POLİTİKA - 29 Mart 2012 Perşembe 21:02

KURTULMUŞ: "SURİYE MESELESİNDE TÜRKİYE SICAK ORTAMIN İÇİNE ÇEKİLİYOR"

A
A
A
KURTULMUŞ: "SURİYE MESELESİNDE TÜRKİYE SICAK ORTAMIN İÇİNE ÇEKİLİYOR"

HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, "Suriye meselesinde maalesef Türkiye sıcak ortamın içerisine çekiliyor. Türkiye, Suriye ile sıcak ortama girerse bu, bölgede bir bölgesel mezhep savaşının başlangıcı demektir" dedi.
Ordu`da yapılacak olan ilçe kongrelerine katılmak üzere Samsun`a gelen HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Çarşamba Havaalanı`nda basın mensuplarının sorularını cevapladı. Eğitim sistemindeki 4+4+4 düzenlemesini doğru bulduklarını belirten HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, "Biz Türkiye`deki temel noktalarda ve yargıda çok ciddi anayasal reform sürecine ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Bunun için 4+4+4 şeklinde formüle edilen bu teklifi de ana çerçevesi itibariyle doğru buluyoruz. Yani 8 yıllık
kesintisiz eğitimin ortadan kaldırılmış olması doğrudur. Yönlendirmenin ve geçişlerin olması da doğrudur. Ancak bütün bunlarla birlikte bunun bir topyekun sistemin, eğitim sistemine reforme edilmesi şeklinde bir yaklaşımda ele alınması zaruridir. Bunlarla birlikte bir altyapının da olması gerekiyor. Bu kadar çok farklı dersleri verebilecek öğretmenlerimiz nerede? Bununla birlikte okulların yeterlilik durumunun da tartışılması gerekiyor. Türkiye`nin böylece 28 Şubat`ın son görüntüsü olan bu kesintisiz
eğitimden kurtulması doğru ama alt yapısını hazırlayarak büyük bir eğitim reformuna da ihtiyacı var" diye konuştu.
Dershanelerin kapanmasını doğru bulduğu söyleyen Kurtulmuş, "Bizim seçim beyannamemizde de vardı. Böyle bir eğitim sistemi olamaz. Çocuklarımız 8-9 yaşlarından sonra hayatları dershanelerde geçiyor. Dolayısıyla burada böyle bir sistem varsa, bunda zaten bir eksiklik var demektir. Bu millet çocuklarını dershanelerde eğitim alsın diye eğitim sistemi kurulmuyor. Eğitimin verilmesi gereken yer okullardır. Devletin okullarıdır. Bizim seçim beyannamemizde devletin okullarında parasız ve kaliteli bir eğitim
verilmesi, en temel sorumluluklarımızdandır. Lise sonda olan çocuklar şimdi okullarına uğramayacaklar, dershanelere gidecekler. Parası olmayan çocuklar ne yapacak? Zaten dershane sisteminin olması başlı başına bir adaletsizliktir. Devletin vazifesi bütün çocuklara üniversiteye girecek bilgileri sunmaktır. Bu da doğru bir çalışmadır. Ama bununda alt yapısı yapılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
YENİ ANAYASA ÇAОRISI
Yeni bir anayasanın hemen yapılması gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, "Bu parlamentonun en temel vazifesi, yeni bir anayasa yapmaktır, Türkiye`deki siyasal sistemin reformunu sağlamaktır. Halkın bu amaçla oy verdiği parti, ne yazık ki anayasa konusunda yine benzer tartışmalarla, kısır tartışmalarla anayasa meselesini bir tarafa bırakacaktır. Türkiye bu parlamentonun biran önce yeni bir anayasa yapması için yeterli toplumsal iklime sahiptir. İklimi bozuk olan milletin kendisi değil, iklimi bozuk olan
parlamentonun kendisidir. Biz mart ayının başından beri `Kavgayı bırakın, yeni anayasayı yapın` şeklinde bir kampanya başlattık. Haziran ayına kadar bu kampanyamız sürecek" dedi.
