YEREL HABERLER - 12 Mart 2012 Pazartesi 14:56

SİMAV’DA İSTİKLAL MARŞININ KABÜLÜNÜN 91.YILI KUTLANDI

A
A
A
SİMAV’DA İSTİKLAL MARŞININ KABÜLÜNÜN 91.YILI KUTLANDI

İstiklal Marşı’nın kabulünün 91. yıl dönümü Kütahya Simav’da törenle kutlandı.
Nurullah Koyuncuoğlu Anadolu lisesi tarafından hazırlanan tören Belediye Yukarı Düğün Salonunda gerçekleştirildi.
Törene Simav Kaymakamı Yüksel Ünal, Belediye Başkanı Kasım Karahan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Şirikçi, daire müdürleri, öğrenciler ve davetliler katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende Nurullah Koyuncuoğlu Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Serdar Şahin, İstiklal Marşı’nın kabulüyle ilgili bilgiler sundu.
Şahin, “İstiklal Marşı, Türk milletinin dünyaya bildirisi, bağımsızlığının ise tescilidir. Bunun dünyada başka bir örneği de yoktur. Mehmet Akif’ ve İstiklal Marşımıza gösterilen saygı, ulusal değerlere gösterilen ve gösterilecek saygıyla eş anlamlıdır. İstiklal Marşı, Akif’in de dediği gibi şairin değil Türk Milletinin malıdır” dedi.
Öğrenciler tarafından “Leyla” adlı şiir okunmasının ardından Akif’in bilinmeyen yönlerinin anlatıldığı toplantı “Son röportaj” isimli piyesin sahnelenmesinden sonra “Zulmü Alkışlayamam” isimli şiirin okunmasıyla son buldu.
Şiirlerin okuması ve piyesin profesyonelleri aratmayacak bir biçimde sergilenmesi salondakiler tarafından ayakta alkışlandı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Güler: "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası olma vasfını sürdürüyor" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir" dedi. "En büyük Harbiyeli" Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kara Harp Okulu’na (KHO) girişinin 127. yıl dönümü, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) komuta kademesinin katıldığı törenle kutlandı. Törene, Bakan Güler’in yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu da katıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, KHO öğrencileri tarafından "Geleneksel Yoklama" yapıldı. Harbiyeliler tarafından hazırlanan müzik dinletisi, Seymen ve Zeybek oyunu sahnelendi. Kara Harp Okulu’nun komutanların, devlet adamlarının ve fikir insanlarının yetiştiği, Türkiye’nin köklü eğitim kurumlarından biri olduğunu aktaran Bakan Güler, "İşte Mustafa Kemal’in de bu şanlı yuvanın kapısından içeri girdiği gün sadece bir askeri öğrencinin eğitim hayatı başlamamış aynı zamanda bir milletin kaderine etki edecek büyük bir liderin yolculuğu da başlamıştır. Harbiye’de kazandığı disiplin düşünce derinliği ve sorumluluk bilinci; onu Milli Mücadele’yi zafere taşıyan ve Cumhuriyetimizi kuran bir önder haline getirmiştir. Bugün, aynı kutlu mirasın taşıyıcıları olan sizlerin de Harbiye’de kazandığınız bilgi ve birikim hem bir meslek yolculuğunun hem de asil milletimizin güvenliğini ve devletimizin istikbalini omuzlayacak bir komutanın yetişme sürecidir" ifadelerini kullandı. Bakan Güler, kendisinin de 52 yıl önce teğmen rütbesi ile Harp Okulu’ndan mezun olduğunu hatırlatarak, "İnanıyorum ki tarih boyunca buradan yetişen her Harbiyeli de aynı duygu ve düşüncelerle ülkemize ve şanlı ordumuza hizmet etmiştir ve etmeye devam etmektedir" dedi. "İran’ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir" Dünyanın yeni bir jeopolitik kırılma döneminden geçtiğinin altını çizen Bakan Güler, şu ifadeleri kullandı: "Güçlü olanın kendi çıkarlarını dayattığı bu ortamda uluslararası hukuk ihlal edilmekte küresel nizamı sağlamak için oluşturulan kurumlar etkisini kaybetmekte diplomasi ise giderek daha kırılgan bir zeminde yol almaktadır. Orta Doğu’dan Karadeniz’e Doğu Akdeniz’den Kafkasya’ya uzanan geniş bir hatta savaşlar vekalet çatışmaları enerji rekabeti ve jeopolitik hesaplaşmalar aynı anda yaşanmaktadır. Özellikle yakın coğrafyamızdaki gelişmeler bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır. Nitekim 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran’ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir." "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası olma vasfını sürdürmekte" Türkiye’nin ilk günden itibaren tüm gelişmeleri büyük bir dikkatle takip edildiğini dile getiren Bakan Güler, "Diplomasiyi önceleyerek çatışmaların sona erdirilmesi için çaba sarf ederken bekamıza yönelebilecek ihlallere karşı koymakta son derece muktedir olduğumuzu da her fırsatta ifade ediyoruz. Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir" şeklinde konuştu. Türkiye’nin en zorlu jeopolitik kuşaklardan birinde yer aldığının altını çizen Bakan Güler, "Binlerce yıllık köklü geleneğiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; disiplinli yapısı, yüksek kabiliyetleri ve sahip olduğu saygın konumuyla ülkemizin ve milletimizin güvenliğinin en güçlü teminatıdır. Öte yandan devam eden sıcak çatışmalar dahil yaşanan kriz ve savaşlar askeri doktrini savunma ve güvenlik tedbirlerini ve stratejik aklı sürekli geliştirmemiz gerektiğini de ortaya koymaktadır" dedi. "Tarihi süreç yürütülebiliyorsa kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur" Bölgesel ve küresel gerilimlere işaret eden Bakan Güler, "Terörsüz Türkiye" hedefinin gerekli ve stratejik olduğunu belirterek, "Bugün tarihi süreç yürütülebiliyorsa bu, en başta kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur. Dolayısıyla gazi ve muzaffer ordumuz kendisine tevdi edilen tüm görevleri başarıyla yerine getirdiği gibi bu mücadelede de üzerine düşeni yapmıştır ve yapmaya da azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Binlerce yıllık engin devlet tecrübesiyle yürütülen süreç; bütün kirli hesapları altüst ederek, asırlık oyunları bozacak, kalıcı güvenlik, huzur ve refah ortamı oluşturacak ve ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimize daha emin adımlarla ilerlememize imkan tanıyacaktır" ifadelerine yer verdi.
İstanbul Bakan Gürlek: "Hedefimiz daha hızlı işleyen daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Hedefimiz, daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir. Çünkü geciken adalet yalnızca bir dava dosyasını değil, toplumun umutlarını da yorar. Bizim görevimiz ise adaletin zamanında tecelli ettiği, herkesin hakkına güvenle ulaşabildiği, hukuka güvenin daha da güçlendiği bir sistemi kararlılıkla inşa etmektir" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Haliç kongre Merkezi’nde düzenlenen iftar programına katıldı. Programa Gürlek’in yanı sıra, Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet Önder Kocademir, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz ile Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyeleri başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı. "Adaletin gecikmediği, hak arama yollarının güçlendiği, yargıya duyulan güvenin daha da arttığı bir sistemi inşa etmek için çalışıyoruz" Adaletin devletin en sağlam ayağı olduğuna dikkat çeken Gürlek, "Adalet, devletin en sağlam dayanağıdır. Topluma güven veren ve onu ayakta tutan en temel değerdir. Bizim medeniyet tasavvurumuzda devletin temeli adalettir. Tarih boyunca kurduğumuz her devletin arkasında, hakkaniyet, vicdanın ve adalet duygusunun rehberliği olmuştur. Bizim geleneğimizde adalet yalnızca bir yönetim ilkesi değildir; adalet aynı zamanda toplumun düzeninin, huzurun ve birlikte yaşama iradesinin en güçlü teminatıdır. Çünkü biliriz ki adalet yerini buldukça devlet sağlamlaşır, adalet tecelli ettikçe millet geleceğe güvenle yürür. Bu nedenle adalet, yalnızca hukuk düzeninin değil; aynı zamanda toplumsal huzurun ve ortak vicdanın da temelidir. Toplum adalete yalnızca sonuçlara bakarak güven duymaz. İnsanlar, sürecin de adil olduğuna inandıklarında adalet duygusu gerçek anlamını bulur. Bu nedenle bizim için en önemli meselelerden biri, milletimizin adalete olan güvenini her geçen gün daha da güçlendirmektir. Adalet Bakanlığı olarak yürüttüğümüz reformların temel amacı da tam olarak budur. Adaletin gecikmediği, hak arama yollarının güçlendiği, yargıya duyulan güvenin daha da arttığı bir sistemi inşa etmek için çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Bizim hedefimiz daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir" Bakan Gürlek, "Bizim hedefimiz, daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir. Çünkü geciken adalet yalnızca bir dava dosyasını değil, toplumun umutlarını da yorar. Bizim görevimiz ise; adaletin zamanında tecelli ettiği, herkesin hakkına güvenle ulaşabildiği, hukuka güvenin daha da güçlendiği bir sistemi kararlılıkla inşa etmektir. Bu hedef doğrultusunda, adalet teşkilatımızın her bir mensubunun emeği ve sorumluluk bilinci en büyük gücümüzdür. Dün, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en güzel ifadesi olan ve tarihimiz açısından büyük öneme sahip bir günün yıl dönümünü idrak ettik. 