POLİTİKA - 07 Nisan 2012 Cumartesi 14:27

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK:

A
A
A
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK:

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Türkiye`nin tanktan değil, halktan talimat alan bir ülke haline geldiğini söyledi. Bakan Çelik, Türkiye`de her şeyin normalleştiğini belirerek, bir tek muhalefetin normalleşmediğini söyledi.
AK Parti Zonguldak İl Başkanlığı 4. Olağan Kongresine katılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu. Konuşmasına Çaycuma ilçesinde meydana gelen köprü faciası ile başlayan Bakan Çelik, "Çaycuma`da yaşanan bir köprü çökme neticesinde 15 vatandaşa ulaşılamadı. İnşallah bu vatandaşlarımıza sağ salim ulaşma imkanımız olur" dedi.
Türkiye`nin artık tanklardan talimat alan değil, halktan talimat alan bir ülke haline geldiğini kaydeden Bakan Çelik, "9.5 yıldır iktidardayız. Her alanda çok önemli hizmetlere imza attık. Türkiye`yi adeta amatör ligden şampiyonlar liginde oynayacak seviyeye taşıdık. Türkiye bugün; dünyada ki ülkeler arasında 16. büyük ekonomiye sahip ülke, Çin`den sonra ikinci olan bir ülke, borçlarını azaltan, tarıma 45 katrilyon destek veren ülke, sağlık harcamalarını 15 katrilyondan 45 katrilyona çıkaran bir ülke,
her ile üniversite açan ülke, en önemlisi başkalarının yardımı değil, kendi ayakları üzerinde duran, yardım dilenen değil, yardım eden bir ülke, küresel krizlere karşı direnen ülke, 12 günü planlayamayanlara karşı 12 yılı planlayan ülke, sorunları torunlara bırakmamak için mücadele eden bir Türkiye, içeride istikrarlı, dışarı da itibarlı bir ülke, tanktan talimat alan değil, halktan talimat alan bir ülke" diye konuştu. İş Sağlığı Güvenliği yasası hakkında da açıklamalarda bulunan Bakan Çelik şunları
söyledi:
"Yeni bir düzenlemeyi getiriyoruz. İş Sağlığı ve Güvenliği yasası şuanda TBMM`de. İnsan yaşamından insan sağlığından insanın mutluğunda daha önemli bir şey olamaz. Sağlığınız yoksa paranın önemi yok. Onun için çalışan işçilerimizin sağlıklı ortamda çalışması adına, bizlere düşen ne ise onu gerçekleştireceğiz. İş Sağlığı ve Güvenliği yasasını hızlı bir şekilde çıkaracağız. Kaza olmadan önce tedbiri alan, gerekli önlemi alan bir sistemi getireceğiz. Kaza olduktan sonra, nasıl patlama oldu değil, onun
önlemlerini önden alan ve onu rapora bildiren, bir sistemi inşallah önümüzdeki ay içerisinde meclisten geçirip yasalaştıracağız. Taşeron işçiler ekmeğin sömürüsü diye bileceğimiz. Yaygınlaşan taşeron işçilerin durumlarını düzeltmek, bununla ilgili taraflarla görüşmeleri tamamladık. Buda bu yıl içerisinde bütün haklarına kavuşturacağımızı söylemek istiyorum."
4+4+4 EОİTİM SİSTEMİ
Kesintisiz eğitimin Türkiye`yi mesleksizleştirdiğini belirten Bakan Çelik konuşmasını şöyle sürdürdü:
"4+4+4 Meclis`ten geçti artık bundan sonra mesleksizlik olmayacak. Gençlerimiz 15-16 yaşına geldikleri zaman meslekleri olan bir genç, ara eleman olarak iş bulan gençler olacaklardır. Biliyorsunuz kesintisiz eğitim Türkiye`yi mesleksizleştirdi. Gençlerimiz bir mesleğe sahip değildi. Şimdi gençlerimiz istediği meslek bölümüne gittiğinde bu bizim gençliğimiz açısından son derece önemli bir uygulamadır."
