YEREL HABERLER - 03 Nisan 2012 Salı 11:21

TÜRKARAP TURİZM FUARINA 15 ÜLKE KATILACAK

A
A
A
TÜRKARAP TURİZM FUARINA 15 ÜLKE KATILACAK

Bursa Valisi Şahabettin Harput, ``Türk-Arap Turizm Buluşması`` öncesinde Suudi Arabistan`ın ikinci büyük şehri Cidde`ye gitti.
Vali Harput başkanlığındaki heyetin yaptığı görüşmeler Arap News gazetesinde de yer aldı. Gazetenin birinci sayfadan verdiği haberde 1. Türk - Arap Seyahat ve Turizm Fuarı`nın 22 -24 Nisan tarihleri arasında yapılacağı, 15 Arap ülkesinin ve 200 Türk turizm firmasının katılacağı belirtildi. Vali Şahabettin Harput ile yapılan toplantıda konuşan Arap Turizm Organizasyonu Başkanı Bandar Al- Fahad, ``Fuarın hedefi ekonomik büyümedir. Binlerce kişiye iş imkanı sağlamak için turizmin rolü genişletilmeli`` dedi.
Fahad, fuarın seyahat acenteleri, havayolu şirketleri ve turizm çalışanlarını bir araya getireceğini söyledi. Fahad, ``Aynı zamanda fuar Arap ülkeleri ve Türkiye arasında turizm endüstrisi için ticari anlaşmaların imzalanmasına, yeni yatırım tekliflerine ve ortaklıkların kurulmasına imkan sağlamakta. Düzenlenecek konferans turizmin gelişmesi hakkındaki yeni fikirlerin tartışılmasına zemin oluşturacak`` dedi.
Harput, fuara Filistinli yetkililerin de katılacağını belirtti. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe de fuarın başarılı geçmesi için çalışacaklarını söyledi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Doç. Dr. Murat Köken: "Omuz ağrısı sessizce ilerleyerek günlük hayatı zorlaştırabilir" Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Doç. Dr. Murat Köken, omuz ağrısının çoğu zaman ihmal edilse de sessizce ilerleyerek günlük hayatı zorlaştıran bir sorun haline gelebileceği konusunda uyardı. Omuz ağrısı, günlük yaşamı olumsuz etkileyen ve çoğu zaman ihmal edilen sağlık sorunlarının başında geliyor. Hareket kabiliyeti yüksek olan omuz eklemi, bu özelliği nedeniyle aynı zamanda en hassas bölgeler arasında yer alıyor. Uzmanlar, erken dönemde fark edilmeyen omuz ağrılarının zamanla daha ciddi sorunlara yol açabileceğine dikkat çekti. Omuz ağrısının başlıca nedenleri Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Murat Köken, "Omuz ağrısı, toplumda oldukça yaygın görülmesine rağmen çoğu zaman ihmal edilen önemli bir sağlık sorunudur. Sabah giyinirken zorlanma, gece uykudan omuz ağrısıyla uyanma ya da basit bir hareket sırasında omuzda ani bir sızı hissetme ile başlayabilir, sessizce ilerleyerek günlük hayatı zorlaştıran bir sorun haline gelebilir. Omuz ağrısı; basit zorlanmalardan ciddi ortopedik rahatsızlıklara kadar birçok farklı sebeple ortaya çıkabilir. En sık karşılaşılan nedenler arasında; omuza aşırı yük bindirilmesi, ters pozisyonda yatma (özellikle omuz üzerine yatma), burkulma ve zorlanmalar, tendon yaralanmaları, boyun fıtığı, omuz çıkıkları, sinir sıkışmaları, kireçlenme, düşme veya çarpma gibi travmalar yer almaktadır" dedi. "Bazı meslek gruplarında daha sık görülebilir" Omuz ağrısının bazı meslek gruplarında daha sık görüldüğünü belirten Köken, "Masa başında uzun süre çalışanlar, kuaförler ve berberler, boyacılar ve inşaat işçileri, öğretmen gibi tekrarlayan hareketler ve uzun süre aynı pozisyonda kalmak omuz sağlığını olumsuz etkileyebilir. Ev işlerinde ise cam silmek, halı yıkamak, yüksek raflara uzanmak, ağır tencere ve eşyaları kaldırmak, uzun süre ütü yapmak, omuz kaslarına aşırı yük bindirerek zamanla ağrıya