SURİYE UYARISI
Suriye konusunda zamanında kendilerinin dinlenmediğini belirten Kurtulmuş, şunları söyledi:
"Sakalım yok ki lafım dinlensin. Bu fakir 2 Ağustos 2011 tarihinden itibaren Suriye konusundaki duyarlılıklarımızı ve uyarılarımızı bütün kamuoyu ile paylaşıyoruz. Suriye meselesinde maalesef Türkiye sıcak ortamın içersine çekiliyor. Türkiye, Suriye ile sıcak ortama girerse, bu bölgede bir bölgesel mezhep savaşının başlangıcı demektir. Türkiye`nin daha yeni yıkılan etrafındaki soğuk savaşın duvarlarını yeniden kendi etrafına örmesi demektir. Suriye`de maalesef öngörülerinde hükümet, Amerikalılar ve
batılılar yanılmıştır. Bu meseleyi bölge dışı ülkelerin karışmasını önlemek zorundayız. Amerika ve Rusya`nın Suriye meselesinde ne işi var? Bölge ülkeleri bu meseleyi çözmek zorunda. Onun içinde bu bölgenin iki büyük devleti olan Türkiye ve İran başta olmak üzere, bütün bölge ülkelerinden oluşacak bir üst düzey barışı sağlayan bir heyeti kurulmalıdır. Böylece Beşar Esad yönetimini bir barış sürecine zorlayabilirdi."
KAYIP GAZETECİLER
Suriye`de kaybolan gazeteciler için girişimlerinin olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Suriye`de kaybolan gazeteci Adem Özköse ve kameraman Halit Coşkun`un serbest bırakılması için bir takım girişimlerde bulunduk. Türkiye`nin de bir takım girişimlerde bulunduğunu biliyoruz. Türkiye ile Suriye arasında şuanda son derece gergin bir ilişki söz konusu. Her iki arkadaşımızın sağlıklı olduğu bilgileri geliyor ama bunların hiçbiri kesin bir bilgi değil. Bu gençler Suriye`de tutuluyor. Muhtemelen Suriye, bunu bir
yarı savaş durumunda olduğu Türkiye`ye karşı pazarlık olarak kullanmak isteyecektir. Biz de dikkatle ve titizlikle bu konuyu takip ediyoruz" diye konuştu.
SİVİL ŞEHİTLİK
Sivil şehitlik konusunda değerlendirmede bulunan Kurtulmuş, "Bizim kültürümüzde şehitlik ve gazilik, yüksek mertebelerdir. Sivil şehit, devletin şehidi veya başka bir şehit türü olmaz. Biz hiç kimseye şehitlik mertebesi vermeyiz. Şehitlik resmi bir sıfat değil, ilahi bir sıfattır. Allah`ın verdi bir sıfattır. Devlet kimseye `sen şehitsin` demez. Devletin güvenlik sağlamaması dolayısıyla, bir takım karanlık suikastlar dolayısıyla öldürülün ve hayatını kaybedenlere devletin verdiği bir şehitlik olarak
değil, bunu bir sosyal fondan istifade etmesi olarak görmek lazım. Buna belki başka bir isim takmak gerekir. Çünkü bu anlamda başka tartışmalar gelecek. Ben bunu biraz daha genişletiyorum. Devletin yolunda şehitlik olmaz, Allah yolunda şehit olanlar olur. Bizim atalarımızın Çanakkale`de, Kurtuluş Savaşı`nda ve birçok gencimizin şehit oldukları gibi" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum IV. ulusal ETÜ psikoloji öğrenci zirvesi "Terapi odasının kapıları aralanıyor" temasıyla gerçekleştirildi Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) öğrenci topluluklarından Psikoloji Kulübü tarafından düzenlenen IV. Ulusal ETÜ psikoloji öğrenci zirvesi gerçekleştirildi. Toplumda psikolojik destek süreçlerine yönelik farkındalık oluşturmak, terapiye dair doğru bilinen yanlışları ele