YEREL HABERLER - 05 Nisan 2012 Perşembe 16:51

MŞÜ ÖОRENCİLERİNDEN BASIN AÇIKLAMASI

A
A
A
MŞÜ ÖОRENCİLERİNDEN BASIN AÇIKLAMASI

Muş Alparslan Üniversitesi`nde (MŞÜ) eğitimlerini sürdüren Mezopotamya Öğrenci Derneği (MED-DER) üyeleri, tutuklu bulunan arkadaşlarının serbest bırakılmasını istedi.
MŞÜ Eğitim Fakültesi önünde toplanan öğrenciler adına basın açıklaması yapan MED-DER üyesi Emrah Akıncı, İletişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi olan Yalçın Peker`in yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunduğunu ve halen hakim karşısına çıkmadığını savundu. Tutuklu bulunan öğrencinin özgürlüğünün kısıtlandığını ve eğitim hakkının elinden alındığını vurgulayan Akıncı, "Arkadaşımız Yalçın Peker, üniversite öğrencilerine uygulanan baskı politikasının en somut örneklerinden birisidir. Biliyoruz ki aynı durumda olan
insanlar hiç de azımsanacak sayıda değil. Bugün cezaevlerinde yüzlerce öğrenci tutuklu bulunmaktadır. Hem de hiçbir delil ve dayanak olmadan abuk sabuk gerekçelerle tutuklanmaktadırlar. Bizler arkadaşımızın ne ile suçlandığını bile bilmiyoruz. Kaldı ki ortada bir suç olduğuna bile inanmıyoruz. Yani tam anlamıyla bir hukuk skandalı yaşanmaktadır. Arkadaşımızın bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz" dedi.
Başbakan Erdoğan`ın `dindar nesil` söylemlerine atıfta bulunan Akıncı, şunları kaydetti: "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bir süre önce nasıl bir gençlik istediğini dile getirmişti. Dindar ve kindar gençlik istiyormuş Sayın Başbakan. Bizler Kürt gençleri olarak bunu bir itiraf olarak görüyor ve değerlendiriyoruz. Demek ki, Yalçın arkadaşımızın da içerisinde bulunduğu sayısı 600`ü aşkın üniversite öğrencisinin tutuklanmasının nedeni, Başbakanın dindar ve kindar gençliğini oluşturmak için yapılan bir altyapı
çalışmasıymış. Herkes şunu iyi bilsin ki, bizler Başbakanın istediği dindar ve kindar neslin bir parçası olmayacağız ve buna karşı da sonuna kadar direneceğiz. Bizler okuyan, düşünen, sorgulayan, kimliksel haklara ve insan haklarına bağlı bir gençlik için tüm gücümüzle çalışacağız."
Yapılan basın açıklamasının ardından, öğrenciler olaysız bir şekilde dağıldı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Onlar için en acı 23 Nisan Bolu’da Grand Kartal Otel faciasında eşi ve kızını kaybeden iş adamı Rıfat Doğan, yaşanan yangın faciasında hayatını kaybeden çocukların fotoğraflarını projeksiyonla binaya yansıtarak andı. Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki Grand Kartal Otel’de 21 Ocak 2025’te çıkan yangında 36’sı çocuk olmak üzere 78 kişi hayatını kaybetmişti. İş adamı Rıfat Doğan’ın eşi Ceren Yaman (45) ile kızı Lalin Doğan (16) da bu faciada hayatını kaybetmişti. Projeksiyonla binaya yansıttı Acılı baba Rıfat Doğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda farkındalık oluşturmak amacıyla, yangında hayatını kaybeden 36 çocuğun fotoğrafını ve isimlerini projeksiyonla binaya yansıttı. 23 Nisan’ı temsilen, çocukların fotoğraflarından önce Türk bayrağı da yansıtıldı. "Özel günler bize daha ağır geliyor" 23 Nisan gibi özel günlerin daha ağır geldiğini ifade eden Rıfat Doğan, "Bizim için her günün ayrı bir zorluğu var. Özel günler bize daha ağır geliyor. Özel günlerde eskiden yaptığımız etkinlikler, birlikte geçirdiğimiz zamanlar aklımıza geliyor. Her özel günü daha bir ağır geçiriyoruz. 23 Nisan’da bizim için özel günlerden. İlkokula başladıklarından bugüne hep bir etkinliklerine koşturduk. 