YEREL HABERLER - 06 Nisan 2012 Cuma 09:59

MUAY THAİ`DE KAYSERİ`DEN ALTIN VURUŞ

A
A
A
MUAY THAİ`DE KAYSERİ`DEN ALTIN VURUŞ

25-30 Mart 2012 tarihleri arasında Aydın Kuşadası`nda yapılan Muay Thai Gençler ve Büyükler Bay-Bayan Türkiye Şampiyonasında Kayserili sporcular 5 altın, 3 gümüş ve 8 bronz madalya alarak takım halinde Türkiye 3.`sü oldu.
Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Mehmet Metin Özen ``Kick Boks branşından sonra dövüş sporlarında Muay Thai de gelen bu başarı Kayseri olarak bizleri çok sevindirdi. 5 sporcumuz altın madalya getirdi. Takım halinde Türkiye 3.`sü olduk. Seneye bunu ilerletip Türkiye Şampiyonu olacağımızdan şüphem yok. Antrenörlerimizi ve sporcularımızı canı gönülden kutluyorum.``dedi.
Halil Demir idareciliğinde, Antrenörler Yücel Haspolat ve Menderes Koyuncu eşliğinde , Milli Takım Teknik Kurul üyesi Göksel Cingöz ile birlikte madalya kazanan sporcuların ismi şu şekilde:
Sergen TELLİ 1.
Selim YILDIRIM 1.
Eren Ali AYDIN 1.
Turgut KOCAKAYA 1.
Seda EROОLU 1.
Resul KOÇAK 2.
Ali BATMAZ 2.
Selçuk ÖZHAN 2.
Kaan ÜNLÜ 3.
Furkan KAYAALTI 3.
Ali KARADAYI 3.
Mehmet SUN 3.
Ceylan ŞİMŞEK 3.
H.Ecem ALTUNTAŞ 3.
Merve BAŞGÜN 3.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara THF Başkanı Çebi: "Türkiye’nin yolu yakın gelecekte iyi yerlere gelecek" Türkiye Hentbol Federasyonu (THF) Başkanı Mesut Çebi, "Türkiye’nin yolu tam anlamda Avrupa’da istediğimiz seviyede değil. Fakat yapmış olduğumuz organizasyonlar, teknik geliştirmeler ve iyileştirmelerle beraber Türkiye’nin yolu yakın gelecekte iyi yerlere gelecek" dedi. Türkiye Hentbol Federasyonu’nun kuruluşunun 50. yılı dolayısıyla Gala Gecesi düzenlendi. Türk hentbolunun yarım asırlık tarihine tanıklık eden isimlerin ve hentbol paydaşlarının bir araya geleceği 50. Yıl Gala Gecesi, Ankara Prof. Dr. Yaşar Sevim Hentbol Salonu’nda düzenlendi. Spor camiasından birçok önemli ismin katıldığı gecede, Türk hentbolunun yarım asırlık gelişim süreci ve elde edilen başarılar vurgulandı. Gala programında açıklamalarda bulunan Çebi, Türk hentbolunun geçmişten bugüne kat ettiği mesafeyi ele alırken, Türk hentbolunun geleceğe yönelik hedeflerinin hız kesmeden devam edeceğini belirtti. Gala Gecesi kapsamında emeği geçen isimlere plaket ve ödüller takdim edildi. Etkinlik, hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu. "Türkiye’nin yolu yakın gelecekte iyi yerlere gelecek" Türk hentbolunda eğitim odaklı bir proje başlattıklarını ve bu projeyle daha fazla başarı elde edeceklerini belirten Çebi, "50 yıl önce tohumlar atılmış. Bizler bugün meyvelerini yemeye başladık. Türkiye’nin yolu tam anlamda Avrupa’da istediğimiz seviyede değil. Fakat yapmış olduğumuz organizasyonlar, teknik geliştirmeler ve iyileştirmelerle beraber Türkiye’nin yolu yakın gelecekte iyi yerlere gelecek. Bizler de zaten bunun için çalışıyoruz. Çocuklarımıza, antrenörlerimize, kulüplerimize ve bizden sonraki gelecek yöneticilere güzel bir miras bırakmak istiyoruz" diye konuştu. "Birçok dijital yenilik yapmaya başladık" Asıl hedeflerinin hentbolda ilerlemek isteyen genç nesilleri eğitmek olduğunu ve bu şekilde Avrupa’da daha iyi yerlere geleceklerini ifade eden Çebi, "Birçok dijital yenilik yapmaya başladık. Fakat bunun yanı sıra asıl hedefimiz, merkezimize çocuklara da eğitimi koymak, çocuklarımızın ve antrenörlerimizin teknik kapasitesini geliştirmek. Çünkü Türkiye’de geleceğin çocuklar sayesinde olduğunu düşünüyoruz. Türkiye olarak en büyük gücümüz yeni nesiller. Onların da önünü açmak bizim görevimiz" şeklinde konuştu.