"MUHALEFETİ DE NORMALLEŞTİRECEОİZ"
Türkiye`de her şeyin normalleştiğini kaydeden Bakan Çelik, bir tek muhalefetin normalleşmediğini söyledi. Bakan Çelik, "Her şeyi normalleştiriyoruz, her şey demokratikleşiyor, Türkiye`de normalleştiremediğimiz sıkıntılı bir alanımız var, o da muhalefet. Muhalefet bir türlü Türkiye`de inatla normalleşmiyor. Ama siz inatla arkamızda durmaya devam edeceksiniz. İnşallah muhalefeti de normalleştireceğiz" dedi.
"MİLLET AYA GİDERKEN BİZ BAŞBAKANLARI İDAM ETMEKLE MEŞGULDÜK"
20. yüzyılın millet iradesiyle mücadele yüzyılı olduğunu kaydeden Bakan Çelik şunları söyledi:
""Türkiye demokrasi günlerinden birini yaşıyor. İlk kez darbe yapanlar sorgulanıyor. Aslında geriye doğru baktığımızda 20. yüzyıl yani geçtiğimiz yüzyıl millet iradesi ile mücadele yüzyılıydı. Bir yüzyılın yarısını millet iradesiyle mücadele yılı olarak geride bıraktık. Almanya 1945 yılında yerle bir oldu. Bizden `Fabrikalar kuruyorum, bize işçi gönderin` dedi. İlk işçimizi 1961`de gönderdik. Onlar savaştan çıkmıştı sanayi kuruyorlar, biz ise başbakanları idam etmekle meşguldük. 1971 istikrar var, güçlü
bir iktidar var. Ama güçlü iktidar varken, hükümeti al aşağı ettiler. ABD aya gidiyordu, biz müdahalelerle uğraştık"
"ORDUMUZU KARALAMAYA MÜDAHALE ETMEYİZ"
Darbe yapanların yargılandığını kaydeden Bakan Çelik, fırsatçılara izin vermeyeceklerini söyledi. Bakan çelik konuşmasını şöyle tamamladı:
"Mahkemenin kapısına bakıyoruz. Millet orada, demek ki millet bundan ızdırap çekmiş. Tabii ki bu ülkede işkence yapanlar yargılanacak, tabii ki ihtilal yapanlar yargılanacak, millet iradesine göz koyanlar hesap verecek. Bundan hiç şüphe yok. Ama bunu fırsat bilerek bazı kesimleri dikkatle izliyoruz. Bir bütün olarak `Peygamber Ocağı` dediğimiz ordumuzu karalamaya müsaade etmeyeceğimizi söylüyorum."
Bakan Faruk Çelik`e kongrenin yapıldığı salona geldiği sırada Zonguldak Kömürspor taraftarları tarafından forma hediye edildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Uzmanından "Hipertansiyonda hayati yanılgı" uyarısı Acıbadem Adana Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Oytun Baykan, hipertansiyonun çoğu zaman hiçbir belirti vermediği için ‘sessiz katil’ olarak adlandırıldığını belirterek, "Birçok hasta, ‘Tansiyonum yükselince başım ağrıyor, ağrım yoksa tansiyonum iyidir" der. Bu, hayati bir yanılgıdır’ uyarısında bulundu. Neredeyse hiçbir belirti vermeden ortaya çıkan ve sessizce ilerleyip vücudu etkisi altına alan hipertansiyon, birçok hastalığa da yol açıyor. Konuyla ilgili Acıbadem Adana Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Oytun Baykan, açıklamalarda bulundu. Modern hayatın hızı içinde çoğumuzun kalp sağlığını ihmal ettiğini belirten Baykan, "Kalp krizinde en büyük düşmanımız ‘belki geçer’ diyerek beklemektir. Avrupa