GENEL - 17 Mart 2023 Cuma 11:45

Erzincan’da yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı yüzde 13,2

A
A
A
Erzincan’da yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı yüzde 13,2

Türkiye’de yaşlı nüfus 8 milyon 451 bin 669 kişi olurken Erzincan’da yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı yüzde 13,2 olarak açıklandı.

Türkiye’de yaşlı nüfus 8 milyon 451 bin 669 kişi olurken Erzincan’da yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı yüzde 13,2 olarak açıklandı.


TÜİK istatistiklerle yaşlı nüfus oranın açıkladı. Yaşlı nüfus olarak kabul edilen 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus, 2017 yılında 6 milyon 895 bin 385 kişi iken son beş yılda yüzde 22,6 artarak 2022 yılında 8 milyon 451 bin 669 kişi oldu. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2017 yılında yüzde 8,5 iken, 2022 yılında yüzde 9,9’a yükseldi. Yaşlı nüfusun 2022 yılında yüzde 44,4’ünü erkek nüfus, yüzde 55,6’sını kadın nüfus oluşturdu.


Nüfus projeksiyonlarına göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında yüzde 12,9, 2040 yılında yüzde 16,3, 2060 yılında yüzde 22,6 ve 2080 yılında yüzde 25,6 olacağı öngörüldü.


Yaşlı nüfusun yüzde 64,5’inin 65-74 yaş grubunda yer aldığı görüldü


Yaşlı nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2017 yılında yaşlı nüfusun yüzde 61,6’sının 65-74 yaş grubunda, yüzde 29,7’sinin 75-84 yaş grubunda ve yüzde 8,6’sının 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görülürken, 2022 yılında yüzde 64,5’inin 65-74 yaş grubunda, yüzde 27,7’sinin 75-84 yaş grubunda ve yüzde 7,9’unun 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görüldü.


Yaşlı nüfusun yüzde 0,1’ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki yaşlı kişi sayısı, 2022 yılında 5 bin 344 oldu.


Türkiye nüfusunun yaş yapısı değişti


Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 10,0’u geçmesi nüfusun yaşlanmasının bir göstergesidir. Türkiye’de yaşlı nüfus, diğer yaş gruplarındaki nüfusa göre daha yüksek bir hız ile artış gösterdi.


Küresel yaşlanma süreci olarak adlandırılan "demografik dönüşüm" sürecinde olan Türkiye’de, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalma ile birlikte sağlık alanında kaydedilen gelişmeler, yaşam standardının, refah düzeyinin ve doğuşta beklenen yaşam süresinin artması ile nüfusun yaş yapısı şekil değiştirdi. Çocuk ve gençlerin toplam nüfus içindeki oranı azalırken yaşlıların toplam nüfus içindeki oranı artış gösterdi. Türkiye, oransal olarak yaşlı nüfus yapısına sahip ülkelere göre hala genç bir nüfus yapısına sahip olsa da, yaşlı nüfus sayısal olarak oldukça fazladır.


Türkiye nüfusunun ortanca yaşı yükseldi


Ortanca yaş, yeni doğan bebekten en yaşlıya kadar nüfusu oluşturan kişilerin yaşları küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşıdır. Nüfusun yaşlanması ile ilgili bilgi veren göstergelerden biri olan ortanca yaş, 2017 yılında 31,7 iken 2022 yılında 33,5 oldu. Ortanca yaş 2022 yılında erkeklerde 32,8, kadınlarda 34,2 olarak gerçekleşti.


Nüfus projeksiyonlarına göre, 2030 yılında 35,6, 2040 yılında 38,5, 2060 yılında 42,3 ve 2080 yılında 45,0 olacağı öngörüldü.


Türkiye, yaşlı nüfus oranına göre sıralamada 184 ülke arasında 66. sırada yer aldı


Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre 2022 yılı için dünya nüfusunun 7 milyar 975 milyon 105 bin 156 kişi, yaşlı nüfusun ise 782 milyon 998 bin 642 kişi olduğu tahmin edildi. Bu tahminlere göre dünya nüfusunun yüzde 9,8’ini yaşlı nüfus oluşturdu. En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke sırasıyla yüzde 29,9 ile Japonya, yüzde 24,1 ile İtalya ve yüzde 23,3 ile Finlandiya oldu. Türkiye, 184 ülke arasında 66. sırada yer aldı.


Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il Sinop oldu


Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il, 2022 yılında yüzde 20,2 ile Sinop oldu. Bu ili yüzde 19,3 ile Kastamonu, yüzde 18,0 ile Giresun izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu il ise yüzde 3,5 ile Şırnak oldu. Bu ili yüzde 4,0 ile Hakkari, yüzde 4,1 ile Şanlıurfa izledi.


Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 10,0 ve üzerinde olduğu il sayısı 2022 yılında 52 oldu.


Yaklaşık her 4 haneden birinde en az bir yaşlı fert bulunduğu görüldü


Türkiye’de 2022 yılında toplam 26 milyon 75 bin 365 haneden 6 milyon 276 bin 433’ünde yaşlı nüfus olarak tanımlanan, 65 ve daha yukarı yaşta en az bir fert bulunduğu görüldü. Diğer bir ifadeyle, hanelerin yüzde 24,1’inde en az bir yaşlı fert yaşadığı görüldü.


Türkiye’de 1 milyon 632 bin 874 yaşlının tek başına yaşadığı görüldü


En az bir yaşlı fert bulunan 6 milyon 276 bin 433 hanenin 1 milyon 632 bin 874’ünün tek başına yaşayan yaşlı fertler oluşturdu. Bu hanelerin yüzde 74,7’sini yaşlı kadınlar, yüzde 25,3’ünü ise yaşlı erkekler oluşturdu.


Tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek olduğu il Burdur oldu


En az bir yaşlı fert bulunan haneler içinde tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek olduğu il, 2022 yılında yüzde 35,5 ile Burdur oldu. Bu ili yüzde 35,0 ile Balıkesir, yüzde 34,5 ile Çanakkale izledi. Bu oranın en düşük olduğu il ise yüzde 7,8 ile Hakkari oldu. Bu ili yüzde 13,5 ile Batman, yüzde 14,7 Şırnak ile izledi.


Yaşlı fert bulunan hanelerin yüzde 57,2’sinin 3 ve daha çok katlı binalarda ikamet ettiği görüldü


En az bir yaşlı fert bulunan hanelerin yüzde 57,2’sinin 3 ve daha fazla kata sahip binalarda ikamet ettiği görüldü. Söz konusu hanelerin yüzde 60,1’inin asansör bulunmayan, yüzde 39,9’unun ise asansörü bulunan binalarda yaşadığı görüldü.


Okuma yazma bilen yaşlı nüfus oranı 2021 yılında yüzde 85,6 oldu


Yaşlı nüfus içinde okuma yazma bilenlerin oranı 2017 yılında yüzde 80,4 iken 2021 yılında yüzde 85,6 oldu. Okuma yazma bilmeyen yaşlı nüfus oranı 2017 yılında yüzde 19,6 iken 2021 yılında yüzde 14,4 oldu. Okuma yazma bilmeyen yaşlı kadınların oranının, 2021 yılında yaşlı erkeklerin oranından 5,3 kat fazla olduğu görüldü. Okuma yazma bilmeyen yaşlı kadınların oranı yüzde 22,3 iken yaşlı erkeklerin oranı yüzde 4,2 oldu.


Yaşlı nüfus eğitim durumuna göre incelendiğinde, 2017 yılında yaşlı nüfusun yüzde 44,5’i ilkokul mezunu, yüzde 6,0’ı ortaokul veya dengi okul/ilköğretim mezunu, yüzde 6,3’ü lise veya dengi okul mezunu, yüzde 6,2’si yükseköğretim mezunu iken 2021 yılında ilkokul mezunu olanların oranı yüzde 46,5’e, ortaokul veya dengi okul/ilköğretim mezunu olanların oranı yüzde 8,5’e, lise veya dengi okul mezunu olanların oranı yüzde 8,6’ya, yükseköğretim mezunu olanların oranı ise yüzde 7,9 oldu.


Yaşlı nüfusun eğitim durumu cinsiyete göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu gözlendi. Bitirilen tüm eğitim düzeylerinde yaşlı erkek nüfus oranının yaşlı kadın nüfus oranından daha yüksek olduğu görüldü.