12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen İstiklal Marşı’mız, milletimizin bağımsızlık iradesini ve ruhunu en güçlü şekilde dile getiren bir simge olarak sonsuza dek kalplerimizde yerini almıştır. Mehmet Akif’in dizelerinde hayat bulan o eşsiz ruh; milletimizin zorluklar karşısında dimdik durma azminin, vatan sevgisinin ve özgürlük tutkusunun ölümsüz bir nişanesidir. Bugün burada, İstanbul’un kadim sokaklarının ve Boğaz’ın eşsiz maviliğinin ortasında, bu ruhu bir kez daha hissediyor, geçmişten geleceğe uzanan bir köprüde birlik ve beraberliğimizi pekiştiriyoruz. Akif’in dizelerinde sadece bağımsızlık yoktur. Aynı zamanda adalet duygusu, haysiyet ve millet iradesi vardır. Çünkü bu millet tarih boyunca hakkı üstün tutan bir medeniyet kurmuştur. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan devlet geleneğimizde adalet, devletin en değerli ilkesi olmuştur. Ve bizler de bugün aynı sorumluluğun taşıyıcıları olarak, tarih boyunca adaletin ışığını taşıyan bu kadim şehirde, hakkın ve hukukun savunucuları olarak yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu.
Bartın Eski Adalet Bakanı Tunç: "Son 23 yılda terörizme neden olan tüm unsurları ortadan kaldırdık" Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son 23 yılda terörizme neden olan tüm unsurları ortadan kaldırdık. Gerek bölgesel ayrımcılık, gerek etnik milliyetçiliği sona erdirdik. Ayrım yapmadan ülkemizin doğusundan batısına her köşesine hizmet götürdük, yatırım götürdük. Temel hak ve özgürlükleri güçlendirdik" dedi. Bartın’da AK Partili teşkilat mensupları ile eski ve yeni yöneticiler, sivil toplum temsilcileri ve vatandaşlar ile "Geleneksel Teşkilat Vefa İftarı" programında buluştu. AK Parti İl Başkanlı tarafından bir düğün salonunda gerçekleşen programa AK Parti Sivil Toplum ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Belgin Uygur, Önceki Dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz da katıldı. Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un hemşehrileri ile hasret giderdiği program, okunan Kur’an-ı Kerim ve yapılan dualarla devam etti. Açılan iftarın ardından konuşan Bakan Tunç, Türkiye’nin çevresindeki ateş çemberine dikkat çekerek, birlik ve beraberlik çağrısında bulundu. Uluslararası kuruluş ve mahkemelere de tepki gösteren Tunç, "Türkiye Yüzyılı’nın inşa süresini başlattık. Türkiye’yi bölgesinde güçlü, dünyada lider bir ülke olabilmesi için mücadeleyi sürdürme gayreti içerisinde olacağız. Etrafımız ateş çemberi. Dünya sıkıntılı. Bölgemiz, etrafımız, savaşlar, soykırım. Maalesef hukukun gücü değil de, gücün hukukunun geçerli olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Uluslararası hukuk yok. Uluslararası kuruluşların hiçbir geçerliliği maalesef yok. Uluslararası mahkemeleri dinleyen, takan yok. Onların kararlarına uyan yok. Filistin’de, Gazze’de iki buçuk yıldan bu yana soykırım suçu işlendi. Ama maalesef uluslararası kuruluşlar buna engel olamadı. İşte Sayın Cumhurbaşkanımız, ’Daha adil bir dünya mümkündür. Uluslararası sistem bir revizyona tutulmalıdır. Hakkaniyet olmalıdır. Adalet olmalıdır’ derken, işte bu zulümlerin sona ermesi için mücadeleyi siyasi hayatı boyunca yapmıştır. Ve bundan sonra da yapacağız" dedi. İran ve Lübnan’a saldırılar ABD ve İsrail’in, İran ile Lübnan’a yaptığı saldırılara ilişkin Tunç, "Bugün Amerika Birleşik Devletleri’nin, İsrail’in İran’a saldırmasıyla, Lübnan’a saldırmasıyla devam eden süreçte maalesef akan kanlar. Bunları durdurmanın yolu, dünyada da hakkaniyeti, adaleti hakim kılmakla mümkün. Bunun için de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’yi daha güçlü yapmak zorundayız. Bunu yapmak için birlik beraberliğimizi daha da güçlendirmek zorundayız" şeklinde konuştu. "Terör belasından kurtulmak üzereyiz" Türkiye’nin 23 yıllık AK Parti iktidarlarında teröre neden olan tüm unsurların tek tek ortadan kaldırıldığını da belirten Tunç, "Ayrılığımızı gayrılığımızı sona erdirmek durumundayız. Türkiye’yi terörden tamamen kurtarmak durumundayız. İşte onun için Terörsüz Türkiye diyoruz. 