İzmir İzmir’de ’Geçmişten Geleceğe Herfene’ programı düzenlendi İzmir’de Erzurum’un köklü "Herfene" geleneğini yaşatmak ve vatandaşları aynı sofrada bir araya getirmek amacıyla "Geçmişten Geleceğe Herfene" programı gerçekleştirildi. Bir otelde düzenlenen programa; İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, AK Parti İzmir Milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı ve Yaşar Kırkpınar, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Eskiizmir Erzurumlular Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Dursun Kurtlu ile çok sayıda davetli katıldı. Programda yapılan konuşmalarda, Erzurum kültürünün İzmir’de yaşatılmasının önemi üzerinde duruldu. "Asıl akla gelen havasının soğukluğu değil, insanının mertliğidir" Programda konuşan İzmir Valisi Süleyman Elban, Erzurum denildiğinde akla gelen coğrafi ve kültürel değerleri sıralayarak, kentin en önemli değerinin insan unsuru olduğunu vurguladı. Vali Elban, "Erzurum denildiğinde akla şüphesiz Palandöken ve Konaklı Kayak Merkezleri, Atlama Kuleleri, Oltu taşı, Cağ kebabı, döneri, patatesi, lahanası, Tortum Şelalesi, Narman Peribacaları, Pasinler Kalesi, Aziziye Tabyaları, İspir ve Hınıs kuru fasulyesi, su böreği, kadayıf dolması, kavurması, eti, soğuk dağları ve platoları gelmektedir. Hülasa, Erzurum denilince pek çok değer sayılabilir; ancak asıl akla gelen, havasının soğukluğu değil, insanının mertliğidir. Vatanına, milletine, bayrağına ve manevi değerlerine yürekten bağlı olan Dadaşlardır." dedi. Vali Elban konuşmasının devamında, "Binlerce kilometre uzakta olmanıza rağmen, Erzurum kültürünü, o güzelliği, mertliği ve yüce duyguları burada, tıpkı Erzurum’daymışçasına yaşatmanız takdire şayan bir başarıdır. Bu kültürü yaşatmaya devam etmenizi ve değerlerimizden asla vazgeçmemenizi istirham ediyorum. Zira Erzurum’u Erzurum, Dadaş’ı Dadaş yapan bu hasletler, yalnızca sizler için değil, tüm milletimiz için elzemdir. Elbette bu kültürü yaşatmak sadece ailelerin sorumluluğunda değildir; bu görev aynı zamanda sivil toplum kuruluşlarımıza da düşmektedir." ifadelerini kullandı. "Biz İzmir’de misafir değil, ev sahibiyiz" AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan ise İzmir’de yaşayan Erzurumluların kentle bütünleştiğine dikkat çekti. İnan, Erzurumlu vatandaşların İzmir’de misafir statüsünde değil, şehrin sahipleri arasında yer aldığını belirterek şunları söyledi: "Zakir Başkan’ın ‘Gurbetteyiz’ ifadesine değinmek istiyorum. Kendisine daha önceki toplantılarda da ifade ettim. Değerli Başkanım, biz İzmir’de Erzurumlular olarak misafir değil, ev sahibiyiz. Mardinliler, Manisalılar, Konyalılar olarak bu şehrin ev sahibiyiz. Bizim kökümüz de, ölümümüz de, rotamız da buradadır." Eskiizmir Erzurumlular Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Dursun Kurtlu, gerçekleştirilen etkinlikte kurulan "Herfene" sofrasının anlam ve önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bu dev sofranın İzmir’i aydınlatmaya devam ettiğini belirten Kurtlu, organizasyonun yalnızca bir yemek ikramından ibaret olmadığını vurguladı. Sofranın arka planındaki kolektif çalışmaya dikkat çeken Kurtlu, "Bu sofra; günlerce süren bir emeğin, imecenin ve ’biz’ olma bilincinin tezahürüdür. Kazanlar kurulurken sadece ateşle değil, Erzurum’un ve memleketimizin sevdasıyla harlanmıştır," dedi. Yemeklerin hazırlık sürecindeki manevi atmosfere de değinen Başkan Kurtlu, aşlara kardeşlik duası, memleket hasreti ve dostluk mayası katıldığını belirtti. Kurtlu konuşmasını, "Zira herfene demek; ’senin’ veya ’benim’ olanı değil, ’bizim’ olanı paylaşmak demektir," ifadeleriyle sonlandırdı. Ege Bölgesi Erzurum Dernekler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Zakir Salmanoğlu, gerçekleştirdiği konuşmada birlik, beraberlik ve kültürel değerlere vurgu yaptı. Toplantının amacına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Salmanoğlu, "Bugün burada, yalnızca bir dernek yemeği vesilesiyle