YEREL HABERLER - 26 Mart 2012 Pazartesi 10:01

FETHİYE`DE ˜ BALKAN SAVAŞLARI` KONFERANSI

A
A
A
FETHİYE`DE ˜   BALKAN SAVAŞLARI` KONFERANSI

Fethiye`de düzenlenen Balkan Savaşları`nın 100. Yılı ve Balkanlarda Türk Soykırımları` isimli konferansta Türklere uygulanan soykırımlar anlatıldı.
Fethiye`de yaşayan Rumeli Balkan Muhacirleri Derneği tarafından düzenlenen ``˜Balkan Savaşları`nın 100. Yılı ve Balkanlarda Türk Soykırımları` isimli konferansa konuşmacı olarak Rumeli Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Avukat Özcan Pehlivaoğlu katıldı.
Fethiye Belediyesi Kültür Merkezi Salonu`nda gerçekleşen etkinlikte AK Parti Muğla Milletvekili Ali Boğa, Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı, Kadıköy Belediye Başkanı Adem Ayat, Seki Belediye Başkanı Veli Yıldız, Ak Parti İlçe Başkanı Mustafa Ali Türkan, MHP İlçe Başkanı Hamdi Gürbüz, DP İl Başkanı Erdal Eroğlu, DP İlçe Başkanı Kemal Karadenizli, ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile çok sayıda vatandaş yer aldı. Konferansta ilk olarak ``Sürgün ve Ölüm-Bir Göç Hikayesi`` isimli sinevizyon gösterisi izlendi.
Rumeli Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Avukat Özcan Pehlivaoğlu, konferansta yaptığı konuşmada, ``Balkan Savaşları`nda 1,5 milyon insanımızı kaybettik. Hem de 2-3 aylık bir süreç içerisinde. Balkan Savaşları olmasaydı, Türkiye`nin Adriyatik Denizi`nde kıyıları olacaktı. Ama kaybedilen insanlarımızın ve topraklarımızın arkasına düşmemişiz`` dedi.
Türklerin Balkanlardan ve Anadolu`dan Orta Asya`ya sürme planlarının oynandığını, 1912 yılından itibaren birinci planı gerçekleştirip Türkleri Balkanlarda yok ettiklerini söyleyen Özcan Pehlivanoğlu, ``Şimdi diğer planlar yapılmaktadır. Balkan kelimesi Türkçedir. Ancak Balkanlar için şimdi Güneydoğu Avrupa lafı uyduruldu. Bu tuzağa bizi de düşürdüler. Bizim siyasetçilerimiz de aynı kelimeleri söylemeye başladılar. Oysa Balkanlar Türklerindir. Balkanlarda 4300 yıllık Türk Tarihi eserlerini görebiliriz. Türkler Avrupa`nın içlerine kadar girmişlerdir. Bugün PKK`nın Doğu Anadolu`da yaptığı katliamlar, öldürmeler yıllar önce Balkanlarda ve yakın döneme kadar Bosna`da yapılan öldürmelerle aynıdır. Hem Balkanlarda hem Doğu Anadolu`da katliamı yaptıranlar Ruslardır. Ruslar balkanlarda İngilizlerle şuanda Doğu Anadolu`da da Ermenilerle devamlı işbirliği yapmışlardır`` diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yalova Yalova’da 14 aylık bebeğin yaralandığı komşu kavgasıyla ilgili baba ve anne ifade verdi Yalova’nın Çınarcık ilçesinde aralarında husumet bulunan komşularının saldırısında, kucağındaki 14 aylık çocuğuyla birlikte yaralanan baba ile eşi savcılıkta ifade verdi. Olayla ilgili tutuklanan saldırganın ifadesinde, "Benim amacım Muhammed Baca’ya vurmaktı. Ancak savurduğum cisim kucağındaki çocuğa denk geldi" dediği ortaya çıktı. Alınan bilgiye göre, Çınarcık’a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak bina yapıları nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.’nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra’nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Servet E. ise serbest kaldı. Minik İkra, 3 günlük tedavinin ardından taburcu edildi. "İfadelerde hem Servet hem de Şener vurulduğunu kabul etmiştir" Olayla ilgili Muhammed Baca ve eşi B. Baca, Yalova Adliyesi’ne gelerek savcılıkta ifade verdi. Adliye çıkışı açıklama yapan Baca ailesi avukatlarından avukat Tolga Taylı, son günlerde sanki çocuğun yaralanmasının torpidoya çarparak olduğu gibi bir algı oluşturulmak