Eşi ölmüş yaşlı kadınların oranı, eşi ölmüş yaşlı erkeklerin oranının 4,2 katı oldu


Yaşlı nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu görüldü. Yaşlı erkek nüfusun 2022 yılında yüzde 1,3’ünün hiç evlenmemiş, yüzde 83,7’sinin resmi nikahla evli, yüzde 3,8’inin boşanmış, yüzde 11,2’sinin eşi ölmüş olduğu görülürken yaşlı kadın nüfusun yüzde 2,8’inin hiç evlenmemiş, yüzde 46,1’inin resmi nikahla evli, yüzde 4,2’inin boşanmış, yüzde 46,9’unun ise eşi ölmüş olduğu görüldü.


Yaşlı nüfusun yoksulluk oranı 2021 yılında yüzde 11,4 oldu


Gelir ve yaşam şartları araştırması sonuçlarına göre, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60’ına göre hesaplanan yoksulluk oranı, 2017 yılında Türkiye geneli için yüzde 20,1 iken 2021 yılında yüzde 21,3 oldu. Bu oran, yaşlı nüfus için 2017 yılında yüzde 15,5 iken 2021 yılında yüzde 11,4 oldu.


Yaşlı nüfusun yoksulluğu cinsiyete göre incelendiğinde, yaşlı erkeklerde yoksulluk oranı 2017 yılında yüzde 13,5 iken 2021 yılında yüzde 9,9 oldu. Yaşlı kadınlarda yoksulluk oranı ise 2017 yılında yüzde 17,0 iken 2021 yılında yüzde 12,6 oldu.


Yaşlı nüfusun işgücüne katılma oranı 2021 yılında yüzde 11,3 oldu


İşgücü istatistiklerine göre, işgücüne katılma oranı 2017 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus için yüzde 52,8 iken 2021 yılında yüzde 51,4 oldu. Bu oran yaşlı nüfus için 2017 yılında yüzde 12,2 iken 2021 yılında yüzde 11,3 oldu. İşgücüne katılma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, bu oran yaşlı erkek nüfusta 2021 yılında yüzde 18,6 iken yaşlı kadın nüfusta yüzde 5,4 oldu. Yaşlı nüfustaki işsizlik oranının 2017 yılında yüzde 2,2 iken 2021 yılında yüzde 3,0 olduğu görüldü.


Çalışan yaşlı nüfusun 2021 yılında yüzde 64,3’ü tarım sektöründe yer aldı


İşgücü istatistiklerine göre, istihdam edilen yaşlı nüfusun sektörel dağılımı incelendiğinde, 2021 yılında yaşlı nüfusun yüzde 64,3’ünün tarım, yüzde 27,3’ünün hizmetler, yüzde 6,3’ünün sanayi, yüzde 2,1’inin ise inşaat sektöründe yer aldığı görüldü.


Yaşlılar 2021 yılında en fazla dolaşım sistemi hastalıklarından hayatını kaybetti


Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, 2021 yılında ölen yaşlıların yüzde 37,6’sı dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetti. Bu hastalığı ikinci sırada yüzde 15,0 ile solunum sistemi hastalıkları, üçüncü sırada yüzde 12,0 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler takip etti.


Ölüm nedenleri cinsiyete göre incelendiğinde, cinsiyetler arası en önemli farkın iyi huylu ve kötü huylu tümörlerde olduğu görüldü. İyi ve kötü huylu tümörler nedeniyle hayatını kaybeden yaşlı erkeklerin oranı yaşlı kadınların oranının yaklaşık iki katı oldu. İyi ve kötü huylu tümörler nedeniyle hayatını kaybeden yaşlı erkeklerin oranı yüzde 15,3 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 8,5 oldu.


Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2021 yılında yüzde 3,0 oldu


Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, Alzheimer hastalığından hayatını kaybeden yaşlıların sayısı, 2017 yılında 13 bin 642 iken 2021 yılında 12 bin 239 oldu. Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2017 yılında yüzde 4,6 iken bu oran 2021 yılında yüzde 3,0 oldu.


Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı cinsiyete göre incelendiğinde, 2021 yılında Alzheimer hastalığından ölen yaşlı erkeklerin oranı yüzde 2,2 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 3,8 oldu.


Yaşlı bireylerin yüzde 31,6’sı evde bakım hizmeti alarak yaşamayı istediğini belirtti


Aile yapısı araştırması sonuçlarına göre 15 ve daha yukarı yaştaki bireylerin kendilerine bakamayacak kadar yaşlandıklarındaki yaşam tercihleri incelendiğinde, yüzde 30,7’si evde bakım hizmeti almayı, yüzde 27,5’i çocuklarının yanında kalmayı, yüzde 15,0’i ise huzurevi/bakımevine gitmeyi istediğini belirtti.


Yaşlı bireylerin kendilerine bakamayacak kadar yaşlandıklarındaki yaşam tercihleri incelendiğinde, yüzde 46,0’sı çocuklarının yanında kalmayı, yüzde 31,6’sı evde bakım hizmeti almayı, yüzde 10,3’ü ise huzurevi/bakımevine gitmeyi istediğini belirtti.


Yaşlı bireylerin, çocukları tarafından haftada birkaç kez ziyaret edilme oranı yüzde 55,0 oldu


Aile yapısı araştırması sonuçlarına göre çocukları ile aynı evde yaşamayan yaşlı bireylerin çocukları tarafından ziyaret edilme sıklığı incelendiğinde, haftada birkaç kez ziyaret edilme oranı yüzde 55,0 iken hiçbir zaman ziyaret edilmeme oranı yüzde 1,3 oldu. Haftada bir kez ziyaret edilme oranı yüzde 9,0, ayda birkaç kez ziyaret edilme oranı yüzde 15,4, ayda bir kez veya daha az sıklıkla ziyaret edilme oranı ise yüzde 19,3 oldu.


Mutlu olduğunu beyan eden yaşlı bireylerin oranı yüzde 57,7 oldu


Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre, mutlu olduğunu beyan eden 18 ve daha yukarı yaştaki bireylerin oranı 2022 yılında yüzde 49,7 iken bu oran 65 ve daha yukarı yaştaki bireyler için yüzde 57,7 oldu. Genel mutluluk düzeyi orta seviyede olan yaşlı bireylerin oranı yüzde 28,6 iken mutsuz olduğunu beyan eden yaşlıların oranı ise yüzde 13,7 oldu.


Yaşlı bireylerin mutluluk kaynağı yüzde 59,5 ile aileleri oldu


Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre, yaşlı bireylerin 2017 yılında en önemli mutluluk kaynağı yüzde 65,8 ile aileleri, yüzde 16,5 ile çocukları, yüzde 7,2 ile eşleri, yüzde 6,4 ile torunları iken 2022 yılında yüzde 59,5 ile aileleri, yüzde 21,7 ile çocukları, yüzde 7,3 ile eşleri ve yüzde 7,0 ile torunları oldu.


