DÜNYA - 28 Mart 2012 Çarşamba 11:02

SPOR TOTO 2. LİG

A
A
A
SPOR TOTO 2. LİG

Spor Toto 2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Yeni Malatyaspor`da Kulüp Basın Sözcüsü Şahin Özer, gelecek sezonla ilgili çalışmaların yoğun şekilde devam ettiğini bildirdi.
Özer, yeni sezonla ilgili belirledikleri futbolcuları izlediklerini ifade ederek, "Göreve geldikten sonra kulüple ilgili bir takım değişiklikler yaptık. Özellikle önümüzdeki sezonla ilgili çalışmalara hemen başladık. Elimizde belirlediğimiz bir futbolcu listesi var. Hakan Çalışkan hocamız belirlenen futbolcuları bizzat izleyerek, raporlarını sunuyor. Bu anlamda yönetim ve teknik heyet olarak izlemekte olduğumuz futbolcuları detaylı bir şekilde değerlendiriyoruz" dedi.
Tesis anlamında sıkıntılarının olduğunu kaydeden Özer, bir an önce Orduzu Spor Tesisleri`nin bitirilmesini beklediklerini dile getirdi.
Orduzu Spor Tesisleri`nin bitirilmesi ve profesyonel takımını buraya yerleştirilmesinin ardından mevcut Nurettin Soykan Tesisleri`nin alt yapıya tahsis edileceğini belirten Özer, yeni tesisisin Malatya futbolunun geleceği adına büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Özer tesis noktasında sıkıntı yaşadıklarını belirterek, "Orduzu Spor Tesisleri`nin büyük bir kısmı tamamlandı ancak bitilmesi için 500-600 bin TL civarında bir paraya ihtiyaç var. Tesisin bitirilmesi için kulüp başkanımız Ertan Mumcu,
yetkililerle görüşüyor. Tesisin bitmesi halinde profesyonel takımımızı buraya taşıyacağız. Mevcut tesisi de alt yapıya tahsis edeceğiz. Alt yapımızın şuan içinde bulunduğu tesis fiziki olarak yeterli değil. Malatya futbolunun gelişmesi ve profesyonel takımlara oyuncu yetiştirme noktasında yeni tesisin bir an önce bitirilmesi büyük önem arz ediyor" diye konuştu.
Yeni sezona her anlamda hazırlandıklarını dile getiren Özer, "Malatya İnönü Stadı`nın zeminin iyileştirilmesi noktasında yoğun bir çalışma içine girdik. Konuyla ilgili olarak bir şirketle hazırlandık. 15 Haziran`da Malatya İnönü Stadı`nın zemin iyileştirme çalışmaları başlayacak. Bunun yanında antrenman sahamızda da iyileştirme çalışmaları yapılacak" şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Dr. Öğretim Üyesi Yağmur: "Oruç, bireyin kendini inşasıdır" Ege Üniversitesi Birgivi İlahiyat Fakültesi Temel İslami Bilimler Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Oğuzhan Şemseddin Yağmur, Ramazan ayının kutsiyetinden oruç ibadetinin tarihi gelişimine kadar pek çok konuda kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Bu mübarek ayın "kendini inşa süreci" olduğunu vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Yağmur, İslam’daki oruç ibadetinin özgünlüğü ve toplumsal yansımaları üzerine önemli açıklamalar yaptı. İbadetlerin tarihi sürekliliğine ve İslamiyet’teki orucun özgün yapısına değinen Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, orucun insanlık tarihi boyunca var olduğunu hatırlattı. Kur’an’daki ilgili ayete atıfta bulunan Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, "Ayet, ‘Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı’ der. Burada iki vurgu vardır. Bir, farz kılınması; ikincisi, öncekilere de farz kılındığı. Dolayısıyla oruç, insanlık tarihi boyunca olan bir şey. Dünya tarihinde orucun bulunmadığı hiçbir inanç sistemi yok diyebiliriz ama bu, farklı farklı tezahür etmiş. Hristiyanlara baktığınız zaman 40 günlük perhiz orucu; Yahudilere baktığınız zaman özellikle Yom Kippur’da tuttukları kefaret ve tövbe orucu karşımıza çıkıyor. İslam’ın getirdiği oruçta iki temel unsur var. Birincisi, bir dini hafıza oluşturuyor. Geçmişten beri gelen oruçlar