POLİTİKA - 12 Mart 2012 Pazartesi 12:52

MHP`NİN `4+4+4 YOK HÜKMÜNDEDİR, KOMİSYON KALDIĞI YERDEN ÇALIŞMAYA BAŞLASIN` TALEBİ

A
A
A
MHP`NİN `4+4+4 YOK HÜKMÜNDEDİR, KOMİSYON KALDIĞI YERDEN ÇALIŞMAYA BAŞLASIN` TALEBİ

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, dün kavgalı geçen Milli Eğitim Komisyonu’nda kabul edilen 12 yıllık zorunlu eğitimle ilgili toplantının yok hükmünde olduğunu ve komisyonun çalışmalarına kaldığı yerden devam etmesi talebini TBMM Başkanı Cemil Çiçek’e ilettiklerini, Çiçek’in de İçtüzük ve anayasal olanakları araştıracağını söylediğini aktardı.
MHP Grup başkanvekilleri Mehmet Şandır ve Oktay Vural, TBMM Milli Eğitim Komisyonu üyeleri Özcan Yeniçeri, Zuhal Topçu ve MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, TBMM Başkanı Cemil Çiçek ile bu sabah yaptıkları görüşmenin ardından basın toplantısı düzenledi. Şandır, dün Milli Eğitim Komisyonu’nda yaşananlarla ilgili olarak Meclis Başkanı Cemil Çiçek’i ziyaret ettiklerini belirterek, gazetecilere yapılan muameleyi şiddetle kınadıklarını söyledi. Dünkü komisyon
toplantısında İçtüzük ihlali yapıldığını belirten Şandır, "Bu görüşmelerin yok sayılması, kalındığı yerden tekrar devam edilmesi gerekmektedir. Israr edildiği takdirde bu kanunu MHP olarak biz, ’hukuk dışı, meşruiyeti tartışılır’ bir kanun teklifi olarak değerlendireceğiz, komisyonun raporunu da yok hükmünde sayacağız" dedi.
"PARMAKLARINI KULLANAMAYANLAR, YUMRUKLARINI KULLANMIŞTIR"
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da, yaralanan gazetecilere geçmiş olsun dileklerini ileterek, "İşte sizin manşetlere taşıdığınız, ’ileri demokrasi’, ’yeni Türkiye’ işte böyle bir Türkiye. Bu ileri demokraside basın susturulabilir, milli egemenlik tahakküm altına alınabilir, her an izlenebilirsiniz, her an dinlenebilirsiniz, bir gün gelir yandaşlarınız sizin kandaşınız olmaya başlar, sizin muhalifiniz olmaya başlar. Böyle bir Türkiye yaşıyoruz, böyle bir Türkiye yakışmıyor bu millete" diye konuştu.
Dün milletin iradesiyle önerge vererek kanunun değiştirilmesini isteyecek MHP’li vekillere söz hakkı verilmediğini belirten Vural, "Doğrudan milli egemenlik gasp edilmiştir, şiddet kullanarak gasp edilmiştir. Çoğunluk iradesi parmaklarını kullanamayanlar, o gün orada yumruğunu kullanmıştır. Ve milletvekillerimizin hazırladıkları önergeler maalesef işleme alınmamıştır. Bu yönüyle bakıldığı zaman, bizim için bu komisyon toplantısı yok hükmündedir. Böyle bir toplantıda, milletvekillerimizin katılması, söz
hakkını kullanması, önergelerle değiştirme hakkı fiilen engellenmiştir" şeklinde konuştu.
TCK’NİN 311. MADDESİ
Türk Ceza Kanunu’nun 311. maddesinde ’Cebir ve şiddet kullanarak TBMM’nin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılırlar’ hükmünün yer aldığına işaret eden Vural, şöyle devam etti:
"Bugün cebir ve şiddet kullanarak milletvekillerimizin görevini yapması engellenmiştir. Buna izin vermemiz mümkün değildir, herkes haddini bilsin. MHP olarak milletvekillerimizin bu yetkilerini her zaman, her yerde kullandırtmaya da kararlı olduğumuzu bilmelerini istiyorum. Bu bakımdan, bu komisyonda kabul edilen kanun teklifi, Sayın Meclis Başkanına da ilettik, bizim için kesinlikle yok hükmündedir. Egemenliğe ve millet iradesine darbe vurmuşlardır. Söyleyecek sözü olmayanlar, milletvekillerimizin
vereceği önergeden korkanlar, sözlerden korkanlar, getirdikleri kanun teklifini savunacak yüreği olmayanlar milletvekillerimizi susturmuşlardır, hem de cebir ve şiddet kullanarak susturmuşlardır."
