YEREL HABERLER - 21 Mart 2012 Çarşamba 09:56

KADINLAR OОULLARINA, ÖОRENCİ EVLERİNDE, KAPLICA VE HAMAMLARDA, CAMİLER DE KIZ ARIYOR``

A
A
A
KADINLAR OОULLARINA, ÖОRENCİ EVLERİNDE, KAPLICA VE HAMAMLARDA, CAMİLER DE KIZ ARIYOR``

Erzurum`da görücü usulüyle evlilikler ve kız bulma yolları lise öğrencilerinin araştırma proje konusu oldu.
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurulunun (TÜBİTAK) `Orta öğretim öğrencileri arası araştırma projeleri` yarışmasında Yakutiye Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin Erzurum`da görücü usulüyle evlilikler ve kız bulma yolları projesi ilgi gördü.
Atatürk Üniversitesi Kültür Merkezinde düzenlenen sergi açılışına Vali Sebahattin Öztürk, Rektör Prof.Dr. Hikmet Koçak, rektör yardımcıları, İl Milli Eğitim Müdürü Abdullah Bilge, bölge illerden gelen öğrenci ve öğretmenler katıldı. Ardahan, Artvin, Bayburt, Erzincan, Erzurum, Gümüşhane, Iğdır, Kars, Rize ve Trabzon`dan 525 proje arasından seçilen 90 araştırma, 3 gün boyunca sergilenecek. Bilgisayar, biyoloji, coğrafya, fizik, kimya, matematik, sosyoloji ve tarih dallarındaki araştırmalar arasından en iyiler TUBİTAK tarafından seçilecek.
Yakutiye Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri Esma Tanas ve Merve Azbay`ın hazırladığı Erzurum`da görücü usulüyle evlilikler ve kız bulma yolları projesi ilgi çekti.
Öğrenciler hazırladıkları projede amacın; özellikle geleneksel yapılarını sürdüren toplumlarda sıklıkla görülen görücü usulüyle evlilikleri açıklama ve görücü gidilecek kızları bulma yollarını tespit ederek bilimsel bir yöntemle sergilemek olduğu belirtildi.
Veri toplama ve görüşme tekniğiyle hazırlanan projede Erzurum`da yaşayan 40 yaş üstü 50 kadın ile görüşülerek ortaya çıkan veriler öyle açıklandı:
``Erzurum ilinde görücü usulü ile evlilikler önemini korumaktadır. Yakın çevreden bilinen ve tanına uygun gelin adayı bulmanın mümkün olmadığı durumlarda görücü usulü evlilikler daha fazla görülür. Görücü usulüyle evliliklerde çevrenin tavsiyeleri dikkate alınır. Görücü usulü evliliklerde erkek ve kadının birbirlerini tanımaları ve beğenmeleri evlilik için ön şarttır. Evlenecek erkek yakınları veya çocukları olan kadınlar; öğrenci evlerinde, kaplıca ve hamamlarda, düğünlerde, camilerde, dikiş- nakış kurslarında, hiç tanımadıkları insanların evlerinde gelin adayı olacak kızları bulmaya çalışmaktadır. Erzurum`da görücü usulü ile evlenmek için kız arama yolları insanlar tarafından yadırganmamaktadır. Görücü usulü evlilikler bütün yaş, eğitim seviyelerinde ve ekonomik seviyelerde görülebilmektedir.``
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Başkan Yetişkin’in sosyal medya paylaşımı duydulandırdı Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Anneler Günü’ne özel olarak hazırlanan ve Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi’nde yaşama yeniden ‘Merhaba’ diyen bir anne ve kızının yaşamını anlatan video annelerin fedakarlığı, çocukların yaşama güvenle tutunabilmesi ve sevginin simgesi oldu. Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi, alanında uzman eğitimcileri, çağa ve bilime uygun sınıfları ve araç gereçleri ile yüreğinde sevgi dolu personeliyle yüzlerce aileye umut olmaya devam ediyor. İncirliova ilçesinde yaşayan Melis Ören ile kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’yle tanıştıktan sonra hikayesini anlatan video, "Anne olmak herkes için farklı bir yolculuk. Bizim yolumuz biraz daha sabır ve anlayış istiyor" sözleriyle başlıyor. Anne Melis Ören, ilerleyen saniyelerde kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’nde eğitim almadan önce yaşadığı durumu şu sözlerle anlattı, "Derdini anlatamazdı. Derdini anlatamayınca ağlardı. Kendini yerlere atardı ve elimden hiçbir şey gelmiyordu. Çaresiz hissediyordum." Videonun devamında, Anne ve kızının birlikte Otizm Yaşam Merkezi’ne doğru umut yolculuğuna ait görüntüler yer alıyor. Daha sonra Otizm Yaşam Merkezi’ndeki ilk günlerini anlatan anne, heyecanının yüksek olduğunu ve her şeyi zamanla yaşayarak öğrendiklerini söyledi. Lina’nın merkezde çok güzel bir eğitim aldığını ve öğretmenlerin fedakârlıklarının sürece katkısından bahsetti. Mutluluk gözyaşlarının aktığı bir sonraki kesitte ise anne Ören, "Lina’nın annesi olmak paha biçilemez bir şey. Benim anneler günüm Otizm Yaşam Merkezi’nde başladı. Hediyem ise Lina’nın gözlerimin içine bakıp ‘anne’ demesi" sözleriyle yaşadıkları olumlu değişimi en güzel şekilde anlattı.