almak ve psikoloji alanının uzman isimleri ile öğrencileri bir araya getirmek amacıyla bu yıl "Terapi Odasının Kapıları Aralanıyor: Terapideki Önyargılar" temasıyla dördüncüsü düzenlenen zirve, yoğun katılımla tamamlandı. İki gün süren zirvede Türkiye’nin farklı şehirlerinden akademisyenler, alanında uzman isimler ve öğrenciler bir araya gelerek psikoterapi süreçlerine ilişkin önyargıları, klinik uygulamaları ve güncel yaklaşımları çok boyutlu olarak ele aldı. Program kapsamında gerçekleştirilen sunumlar, söyleşiler ve uygulamalı oturumlar, katılımcıların terapi süreçlerine dair bilimsel ve gerçekçi bir bakış açısı kazanmalarına katkı sundu. Zirvenin açılış programına ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak’ın yanı sıra Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Naim Ürkemez, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Psikoloji bölüm başkanı Ekinci: Ruh sağlığı bir lüks değil, zorunluluktur Programın açılışında konuşan ETÜ Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Oğuzhan Ekinci, günümüz dünyasında ruh sağlığının her zamankinden daha kritik bir konu haline geldiğine dikkat çekerek, psikolojik iyi oluşun bireysel olduğu kadar toplumsal bir gereklilik olduğunu vurguladı. Psikolojik desteğe olan ihtiyacın giderek arttığını ancak bu artışa rağmen yardım arama davranışının aynı düzeyde gelişmediğini ifade eden Ekinci, bunun en önemli nedenlerinden birinin damgalanma olduğunu belirtti. Ekinci, psikolojik destek almanın bir zayıflık değil, bireyin kendi yaşamına karşı sorumluluk almasının güçlü bir göstergesi olduğunu dile getirerek, ruh sağlığı alanında çalışanların toplumu doğru bilgilendirme sorumluluğu taşıdığını kaydetti. Rektör Çakmak: Terapiye yönelik önyargıların azaltılması büyük önem taşıyor Programda konuşan ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, psikolojik destek süreçlerine yönelik farkındalığın giderek artmasına rağmen toplumda terapiye ilişkin önyargıların varlığını sürdürdüğünü ifade etti. Terapi sürecinin çoğu zaman yanlış anlaşıldığını belirten Çakmak, psikolojik desteğin yalnızca ciddi sorunlar yaşayan bireylere yönelik bir süreç olarak görülmesinin doğru olmadığını vurgulayarak, terapinin; bireylerin kendilerini tanımalarına, duygularını anlamalarına ve yaşamın zorluklarıyla daha sağlıklı baş etmelerine katkı sağlayan bilimsel ve destekleyici bir süreç olduğunu dile getirdi. Zirvenin, terapiye dair yanlış bilinenlerin ele alınması ve psikolojik destek süreçlerine yönelik daha bilinçli bir bakış açısı kazandırılması açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Çakmak, programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Zirve kapsamında; psikoterapinin bilimsel temellerinden terapi sürecine yönelik önyargılara, çocuklarla yürütülen adli görüşmelerden psikiyatrik ilaçlara ilişkin toplumsal algılara kadar birçok konu alanında uzman isimler tarafından ele alındı. Ayrıca psikolojide ölçme araçları, kişilik testleri ve klinik değerlendirme süreçlerine ilişkin oturumlar ile öğrencilerin mesleki gelişimlerine katkı sunuldu.