"KOMİSYON RAPORU GERİ ÇEKİLSİN"
TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve Komisyon Başkanı Nabi Avcı’ya çağrıda bulunan Vural, "Bu komisyon raporu usulüne, esasına uygun değildir, yok hükmündedir. Yok hükmünde olan bir kanun teklifiyle ilgili raporun geçmiş olmasını kabul etmemiz mümkün değildir. Çağrımız, bu raporun geri çekilmesi, komisyon çalışmalarının yeniden başlaması, usulüne uygun devam ederek, milletin iradesinin komisyonda tesis edilmesi, aynı zamanda ihtisas komisyonunda gerekli katkıları yaparak bu konuyla ilgili vatandaşlarımızın
hakkını, hukukunu korumaya, tercihlerini ifade etmeye uygun bir zemin hazırlanmasıdır" dedi.
Milletin komisyon toplantılarında ne olup bittiğini öğrenme hakkı olduğunu belirten Vural, "Bu hakkı sizi dışarı çıkararak, darp ederek susturmak isteyenlere karşı bir zamanlar sizler ’basın susturulamaz’ diyordunuz. Bugün basın da susturuluyor, çoğunluk iradesi de cebir ve şiddet kullanarak bizi susturmaya çalışıyor, ama biz pabuç bırakmayız, bunları çok gördük. Mehter Marşı ile MHP sıralarına gelip, İzmir Marşı ile nasıl vukuatla, nasıl hasarla geriye döndüklerini de biliyoruz" diye konuştu.
Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in kendilerine cevabının ne olduğuna ilişkin bir soru üzerine Şandır, dün yaşananları bütün açıklığıyla anlattıklarını belirterek, "Endişelerimizi de ifade ettik. Yarını bugünden öngörmek mecburiyetindeyiz. Bunun Genel Kurul çalışmaları var. Bu gelişmenin Meclis’in diğer çalışmalara da yansıması var. Bunun tarihteki örneklerini de ifade ederek, bu gelişmelerin kötüye gittiğini, TBMM ve millete yakışmadığını, bir tedbir alınması gerektiğini ifade ettik. Meclis Başkanı, ortaya
koyduğumuz talebin, yani dünkü komisyon çalışmalarının yok sayılmasını, eğer ’kanun geçmiştir’ hükmüne bağlı olarak bir rapor yapacaklarsa bunu yok sayacağımızı ve bu kanunu gayrı meşru ilan edeceğimizi ifade ettik. Meclis Başkanı İçtüzük’te, Anayasa’da, hukukta, teamüllerde, bu talebimizin yerini araştıracaklarını, inceleyeceklerini ve değerlendireceklerini ifade ettil ’fdştır. Bu yönüyle bakıldığı zaman, bizim içier. Sayın Meclis Başkanının bu noktadaki çalışmalarını bekleyeceğiz" dedi.
Şandır, Meclis Başkanı Çiçek’in de bu gelişmelerden son derece rahatsız olduğunu gördüklerini dile getirdi.
"20 DAKİKADA 20 MADDE GEÇTİ"
Şandır, dün iktidarın bu kanunu çıkartmak kararında olduğunu ve yaklaşık 20 maddenin 20 dakikada geçtiğini belirterek, normal koşullarda ise bir günde 2 maddenin geçtiğini söyledi. Şandır, "Bu bir yerden talimattı. Bu talimata Komisyon Başkanı ve AKP grubu fiziki güç kullanarak uymuştur" dedi.
"Biz bunu milletin iradesine karşı bir sivil darbe olarak nitelendiririz" diyen Şardın, millete şikayet edeceklerini söyledi. "Dün orada ölüm olabilirdi" diyen Şandır, Komisyon Başkanıyla görüşmesinin bile engellendiğini söyledi.