Kardiyoloji Cemiyeti (ESC) kılavuzları, damar tıkanıklığında geçen her dakikanın kalp kası kaybı anlamına geldiğini vurgular. En tipik belirti, göğüs kafesinin ortasında, geniş bir alanda hissedilen baskı, sıkışma veya ağırlık hissidir. Bu ağrı sol kola, çeneye veya sırta yayılabilir. Şeker hastalarında ve kadınlarda ağrı çok hafif olabilir. Sadece ani nefes darlığı, mide bulantısı, bayılma veya açıklanamayan bir yorgunlukla kendini gösterebilir. Eğer bu şikayetler istirahatte başlıyor ve 10 dakikadan uzun sürüyorsa, kendi aracınızla değil, mutlaka tam donanımlı bir ambulansla hastaneye ulaşmalısınız" dedi. "Asıl tehlike, COVID-19 virüsünün kendisidir" Son yıllarda 30’lu, 40’lı yaşlarda kalp krizi vakalarıyla daha sık karşılaştıklarını belirten Baykan, "Toplumda bu artışın tek sorumlusu olarak COVID-19 aşılarını görme eğilimi var. Amerikan Kardiyoloji Derneği (ACC) verilerine göre, gençlerdeki artışın asıl nedenleri genetik/ailesel yatkınlık, erken yaşta başlayan obezite, yoğun tütün/elektronik sigara kullanımı ve kronik strestir. Aşıların çok nadir görülen kalp kası iltihabı (miyokardit) riski olduğu bilinmektedir, ancak bu durum genellikle hafiftir. Asıl tehlike, COVID-19 virüsünün kendisidir. Virüs, damar yapısında aşının oluşturduğu riskten kat kat daha fazla hasar ve pıhtılaşma riski oluşturmaktadır. Genç yaştaki ani kayıpların genellikle altında yatan asıl neden, kontrol edilmemiş genetik kolesterol yükü ve kötü yaşam alışkanlıklarıdır" ifadelerini kullandı. "Yüksek basınç damarlarınıza, böbreklerinize ve kalbinize kalıcı zararlar verir" Hipertansiyonun çoğu zaman hiçbir belirti vermediğine dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Oytun Baykan, "Birçok hasta ‘Tansiyonum yükselince başım ağrıyor, ağrım yoksa tansiyonum iyidir’ der. Bu, hayati bir yanılgıdır. Vücut yüksek tansiyona zamanla alışır ve siz kendinizi iyi hissedersiniz. Ancak o sırada yüksek basınç damarlarınıza, böbreklerinize ve kalbinize kalıcı zararlar verir. İdeal tansiyon 120/80 mmHg’dir. 140/90 mmHg ve üzeri mutlaka tedavi edilmelidir. Belirti beklemek, damarın hasar görmesini, kalbin büyümesini veya inme riskini göze almaktır" dedi. "Spor yaparken göğüste ağrı veya göz kararması oluyorsa durun" Tempolu yürüyüş ve bisikletin kalbin en sevdiği aktiviteler olduğunu belirten Baykan, "Hafta içi hiç hareket etmeyip sadece pazar günü halı sahada veya ağır bir antrenmanda kendini zorlamak, kalp krizini tetikleyebilir. Kalp, aniden binen yükü değil, düzenli ve kademeli artan aktiviteyi sever. Spor yaparken göğüste ağrı, alışılmadık bir nefes darlığı, çarpıntı veya göz kararması oluyorsa durun. Bunlar ‘zorlanma belirtisi’ değil, bir ‘dur’ ihtarıdır. Efor testi ve basit bir muayene, sporun sizin için bir risk değil, bir şifa olmasını sağlar" ifadelerini kullandı.
