YEREL HABERLER - 17 Mart 2012 Cumartesi 19:23

AYDINLI İŞ KADINLARI ‘KADIN GİRİŞİMCİLİĞİNİ’ KONUŞTU

A
A
A
AYDINLI İŞ KADINLARI ‘KADIN GİRİŞİMCİLİĞİNİ’ KONUŞTU

Aydın Sanayici ve İş Adamları Derneği (ASİAD) tarafından düzenlenen “Kadın Girişimciliği’ konferansına katılan iş kadınlarını kadınların ekonomik yaşamdaki durumunu masaya yatırdı.
ASİAD tarafından düzenlenen “Kadın Girişimciliği” konulu konferansa Toplantıya, Aydın Valisi Kerem Al, Aydın Garnizon Komutanı Tuğgeneral İbrahim Aydın, Aydın Cumhuriyet Başsavcısı Ekrem Yiğit ve ASİAD üyeleri katıldı.
Konferansın açılışında konuşan ASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Semih Menzilci, Türkiye’nin sosyal, kültürel, ekonomik alanda yaşadığı gelişmelerin dünyada ilgiyle izlediğini söyledi. Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomisi içinde yer alma hedefi doğrultusunda sürekli yükselen bir grafik çizmesi gerektiğini belirten Menzilci, “Özellikle iş gücü ve istihdam alanında Türkiye’nin atması gereken önemli adımlar bulunuyor. Avrupa Birliği ülkelerinde iş hayatında yer alan kadın sayısı göz önüne alındığında Türkiye’nin ortalamanın çok altında yer alıyor. Yapılan araştırmalara göre, Türkiye’de kadınların iş gücüne katılımı yüzde 30.5 seviyesinde. Her 100 kadından 70’i, üretim sürecinden yararlanmıyor. Türkiye’deki 1 milyon 300 bin girişimcinin yalnızca yüzde 6’sı kadın. Daha fazla kadının iş hayatına girişimci olarak katılmasını istiyoruz. Türkiye’nin içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkeler kategorisinde bu oran ortalama yüzde 25 civarında buluyor. Bunu daha üst seviyeye çıkarmak için gerekli çalışmaları el birliği ile çalışma yapmalıyız” diye konuştu.
Konferansta “Kadın Girişimciliği” konusunda bir sunum ASİAD Kadın Girişimciler Komisyonu Başkanı Ayşe Bakat da, dünya ve Türkiye nüfusunun yarısını oluşturan kadınların, ekonomik faaliyetlerde aynı oranda temsil edilemediğini iddia etti. İnsan kaynakları kullanımı açısından kadın nüfusun bilgi ve becerisinden yeterince yararlanamamanın ciddi bir kayıp olduğuna değinen Bakat, “Kadınların iş dünyasında temsili ve başarısı, toplumun ekonomik ve sosyal gelişimi açısından önemlidir. Çünkü işimizi severek yaparsak, her türlü zorluğa sabır gösterir ve hedefe ulaşana kadar çalışırız. Kadının iş dünyasında daha çok yer almasıyla ortaya çıkacak gücün farkındayız. Türk kadının gerek siyasi gerekse ekonomik yaşamda daha aktif rol alması ülkemizin muasır medeniyetler seviyesine ulaşmasında büyük rol oynayacaktır” şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Erzurum’daki dört dev tünel projesinde kritik eşik: Açılış tarihleri belli oldu Erzurum’u Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun güney illerine bağlayacak olan stratejik tünel projelerinde 2026 yılı Nisan ayı itibarıyla kritik bir sürece girildi. Bölge ekonomisine ve ulaşım güvenliğine nefes aldıracak tünellerden Dallıkavak’ın 2026 yılı ortasında, Kırık ve Kop Tüneli’nin 2028 ve Çirişli Tüneli’nin 2029’da açılması hedefleniyor. Erzurum-Rize, Erzurum-Trabzon-Gümüşhane-Bayburt ve Erzurum-Bingöl güzergahları üzerinde yer alan Dallıkavak, Kırık, Kop ve Çirişli tünellerinde çalışmalar hız kesmeden devam ederken, projelerin güncel fiziki gerçekleşme oranları ve hedeflenen açılış tarihleri netleşmeye başladı. Karayolları 12. Bölge Müdürü Fatih Günaydın, İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda Erzurum’u Karadeniz’e ve Doğu Anadolu’nun güneyine bağlayacak olan dev ulaşım projeleriyle ilgili sunum yaptı. Buna göre; Erzurum-İspir yolu üzerinde yer alan 3 bin 105 metre uzunluğundaki çift tüplü Dallıkavak Tüneli, projeler arasında sona en yakın olanı. Projede kazı-destek çalışmaları yüzde 100, nihai beton kaplama ise yüzde 93 seviyesine ulaştı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalara göre, tünelin 2026 yılının ilk yarısında hizmete açılması planlanıyor. Karayolları 12. Bölge Müdürü Fatih Günaydın’da bunu bir kez daha ifade etti. Kırık ve Kop Tüneli