SAĞLIK - 17 Kasım 2024 Pazar 08:23

Akciğer kanseriyle mücadelede birincil koruma tütün ve tütün ürünlerini bırakmak!

A
A
A
Akciğer kanseriyle mücadelede birincil koruma tütün ve tütün ürünlerini bırakmak!

Aile Hekimliği Uzmanı Uzm. Dr. Elif Pala Gün akciğer kanserinin kanser türleri arasında görülme sıklığının ve hastaların ölüm sayısının fazla olması nedeniyle ciddi sağlık problemlerinden biri olduğunu söyledi.


Uzm. Dr. Elif Pala Gün, 1- 30 Kasım Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı nedeniyle açıklamalarda bulundu. Kanserler arasında akciğer kanserinin dünyada erkeklerde 1. sırada kadınlarda ise 3.sırada yer aldığını belirten Gün, görülme sıklığının Türkiye’de yine erkeklerde 1. sırada kadınlarda ise 5. sırada olduğunu ifade etti.


Görülme sıklığının fazla olması, tanı ve tedavisinin yüksek maliyet gerektiren işlemler olması ve süreçte ek sağlık hizmetlerine duyulan ihtiyacın fazla olması sebebiyle akciğer kanserinin hem dünyada hem Türkiye’de önemli bir sağlık yükü olduğunu kaydeden Gün, akciğer kanseriyle mücadelede birincil korumanın tütün ve tütün ürünleriyle mücadele etmek olduğunun altını çizdi.



Akciğer kanserinin risk faktörleri!


Akciğer kanserinin birçok risk faktörü olduğunu dile getiren Gün, “Faktörler arasında yüzde 90 oranla tütün ve tütün ürünleri karşımıza çıkıyor. Yani akciğer kanseriyle mücadelede birincil korumada temel hedefimiz tütün ve tütün ürünleriyle mücadele etmek.” dedi.


Sigara bırakma poliklinikleri olarak vatandaşlara tütün tüketimini bırakma noktasında yardımcı olduklarını belirten Gün, süreci şöyle anlattı;


“Bizler bize başvuran danışanlarımızın analizlerini alıyoruz, gerekli muayene ve tetkiklerini istiyoruz. Sonrasında hastalıklarında kullandıkları ilaçlar ve bağımlılık düzeylerine göre de bir tedavi planı uyguluyoruz. Tedavi sürecimizde gerek yüz yüze gerek telefonla görüşmeleriniz oluyor ve bu şekilde ilerliyoruz.”



“Sigarayı bırakmakta hiçbir ilacı, hiçbir konuşmayı, hiçbir tedavi yöntemini yeterli görmüyoruz!”


Sigarayı bıraktırma noktasında önceliğin kişinin kendisinin bırakmayı istemesi olduğunu aktaran Gün, “Sigarayı bırakmakta hiçbir ilacı, hiçbir konuşmayı, hiçbir tedavi yöntemini yeterli görmüyoruz. İlaç başladığımız hastalara da bunu belirtiyorum her zaman. Önemli olan kişinin kendisinin istemesi. Çünkü hastanın kendisi istemediği sürece hiçbir şey buna engel değil.” şeklinde konuştu.



“ Erzincan’da 2024 yılı içerisinde 194 kişi sigarayı bırakmak için başvurdu!”