İnternet kullanan yaşlı bireylerin oranı 2022 yılında yüzde 36,6 oldu


Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre, İnternet kullanan 65-74 yaş grubundaki bireylerin oranı 2017 yılında yüzde 11,3 iken bu oran 2022 yılında yüzde 36,6’ya yükseldi. İnternet kullanan yaşlı bireyler cinsiyete göre incelendiğinde, erkeklerin kadınlardan daha fazla İnternet kullandığı görüldü. İnternet kullanan yaşlı erkeklerin oranı 2022 yılında yüzde 43,8 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 30,3 oldu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İBB iştirak şirketine düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 57 şüphelinin isimleri belli oldu İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı Boğaziçi Yönetim A.Ş.’ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 6 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 57 şüphelinin isimleri belli oldu. Alınan bilgiye göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İBB’ye bağlı Boğaziçi Yönetim A.Ş.’ye yönelik soruşturmada yeni bir operasyon başlatılmış, Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın iştirak firmalarından Boğaziçi Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş.’nin ihalelerinde usulsüzlük tespit edildi. Yapılan incelemelerde, organize şekilde ihale süreçlerinde mevzuata aykırı işlemler gerçekleştirildiği ve örgütsel faaliyet kapsamında "İhaleye fesat karıştırma" suçunun işlendiği anlaşılmıştı. Yapılan tespitlerin ardından bu sabah İstanbul başta olmak üzere Adana, Bursa, Diyarbakır, Konya ve Yalova’da eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Çok sayıda adrese yapılan zincirleme operasyonlarda 57 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan isimler arasında Boğaziçi Yönetim A.Ş. Genel Müdürü Sema Akça’nın da olduğu öğrenilmişti. Gözaltına alınan 57 şüphelinin isimleri belli oldu. Gözaltına alınan isimler şöyle: "İhale ve Sözleşmeler Şefi 1. Ahmet Sırtlı, 1. Operasyon Yönetim Şefi Aydın Soydaş, İnsan Kaynakları Şefi Aytaç İnal, Trafik Operasyon Yönetim Şefi, üye Bozan Aslan, Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanı Büşra Emen, 2. Operasyon Yönetim Müdürü V.-Uzman Üye Ekrem Aslan, Boğaziçi Tesis çalışanı Erhan Çamkıranoğlu, Genel Müdür Ethem Pişkin, Muhasebe Müdürü -Mali Üye Eyüp Öztürk, 1. Operasyon Yönetim Müdürü-Uzman Üye Gökhan Parlak, Operasyon Yönetim Müdürü Hamdi Sağlam, Satınalma Personeli Hüsnem Gökhan Büyükdağ, Vira Matbaacılık Firması Yetkilisi İsmail Koçan, İhale ve Satınalma Uzmanı Kübra Silik, Yönetim Kurulu Başkan V. Mansur Güneş, Yönetim Kurulu Başkan V. Mehmet Alkanalka, Boğaziçi Tesiste Uzman Metin Çelik, 3. Operasyon Yönetim Şefi Mustafa Özay, İnsan Kaynakları Müdürü Nihat Güven, Boğaziçi Tesiste Destek Personeli Nurullah Yetiştiren, Boğaziçi Tesiste Şef Oğuzhan Şaştım, Finans Şefi Onur Öz, Kuveyt Bankasında Yönetmen Ömer Yazıcı, Kurumsal İletişim ve İş Geliştirme Müdürü Rıfat Çimen, Boğaziçi Tesiste Şef Salih Kuzu, Eylül Group çalışanı Selim Çolak, Genel Müdür Sema Akça Oflas, Şehir Tuvaletleri Operasyon Yönetim Şefi-Uzman Üye Sercan Öztürk, Destek Hizmetleri Müdürü Sinan Bilgin, Yönetim Kurulu Başkan V. Tolga Volkan Aslan, İnsan Kaynakları Müdür V.