Şandır, talimatı kimin verdiğini düşündüklerinin sorulması üzerine ise, "Sayın Başbakan Mardin’de ’Bu kanun pazar günü çıkacak’ dedi. Kimin talimatıyla, neye rağmen çıktığı, ölümü de göze alarak, neye rağmen çıktığını gördük. Kendi içinde bile tutarlılığı olmayan bir yasa teklifi Sayın Başbakanın talimatıyla çıkmıştır. Meclis komisyonları kendi gündemini kendisi belirler, dışarıdan belirleme imkanı yoktur. Sayın Başbakan Meclis’i de, komisyonu da yönetme kararına ulaşmışsa bu demokrasi değildir, bu tek
adam yönetimidir, diktatörlük olur, faşizm olur" dedi.
Teklif bu şekilde Genel Kurul’a gelirse tavırlarının ne olacağı yönündeki soruya yanıt veren Oktay Vural ise, "Gelmez", Şandır da "Gelmeyeceğini umut ediyoruz" yanıtını verdi. Sine-i millet ihtimalinin sorulması üzerine ise Şandır, "Gelmeyeceğini ümit ediyoruz. Herkesin aklını ve sağduyusunu bütünüyle kaybetmiş olmadığı umudundayız" dedi.
TCK’nin 311. maddesine göre suç duyurusunda bulunup bulunmayacaklarının sorulması üzerine Vural, bunun için suç duyurusuna gerek olmadığını belirterek, "Doğrudan doğruya cebir ve şiddet kullananlarla ilgili savcılar hemen müzekkere yazabiliyor, tezkere gönderebiliyor" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Beş asırdır hiç terk edilmedi, Sivas’ta tüm camilerde aynı nida yankılandı Sivas’ta 5 asırdır tüm camilerde okunan ilahi, bu Ramazan ayının ilk teravih teravih namazında da tüm camilerde okundu. Sivas’ta yaklaşık 5 asır önce, Anadolu’da ki 3 şemsten birisi olarak kabul edilen Şemsi Sivas’i hazretleri tarafından yazılan ilahi, 5 asırdır Ramazan aylarında, teravih namazında bütün camilerde yankılanıyor. Teravih namazının bitmesi ve vitir namazının öncesinde okunan ilahi, Ramazan ayının ilk 15 günü ‘Merhaba, Merhaba, şehri Ramazan Merhaba’ şeklinde okunurken son 15 gününde ise ‘Elveda, elveda, şehri Ramazan elveda’ şeklinde okunuyor. Sivas’ta 5 asırdır terk edilmeyen bu gelenek bu yıl Ramazan ayının ilk tevarih namazında yine okundu. İlahi tüm camilerde hep bir ağızdan, "Yâ Hannan, Yâ Mennân, Yâ Ze’l-cudi ve’l ihsân; Sebbit kulûbenâ ale’l-îmân, Nercû afveke ve’l-ğufran; Merhaba Merhaba, şehr-i Ramazân Merhaba; Merhaba Merhaba, şehr-i Sıyam Merhaba. Evvel Hû, Âhir Hû; Zâhir Hû, Bâtın Hû; Kul Yâ Hû, Yâ Hû, Yâ Men Hû Hak" şeklinde yankılandı. Konuyla ilgili açıklama yapan Kale Camisi İmam Hatibi Rafet Karyağdı, bu geleneğin Sivas’a özgü olduğunu belirterek, "Ya hannan ilahimiz Sivas’ımızın beş asırdır süregelen, 15. Asırda yaşamış Şemşettin’i Sivas’i hazretlerinin yazdığı düşünülen bir eser. Sivas’ımında Ramazan ayında ‘merhaba’ ile başlayıp, son 15 günden sonrada ‘elveda’ şeklinde bitirdiğimiz, Sivas’a özgü bir ilahidir. Tüm Sivas halkımız, cemaatimiz bu ilahiye katılırlar. Aşk ile şevk ile okunur. Başka illerden misafir olarak gelenler şaşkınlık yaşıyor. Telefonlarına sarılıp görüntülemek istiyorlar. Kendi illerine bu geleneğimizi taşımak istiyorlar" dedi. Öte yandan Sivas Valiliği, 5 asırlık geleneği konu alan bir kilip hazırlayarak sosyal medya hesaplarından paylaştı. Paylaşım yoğun ilgi gördü.