi. Van Valisi Ozan Balcı, Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Tümgeneral Ünsal Bulut, Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mücahit Avkıran, İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu, akademisyenler ve çok sayıda öğrencinin katıldığı program, soru-cevap etabının ardından sona erdi. (YS-MSA-Y)