bir başka bahara Erzurum-Rize hattının en önemli geçiş noktası olan 7 bin 100 metrelik Kırık Tüneli’nde çalışmalar yoğun su baskıları ve zorlu zemin şartlarına rağmen sürüyor. Projede kazı-destek çalışmalarında yüzde 90, nihai kaplama betonunda ise yüzde 78 seviyesine gelindi. Projenin 2028 yılı içerisinde tamamlanması hedefleniyor. Tünel bittiğinde yol 33 kilometre kısalacak ve 60 dakikalık bir zaman tasarrufu sağlanacak. Erzurum-Bayburt kara yolundaki 2 bin 409 rakımlı Kop Dağı Geçidi’nde inşa edilen 6 bin 500 metrelik Kop Tüneli, bölge sürücüleri için en kritik projelerden biri. Kop Tüneli projesinde kazı-destek çalışmaları yüzde 80, nihai kaplama betonu imalatı ise yüzde 57 seviyesinde. Tünel henüz açılmadığı için Nisan ayında bile etkili olan kar ve tipi nedeniyle geçitte ulaşım zaman zaman aksamaya devam ediyor. Projenin tamamlanması için 2028 yılı öngörülüyor. Çirişli Tüneli için hedef 2029 Erzurum-Bingöl yolunda, kışın ulaşımın durma noktasına geldiği Çirişli Geçidi’ni devre dışı bırakacak olan Çirişli Tüneli’nde de çalışmalar sürüyor. 4 bin 750 metre uzunluğundaki çift tüplü tünelde fiziki gerçekleşme yüzde 50 seviyesine ulaştı. Bölge halkının heyecanla beklediği tünelin 2029 yılında trafiğe açılması planlanıyor. Erzurum’daki bu dev ulaşım yatırımları tamamlandığında, kentin hem lojistik kapasitesi artacak hem de yüksek rakımlı geçitlerdeki hayati riskler ortadan kalkacak. Erzurum’daki bu "dörtlü ring" tamamlandığında, Doğu Anadolu lojistik bir üs haline gelirken, yüksek rakımlı geçitlerde yaşanan can ve mal kayıplarının önüne geçilecek.
Isparta Tarihi Aya Yorgi Kilisesi kütüphane ve endemik bitkiler araştırma merkezine dönüşüyor Isparta’da 1857-1860 yılları arasında inşa edilen Aya Yorgi Kilisesi, kapsamlı bir restorasyon süreciyle yeniden hayat buluyor. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen öncülüğünde yürütülen çalışmalarla tarihi yapı, kütüphane ve endemik bitkiler araştırma merkezi olarak hizmet verecek. Isparta’da Aya Bania Kilisesi’nin Misparta Koku Müzesi’ne çevrilmesinin ardından kentin tarihini bugüne taşıyan Aya Yorgi Kilisesi’nde de restorasyon çalışmaları başladı. Kilisenin cephelerinde yürütülen kumlama çalışmaları tamamlanırken, çatı üzerindeki kiremitlerin toplanması ve aktarımı da başarıyla gerçekleştirildi. Yapının müze bölümünde ise ahşap ikon perdelerinin temizliği titizlikle sürdürülürken, kilisenin yanına yapılacak kafenin de temel atma çalışmaları devam ediyor. Alanın tarihi bir alan olması nedeniyle ekipler, temeli elleriyle kazıyor. Çalışmalarda hiçbir iş makinesi kullanılmıyor. Yürütülen proje yalnızca bir restorasyon çalışması olmanın ötesinde, tarihi mirasın korunarak topluma kazandırılmasını hedefliyor. Uzun süredir atıl durumda bulunan yapı, bu sayede hem kültürel hem de bilimsel bir merkez haline getirilecek. Özellikle Isparta’nın zengin bitki örtüsünde yer alan kekik, kaya koruğu gibi endemik türler, kurulacak araştırma merkezi aracılığıyla bilimsel çalışmalara konu edilecek. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen öncülüğünde sürdürülen projeyle tarihi yapıların yeniden işlevlendirilerek turizme kazandırılması amaçlanıyor. Doğancı Mahallesi Muhtarı Ali Divarcı, yapının uzun yıllardır atıl durumda olduğunu belirterek, Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in girişimleri ve öncülüğüyle tarihin yeniden gün yüzüne çıkarıldığını söyledi. Muhtar Divarcı, "Uzun yıllardır atıl bir vaziyette olan ve mahallemizde bulunan Aya Yorgi Kilisesi. Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen, göreve geldiği günden sonra gelip kilisede incelemeler yapmıştı. Mahallemiz için bir kayıp olduğunu gördü. Kendisi buranın restore edilmesi için talimatlar verdi. Projeleri hazırlandı ve restore çalışmaları başladı. Kilisenin mahallemize ve Isparta’mıza bir değer katacağına inanıyoruz. Bu çalışmalardan dolayı Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen’e mahallem ve şahsım adına çok teşekkür ediyorum" dedi.