- Üye Ufuk Zereden, Genel Müdür Yrd. V. Yasin İpek, Isparta’da Uzman Yavuz Şaştım, ADL Seyahat Firması Genel Sekreteri Zeliha Sırtlı, Satınalma Müdürü Zeynel Duman, Art Event Firması Yetkilisi Coşkun Ekşi, Ağaoğlu Danışmanlık Firması Yetkilisi Çiğdem Ağaoğlu, Boğaziçi Tesis Yönetimde Uzman Elif Köleoğulları, GEPA Firması Yetkilisi Emin Ayaz, TESA Firması Yetkilisi Erhan Samancı, Atlantik Firması Yetkilisi Ferit Balyen, Pratik Firması Yetkilisi Halil İbrahim Büyükparmaksız, GEPA Firması Yetkilisi Hasan Zeki Amasyalı, Eylül Group Firması Yetkilisi Hayrettin Bakır, EST Firması Yetkilisi Hilal Koçan, İSA Araç Kiralama Firması Yetkilisi İsmail Takak, İmparator Oto Firması Yetkilisi Kasım Er, İlktem Firması Yetkilisi Kurtuluş Acar, 2M Ticaret Firması Yetkilisi Mehmet Mişe, Kırkbeş Turizm Firması Yetkilisi Meryem Manisa, MTS Mesut Türkeri, BAYA Firması Yetkilisi Muammer Yamak, Yapiken Firması Yetkilisi Sabri Bakır, Cleankal Firması Yetkilisi Safa Bülent Kalkavan, Cleankal Firması Yetkilisi Yiğit Avcı, Pestem Firması Yetkilisi Yusuf Dalkılıç, Canel Firması Yetkilisi Zafer Kuruoğlu".
Muğla Bodrumlu turizmciler: "Bodrum’u lahmacun fiyatına endekslemek haksızlık" Muğla’nın Bodrum ilçesinde her yaz sezonu öncesi gündeme gelen lahmacun fiyatları, bu yıl da yeniden tartışma konusu oldu. Sosyal medyada paylaşılan yüksek fiyatlı adisyonlar üzerinden oluşturulan "Bodrum pahalı" algısı turizm sektörünü yeniden ikiye böldü. İşletmeciler ise Bodrum’da her bütçeye uygun işletme bulunduğunu belirterek özellikle lüks beach ve tekne servisleri üzerinden tüm ilçeye yönelik pahalı algısı oluşturulmasına tepki gösterdi. Bodrum’da restoran, beach ve teknelerde uygulanan fiyat tarifeleri; işletmenin bulunduğu bölgeye, verilen hizmete ve servis şekline göre değişiklik gösteriyor. İlçedeki birçok işletmede lahmacun fiyatlarının 250 TL’den başladığı öğrenilirken, özel servisle teknelere gönderilen ürünlerin fiyatlarının ise hizmet bedeliyle birlikte 2 bin TL’ye kadar çıktığı belirtildi. Özellikle denizin ortasında bulunan teknelere yapılan servislerde ulaşım, servis ve özel hizmet bedellerinin fiyatlara yansıdığı ifade edilirken, restoran fiyatlarıyla tekne servis ücretlerinin aynı değerlendirilmesinin doğru olmadığı kaydedildi. Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte sosyal medyada paylaşılan yüksek fiyatlı ürünlerin tüm Bodrum’a mal edilmesi ise ilçedeki işletmeciler tarafından haksız rekabet ve algı operasyonu olarak değerlendiriliyor. İlçede her bütçeye uygun işletmeler bulunduğu; lüks hizmet veren beach işletmeleri ile standart restoranların aynı fiyat politikasıyla hizmet vermediği ifade edildi. Beach işletmelerinde sunulan şezlong, havlu, özel alan kullanımı ve sahil hizmetlerinin de fiyatlara doğrudan yansıdığı, bu nedenle deniz kenarında sunulan hizmetlerle standart restoran hizmetlerinin bir tutulmadığı belirtildi. "Sadece bir Bodrum algısı oluşturuluyor" AZKA Grup Yönetim Kurulu Başkanı, turizmci iş insanı Bülent Kaya, her sezon başında benzer haberlerin gündeme geldiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Her sene aynı haberler çıkıyor zaten sezon başında. Sadece Bodrum olarak ele almamak lazım. İstanbul’un da bazı bölgelerinde pahalılık var, bazı bölgelerinde yok. İşte biliyorsunuz lahmacun-ayran; her sene bunları söylüyoruz. Bodrum’a has, özgü, kendi ürettikleri yöresel yemekler üzerinden gitmek lazım. Ama hep lahmacunla başlıyoruz, lahmacunla sezonu bitiriyoruz. Sadece bir ‘Bodrum algısı’ oluşturuluyor. Ucuz yerler de var." "Bodrum’da her bütçeye uygun restoran var" TÜRSAB Bodrum Bölge Temsil Kurulu Başkanı Enver Kantarmış ise Bodrum’daki fiyatların bilinçli tercih edilen lüks işletmeler üzerinden değerlendirildiğini ifade ederek şunları söyledi: "İstanbul olsun, Ankara olsun; kesinlikle Bodrum’dan daha pahalı. Siz bir lüks restorana gittiğiniz zaman onun fiyatı farklıdır. Nasıl bir otele gittiğiniz zaman iki yıldızlı otelle beş yıldızlı otelin fiyatı farklıysa, gittiğiniz restoranla, gittiğiniz yerle ilgili tabii ki fiyatlar farklı olur. İnsanlar bilinçli olarak oraya gidiyor. Öyle bir marka restoran ya da öyle bir otel olmasa zaten o misafir buraya gelmez. Onun için kesinlikle yanlış. Ufak bir fiyatı gördüğü zaman ya da gelip de reklam amaçlı insanlar diyor ki: ‘Ya burası çok pahalı.’ Aslında burası pahalı değil. Yani Bodrum’a baktığınız zaman, İstanbul’a, Ankara’ya baktığınız zaman burası onlar kadar pahalı değil. Bodrum’da ucuz ve uygun restoranlarımız da var. Evet, marka restoranlarımız da var ve insanlar bilinçli olarak gidiyor. Onun için kesinlikle buna katılmıyorum" "Lahmacun üzerinden Bodrum değerlendirilmemeli" Oba Otel Genel Müdürü Özgür Adıgüzel de sosyal medyada oluşan algının turizme zarar verdiğini belirterek şu açıklamayı yaptı: "Bodrum’da pahalılık diye bir olaya biz inanmıyoruz. Bodrum’da her bütçeye göre bir tatil, her bütçeye göre de bir yaşam alanı kendinize bulabiliyorsunuz. Bu sosyal medyada ve televizyonlarda duyduğumuz Bodrum’daki özellikle şu ‘lahmacun algısı’ çok yanlış. Dünyanın en güzel yarımadalarından birine sahibiz ve bunun sadece lahmacunla, dönerle endekslenmesinin çok yanlış olduğunu ve ülke turizmine de çok zarar vereceğini düşünüyorum. Bodrum’da herkese göre bir alternatif var ama özel yatına denizin ortasında lahmacun isterseniz tabii ki bunun bir bedeli var. Ama bu, lahmacunun Bodrum’daki reel değerini gösteren bir ölçü değildir."
İstanbul Bayramda en büyük risk yanlış beslenme ve hijyen hataları Kurban Bayramı’nda bir anda artan kırmızı et tüketimi, göz ardı edilen hijyen kuralları ve acemi kasap kazaları, bayram sevincini acil servislerde sonlandırabiliyor. Toplumdaki bu risklere dikkat çekmek için "Bayramda Kurban Siz Olmayın" panelini düzenleyen Medipol Sağlık Grubu; kardiyolojiden acil tıbba, enfeksiyon hastalıklarından beslenmeye kadar birçok branştan uzmanı bir araya getirerek hastalıksız ve kazasız bir bayramın yol haritasını çıkardı. Kurban Bayramı’nın getirdiği yoğunluk, değişen beslenme alışkanlıkları ve gözden kaçan hijyen kuralları, sağlık açısından çeşitli riskleri beraberinde getirebiliyor. Medipol Sağlık Grubu tarafından düzenlenen "Bayramda Kurban Siz Olmayın" panelinde, bayram sürecinin sağlıklı geçirilmesi tüm yönleriyle ele alındı. Moderatörlüğünü Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan’ın üstlendiği panelde; Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Esin Korkut, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, Diyetisyen Ayşenur Karaca ve Acil Tıp Uzmanı Uzm. Dr. Sümeyra Acar Kurtuluş, merak edilen konulara ışık tuttu. Bayramda denge ve kontrol şart Kurban Bayramı’nda beslenme alışkanlıklarının her yıl yeniden gündeme geldiğini belirten Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan,"Bayramda nasıl beslenmemiz gerektiği, mide ve kalp sağlığımızı yormadan nasıl hareket edeceğimiz önemli. Porsiyon kontrolü, kurban kesim ve saklama süreçleri, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi ve bayram kazalarına karşı dikkatli olunması gerekiyor" dedi. Et tüketiminde acele etmeyin Bayramda et tüketiminin artmasına dikkat çeken Prof. Dr. Esin Korkut, "Kesilen et hemen tüketilmemeli, en az 12 saat dinlendirilmelidir. Etler mümkünse kısık ateşte ve kendi suyunda pişirilmeli, ekstra yağ eklenmemelidir. Aksi halde reflü gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Sıvı tüketiminin de artırılması ve gazlı içeceklerden uzak durulması gerekir. Porsiyon kontrolüne özellikle dikkat ederek, tatlı tercihlerinde sütlü ürünler daha