EKONOMİ - 16 Ocak 2023 Pazartesi 10:29

Tarım-ÜFE yıllık yüzde 151,03 arttı

A
A
A
Tarım-ÜFE yıllık yüzde 151,03 arttı

Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) yıllık yüzde 151,03, aylık yüzde 4,82 arttı.

Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) yıllık yüzde 151,03, aylık yüzde 4,82 arttı.


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Aralık ayı Tarım-ÜFE verisini açıkladı. Buna göre Tarım-ÜFE’de, 2022 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 4,82, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 151,03, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 151,03 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 132,18 artış gerçekleşti.


Sektörlerde bir önceki aya göre, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 3,45 azalış, tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 5,03 artış ve balık ve diğer balıkçılık ürünlerinde yüzde 5,37 artış gerçekleşti. Ana gruplarda bir önceki aya göre tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 1,67 azalış, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 7,81 artış ve çok yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 15,90 artış gerçekleşti.


Yıllık Tarım-ÜFE’ye göre 6 alt grup daha düşük, 6 alt grup daha yüksek değişim gösterdi


Yıllık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 82,94 ile lifli bitkiler ve yüzde 91,54 ile koyun ve keçi, canlı; bunların işlenmemiş süt ve yapağıları oldu. Buna karşılık, yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 309,17 ile turunçgiller ve yüzde 191,66 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular oldu.


Aylık Tarım-ÜFE’ye göre 9 alt grup daha düşük, 3 alt grup daha yüksek değişim gösterdi


Bir önceki aya göre azalış gösteren alt gruplar sırasıyla, yüzde 2,64 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular ve yüzde 1,56 ile tahıllar (pirinç hariç), baklagiller ve yağlı tohumlar oldu. Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise yüzde 9,58 ile canlı sığırlar (manda dahil), bunlardan elde edilen işlenmemiş süt ve yüzde 8,25 ile tropikal ve subtropikal meyveler oldu.


Aralık 2022’de, endekste kapsanan 86 maddeden, 34 maddenin ortalama fiyatında azalış, 49 maddenin ortalama fiyatında ise artış gerçekleşti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Annesinin güvenli diye gönderdiği ev, duvarın çökmesiyle 15 yaşındaki çocuğa mezar oldu Hatay’da aşırı yağışla birlikte oluşan heyelana dayanamayan müstakil evin duvarları çöktü. Afete uykusunda yakalanan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed hayatını kaybetti. Olay yerindeki aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, "Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi. Kentte etkili olan şiddetli yağışla birlikte yaşanan heyelan, Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde, dağ yamacında bulunan müstakil bir evin duvarlarının çökmesine neden olmuştu. Heyelana uykuda yakalanan ev halkından 4 kişi yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Olayda Abdulhanan’ın 10 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed de ağır yaralanmıştı. Olayda yaralanan 2 kardeşin, anneleri tarafından evlerinin güvenli olmadığı düşünülerek akşamüzeri ablalarına misafirliğe gönderildiği anlaşılmıştı. Abdulhanan Elmuhammed’e mezar olan ve kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed’in ağır yaralanmasına neden olan müstakil evin heyelanla birlikte duvarlarının çöktüğü ve tavanın sağlam olduğu görüldü. Olayın ilk anında aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, yaşananları anlatarak yağmur suyunun gidecek yer bulamayınca evin duvarını patlattığını söyledi. Olayda hayatını kaybeden 15 yaşındaki çocuğun çekyat altında sıkışarak can verdiğini anlatan Mehmet Ceylan, "İlk etapta geldiğimde aşağısının bayağı kötü olduğunu gördüm. 3 kişi çıkarılmıştı, 1 kişi ise bulunamamıştı. Anneyle karşılaştığımda şoktaydı. Duvarların patlamış olduğunu gördüm. Yağmur suyunun, toprağın birikintisinin gidecek yeri olmadığından duvarları patlatıp, heyelanı oluşturduğunu gördük. Çevreye baktık bulamadık. En son çocuk, yağmur sularının gittiği derede bulundu. Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi.
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.