23 Nisan’da 36 tane yavrumuzu unutmak istemedik. O yüzden hem onları anmak, hem de unutmamak için böyle bir etkinlik düşündük" dedi. "Onlar hiçbir zaman büyümeyecekler 36 canın hiçbir zaman büyümeyeceğini belirten Rıfat Doğan, "Tabii eski 23 Nisanlar aklımıza geldikçe onlarla geçirdiğimiz anlar, okuldaki gösterileri, onlarla bu etkinliklerine hazırlanışımız geliyor. Soğuk da olsa, yağış da olsa onları bu etkinliklere götürüp izliyorduk. Şimdi tabii ki bunlar mümkün değil. Giden canlarımız geri gelmeyecek ama bizim tüm çabamız giden canlarımıza olan borcumuzu ödemek. 36 tane yavrumuzu kaybettik. Onlar hiçbir zaman büyümeyecekler. Hep bizim için çocuk kalacaklar. Allah ömür verdikçe her özel günde onları anmak için, onları yaşatmak için elimizden geldiğince çaba sarf edeceğiz" şeklinde konuştu.
Samsun Fatih Tekke: "Tur atlamak bizim için çok değerliydi" SAMSUN (İHA) – Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Samsunspor’u eleyerek Türkiye Kupası’nda yarı finale kalmalarının çok değerli olduğunu söyledi. Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde Trabzonspor, deplasmanda Samsunspor’u penaltı atışları sonrası 3-1 mağlup ederek yarı finale yükseldi. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Teknik Direktör Fatih Tekke, açıklamalarda bulundu. Kazandıkları için mutlu olduklarını dile getiren Fatih Tekke, "Bizim açımızda oyunun ilk bölümü iyi geçmedi. Tabii ki bir üst tura çıkmak bizim için çok önemli ve değerliydi. Biraz hasar aldık ama bugün Samsunspor taraftarını, oyuncularını da kutlamam lazım. Yani bu maçı kırmızı karttan sonra uzatmaya, taşımaları, son ana kadar mücadele etmeleri bence çok önemliydi. Son haftalardaki oyun ritmi de açıkçası beğendiğim oyunlardan bir tanesi. Bizim açımızdan oyunun ilk bölümü çok olumlu geçmedi. İkinci bölümü daha iyi. Ama uzatmaya bırakmamamız gereken bir maçtı. Ama her şeye rağmen çok zor bir deplasmanda her şeyle kupaya konsantre olmuş komşu ilin çok değerli takımı Samsunspor’un, mücadelesi bizi zorladı açıkçası ve penaltılarda da Onana ön plana çıktı. Dolayısıyla zor bir karşılaşmayı bizim lehimize bitti çok şükür. Şimdi hemen pazartesi bir maç var. Buradan evimize döneceğiz 3-4 saatte inşallah kazasız belasız dönersek, yarın dinleneceğiz. Cumartesi bir antrenman, pazar günü tekrar yolculuk. Bunu da özellikle söyledim. Bizim için gene çok zor bir deplasman. Samsunspor gibi çok benzer oyun ritmini bulmuş, iyi bir takım ile oynayacağız. Tur atlamak bizim için çok değerliydi. Taraftarlarımızı çok mutlu ettiğimizi düşünüyorum" dedi. "Hakemi beğenmedim" Kazanmalarına rağmen hakem Atilla Karaoğlan’ın maç yönetimini beğenmediğini ifade eden Tekke, "Hakemler Türkiye’de hep eleştiri konusu oluyor. Ben bugün çok net söyleyeyim. Hakemi yine beğenmedim. Kırmızı kart pozisyonu hiç görmedim. Biz Trabzonspor olarak top bizdeyken oynamaya çalışan bir takımız. Bugün ilk yarıda çok iyi oynayamadık. Direkt kaleye gideceğimiz bir iki pozisyon vardı ve bunlara çalışmıştık. Bunun fazla olması lazımdı. Orada oyuncuların anlık tercihlerinden dolayı bizim de uyarılarımız oluyor ama bazen o duyguyu dışarıdan bir sopa varmış gibi oyunu kontrol etmeniz mümkün değil. Oyuncuların orada duyguları da var. Yeni denemiş bir şeyin hemen tekrarında yüzde 100’ünü bulmanız da kolay değil. Dolayısıyla bu bir süreç ama oyuncularım geldiğim günden bu yana söylediğim şeylerin tersini yapmadı. Saha içerisinde biz ne söylediysek yapmaya çalıştı. Hepsinin ayaklarına, gönüllerine sağlık. Hepsi bizim ne diyorsak onu yapıyorlar. Dolayısıyla burada hata varsa bu bana ve teknik ekibe ait" diye konuştu.