sağlıklı olacaktır" ifadelerini kullandı. Hijyen kuralları hayat kurtarır Kurban Bayramı’nın enfeksiyon hastalıkları açısından riskli bir dönem olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Hüsrev Diktaş,"Kesimden tüketime kadar tüm süreç hijyen kurallarına uygun şekilde yürütülmelidir. El hijyeni, kullanılan bıçaklar, kesme tahtaları ve ortam temizliği büyük önem taşıyor. Etler buzdolabında dinlendirilmeli, güneş altında bırakılmamalı. Ayrıca iyi pişirilmeden tüketilmemeli ve çözülen et kesinlikle tekrar dondurulmamalıdır" uyarısında bulundu. Etin yanında sebze tüketimi önemli Diyetisyen Ayşenur Karaca ise bayram sofralarında dengeli beslenmenin önemine dikkat çekerek, kırmızı etin doğru şekilde tüketilmesi gerektiğini söyledi. Karaca, "Et tüketimi kahvaltı yerine öğle öğününde tercih edilmelidir. Tabağın büyük kısmı sebze ve lifli gıdalardan oluşmalı, et porsiyonu ise yaklaşık 100-150 gram ile sınırlandırılmalıdır" dedi. Tam tahıllı gıdaların da beslenmeye eklenmesi gerektiğini belirten Karaca, tek yönlü beslenmeden kaçınılması gerektiğini vurguladı. Acemi kasaplara dikkat Bayram sürecinde en sık karşılaşılan durumlardan birinin kesici alet yaralanmaları olduğunu belirten Uzm. Dr. Sümeyra Acar Kurtuluş, "Küçük kesilerde yara önce temiz suyla yıkanmalı, ardından temiz bir bezle basınç uygulanmalıdır. Halk arasında yaygın olan salça, kül ya da tütün sürme gibi uygulamalardan kesinlikle kaçınılmalıdır" dedi. Ciddi yaralanmalarda zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirten Dr. Kurtuluş, kırıklar ve iç kanama riskine karşı da dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.
Ankara Pursaklar Belediyesinden Kurban Bayramı öncesi kesim provası Pursaklar Belediyesi, Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların kurban ibadetlerini sağlıklı, hijyenik ve düzenli bir ortamda gerçekleştirebilmesi amacıyla Gümüşoluk Kurban Satış ve Kesim alanında kapsamlı bir kesim provası gerçekleştirdi. Kurban Bayramı hazırlıklarını tamamlamak için çalışmalarını hızlandıran Pursaklar Belediyesi, kurban satış ve kesim alanında gerçekleştirdiği prova ile bayram süresince yürütülecek hizmetleri uygulamalı olarak test etti. Prova çalışmalarını yerinde inceleyen Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, vatandaşların huzurlu ve sorunsuz bir bayram geçirmesi için tüm hazırlıkları titizlikle sürdürdüklerini belirtti. "Bayram boyunca veteriner hekimlerimiz, zabıta ekiplerimiz, temizlik personelimiz sahada aktif olarak görev yapacak" Vatandaşların kurban ibadetlerini modern tesislerde rahat bir şekilde gerçekleştirebilmesi adına tüm hazırlıkları tamamladıklarını belirten Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, "Vatandaşlarımızın Kurban Bayramı’nı sağlıklı, güvenli ve hijyenik şartlarda geçirebilmesi adına tüm ekiplerimizle sahadayız. Kurban satış ve kesim alanımızda gerçekleştirdiğimiz prova ile bayram sürecinde oluşabilecek aksaklıkları önceden tespit ederek gerekli tedbirleri alıyoruz. Özellikle hijyen konusunda çok hassas davranıyoruz. Bayram boyunca veteriner hekimlerimiz, zabıta ekiplerimiz, temizlik personelimiz sahada aktif olarak görev yapacak. İnşallah hep birlikte huzurlu, bereketli ve kardeşlik ikliminin hâkim olduğu güzel bir Kurban Bayramı yaşayacağız’’ dedi. Veteriner İşleri Müdürlüğü, Zabıta Müdürlüğü, Temizlik İşleri Müdürlüğü ekiplerinin hazır bulunduğu Gümüşoluk Kurban Satış ve Kesim alanında gerçekleştirilen provada, kurbanlık hayvanların sevki, kesim işlemleri, temizlik çalışmaları ve atık yönetimi gibi süreçler uygulamalı olarak test edildi.