41 yıldan bu yana yani yarım asırdan bu yana ülkemizin gelişmesinin ve kalkınmasının önündeki en büyük engel terör belasından da kurtulmak üzereyiz. Terörsüz Türkiye sadece son bir, bir buçuk yılın meselesi değil. 41 yıldan bu yana bu uğurda şehitler verdik, gaziler verdik. Büyük acılar yaşadık. Trilyonlarca kaybımız oldu ekonomik kaybımız. O kayıplarımız olmasaydı bugün Türkiye çok daha farklı noktada olurdu. Son 23 yılda terörizme neden olan tüm unsurları ortadan kaldırdık. Gerek bölgesel ayrımcılık, gerek etnik milliyetçiliği sona erdirdik. Ayrım yapmadan ülkemizin doğusundan batısına her köşesine hizmet götürdük, yatırım götürdük. Temel hak ve özgürlükleri güçlendirdik. Bütün vatandaşlarımız için ve teröre zemin teşkil eden bütün unsurları birer evvel ortadan kaldırarak bugün terörsüz Türkiye’yi de konuşabilir hale geldik. Ve inşallah başarıyla sonuçlanacak. Terör örgütünün feshiyle, silahları bırakmasıyla, gerek içeride gerek dışarıda terör tehdidinin ortadan kalkmasıyla beraber Türkiye’nin gelişmesi, güçlü olması daha da kolaylaşacak. Türkiye Yüzyılı’nın inşası inşallah daha kolay olur" ifadelerine yer verdi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Uygur ise, "Güçlünün haklı olduğu bir hukuk uygulanmaya çalışılıyor maalesef. Eskiden önceki dönemleri hatırladığınızda, bir kalıp, bir mazeret, bir sebep üretme çabası ve gayretinden bahsedebiliyorduk. Şu anda cereyan eden bütün hadiseler, bütün savaşlar, bütün soykırımlar, artık hiç bir mazerete dayanma ihtiyacı gözetilmeksizin, son derece pervasızca, fütursuzca, insafsızca, acımasızca gerçekleştiriliyor" diye konuştu
İstanbul Süleyman Hurma: "Lige tutunmak için kendi adımıza böyle bir sürprize ihtiyacımız vardı" Fatih Karagümrük Başkanı Süleyman Hurma, Fenerbahçe karşılaşması öncesinde ligde tutunabilmek için kendileri adına böyle bir sürprize ihtiyaç duyduklarını söyledi. Trendyol Süper Lig’in 26. haftasında Fatih Karagümrük, konuk ettiği Fenerbahçe’yi 2-0 mağlup etti. Müsabakanın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Fatih Karagümrük Başkanı Süleyman Hurma, "Açıkça konuşmak gerekirse puan durumundaki yerimiz vahim ve kötü. Bu sezon istediğimiz ivmeyi yakalayamadık. Aslında Ankara’da oynadığımız Gençlerbirliği maçı hariç bütün maçlarda oyuna ortaktık. Maalesef istediğimiz sonuçlar olmadı. Bugün rakibe hiç pozisyon vermedik. Lige tutunmak için kendi adımıza böyle bir sürprize ihtiyacımız vardı. Bu sebeple çok mutluyum" ifadelerini kullandı. "Bundan sonraki maçlarda da benzer şeyler yapmak zorundayız" Galibiyete rağmen halen ligde son sırada olduklarını hatırlatan Hurma, "Ben diğer tarafa bakmamaya çalışıyorum. Oraya bakınca motivasyonumu kaybederim. Biz ligin en altındayız. Oyuncularla konuştuk hep, biz hazır olabilirsek bize şans mutlaka gelecek dedik. Önemli olan bizim hazır olmamızdı. Bugün hazırdık ve şansımızı değerlendirdik. Bundan sonraki maçlarda da benzer şeyler yapmak zorundayız. Şu anda diğer rakiplerimize bakarsak en dezavantajlı olan takım biziz" diye konuştu. "Toplum hakemlerin haksızlık yapmasını istiyor, onlar da yapıyor" Müsabakada ilk yarısında kırmızı-siyahlı ekibin penaltı beklediği pozisyonla ilgili de düşüncelerini paylaşan Başkan Hurma, "Bu hakemler bizim hakemlerimiz. Ama Türkiye’de bütün takımlara karşı maç yönetmek imkansız. Türkiye’de herkes haksızlık istiyor. Herkes kendisine haksızlık istiyor. Bu çocuklar da bizim çocuklarımız olduğuna göre herkesin istediğini veriyor. Adalet istiyor isek, doğru rekabetin sağlanması için mücadele etmemiz gerekiyor. Ne söylesek bir yere çekiliyor. 35 senedir ben konuşuyorum. Hep zayıf olan, mazlum olan tarafta oldum. Sert konuştum, iyi konuştum, düşünce ürettim ama bazı şeyleri değiştirmek çok zor. Çünkü toplum hakemlerin haksızlık yapmasını istiyor, onlar da yapıyor. Kimse adalet falan demesin" cümlelerine yer verdi.