Hatay Motosikleti 40 bin TL etmezken kendisi 285 bin TL ceza yedi Hatay’da gece saatlerinde motosiklet sürdüğü esnada ’dur’ ihtarına uymayarak polislerin kovalamacasının ardında kaza yaparak yaralanan 17 yaşındaki çocuğa, 285 bin TL ceza uygulandı. Yediği cezanın ardından ilk önceliğinin ehliyet almak olacağını ifade eden çocuk, motosikletin fiyatının 40 bin TL olduğunu, yazılan cezanın daha yüksek olduğunu söyledi. Hatay’ın Kırıkhan ilçesi Özsoğuksu Mahallesi’nde yaşayan 17 yaşındaki Samet Ö., gece yarısı motosikletiyle gezerken motosikletli polis ekiplerinin ’dur’ ihtarına uymayarak kaçtı. Çakarlarının kapalı olduğunu, motosikletlilerin polis olup olmadığını fark etmediğini öne süren Samet Ö., kaza yaparak yaralandı. Polisin ’dur’ ihtarına uymaması üzerine çeşitli maddelerden çocuk sürücüye 285 bin TL ceza uygulandı. Motosiklet ise otoparka çekilerek trafikten men edildi. Samet Ö., yediği cezanın ardından ilk önceliğinin ehliyet almak olacağını ifade etti. "Benim motosikletim zaten 35 bin TL ile 40 bin TL fiyatındayken, yazdıkları ceza acayip fazla oldu" Kullandığı motosikletin fiyatının 40 bin TL olmasıyla yediği cezanın fazla olduğunu söyleyen Samet Ö., "Ben 17 yaşındayım, babamla tır şoförlüğüne yanında gidiyorum. Ceza yediğim gece evden çıktım. Yolda giderken arkamdan iki motosiklet gidiyordu ama çakarları kapalıydı. Bu yüzden polis olduğunu ilk başta anlamadım sonra ben bir sokağa döndüğümde onlar da sokağa döndü. Korktuğum için de o korkuyla ben de kaçtım. Ben kaçınca onlar da arkadan daha çok bastı. Kaçarken 400 metre sonra ben duramadığım için motosikleti zapt edemeyince kaza yaptım. Sonra ambulans gelip beni oradan hastaneye sevk ettiler. Polisler bana her şeyden ceza yazmışlar. Bana ehliyetsizlikten, plakasızlıktan, egzozdan derken 285 bin TL ve motosiklet sahibine 40 bin TL ceza yazdılar. Benim motosikletim zaten 35 ila 40 bin TL fiyatındayken yazdıkları ceza acayip fazla oldu. Benim evimin önündeki aracın parası fiyatı derecesinde. 3 defa ehliyet sınavına girdim ama hep 68 puanda kaldım. Dördüncü sınava ise yetişemedim. Ondan sonra geri girmedim. Bu olaydan sonra ilk önceliğim yaşımı doldurup ehliyet almak olacak. Bir arkadaşımız da 350 bin TL ceza yedi. O arkadaş da benim ceza yediğim günü sabahı beni arayıp, ’Samet kardeşim motosikleti dışarı çıkartma’ dedi. Ben de ondan sonra dışarı çıktım gece yarısında, motosikletle gezerken de polislerin kovalaması sonucunda ceza yedik" ifadelerini kullandı.