Erzincan’da 2024 yılı içerisinde sigara bırakmak için 194 kişiden başvuru aldıklarını açıklayan Gün, “Bunların yaklaşık yüzde 60’nda başarıya ulaştık. Başarıya ulaşamadığınız kitlemizin bir kısmında ilaç kullanımına uyum sağlamayan hastalarımız oldu, yaş sebebiyle. Bir kısmı takip etmekte zorlandığımız, geri dönüş alamadığımız, telefonla veya yüz yüze görüşmeyi kabul etmeyen hastalarımız oldu. Bunların dışında yüzde 60 bir başarı oranımız var.” dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da genç kadının ölümüyle ilgili eşi tutuklandı Antalya’da 25 yaşındaki genç kadının silahla göğsünden vurulmuş halde evde ölü bulunduğu olayla ilgili gözaltına alınan eşi tutuklandı. 29 Mart’ta akşam saatlerinde Kepez ilçesi Şelale Mahallesi 7509 Sokak üzerinde bulunan müstakil bir ikamette meydana gelen olayda, bir kişinin silahla kendisini yaraladığı ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri silahla göğsünden vurulan kadının hayatını kaybettiğini belirledi. Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri yaptıkları incelemede isminin Vahda Şevvah (25) olduğu öğrenilen kadının göğsünden ateşli silahtan çıkan kurşun neticesi hayatını kaybetmesine rağmen olay yerinde ateşli silah ve kovana rastlamadı. Eşi tutuklandı Vahda Şevvah’ın cansız bedeni Olay Yeri İnceleme ve savcılık incelemesinin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken, genç kadının eşi Halil Barhou ifadesine başvurulmak üzere emniyete götürüldü. Olay yerinde silah ve boş kovan bulunmaması nedeniyle "cinayet" şüphesiyle teknik inceleme ve genç kadının eşi Halil Barhou’nun emniyette verdiği ifade sonucunca 9 kişi Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerin yer göstermesi sonucu olay yerinde bulunamayan tabanca ikamete yakın bir noktada seralık alanda bulundu. 3 gün süren ifade işlemlerinin ardından Vahda Şevvah’ın eşi Halil Barhou’nun da aralarında bulunduğu 10 şüpheli sağlık kontrolünden geçirilerek sevk edildiği adliyede hakim karşısına çıktı. Nöbetçi hakimlik tarafından Vahda Şevval’in eşi Halil Barhou tutuklanırken, diğer şüpheliler ise yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bırakıldı.
İstanbul Beşiktaş’taki gece kulübü yangınında hayatını kaybeden 29 kişi anıldı Beşiktaş Gayrettepe’de 2 Nisan 2024 tarihinde gece kulübünün tadilatı sırasında çıkan yangında hayatını kaybeden 29 kişi, facianın yıl dönümünde aileleri ve yakınları tarafından anıldı. Beşiktaş Gayrettepe’de 2 Nisan 2024’te gece kulübünün tadilatı sırasında çıkan yangında 29 kişinin yaşamını yitirmişti. Facianın gerçekleştiği yerde hayatını kaybedenlerin yakınları yürüyüş gerçekleştirerek, karanfiller ile yakınlarını andı, gözyaşı dökerek dua etti. Aileler adına bir konuşma yapan Zülfiye Dolu, "2 Nisan 2024’te Gayrettepe’de bulunan kulüpte yürütülen tadilat sırasında çıkan yangında 29 sevdiğimiz yaşamını yitirdi. Aradan iki yıl geçti. Ancak bizim için takvim yalnızca zaman değil, eksilmeyen acıyı, bilmeyen özlemi ve hala karşılık bulmamış adalet talebini de gösteriyor. Bugün burada hayatını kaybeden 29 canımızı anmak, onların adını ve hatırasını yaşatmak, yaşananların üzerine örtülmesine izin vermeyeceğimizi bir kez daha söylemek için bir aradayız" dedi. Dolu, "Bu önlenebilir olduğu halde önlenmeyen gerekli tedbirler alınmadığı için meydana gelen, sorunların yükümlülüklerin yerini getirmemesi sonucu ortaya çıkan bir işçi katliamıydı. Ruhsatsız tadilatın sürdürülmesi, iş güvenliği önlemlerin alınmaması, çalışma koşullarının denetlenmemesi ve açık tehlikelere rağmen işçilerin çalıştırılmaya devam edilmesi 29 işçinin yaşamına mal oldu. Bu nedenle burada yaşanılan tesadüf, dikkatsizlik ya da sıradan bir ihmal olarak adlandırmak, gerçeği örtmek olur" ifadelerini kullandı.