Ankara Palandöken: "Esnafın krediye erişimindeki engeller kaldırılmalı" Vergi ve prim borçları nedeniyle kredi kullanamayan esnaf ve sanatkârların ciddi bir finansman çıkmazı içinde olduğunu belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Esnafın krediye ulaşmasının önündeki engellerin bir an evvel kaldırılması gerekiyor" dedi. Vergi ya da SGK primi borcu bulunan esnafın kredi kullanamadığına dikkat çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bugün binlerce esnaf, sırf borcu olduğu için neredeyse haftalarca kredi alamıyor. Borcu var ama ödeyemiyor; bu yüzden de aldığı krediyi başta borçlarını kapatmak için kullanmak istiyor. Ancak siz diyorsunuz ki, ‘Borcun varsa kredi alamazsın.’ Peki bu insanlar borcunu nasıl ödeyecek? Ne yapsın bu esnaf? Elektrik, su, doğalgaz borcu birikmiş; onları ödeyecek. Çocuğunun okul taksiti var; onu ödeyecek. Dükkanına mal alacak, yanında çalışan personelin ücretini verecek. Bu kredileri alamadığı zaman sıkıntı daha da büyüyor. Dolayısıyla bu konuda mutlaka makul ve uygulanabilir bir çözüm yolu bulunmalı. En azından "borçlu esnafa kredi verilmez" gibi yaptırımlar yerine, borçların zaman içerisinde ödenebileceği bir sisteme dönüştürülmesi gerekiyor. Aksi halde esnaf krediye ulaşamazsa, maliyetler artacak, bu maliyetler ürün fiyatlarına yansıyacak; enflasyon daha da artacak. Bununla birlikte istihdam azalacak, esnaf evinin geçimini dahi yapamaz hale gelecek" diye konuştu. "Esnafı rahatlatacak sistem hayata geçirilmeli" Kredi uygulamasındaki engellemelerin esnaf ve sanatkâr açısından ciddi bir sıkıntı doğurduğunu söyleyen Palandöken, "Bir an evvel borçların yapılandırılması, ardından da bu kredilere erişimin sağlanması gerekiyor. İnsan borcunu ödemek için borçlanıyor, faiz ödüyor ama siz diyorsunuz ki ‘Zaten borcun var, önce onu öde.’ Peki nasıl ödeyecek? Bu nedenle bir çözüm bulunması şart. Bu engellemenin bir an evvel kaldırılması ve esnafı rahatlatacak bir sistemin hayata geçirilmesi gerekiyor. Biz, bu sorunun bir an önce çözüme kavuşturulmasını ve esnafın nefes almasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.
Elazığ Kombi bacası yerinden çıktı: 8 kişi doğal gazdan zehirlendi Elazığ’da kombi bacasının yerinden çıkması sonucu, aynı evdeki 4’ü çocuk 8 kişi zehirlendi. Evden birinin uyanarak durumu fark edip ekiplere haber vermesi, facianın önüne geçti. Olay, merkez Ataşehir Mahallesi Dervişler Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir binada bulunan dairenin kombi bacası yerinden çıktı. Yanmış gazın içeriye dolmaya başlamasıyla evde bulunan 4’ü çocuk 8 kişi zehirlendi. Zehirlenen şahıslardan biri uyanıp durumu fark edince, tüm aile fertlerini uyandırdı ve 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. Bunun üzerine bölgeye çok sayıda sağlık, polis ve doğal gaz ekibi sevk edildi. 8 kişi olay yerinde yapılan ilk müdahalelerin ardından ambulanslarla kentteki farklı hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. İçeri giren doğal gaz ekipleri yaptıkları incelemede kombi borusunun yerinden çıktığını fark etti. Daire içerisindeki ölçümlerde yüksek miktarda gaz tespit edildi. Öte yandan, aile fertlerinden bazılarının mide bulantısı ve baş dönmesi şikayetiyle dün akşam saatlerinde hastaneye başvurduğu, tedavilerinin ardından eve geri geldiği öğrenildi. "Allah’tan uyanmışlar" Evin içerisinde 8 kişi olduğunu dile getiren apartman sakinlerinden Gürhan Turhan, "Bunlardan 4’ü çocuk 4’ü yetişkindi. Akşam da hastaneye götürmüştük. Biz soğuk algınlığı diye düşündük. Gece bacadan çıkan yanmış gaz geri geldiği için fark edememişler ve zehirlenmişler. Allah’tan uyanmışlar. Vatandaşlar bu soğuk günlerde dikkat etsinler. Baca yerinden çıkmıştı. Bu akşam yine götürmüştük. Dünden bu yana üşütme gibi sıkıntıları vardı ama üşütme değilmiş doğalgazmış. Farkına varmadık, kokusu olmadığı için bilemedik" dedi.