Balıkesir Ayvalık Belediyesi’nin resim atölyelerine yoğun ilgi Ayvalık Belediyesi tarafından düzenlenen resim ve kara kalem atölyeleri, çocukların yoğun ilgisiyle karşılanırken ortaya çıkan çalışmalar beğeni topluyor. Sanatla erken yaşta tanışan çocukların üretkenliğini geliştirmeyi amaçlayan atölyeler, hafta sonlarını sabırsızlıkla bekleyen minik sanatçıların ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Ayvalık Belediyesi tarafından Kırlangıç Yaşam Merkezi, Oktay Ekinci Karikatürlü Ev’de düzenlenen resim ve kara kalem atölyeleri, sanatla iç içe bir hafta sonu geçirmek isteyen çocukların buluşma noktası haline geldi. 8-13 yaş grubu başta olmak üzere farklı yaş aralıklarından çocukların katılım gösterdiği kurslar, hem eğitici hem de keyifli içeriğiyle dikkat çekiyor. Resim öğretmeni Aylin Menekşe eğitmenliğinde gerçekleştirilen atölyelerde çocuklar, temel çizim tekniklerinden kara kalem çalışmalarına kadar birçok alanda kendilerini geliştirme fırsatı buluyor. Titizlikle yürütülen eğitim sürecinde çocukların ortaya koyduğu eserler, aileler ve katılımcılar tarafından büyük beğeni topluyor. Yaş gruplarına göre planlanan atölyeler dört ayrı kategoride düzenleniyor. Buna göre 13 yaş ve üzeri katılımcılar 11.00-12.00 saatleri arasında eğitim alırken, 5-8 yaş grubu 12.00-13.00 saatleri arasında atölyeye katılıyor. 9-10 yaş grubu çocuklar için dersler 13.30-14.30 saatleri arasında yapılırken, 11-12 yaş grubuna yönelik çalışmalar ise 15.00-16.00 saatleri arasında gerçekleştiriliyor.
İstanbul Sağlıkta yapay zeka devrimi: Tümörlü dokular milimetrik doğrulukla tespit edilebilecek Tıpta geleneksel tanı yöntemleri, yerini akıllı ve öngörülebilir veri modellerine bırakıyor. Yapay zeka ile biyoinformatiğin stratejik gücüne dikkat çeken Doç. Dr. Nazife Çevik, yeni nesil teknolojiler sayesinde tümörlü dokuların artık milimetrik bir hassasiyetle teşhis edilebildiğini söyledi. Yüksek boyutlu ve heterojen biyolojik verilerin analizinde geleneksel yöntemlerin sınırlarına ulaşıldığını anlatan İstanbul Arel Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Başkanı Doç. Dr. Nazife Çevik, yapay zeka tabanlı yaklaşımların sağlıkta yeni bir soluk olduğunu ifade etti. Özellikle Konvolüsyonel Sinir Ağları (CNN) kullanılarak gerçekleştirilen tıbbi görüntü analizlerinin hayati bir role sahip olduğunu vurgulayan Çevik, teknolojinin sağladığı somut katkıları şu başlıklarla özetledi: "Hassas Tümör Segmentasyonu: MR ve BT görüntülerinde tümörlü dokuların milimetrik bir doğrulukla tespit edilmesi ve sağlıklı dokudan ayrıştırılması. Erken Teşhis Mekanizmaları: Retina görüntülerinin analizi sayesinde diyabetik retinopati gibi kalıcı hasar bırakabilecek hastalıkların, henüz semptom göstermeden teşhis edilebilmesi. Akıllı Klinik Karar Destek Sistemleri: Hekimlerin tanı ve tedavi planlama süreçlerinde yanılma payını en aza indiren, veriye dayalı dijital asistanların devreye girmesi." "Yorumlanabilirlik klinik güvenin anahtarıdır" Yapay zekanın sadece yüksek doğruluk oranı sunmasının yeterli olmadığını belirten Çevik, klinik uygulanabilirlik için açıklanabilir yapay zeka (XAI) yöntemlerinin kritik rol oynadığını söyledi. SHAP ve LIME gibi yaklaşımların, modellerin neden belirli bir karara vardığını şeffaflaştırarak hekimlerin sisteme olan güvenini artırdığını ifade eden Çevik, "Sağlık verilerinin karmaşıklığı göz önüne alındığında, geliştirilen yöntemlerin doğruluk kadar yorumlanabilirlik ve klinik uygulanabilirlik açısından da değerlendirilmesi şarttır" diye konuştu. Kişiselleştirilmiş tedavi ön planda Gelecek perspektifinde multi-modal veri analizi ve hibrit modellerin öne çıkacağını öngören Doç. Dr. Nazife Çevik, sağlık sistemlerinin dönüşümünü şu sözlerle özetledi: "Yapay zeka ve biyoinformatiğin entegrasyonu, sağlık sistemlerini daha akıllı, hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirecek. Gerçek zamanlı klinik karar destek sistemleri, bireye özel tedavi planları ve yapay zeka destekli ilaç keşfi süreçleri, bu dönüşümün en önemli bileşenleri arasında yer almaktadır. Bu gelişmeler, hem hasta bakım kalitesini artıracak hem de sağlık sistemlerinin maliyet etkinliğini iyileştirecektir."