değil; kadim bir kültürün, köklü bir aidiyetin ve güçlü bir dayanışma geleneğinin atmosferinde bir araya gelmiş bulunuyoruz," dedi. Erzurum’un tarihi ve milli önemine dikkat çeken Salmanoğlu, "Tarih boyunca salt bir şehir olmanın ötesine geçen Erzurum; devlet aklının, vatan bilincinin ve milli duruşun simgesi olmuştur," şeklinde konuştu. Gurbette yaşayan Erzurumluların üstlendiği sorumluluğun altını çizen Başkan Salmanoğlu, "Bizler, gurbette yaşayan Erzurumlular olarak memleketimizden kilometrelerce uzakta olsak da Erzurum’un vakarını, Dadaş’ın mertliğini ve devlete olan sadakati bulunduğumuz her mecrada taşımayı asli bir sorumluluk addediyoruz," ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından program, geleneksel Herfene kültürünün icra edilmesiyle sona erdi. (AD-
Bitlis Ahlat’ta sinema filmi çekilecek Ünlü yönetmen Mesut Uçakan, Bitlis’in Ahlat ilçesinde düzenlenen ‘Perdeden Dijitale Türkiye’de Sinema’ söyleşisine katıldı. Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Mesut Uçakan’ın yönetmenliğinde Ahlat’ta bir sinema filmi çekileceğini belirterek, ""Ahlat’ta çekilecek film yalnızca bir sinema eseri olmayacak, aynı zamanda gençliğe yön çizen bir çağrı, milletimize özgüven kazandıran bir hatırlatma olacaktır" dedi. ‘Kubbet’ül İslam Ahlat Buluşmaları’ etkinlikleri kapsamında Ahlat Belediyesi’nin daveti üzerine ilçeye gelen ünlü yönetmen Mesut Uçakan, ‘Perdeden Dijitale Türkiye’de Sinema’ konulu söyleşiye katıldı. Ahlat Halk Eğitimi Merkezi’nde düzenlenen söyleşi öncesi konuşan Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Mesut Uçakan’ı Ahlat’ta ağırlamaktan mutluluk duyduklarını dile getirdi. Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez ise, sadece bir filmden, bir yönetmenden değil bir medeniyet tasavvurundan, bir diriliş iddiasından ve bir kimlik mücadelesinden söz etmek için toplandıklarını söyleyerek, "Çünkü sinema sadece eğlence değildir. Sinema, bir milletin ruhunu, hafızasını ve istikametini inşa eden en güçlü araçlardan biridir. Ve işte tam bu noktada Türk sinemasının öncü isimlerinden biri olan kıymetli yönetmen Mesut Uçakan, ortaya koyduğu duruşla, ahlakla, samimiyetle ve cesaretle bir neslin ufkunu açmıştır. Mesut Uçakan, sinemayı, hakikatin sesi, adaletin nefesi, inancın ve direnişin dili hâline getirmiştir. Onun filmlerinde sadece sahneler değil, dua vardır, arayış vardır, dava vardır, hesaplaşma vardır. Modern dünyanın dayattığı yozlaşmaya karşı ahlakı, imanı, kimliği ve şahsiyeti savunan bir sinema ahlakı inşa etmiştir. Bu toprakların ruhunu, bu milletin inancını, bu ümmetin acısını ve umudunu perdeye taşıyan bir sanat anlayışı ortaya koymuştur" dedi. Ahlat’ta sinema filmi çekilecek Ünlü yönetmen Mesut Uçakan’ın yönetmenliğinde Ahlat’ta bir sinema filmi çekileceğini de belirten Gülmez, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ahlat’ta çekilecek film yalnızca bir sinema eseri olmayacak, aynı zamanda gençliğe yön çizen bir çağrı, milletimize özgüven kazandıran bir hatırlatma olacaktır. Bu proje ile Ahlat, sadece geçmişin değil, geleceğin de merkezi hâline gelecektir. Mesut Uçakan hocamızın öncülüğünde ortaya konacak bu kıymetli çalışma, İslami anlamda Türk sinemasının yeniden dirilişinin güçlü bir adımıdır. Bu adım gençliği ayağa kaldıracak, kimliği inşa edecek, ruhları besleyecek ve inşallah yeni bir sinema medeniyetinin kapılarını aralayacaktır. Bu vesileyle başta kıymetli yönetmenimiz Mesut Uçakan ve yapımcımız Cem Çatpınar olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyor, Ahlat’ta çekilecek bu filmin milletimize, gençliğimize ve ümmetimize hayırlar getirmesini yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Rabbim, sinemamızı hakikatin sesi, gençliğimizi ise bu ümmetin umudu kılsın." Konuşmaların ardından yapımcı Cem Çatpınar’ın moderatörlüğünde söyleşi yapıldı. Söyleşi sonunda Kaymakam Bingöl ve Başkan Gülmez, Uçakan’a Ahlat bastonu hediye ederek, hatıra fotoğrafı çektirildi.