Kastamonu Çocukları için memurluğu bıraktı, kursta tanıştığı sanatla şimdi kadınlara umut oluyor Kastamonu’da yıllar önce çocuklarını büyütmek için memurluğu bırakan Seval Bahadır Koç’un kursta tanıştığı coğrafi işaretli taş baskı sanatı mesleği oldu. Kurduğu atölyede asırlardır devam eden geleneği yaşatan Koç, bir yandan da sanatını öğrettiği kadınları meslek sahibi yapıyor. Kastamonu’da yaşayan 53 yaşındaki Seval Bahadır Koç, yıllar önce memur olarak atandığı mesleğini çocuklarını büyütmek için bıraktı. Çocuklarını büyüten Seval Bahadır Koç, 10 yıl önce farklı bir şeyler öğrenmek için Halk Eğitim Merkezi’ne gitti. Merkezde Kastamonu’nun coğrafi işaretli sanatı olan taş baskıyla tanışan Seval Bahadır Koç, çok sevdiği bu sanatı mesleği haline getirdi. Önce evinin bir bölümünü atölyeye çeviren Seval Bahadır Koç, taş baskı sanatıyla masa örtüsünden kıyafete, çantadan çeyizlik ürünlere kadar çeşitli ürünler yapmaya başladı. Kısa süre sonra eve sığmayan sanatını daha profesyonel hale getirmek isteyen kadın girişimci, Tarihi Yakup Ağa Külliyesi’nin karşısındaki eski sübyan mektebinde atölye açtı. Yıllardır atölyesinde asırlardır devam eden taş baskı geleneğini yaşatan Seval Bahadır Koç, bir yandan da farklı şehirlerden gelen kadınlara taş baskı sanatını öğreterek meslek sahibi olmalarını sağlıyor. "Kursun ardından bu işi meslek olarak yapmaya karar verdim" Taş baskı sanatıyla tanışma hikayesini anlatan Seval Bahadır Koç, "Halk Eğitim Merkezi’nin açtığı bir kursa katıldım. Kursun ardından da bu işi meslek olarak yapmaya karar verdim. Önce evimde küçük bir atölye kurdum. Malzemeleri yavaş yavaş temin ettim. Daha sonra dükkan kadar malzeme birikince dükkan açtım. Dükkanımda satışlarımı ve imalatımı yapıyorum. Şehir dışında gelenlere de bu sanatı tanıtmaya çalışıyorum" dedi. "Baskı yapmak çok hoşuma gitti" ? Çocukları için mesleğini bıraktığını ve şimdiki işini çok sevdiğini dile getiren Seval Bahadır Koç, "Aslında ben memur olarak atanmıştım, oğlumu büyütmek için mesleğe başlamadım. Daha sonra çocuklar büyüyünce bir meşgale aradım kendim için. Tesadüfen Halk Eğitim Merkezinin açtığı kursa katıldı. O zaman taş baskı ilgimi çekmemişti. Ama baskı yapmak çok hoşuma gitti. Ayrı bir terapi. Baskıyı yaparken üretim moduna giriyorsunuz. Bir örtü yaparken kafanızda ikinci örtüyü tasarlıyorsunuz. Çok zevkli bir iş. Onun için dedim ki ben bu işi ileride sürdürebilirim. O şekilde başladım, şimdi de çok memnunum. Unutulmaya yüz tutmuş bir sanat olduğu için birilerine aktarmak, bir yerlerde yapıldığını görmek çok iyi bir şey" diye konuştu. "Bir şeylerle vesile olmak mutluluk veriyor" Çok sayıda ilden kursiyerlerin geldiğini kaydeden Koç, "Kursiyerlerim var. Özel kurslar veriyorum. Değişik illerden kursiyerler geliyor. Öğrendikten sonra gidip memleketlerinde bu işi yapıyorlar, dükkanı olanlar var. Bir şeylerle vesile olmak mutluluk veriyor. Hem bir kadının emekçi olup para kazanması beni mutlu ediyor hem de Kastamonu’nun bir kültürünü başka şehirlere tanıtmak sevindiriyor" şeklinde konuştu. "Bine yakın kalıbım var" Sanatla ilgili bilgi veren Koç, yaptığı desenlerin kullandığı boya sebebiyle asla silinmediğini kaydederek, "Kalıpların her biri farklı bir desendir. Bir yerde çiçek deseni ya da geometrik bir desen gördüğümüzde hemen onun kalıbını yaptırıyoruz. Gördüğümüz her şeyin kalıbını yaptırmak zorunda hissediyorum. Şu an ne kadar kalıbım olduğunun sayısını bilmiyorum. Belki bine yakın kalıbım vardır. Çok kullandığım kalıplarımı göz önünde tutuyorum. Az kullandığım kalıplarımı ise kaldırıyorum, lazım olduğunda tekrar alıyorum. Bir örtüyü yapmam yarım saat, bir buçuk saat arasında tutuyor" ifadelerini kullandı.