GENEL - 09 Mart 2012 Cuma 12:32

EŞİNİ VE KIZINI BÖBREK YETMEZLİĞİNDEN KAYBETTİ, OĞLU NAKİLLE HAYATA DÖNDÜ

A
A
A
EŞİNİ VE KIZINI BÖBREK YETMEZLİĞİNDEN KAYBETTİ, OĞLU NAKİLLE HAYATA DÖNDÜ

Eşini ve kızını böbrek yetmezliği nedeniyle kaybeden Aynur Özgür, oğlunun da böbrek hastası olduğunu öğrenince dünya başına yıkıldı. Bir yıldır diyalize giren ve bulunan böbrekle hayata bağlanan Tanju ve anne Aynur Özgür, böbreği bağışlayan aileyi ziyaret etti.
Eşinin ardından kızını da aynı hastalık nedeniyle kaybeden Aynur Özgür, 3 ay sonra 29 yaşındaki oğlu Tanju Özgür’ün de böbrek hastası olduğunu öğrendi. Böbrek yetmezliği için Tanju Özgür’ü Edirne’deki Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesine getiren anne Aynur Özgür, yapılan testlerin ardından oğluna vermek istediği böbreği uygun görülmedi. Hastanede son 1 yıldır diyaliz cihazına bağlanan Tanju Özgür’ün tedavisi sırasında Edirne’de geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını kaybeden 59 yaşındaki Zeki
Çalışkan’ın geçen 27 Şubat günü beyin ölümü gerçekleşti. Eşi Necmiye Çalışkan tarafından bağışlanan böbrekleri, nakil bekleyen hastalara umut oldu. Böbrek yetmezliği nedeniyle diyalize giren ve yıllardır nakil bekleyen 11 hasta, hastaneye çağrılarak kan ve doku uyumu için inceleme alındı.
Yapılan testlerin ardından Zeki Çalışkan’ın aile tarafından bağışlanan bir böbreği 1 yıldır nakil bekleyen Tanju Özgür’e Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Transplantasyon Ünitesi’nde nakledildi. Yaklaşık 2 hafta hastanede gözetim altında tutulan Tanju Özgür, dün hastaneden taburcu edildi. Hastaneden çıktığı gibi böbreği bağışlanan Zeki Çalışkan’ın işyerine giden Tanju ve annesi Aynur Özgür, Necmiye Çalışkan’a teşekkür ederek elini öptü.
Böbrek hastalığı nedeniyle bu kez de oğlunu kaybetmek istemediğini ifade eden anne Aynur Özgür şunları söyledi:
"Biz Bulgaristan’da yaşarken eşimi genç yaşta böbrek hastalığı yüzünden kaybettim. Daha sonra kızım ve oğlum ile Türkiye’ye geldim. Burada da kızım böbrek hastalığına yakalandı. 4 yıl mücadele ettik ama o zaman nakil olamadığı için 2010 yılında onu da kaybettim. Yıllardır aynı hastalıktan oğlumu kaybetme korkusu yaşıyordum. Oğlumun da hasta olduğunu öğrenince ne yapacağımı şaşırdım. Hemen Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesine geldik. Benim yaşım 46 hastalıklarımdan dolayı böbreğimi oğluma
veremedim. Tedavi sırasında hastanede bir kişinin beyin ölümü olmuş böbreklerini bağışlamış. Bizden de doku ve kan örnekleri aldılar. Sonra oğluma uyumlu olduğunu öğrenince hemen ameliyatla nakil oldu. Şimdi hastaneden taburcu oluyor, o kadar mutluyum ki anlatamam. Bize organı bağlayanlara çok teşekkür ederim. Onlar bizim birer akrabamız oldu. Eşim ve kızımdan sonra oğlumu da böbrek yüzünden kaybetmek istemiyorum"
Diyaliz cihazına bir daha bağlanmayacağı için çok mutlu olduğunu ifade eden Tanju Özgür ise babası ve kız kardeşi gibi böbrek yetmezliği hastalığına yakalandığından bu yana çok korku yaşadığını söyledi. Bir yıldır diyalize bağlı olarak yaşamak zorunda olduğunu belirten Özgür, "Bu hastalığa yakalandığımı öğrenince annem çok üzüldü. Ben babamı ve kız kardeşimi bu hastalık yüzünden kaybettim. Hastaneye tedavi için geldiğimizde Zeki Çalışkan’ın ailesi tarafından bağışlanan böbrek olduğunu öğrendik. Tabi
sırada 15 yıldır bekleyenler vardı ama böbrek bana uyum sağladı. Şimdi tedavim tamamlandı ve taburcu oluyorum. Bu hastalıktan ölmeyeceğim çok mutluyum. Organı bağışlayan Çalışkan ailesine çok teşekkür ederim, ben artık onların da oğluyum. Şuanda güvenlik görevlisi olarak çalışıyorum, nişanlıyım ve yaza düğün yaparak evlenmek istiyorum" diye konuştu.