Kahramanmaraş Galatasaray Başkanı Dursun Özbek depremzedelerle iftarda buluştu Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Kahramanmaraş’ta depremzede vatandaşlarla iftar yaptı. Özbek, kulüp olarak bölgeye desteklerinin devam edeceğini söyledi. Başkan Özbek, Galatasaray tarafından kurulan konteyner kentte iftar programında depremzedelerle bir araya geldi. Birçok ilde destek çalışmalarında bulunduklarını belirten Özbek, "Deprem sonrası bölgede birçok ilde bu tür desteklerimiz oldu. Kahramanmaraş’ta bunlardan biri. Bugün burada kentte yaşayan Kahramanmaraşlı kardeşlerimizi ziyaret etmek için bulunuyoruz. Ramazan günlerinde ve bayramlarda onları yalnız bırakmamaya çalışıyoruz. Bugün de iftar sofrasında onlarla birlikteydik" dedi. "Amacımız sadece konteyner yardımı yapmak değil" Amaçlarının sadece konteyner yardımı yapmak olmadığını ifade eden Özbek, depremzede vatandaşlarla birebir temas kurmanın önemine değinerek, "Amacımız sadece konteyner yardımı yapmak değil. Aynı zamanda onlara dokunmak, yanlarında olmak, dertlerini dinlemek ve ihtiyaçları varsa gidermek istiyoruz. Birbirimizin gözünün içine bakarak konuşmak bizim için çok önemli. Onlar da ziyaretlerimizden memnun olduklarını ifade ediyor" diye konuştu. "Depremin ilk gününden beri buradayız" Galatasaray olarak depremin ilk gününden itibaren bölgede olduklarını vurgulayan Özbek, "Galatasaray Spor Kulübü olarak elimizden geldiği kadar bölgedeki ihtiyaç sahibi herkese destek olmaya çalışıyoruz. Depremin ilk gününden beri buradayız. Bugün de depremzede vatandaşlarımızla iftar yaptık ve sıkıntıları olan bazı arkadaşlarımızı dinleme fırsatı bulduk. Güzel bir gün geçirdik" ifadelerini kullandı. Konteyner kentin ilk kurulduğunda tamamen dolu olduğunu belirten Özbek, zamanla evleri tamamlanan depremzedelerin buradan ayrıldığını kaydederek, "Burada kurduğumuz konteyner kent oldukça büyük ve düzenli bir yaşam alanıydı. İlk başta tamamen doluydu, ancak zaman içinde evleri yapılan vatandaşlar buradan ayrıldı. Şu anda yaklaşık 700 kişi burada konaklıyor. İnsanlar buradaki yaşama alışmış olsa da şartlar halen tam anlamıyla ideal değil. Bu nedenle evini yapanlara destek olmaya, sağlık problemi olan vatandaşlara yardımcı olmaya devam ediyoruz" dedi. "Amacımız turu geçmek" Özbek ayrıca, Avrupa kupasında oynanacak rövanş karşılaşmasına da değinerek, "İnşallah sorunsuz ve güzel bir maç olacak. Amacımız turu geçmek, Galatasaray taraftarını sevindirmek ve Türk futbolseverlere güzel bir sevinç yaşatmak. Hazırız, gidiyoruz ve maçımızı oynayacağız" şeklinde konuştu.