GENEL - 20 Mart 2012 Salı 10:55

TRABZON`DA BEYİN ÖLÜMÜ GERÇEKLEŞEN HASTANIN ORGANLARI 3 KİŞİYE UMUT OLDU

A
A
A
TRABZON`DA BEYİN ÖLÜMÜ GERÇEKLEŞEN HASTANIN ORGANLARI  3 KİŞİYE UMUT OLDU

Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne baygın şekilde getirilen ve daha sonra beyin ölümü gerçekleşen hastanın organları 3 kişiye hayat oldu.
Hastanenin Acil Servisi’ne bayılma nedeniyle başvuran 63 yaşındaki İsmail Hakkı Taşgın, daha sonra Yoğun Bakım Ünitesi’ne yatırılırken 3 gün sonra beyin ölümü gerçekleşti. Hasta yakınlarıyla yapılan görüşme sonucu Taşgın’ın organları bağışlanırken KTÜ Farabi Hastanesi Organ Nakil Cerrahı Dr. Serdar Topaloğlu ve ekibi tarafından çıkartılan organlarından böbreklerin her ikisi Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hastanesi’ne, karaciğeri Erzurum Atatürk Üniversitesi’ne gönderildi. Böbreklerin biri 51 diğeri ise 56 yaşlarındaki erkek hastalara, karaciğer de 43 yaşındaki erkek hastaya başarılı bir şekilde nakledildiği belirtildi.
Konuyla ilgili bilgi veren Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Koordinatörü Dr. Sevtap Ekim, organ bağışının önemine değinerek, Taşgın’ın bağışlanan organları 3 hastaya umut olduğunu söyledi.
Dr. Ekim, "Tedavisi sadece organ ve doku nakli ile mümkün olan böbrek, karaciğer, kalp, göz gibi organların geri dönüşümsüz olarak fonksiyonları kaybetmeleri, tüm dünyanın olduğu gibi, ülkemizin de önemli sağlık sorunlarından biridir. Bu nedenle sağlık kurumları olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirme gayreti içindeyiz.14.Mart.2012 günü Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanemiz Acil Servisine bayılma nedeniyle başvuran 1949 doğumlu İsmail Hakkı Taşgın isimli hasta yoğun bakım kliniğimize yatırılmış ve hastamızda 17 Mart .2012 tarihinde beyin ölümü gerçekleşmiştir .Hasta yakınlarıyla yapılan görüşme sonucu yakınları çok duyarlı davranarak hastamızın organlarını bağışlamıştır. Hayatını kaybeden İsmail Hakkı Taşgın’a Allah’tan rahmet diler, yakınlarına başsağlığı dileriz.Yakınlarının duyarlı ve insancıl davranışları sonucunda ülkemizdeki yaşam ümidi bekleyen kalplere umut ışığı olmuştur" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Eski Muğla evleri geleceğe miras kalıyor Muğla’nın Menteşe ilçesinde "Eski Muğla" olarak adlandırılan bölgedeki tarihi yapılar, koruma çalışmaları ve aslına uygun restorasyonlarla ilk günkü ihtişamını korumaya devam ediyor. Kentsel sit alanı içerisinde yer alan bu yapılar, kentin tarihi kimliğinin en güçlü simgesi olarak ayakta duruyor. Menteşe’nin dar sokaklarında yükselen beyaz badanalı, kırmızı kiremitli ve kendine has bacalarıyla ünlü tarihi evler, sadece birer bina değil, yaşam kültürü olarak korunuyor. Ahşap işçiliği, geniş avluları (hayat) ve geleneksel mimari detaylarıyla dikkat çeken binalar, bölgedeki koruma bilinci sayesinde zamana meydan okuyor. Özellikle Saburhane Meydanı ve çevresinde yoğunlaşan sivil mimari örnekleri, Menteşe Belediyesi ve ilgili kurumların denetiminde koruma altında tutuluyor. Yapılan restorasyonlarda binaların orijinal dokusuna sadık kalınması, bölgenin bir "açık hava müzesi" kimliğini sürdürmesini sağlıyor. Mahalle sakinleri ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle, eski binaların fonksiyonelliğini yitirmeden modern hayata entegre edilmesi hedefleniyor. Muğla’nın sadece deniz ve güneşten ibaret olmadığını kanıtlayan bu tarihi doku, her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti Menteşe sokaklarına çekiyor. Yetkililer, kentin bu tarihi mirasını korumanın sadece turizm açısından değil, Muğla’nın ruhunu yaşatmak adına da hayati bir sorumluluk olduğunu ifade ediyor. Muğla’nın simgesi haline gelen bu yapılar, sıkı koruma kuralları ve vatandaşların duyarlılığı ile "Geleneksel Muğla Evi" karakterini gelecek nesillere aktarmaya devam edecek.
Aydın Aydın’da ilk leyleği gördü, bir çuval unu kaptı Aydın’ın Söke ilçesinde baharın habercisi ilk leylek Söke’nin Pamukçular Mahallesi’nde görülürken, leyleği ilk gören kişiye Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) tarafından bir çuval un hediye edildi. Aydın ve çevresinde, özellikle sulak alanlara yakın kırsal mahallelerde "baharın habercisi" olarak bilinen leyleklerden ilki, Söke ilçesine bağlı Pamukçular Mahallesi’ne ulaştı. Pamukçular Mahallesi’nde leyleği ilk Durdu Duran isimli yaşlı kadın gördü. Köylerine her yıl leyleklerin geldiğini, un bağışının yapıldığını ancak bugüne kadar denk getiremediğini, bu yıl ise leyleği ilk görmenin mutluluğunu yaşadığını belirten Duran’ın haber vermesiyle, EKODOSD’un "Leyleği İlk Görene 1 Çuval Un" kampanyasının kazananı oldu. EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Oldukça yağışlı bir kış dönemi geçiriyoruz. Söke Ovası’nın pek çok noktasında taşkınlar yaşanmakta, geçici ve kalıcı sulak alanlar oluşmaktadır. Uzun göç yolculuğundan yorgun ve bitkin düşen leylekler için bu alanlar adeta doğal birer besin deposu niteliğindedir. Önümüzdeki günlerde bölgeye gelecek diğer leyleklerle birlikte eşleşme ve üreme sürecine girecek, yumurtadan çıkacak yavrularını büyütmeye başlayacaklardır. Ancak bu yılaşırı yağışlarla birlikte yukarı havzalardan gelen plastikler ve çeşitli atıklar, Büyük Menderes Nehri aracılığıyla özellikle sulak alanlarda birikmektedir. Leylekler ilk geldiklerinde önce yuvalarını sahiplenmekte, ardından yuva tamiratı yapmakta ve yumurtaların ve yavruların zarar görmesini engellemek için yuvaya malzeme taşımaktadır. Geçmişte yuvaya daha çok bitkisel organik yumuşak malzemeler taşınırken, son yıllarda çevreye ve sulara atılan plastik, ip ve benzeri atıkların taşıma kolaylığı nedeniyle leylekler tarafından yuvalara getirildiği görülmektedir. Bu durum özellikle yavru leylekler için ciddi yaralanma ve ölüm riski oluşturmaktadır. Bu nedenle çevrede bulunan bu tür atıkların mümkün olduğunca toplanması, özellikle saman balyalarında kullanılan siyah plastik iplerin doğaya bırakılmaması yavruların yaşamları için büyük önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki leyleklerin geleceği; temiz bir çevreye, kirletilmemiş ve kurutulmamış sulak alanlara bağlıdır" dedi.