Sivas Sivas Belediyesi’nden 30 Mart’ta anlamlı müjde Sivas Belediyesi, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’nde İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü Hizmet Binası projesini duyurdu. Sivas Belediyesi, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında çevre ve sürdürülebilirlik alanında önemli bir projeyi kamuoyuyla paylaştı. Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü Hizmet Binası projesinin hazırlandığını ve kısa süre içerisinde ihale sürecinin başlatılacağını açıkladı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından ilan edilen ve her yıl 30 Mart’ta kutlanan Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla düzenlenen programda konuşan Başkan Uzun, sıfır atık yaklaşımının sadece çevre politikası değil, aynı zamanda bir yaşam kültürü olduğunu vurguladı. Programda katılımcılara hitap eden Adem Uzun, çevre yatırımlarının kararlılıkla sürdüğünü belirterek, "Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Sıfır atık bilincini toplumun her kesimine yayarak doğamızı koruyacak ve sürdürülebilir şehirler inşa edeceğiz" dedi. Modern ve çevreci bir merkez kuruluyor Yapım maliyetinin yüzde 20’si Çevre Ajansı hibesi, yüzde 80’i ise belediye öz kaynakları ile finanse edilecek olan hizmet binası; sıfır atık uygulamalarının yaygınlaştırılması, geri dönüşüm faaliyetlerinin artırılması ve çevre bilincinin güçlendirilmesi amacıyla önemli bir merkez olacak. Yeni hizmet binası ile birlikte sıfır atık yönetiminin tek merkezden yürütülmesi, kurumsal hizmet kalitesinin artırılması ve vatandaşlara daha etkin hizmet sunulması hedefleniyor. Ayrıca eğitim ve farkındalık çalışmalarının da bu merkez üzerinden yaygınlaştırılması planlanıyor. Örnek bir proje hayata geçirilecek Modern ve çevre dostu mimari anlayışla projelendirilen bina; enerji verimli sistemleri, atık yönetim koordinasyon birimleri ile dijital izleme altyapısıyla dikkat çekiyor. Bina; çelik yapısı, geri dönüşüm odaklı malzeme seçimi, güneş enerjisi sistemi ve yağmur suyu geri kazanımıyla kendi kendine yeten bir yaşam alanı olacak. İçinde modern amfi, toplantı salonları ve geri dönüşüm atölyeleri; dışında park ve sera alanı ile hem üreten hem öğreten bir merkez olmanın yanı sıra hemen yanında yükselen Kızılırmak Projesi alanı ile birlikte "Şehrimize yeni bir vizyon kazandıracak" Sivas Belediyesi, Başkan Dr. Adem Uzun öncülüğünde hayata geçirilecek bu proje ile çevre yönetiminde örnek bir model ortaya koymayı hedefliyor. "Sıfır Atıkla Güçlü Yarınlara" anlayışıyla yürütülen çalışmaların, şehrin sürdürülebilir geleceğine önemli katkılar sağlaması bekleniyor. Öte yandan Sivas Belediyesi’nin son iki yılda sıfır atık çalışmaları kapsamında yürüttüğü çalışmaların verileri de paylaşıldı. Kağıt, plastik, cam, metal, pil, tıbbi atık, bitkisel atık yağ gibi toplam 2 bin 977 ton zararlı atık toplandı ve 202 okulda 12 bin 468 öğrenciye sıfır atık eğitimi verildi.
Bursa Bursa’da toprak kayması paniği Bursa’da etkili olan yoğun yağış sonrası meydana gelen toprak kayması nedeniyle bir kadın yaşadığı binada mahsur kaldı. Olay yerine sevk edilen AFAD, itfaiye ve polis ekiplerinin çalışmasıyla vatandaş güvenli şekilde tahliye edildi. Olay, Osmangazi ilçesi Çekirge Mahallesi 1. Çeyiz Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sağanak yağışın ardından yamaçtan kopan toprak ve kaya parçaları 3 katlı bir binanın giriş kısmını kapattı. Binada yaşayan 59 yaşındaki Ayşe Y., kapının kapanması nedeniyle evinden çıkamayınca yakınlarından yardım istedi. İhbar üzerine bölgeye AFAD, itfaiye ve polis ekipleri yönlendirildi. Ekiplerin koordineli çalışması sonucu giriş kısmını kapatan toprak temizlenerek mahsur kalan kadın bulunduğu yerden