yol açabilir. Omuz ağrısı hem kadınlarda hem erkeklerde görülmekle birlikte, yapılan gözlemler kadınlarda biraz daha yaygın olduğunu göstermektedir" diye konuştu. "Cerrahi dışı yöntemler etkili olabilir" Tedavi yöntemlerine değinen Köken, "Omuz ağrısında tedavi, ağrının nedenine göre planlanır. Çoğu hastada cerrahi dışı yöntemler yeterli olmaktadır. Bunlar arasında; fizik tedavi ve özel egzersiz programları, kortikosteroid veya hyaluronik asit enjeksiyonları, PRP (trombositten zengin plazma) veya kök hücre enjeksiyon tedavisi, şok dalga tedavisi (ESWT) yer almaktadır. Bu yöntemlerle birçok hasta ameliyata gerek kalmadan sağlığına kavuşabilmektedir" ifadelerini kullandı. Cerrahi gerektiren durumlar Cerrahi gerektiren durumlara da değinen Köken, "İleri derecede tendon yırtıkları, ciddi omuz çıkıkları, ileri evre kireçlenme, hareketi ciddi şekilde kısıtlayan durumlarda gibi vakalarda ameliyat gündeme gelebilir. Omzunuzu 90 derecenin üzerine kaldıramıyorsanız, geceleri ağrı nedeniyle uyanıyorsanız, kolunuzda uyuşma veya güçsüzlük varsa, ağrı 2 haftadan uzun süredir devam ediyorsa, omzunuzda çıtırtı veya kilitlenme hissediyorsanız ve diğer yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda cerrahi tedavi tercih edilir" dedi. "Cerrahi ile kalıcı çözüm mümkün" Cerrahi yöntemler hakkında bilgi veren Köken, "Hastanın yaşı ve ağrının sebebine bağlı olarak, küçük kesilerle hızlı iyileşme sağlayan artroskopik (kapalı) ameliyat, kapalı ameliyat ile tedavi edilemeyecek hastalıklar ve kırıklarda açık ameliyat, ileri evre kireçlenmelerde kalıcı çözüm olarak omuz protezi tercih edilebilir" diye konuştu.
Manisa Süt rekortmeni Saanen keçiden dördüz doğum Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde süt verimiyle bilinen Saanen keçi, bu kez yaptığı dördüz doğumla yetiştiricisinin yüzünü güldürdü. Sağlıklı dünyaya gelen sevimli yavrular mahallede ilgi odağı oldu. Sarıgöl Mimar Sinan Mahallesi’nde evinin yanında kurduğu küçük işletmede Saanen keçi yetiştiriciliği yapan İsmail Bilen, sürüsündeki 13 Saanen keçisinden altısının anaç olduğunu belirtti. Bilen anaç Saanen keçilerinden birinin dördüz doğum yaptığını söyledi. Genellikle ikiz doğumlarıyla bilinen Saanen keçilerde dördüz doğumun nadir görüldüğünü ifade eden Bilen, "Bir anaç Saanen keçiden günlük ortalama 3-4 kilogram süt alıyorum. Bu cins keçiler genelde ikiz doğurur, geçmiş yıllarda üçüz de olmuştu. Bir sene de beşiz doğum yapmıştı. Bu yıl ilk kez dördüz yavru aldım. Hepsi sağlıklı ve çok sevimli, bu durum beni oldukça mutlu etti" dedi. Dünyaya gelen yavruların kısa sürede mahalle sakinlerinin ilgisini çektiğini belirten Bilen’in evine ziyaretçi akını yaşandı. Yavruları görmeye gelen vatandaşlar, "Maşallah, Allah nazardan korusun" diyerek hayranlıklarını dile getirdi. Bilen, keçi sütü ve ürünlerine olan yoğun ilgiyi vurgulayarak, "Keçi sütünün litresi 100 lira, keçi peynirinin kilosu ise 600 liradan satılıyor. Süt ve peynir özellikle hastalar tarafından çok talep görüyor, adeta almak için sıraya giriyorlar" dedi. Süt verimiyle öne çıkıyor Saanen keçisinin yüksek süt verimiyle öne çıkan bir tür olduğu biliniyor. Yılda ortalama 8-10 ay boyunca 800 ile 1000 kilogram arasında süt verebilen bu keçi türü, ekonomik açıdan da yetiştiricilere önemli katkı sağlıyor. Genellikle beyaz renkli olan Saanen keçileri, günlük ortalama 3-5 kilogram süt verimiyle dikkat çekiyor.