kefaretti, bağışlanmaydı ama İslam’daki oruç sadece bunlar değil. Evet, nefis terbiyesi var, bir fakirin açlık durumunu anlamak var ama İslam’da oruç, bir bireyin kendisini inşa etmesine yöneliktir" dedi. "Toplumun Ramazan’a ilgisi artıyor" Günümüz bilgi çağında toplumsal gözlemlerini paylaşan Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, dijitalleşmenin etkisiyle oluşan algının aksine, toplumun Ramazan’a olan ilgisinin memnuniyet verici olduğunu ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, "Geçmişte bu kadar çok bilgi ağına sahip değildik. Türkiye’nin neresinde ne olduğunu görmüyorduk. Şu anda her şeyden haberdar olduğumuz için gelişmeleri gözlemleyebiliyoruz. Dizilerde oruca yer verilmesi, okullarda ve camilerde bu sene gerçekleştirilen etkinlikler, Ramazan’a olan ilginin arttığını gösteriyor" diye konuştu. "Oruç tutanlar iyi örnek olmalı" Ramazan ayının ruhunun daha iyi kavranabilmesi için tavsiyelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, ibadetin ahlaki boyutla bütünleşmesi gerektiğini vurguladı. Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, "Gençlerin bu ayı daha iyi idrak edebilmesi için oruç tutanların iyi örnek olması lazım. Oruç tutan, tuttuğu oruçla beraber ahlakını ve davranışını daha da güzelleştirirse, iyi örnek olursa, oruç tutmayanlarla olan diyaloğunu ve ilgisini artırırsa inanıyorum ki ondan etkilenenler de oruç tutacaktır" dedi.
İstanbul İş Bankası, KGF Tarım Kefalet Destek Programı ile çiftçilere çözüm sunuyor Tarım alanında verimlilik artışına ve sürdürülebilir üretime katkı sağlamayı amaçlayan Türkiye İş Bankası, çiftçilerin finansal ihtiyaçlarına yönelik çözümlerini, Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaletiyle hayata geçirilen Tarım Kefalet Destek Programı ile daha da genişletiyor. Tarımı stratejik sektörlerden biri olarak gören İş Bankası, bu yaklaşımla teknoloji, finans ve tarımı buluşturarak çiftçileri tüm üretim süreçleri boyunca destekliyor. Son olarak finansal anlamda üreticileri desteklemek üzere Kredi Garanti Fonu (KGF) iş birliğine giden banka, Tarım Kefalet Destek Programı’nı hizmete sundu. Yapılan açıklamaya göre, üreticilere finansmana kolay erişim imkânı sunarken sektör için sürdürülebilir bir finans modeli oluşturan KGF Tarım Kefalet Destek Programı ile tarımda verimliliğin artışına; modern, sürdürülebilir üretim tekniklerinin yaygınlaşmasına katkı sağlanması amaçlanıyor. Programdan, tarım (bitkisel üretim ve hayvancılık) sektöründe faaliyet gösteren üreticiler yararlanabilecek olup tohumdan gübreye, traktörden tarım makine ekipman ve tarımsal arazi alımlarına kadar tüm finansman ihtiyaçlarını karşılayabileceklerdir. "Ülkemizin tarımsal kalkınmasını desteklemeye devam edeceğiz" İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, programın, sektörün finansman ihtiyacını karşılayabilecek ve ülkemizdeki sürdürülebilir tarım üretimini güçlendirecek kritik bir rol üstleneceğini belirterek şöyle konuştu: "Tarım hem dünyada hem de ülkemizde hayati öneme sahip. Bu nedenle gıda güvenliğini ve kırsal kalkınmayı sağlamaya yönelik her çaba çok kıymetli. KGF iş birliğiyle uygulamaya sunduğumuz Tarım Kefalet Destek Programının, tarım üreticilerinin finansmana erişimi için önemli bir hamle olduğuna inanıyoruz. Bu program ile çiftçilerimizi desteklerken; ülkemiz tarımının sürdürülebilir gelişimine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Ülkemizin dört bir yanında açtığımız tarım ihtisas şubelerimizle, çiftçilere yönelik zirai okuryazarlık eğitimlerimizle, teknolojik ve finansal çözümlerimizle ülkemizin tarımsal kalkınmasını desteklemeyi kararlılıkla sürdüreceğiz."