YEREL HABERLER - 13 Mart 2012 Salı 17:32

KASAPOĞLU `TIP BAYRAMI`NI KUTLADI

A
A
A
KASAPOĞLU `TIP BAYRAMI`NI KUTLADI

İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu, hekimlerin 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı.
Hekimliğin mayasında özveri, sabır ve tahammül olan en kutsal meslek olduğunu belirten Dr. Mustafa Kasapoğlu, "İlimizde nitelikli eğitimci kadrolarla sağlık hizmetlerinin ilimizin dört bir yanındaki vatandaşlarımıza eşit olarak ulaştırılması yönünde önemli adımlar atmaya devam ediyoruz. Bugün, en güç koşullarda bile, deneyim ve birikimleriyle alanındaki gelişmeleri yakından izleyerek kullanan mesleğinde yetkinliğini kanıtlamış doktor kadrolarıyla ülke olarak övünmekte, doktorlarımızın özverili çalışmaları ve sevgi dolu yaklaşımlarıyla geleceğe güvenle bakmaktayız. Meslektaşlarımın başarılı çalışmalarla tıp bilimine katkıda bulunmaları, önemli araştırma ve buluşlarda imzalarının olması ülkemizin saygınlığını arttırmaktadır. Ülkemizde, tıp mesleğini ve geleneklerini yaşatan, yaşamı boyunca öğrenmeyi ilke edinerek, ülkesine ve insanlığa hizmet amacını taşıyan, tıp biliminin ilerlemesi için çalışan doktorlar yetiştirmektedir" dedi.
İnsanların daha sağlıklı ve daha mutlu bir yaşam sürmesi için özveriyle çalışan tıp çalışanlarına toplumun inandığını ifade eden Kasapoğlu, "Hekimler, her zaman değer ve destek verilen, gönül borcu duyulan saygın kişilerdir. İnsanlara, yardıma en çok gereksinim duyduğu anda doktorlarımızın gösterdiği yakınlığın sağlık sorunlarını gidermek için yaptıklarınızın asla unutulmayacağını bilmeliyiz. İnsanı yaşatmayı ve insanın acısını azaltmayı, insanlığa daha nitelikli bir yaşam sunmayı amaç edinen bu kutsal saygın ve onurlu mesleği büyük özveriyle yerine getiren tıp çalışanlarımızın insan yaşamına saygıyı ifade eden 14 Mart Tıp Bayramını kutluyorum" diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TBMM Başkanı Kurtulmuş: "(İsrail parlamentosunun Filistinlileri hedef alan idam yasası) Bu büyük bir insanlık suçudur" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İsrail parlamentosunun Filistinlileri hedef alan idam yasasıyla ilgili, "Bu büyük bir insanlık suçudur. Yani aynı suçu işleyen Filistinli olduğu zaman idam cezası, başkası olduğu zaman ise başka bir hukuk uygulanacak. Bunun asla izahı yoktur. Bütün dünyanın bu konuda mutlaka uyanık olması lazım ve sonuna kadar karşı çıkması lazım. Aynen Gazze’deki soykırım gibi şimdi İsrail parlamentosunun aldığı bu kararla birlikte dünya büyük bir sınavın içindedir" dedi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Hüseyin Şeyh ve Filistin Ulusal Konseyi Başkanı Rawhi Fattouh ile Meclis’te bir araya geldi. Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere devletin bütün kurum ve kuruluşlarının Filistin’e destek olmak için seferber olduğunu dile getirerek, "Milletin temsilcileri olarak bizler de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Filistin meselesini her zaman en üstteki dış politika meselemiz olarak gördük. Parlamenter diplomasinin bütün imkanlarını kullanarak uluslararası platformlarda Filistin devletinin ve halkının hakkını korumak için gayret sarf ettik, sarf ediyoruz" ifadesini kullandı. Kurtulmuş, Batı Şeria’da Müslümanların evlerini ve arazilerini işgal eden soykırımcıların işi fiili şiddete döktüğünü söyleyerek, "Netanyahu çetesinin özellikle son iki uygulaması, bütün sabır taşlarını çatlatmıştır. Asla kabul edilemez ve bütün Müslümanların, bütün insanlığın gözünü açmalıdır. Bunlardan birincisi ramazan ayı boyunca Mescid-i Aksa’nın kapalı tutulmasıdır. Bu doğrudan doğruya 2 milyarlık İslam alemine ve Müslümanların inançlarına karşı yapılmış bir saldırıdır. Bu kapatma kararının arkasındaki esas meselenin bir güvenlik gerekçesi olmadığını gayet iyi biliyoruz. İsrail hükümetinin esas niyeti Mescid-i Aksa’nın yıkılmasına hazırlık yapma sürecini başlatmaktır. Siyonist yönetim, kendi sapkın dini ideolojilerinden kaynaklanan nihai bir kıyamet savaşına hazırlanıyor ve bunun için de Mescid-i Aksa’nın yıkılmasını bir kilometre taşı olarak görüyor olabilir. Ancak boşuna hayal kurmasınlar, ham hayal içinde olmasınlar, Mescid-i Aksa’nın yıkılmasına asla ve asla ne İslam dünyası ne insanlık izin verecektir. Bu büyük bir insanlık suçudur. Yani aynı suçu işleyen Filistinli olduğu zaman idam cezası, başkası olduğu zaman ise başka bir hukuk uygulanacak. Bunun asla izahı yoktur. Bütün dünyanın bu konuda mutlaka uyanık olması lazım ve sonuna kadar karşı çıkması lazım. Aynen Gazze’deki soykırım gibi şimdi İsrail parlamentosunun aldığı bu kararla birlikte dünya büyük bir sınavın içindedir. Bakalım böyle cılız bir iki tane protesto cümleleriyle bunu geçiştirecekler mi yoksa başta Batı dünyası olmak üzere bütün dünya böylesine önemli bir hukuki alandaki çifte standardı, bu yanlış uygulamayı bir şekilde durdurmak için harekete geçecekler mi? Bunu göreceğiz. Bu kararıyla da İsrail’in, Gazze’deki soykırımı hukuki yollarla Batı Şeria’da genişletmek istediğini anlıyoruz. Buna dünya müsaade etmemelidir. Biz sonuna kadar bu konuda uluslararası alanda neler yapılabilirse bunun mücadelesini vermeyi sürdüreceğiz. Bu vesileyle Filistinli şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, bütün Filistin halkına sabır, direnç ve cesaret diliyorum. İnşallah en kısa süre içerisinde nehirden denize özgür bir Filistin devletinin kurulmasını görmek hepimize nasip olur. Sizlere de böylesine özgür bir Filistin devletinin yöneticileri olarak halkınıza hizmet imkanı doğar diye ümit ve temenni ediyorum. Türk milleti olarak hepimizin ortak duası budur. Bu duaların gereğini yerine getirmek için bütün gücümüzle gayret sarf ediyoruz" dedi. Batı Şeria ve Kudüs’teki saldırılara da işaret eden Şeyh, "Filistin halkımızın sebatı ve direnişi gerçekten takdire şayandır. Bu halk büyük bir fedakarlıklarla toprağına bağlı kalmak için çalışmaktadır" dedi. Şeyh, Filistin halkının, Araplar ve Müslümanların, dost ve kardeş ülke Türkiye’nin desteğini takdirle karşıladığını belirterek, "Filistinliler hürriyetlerine, bağımsızlıklarına kavuşmak için çabalarını devam ettirmektedir. Nihai amacımız başkenti Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulmasıdır" ifadesini kullandı.