Bursa Siyahların ardında açan pembe şeftali çiçekleri Bursa’nın Gürsü ilçesinde geçen yıl çıkan yangında yüksek kesimlerde alevlerin arasında yemyeşil kalan iki şeftali bahçesi, bu yıl açan pembe çiçeklerle renklendi. Geçen yılın temmuz ayında Bursa’nın Gürsu ve Kestel ilçeleri arasında yükselen alevler, sadece ormanları değil, yürekleri de dağlamıştı. Rüzgarın amansız ıslığıyla beslenen yangın, binlerce dekar yeşil alanı siyaha boyarken, Karahıdır Mahallesi’ne kadar dayanmış, yerleşim yerlerini tehdit eder hale gelmişti. O günlerden geriye, dağların bağrında açılan devasa, kapkara yaralar kaldı. Bugün Gürsu ve Kestel yamaçlarında gezinirken, siyahlaşmış kozalaklar, kömürleşmiş ağaç dalları ve griye çalan çıplak toprak, o kabus dolu günlerin dilsiz tanıkları gibi duruyor. Rüzgar estikçe, yanan ağaçların hüzünlü iniltisi duyuluyor ve geçen yazın ağlatan günlerini hatırlatıyor. Yükseltilerin arasında, binlerce dekar griye çalan alanın ortasında göz kamaştırıcı bir manzara, bir umut isyanı yükseliyor. Yangının pençesinden sahiplerinin bakımları sayesinden kurtulan, dağların kuytusunda saklı 50 dönümlük şeftali bahçeleri, baharın gelişiyle pembe çiçeklere durdu ve büyüleyici bir görsel şölen sundu. Siyah ve pembenin epik savaşı Doğanın kucağında, siyah ile pembenin epik bir savaşı yaşanıyor adeta. Bir yanda ölümün, yok oluşun ve karanlığın simgesi simsiyah, çıplak yamaçlar; diğer yanda ise yaşamın, yeniden doğuşun ve umudun habercisi, narin ama dirençli pembe şeftali çiçekleri. Bu manzara, sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda derin bir tefekkür vesilesi. Karamsarlığa, umutsuzluğa kapılan yüreklere, en zifiri karanlığın bile arkasında bir ışık, bir yaşam pırıltısı olduğunu fısıldıyor. Umut çiçekleri Anadolu’nun ruhu Bu pembe çiçekler, sadece bir doğa olayı değil, aynı zamanda Anadolu’nun, Türk milletinin dirençli ruhunun da bir yansıması olabilir mi? Yüzyıllardır nice badireler, nice savaşlar, nice doğal afetler atlatmış bu topraklarda, umut hiçbir zaman sönmedi. Her yıkımın ardından yeniden inşa edildi ve her kışın ardından yeniden bahar getirildi. Karahıdır’daki şeftali bahçesi, bize bu kadim gerçeği bir kez daha hatırlatıyor. Siyah ile pembenin destansı savaşı, aslında ölüm ile yaşamın, umutsuzluk ile umudun savaşı. Ve bu savaşta zafer, her zaman yaşamın ve umudun oluyor. Gürsu ve Kestel’in siyah yamaçlarında açan pembe şeftali çiçekleri, sadece Bursa’ya değil, tüm Türkiye’ye umut aşılıyor. Bize, en zor anlarda bile umudu kaybetmemeyi, yeniden doğuşa inanmayı öğretiyor. Siyahların arasında inatla açan, doğayı renklendiren ve yeni bir başlangıcı simgeleyen bu pembe çiçekler, karanlığa sıkılmış bir kurşun, umutsuzluğa atılmış bir tokat gibi görenleri etkiliyor, duygulandırıyor. Çiftçi bu yıldan umutlu Karahıdır Mahallesi çiftçilerinden olan ve yanmayan şeftali bahçesinin sahibi Ali Kiraz, geçen yıl yaşanan yangını halen unutamadığını belirterek, "Dağın arkasında başlayan yangın dağ, tepeleri aşarak bizim köye doğru geldi. Mahalleli olarak büyük mücadele verdik ama rüzgara ve alevlere karşı daha fazla savaşamadık. Bahçemizin etrafında birkaç ağaç yandı ama biz alevler gelince terk ettik burayı, yanar dedim ve bahçeyi ağlayarak bırakıp gittim" dedi. Kiraz, 15 yaşındaki 25 dönümlük bahçelerinin yangından yara almadan kurtulduğunu ifade ederek, "Şu anda yüzde 80 açtı çiçekler. Bahçemiz pembeye büründü. Şeftali ağaçları siyaha karşı umutla açtıysa biz de umutluyuz gelecekten. Alın teriyle iş yaptığımızın göstergesi, Allah bize yardım ediyor rızkımızı veriyor. Soğuk ve don yapmazsa hava iyi verim alırız inşallah" diye konuştu. Komşuları Hamdi Ülgen’in de bahçesinin yangından aynı şekilde kurtulduğunu anlatan Kiraz, onların bahçesinin de çiçekle renklendiğini kaydetti.