Hastaneden taburcu olduktan sonra ziyaretine gelen Aynur ve oğlu Tanju Özgür’ü kabul eden Zeki Çalışkan’ın eşi Necmiye Çalışkan eşinin bir anda öldüğüne hala inanamadığını söyledi. Organ bağışladığı için pişman olmadığını ifade eden Çalışkan, "Eşim bir anda öldü, ne olduğunu bile anlamadık. Daha sonra organlarını bağışladım ve en az 3 kişiye hayat oldu. Bizim canımız yandı, başkalarının ki acımasın istedik. Onlarda beni unutmadı ziyaretime geldi, sağ olsunlar" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Erzurum’da bir ayda 167 bin şahıs ve 26 bin 812 araç sorgulandı Erzurum’da polisin Ocak ayı içinde yürüttüğü asayiş çalışmaları ve denetimler kapsamında 286 uygulama, 167 bin şahıs ve 26 bin 812 araç sorgulandı. Polisin yaptığı uygulamalar neticesinde çeşitli suçlardan aranan şahıslar yakalanarak adli makamlara sevk edildi. Yapılan GBT sorgulamaları ve operasyonel çalışmalar neticesinde; 660 bakaya şahıs, 144 ifadeye yönelik aranan şahıs, 138 adet 0-5 yıl arası hapis cezası bulunan şahıs, 22 adet 5-10 yıl arası hapis cezası bulunan şahıs, 6 adet 10-20 yıl arası hapis cezası bulunan şahıs, 1 adet 20 yıl ve üzeri hapis cezası bulunan şahıs olmak üzere toplamda aranan ve hapis cezası olan çok sayıda şahıs yakalandı. Denetim Ve Önleyici Hizmetleri Polis ekiplerinin huzur ve güven ortamının tesisi amacıyla; bin 411 umuma açık iş yeri denetlendi, bin 411 park ve bahçe kontrol edildi, bin 996 metruk bina titizlikle incelendi, 692 araca trafik ve asayiş yönünden cezai işlem uygulandı. Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan çalışmalarda çok sayıda materyal de muhafaza altına alındı. Operasyonlarda 10 adet tabanca, 7 adet av tüfeği, 1 adet kurusıkı tabanca, 40 adet bıçak, 84 adet fişek, 81 narkotik operasyonu kapsamında; 87,796 gram uyuşturucu madde ve 5 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Eğitim Ve Bilgilendirici Faaliyetleri Asayiş Şube Müdürlüğü Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirliği personeli alışveriş merkezleri ve pazar yerleri olmak üzere halkın yoğun olarak bulunduğu yerlerde 10 farklı tarihte stant açıldı. Aziziye Kaymakamlığına bağlı ADEM-1 (Aziziye) merkezinde, Erzurum Büyükşehir Belediyesine bağlı ESMEK Prof. Dr. Ç Muammer Yaylalı Bilgi Evi (Yunus Emre Mahallesi), Yakutiye Kaymakamlığına bağlı ADEM-2 merkezinde, Yakutiye Kaymakamlığına bağlı ADEM-3 merkezinde olmak üzere toplam bin 275 kadın vatandaşla görüşüldü. Bin 33 broşür dağıtıldı, Aile İçi Şiddetle Mücadele Eğitimi verildi ve akabinde KADES uygulaması hakkında bilgilendirme yapıldı.