istendiğini belirterek, "Servet E.’nin veyahut da Şener E.’nin ifadeleri de apaçık ortadadır. Muhammed Baca’ya karşı yapılan bir saldırı neticesinde Muhammed Baca’nın elinde çocuğu olduğu görülmesine rağmen cisim vurulmaya ve fırlatılmaya devam edilmiştir. Kaza da olsa elinde bir çocuk olan babaya karşı böyle bir eylemin yapılmasının hiçbir anlamı yoktur ve bunu farklı yerlere çekmeye de gerek yoktur" diye konuştu. "Kalıcı bir hasar olduğu da tespit edilmiştir" Adli Tıp raporunun da dosyada yer aldığını belirten Taylı, "Rapor içerisinde çocuğun kafatasının arka kısmında ciddi ve kalıcı bir hasar olduğu da tespit edilmiştir. Torpidoya çarpmayla oluşacak bir hasar değildir. Nitekim medya servis edilen görüntülerde 18.55 anlarında Muhammed Baca’nın 112’yi arayarak ve aynı zamanda kaymakamlık makamını arayarak yardım istediği bir görüntü sızmış ve burada ‘çocuğun yüzüne ne oldu’ ifadesi geçmiştir. Bu ifade farklı yerlere çekilmektedir. 18.59’da aynı tarihte çocuğun ev içerisindeki bir video kaymakama gönderilirken yüzü burada apaçık ortadır. Herhangi bir hasar yoktur. İkra bebeğin son günlerdeki, hastanedeki görüntüler de hepinizin zaten malumudur. Yani bir torpidoyla çarpmakla değil. Zaten 18.59’da çocuğun yüzünde herhangi bir hasar olmamasına rağmen 3-4 saat sonrasında hastanelik oluyor. Yani torpidoyla ulaşan bir şey değildir. Burada farklı yerlere, farklı yorumlara çekmeye veyahut da sürüklemeye gerek yoktur. Muhammed Baca ve ailesi mağdurdur. Tekrardan mağdur edilmeye çalışılmaktadır. Bu süreçle ilgili dosyaya girmiş ve süreci takip etmeye başlamış bulunmaktayız. İfadelerde hem Servet hem de Şener vurulduğunu kabul etmiştir. Kasti olarak çocuğa yapmadık ama çocuğu Muhammed’in kucağında gördük olarak ifadelerini net olarak söylemişlerdir." "Muhammed Baca bir hedef olarak göstermiştir" Servet E. ile ilgili de şikayetçi olacaklarını kaydeden Taylı, "Son birkaç gündür sanki Muhammed Baca bilinçli olaraktan burnundan akan kanları İkra Bebek’in üzerine akıtaraktan bir mağduriyet oluşturma, mağdur edebiyat yapma çabasında olduğuna yönelik birkaç tane röportajını gördük. Burada halkı da yanlış yönlendirmektedir. Keza gerek x hesabında gerekse diğer sosyal mecralarda Muhammed Baca ve ailesine karşı şu an bir itibar suikastı vardır. Burada halkı kim ve düşmanlığa yöneltmektedir. Muhammed Baca bir hedef olarak göstermiştir. Bugün için buraya gelirken bile sokakta kendisine ters ters bakılaraktan suçlu baba psikolojisi içerisine sokulmuştur. Bu durumla ilgili de ayrıca hukuki süreçler başlatılacaktır" dedi. Avukat Berika Kurt ise sanıkların suçlamaları kabul ettikleri beyanları olduğunu belirtti. Kurt, sosyal medya üzerinden yapılmaya çalışılan algı operasyonlarına halkın inanmaması gerektiğini kaydetti. Baba Muhammed Baca ise sanıkların suçlamaları kabul ettiğini ve Türk adaletine güvendiğini söyledi. "Kasıtlı olarak çocuğa vurmadım" Öte yandan tutuklanan Şener E.’nin ise ifadesinde, "Muhammed’in elinde çocuğu varmış ve savurduğum cisim Muhammed ile çocuğuna çarpmış. Ben olayın siniri ve heyecanı ile kucağındaki çocuğu fark etmemişim bile. Müteakip jandarma müdahale etti ve bizleri ayırdı. Yengem N. ile Muhammed’in eşi arasında da bir kargaşa oldu ancak birbirlerini darbedip etmediklerini görmedim. Olaylar sona erdikten sonra jandarma tarafından karakola getirildik. Muhammed Baca isimli şahıstan şikayetçi ve davacıyım. Benim amacım Muhammed Baca’ya vurmaktı. Ancak savurduğum cisim kucağındaki çocuğa denk geldi. Kasıtlı olarak çocuğa vurmadım" dediği öğrenildi.