çıkarıldı. Kurtarılan Ayşe Y., evden çıkmak istediğinde kapıyı açamadığını ve başka bir girişlerinin bulunmadığını belirterek bölgede sık sık toprak kayması yaşandığını ifade etti. Kalıcı çözüm talep eden kadın, benzer olayların tekrar yaşanmaması için önlem alınmasını istedi. "Toprak suya doyunca heyelan kaçınılmaz oldu" Mahalle sakinlerinden Tarık adlı vatandaş ise bölgede yaklaşık 40-45 yıldır yaşadığını belirterek heyelanın son günlerde etkili olan yoğun yağışlardan kaynaklandığını söyledi. Tarık, "Bursa’da son 3-4 gündür devam eden yoğun yağışlar nedeniyle toprak suya doydu ve heyelanlar meydana geldi. Özellikle Çekirge ile Muradiye bölgesinin birleştiği noktalarda ciddi kaymalar yaşandı. Devletimiz ve belediye ekipleri yolları açmak için yoğun şekilde çalışıyor" dedi. Yağışların kısa sürede çok etkili olduğunu belirten Tarık, "Uzun süre yağmur yağmadı ancak son günlerde aniden bastıran yağışlar nedeniyle böyle bir afet yaşadık. AFAD, belediye ekipleri ve basın mensupları hızlı şekilde olay yerine geldi. Kapanan yolların bir kısmı açıldı, diğer noktalarda da çalışmalar devam ediyor. Toprağın suya doyması nedeniyle küçük çaplı toprak akıntıları oluşuyor. İnşallah yetkililer kalıcı çözümler üretir. Tüm mahalle sakinlerimize geçmiş olsun. Allah daha büyük afetlerden korusun" şeklinde konuştu. Olayla ilgili bölgede güvenlik önlemleri alınırken, ekiplerin risk değerlendirme çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.
Kayseri Genç şef adayları ödüllerini aldı Kayseri’de, Talas Belediyesi ve Kayseri Üniversitesi (KAYÜ) işbirliğinde düzenlenen yemek yarışmasında dereceye giren genç şef adayları ödüllerini aldı. Talas Belediyesi ve KAYÜ tarafından 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında gıda israfının önlenmesi, atıkların kaynağında ayrıştırılması ve çevre dostu üretim anlayışının yaygınlaştırılması amacıyla Mutfakta Dönüşüm Var-Ulusal Sıfır Atık Yemek Yarışması düzenlendi. Finalinde 9 üniversite öğrencisinin ter döktüğü yarışmada ilk 3’e giren öğrencilere KAYÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen program ile ödülleri verildi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından törenin açılış konuşmasını yapan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, gıdanın en önemli sektör olduğunu kaydederek, "En önemli sektör gıda sektörüdür. Pandemi de ‘herkes içeri girsin’ denildi, yeme ve içme ihtiyacı bitmedi. Depremde ‘herkes dışarı çıksın’ denildi, yeme ve içme ihtiyacı yine bitmedi. Ülkemizde tarım ve hayvancılık olarak kendisine yetecek bir ülke. Dünyanın her tarafında gıda konusunda ki savurganlık ve israf diz boyu. Dünyanın 4’te 1’i açlıkla mücadele ederken, öbür tarafta obeziteyle alakalı tedavi peşinde koşuyor. Bizim kültürümüzde de bunların hepsini ortalayacak bilgi birikimi var" dedi. KAYÜ Rektörü Prof. Dr. Kurtuluşu Karamustafa da, israfa dikkat çekere, "Allah yarattığı kulunu aç bırakmaz. Hz. Ali’nin ifade ettiği üzere Allah rızka kefil, imana kefil değil. ‘Rızkın değil, imanınızın peşinden koşun’ diyor. Dünyaya başımızı kaldırıp baktığımızda başta Afrika olmak üzere dünyanın birçok yerinde açlıktan sefalet içinde insanları görüyoruz. Bu Allah’ın adaletine aykırı ama yeryüzündeki kaynakları hoyratça kullanan insanoğlu insanın açlığını oluşturuyor. Yoksa yüce Yaradan bu yeryüzünde bütün rızkı bize bolca vermiş. Kurulan sömürge sistemi, insanın düşüncesizliği, egosu, bencilliği dünyanın birçok yerinde homojen bir kaynak olacakken, güçlünün zayıfı ezdiği bir ortamda birileri aç ve açıkta kalabiliyor" diye konuştu. Programa, Lokantacılar ve Pastacılar Odası Başkanı Altan Aydemir, Talas İlçe Milli Eğitim Müdürü Osman Malkoçoğlu, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.