Erzurum Erzurum’da çatılardan sarkan dev buz sarkıtları tehlike oluşturuyor Erzurum’da çatılardan sarkan buz sarkıtlarının oluşturduğu tehlike güvenlik kameralarına yansırken, Avukat Selçuk Yıldız kış aylarında çatılardan sarkan buzlardan kaynaklanan maddi ve manevi zararların hukuki sorumluluğunun bina sahiplerine ait olduğunu dile getirdi. Erzurum’da yoğun kar yağışı sonrası çatılarda biriken kar kütleleri ve sarkan buzlar tehlike oluşturuyor. Yakutiye ilçesinde kaldırımda yürüyen bir kadın, çatıdan düşen buz kütlesinin altında kalmaktan son anda kurtuldu. Bir araç sürücü de düşen kar kütlesinin altında kalmaktan saniyelerle kurtuldu. Kamyonetten eşya boşaltan esnaf çatıdan düşen kar kütlesinden kıl payı kurtulurken, araç zarar gördü. Yol kenarında park halindeki otomobilin üzerine düşen kar kütlesi de aracı hurdaya çevirdi. Uzmanlar, vatandaşları hem can hem de mal güvenliği konusunda dikkatli olmaya davet etti. "Bina maliki tazminat yükümlülüğüyle karşı karşıya" Kış aylarında düşük sıcaklıklar ve yoğun kar yağışları nedeniyle binaların çatılarında buz sarkıtlarının oluşmasının yaygın bir durum olduğunu belirten Arabulucu Avukat Selçuk Yıldız, "Bu buzlar, düşerek maddi hasara veya yaralanmalara sebep olabilmektedir. Bu tür olaylar neticesinde ortaya çıkan zararların hukuki sorumluluğunun tespiti, Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve genel hukuk prensipleri çerçevesinde ele alınmaktadır. Özellikle kış aylarında buz sarkıtlarının oluşmasını engellemek için şu önlemler alınmalıdır: Çatıların kar ve buzdan temizlenmesi, yağmur suyu tahliye sistemlerinin düzenli kontrol edilmesi, çatı yalıtımında bozulma olup olmadığının incelenmesi, çevrede yaşayanların güvenliğini sağlamak için uyarı levhaları ve bariyerlerin kullanılması. Eğer malikin bu yükümlülükleri yerine getirmediği ve zarar bu nedenle meydana geldiği tespit edilirse, bina maliki tazminat yükümlülüğüyle karşı karşıya kalacaktır" dedi. Çatı temizliği ve güvenlik şeritlerinin çekilmesi Yıldız, buz sarkıtlarının önlenmesi için bina malikleri ve yöneticilerin düzenli bakım yaptırması gerektiğini vurgulayarak, "Özellikle kar yağışı sonrası çatı temizliği ve güvenlik şeritlerinin çekilmesi gibi önlemler alınmalıdır. Bu tedbirler alınmadığı takdirde meydana gelen zarardan dolayı sorumluluk doğacaktır. Kış aylarında çatılardan düşen buzlar nedeniyle meydana gelen zararlar, özellikle bina malikleri ve yöneticiler açısından hukuki sorumluluk doğurabilmektedir. TBK ve diğer ilgili mevzuat çerçevesinde zararın oluşumunda ihmali olan tarafların kusurları araştırılarak, maddi ve manevi tazminat talepleri değerlendirilmektedir. Bu anlamda bina sahiplerinin ve yönetimlerinin düzenli bakım ve önleyici tedbirler alarak, muhtemel hukuki sorumluluk riskini minimize etmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu.