SAĞLIK - 22 Eylül 2025 Pazartesi 08:38

Aktarlarda sonbahar hareketliliği

A
A
A
Aktarlarda sonbahar hareketliliği

Kış aylarının habercisi sonbaharın gelmesiyle birlikte soğuk algınlığı ve gribe karşı önlem almak isteyen vatandaşlar aktarları ziyaret ediyor.


Sonbahar mevsiminin gelmesiyle birlikte Erzincan’da ki aktarlarda hareketlilik yaşanmaya başladı. Kış aylarına sayılı günler kala vatandaşlar çareyi aktarlarda arıyor. Özellikle soğuk algınlığı, öksürük ve grip gibi hastalıklara bitkisel çözümler arayan vatandaşlar ıhlamur, zencefil, zerdeçal, havlıcan, hatmi çiçeği, tarçın, narçiçeği, ada çayını en çok tercih ediyor. Sonbaharın gelmesiyle birlikte mevsim değişikliğine bağlı hastalıklar baş gösterirken, vatandaşlar da bu durumu doğal yolla atlatabilmek için aktarlarda yoğunluk oluşturuyor. Mevsim geçişlerinde satılan bitkiler hakkında bilgiler veren Aktarcı Özer Hanoğlu, "Havaların soğuması ile birlikte insanların vücut direnci ortama uygunluk sağlayamıyor. Bu dönemlerde vatandaşlarımız antibiyotik ilaçlara ihtiyaç duyduğu gibi, doğal ürünlere de ihtiyaç duyabiliyor. Ihlamur, zencefil, zerdeçal, havlıcan, hatmi çiçeği, tarçın, nar çiçeği ve ada çayı gibi daha birçok bitkiye başvuruyor. Şu an işlerimizde yavaş yavaş bir hareketlilik yaşanmaya başlandı. Mevsimsel geçişler, insanların savunma sistemlerinin en düşük olduğu zamandır. Özellikle gündüz ve gece sıcaklık farkının fazla olması hastalıkların daha sık görüldüğü gösteriyor. Bu yüzden de halsizlik, kırgınlık, yorgunluk ve uyku problemleri ortaya çıkar. Özellikle grip, nezle ve buna bağlı soğuk algınlığı oluşuyor. Bizim için sezon açıldı diyebiliriz" dedi.



"En çok zencefil, tarçın ve ıhlamur satılıyor"


Soğuyan havaların, hastalıkları da beraberinde getirdiğini ifade eden Hanoğlu, "Zayıf olan bağışıklık sistemini güçlendirmek ve soğuk algınlığına faydalı olduğu içi zencefil, adaçayı ve ıhlamurun en çok satılan bitkilerdir. Diğer adı narçiçeği olan hibiskusun bağışıklık sistemini güçlendirmesi ve koruyucu olması sebebiyle özellikle kış aylarında, her gün bir bardak içilmesini öneriyoruz" diye konuştu.



"Ihlamurun faydaları"


Ihlamur çayının düzenli tüketimi sonucu birlikte mevsim geçişlerinde ve kış aylarında hastalıklara karşı koruyucu bir etkisi gözlenebilir. Soğuk algınlığını ve gribal enfeksiyonu tedavi edici etkidedir. Öksürüğe neden olan bakterilerin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlar, bununla birlikte öksürük yumuşatıcı ve kesici etkisi vardır. Boğazı yumuşatarak boğaz tahrişinin ve ağrısının azalmasına yardımcı olur. İdrar sökücü etkisiyle karaciğer ve safra rahatsızlıklarını iyileştirici etkisi vardır. Terlemeyi sağlayarak enfeksiyonlara karşı savaşçı özelliktedir. Vücut direncini artırır, stresi ve yorgunluğu azaltır.



"Zencefilin faydaları"


Zencefil, her yaşta soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklarla ve enfeksiyonlarla savaşmak için reçete edilmiştir. Vücudu sıcak tutmak için çay şeklinde kullanılabilir. Çay, bir diaphoretik gibi davranır ve terlemeyi artırarak toksinleri vücuttan atar. Sindirim sürecini kolaylaştırıcı etkisi olduğu keşfedilmiştir. Yemekten sonra yükselen şeker seviyeleri, midenin içeriğinin doğal boşalma oranını azaltmasına neden olabilir. Zencefildeki gingerol gibi organik bileşikler, meme kanseri ve diğer birçok kanser türlerinin önlenmesine yardımcı olur. Ayrıca kolorektal kansere yol açabilen kolonda karsinojenik aktivitenin önlenmesine yardımcı olur. Parkinson ve Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıkların başlangıcını, azaltarak geciktirdiği bilinmektedir. Bu zararlı faktörlerin yaşa bağlı bilişsel gerilemede etkili olduğu biliniyor. Bu nedenle zencefil, güçlü besleyicileriyle beyin hasarı riskini azaltır ve hafızanız bozulmadan kalır.



Aktarlarda sonbahar hareketliliği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Maç öncesi ortalık karıştı: Futbolcular kramponlarla darbedildi Osmaniye’nin Bölgesel Amatör Lig (BAL) temsilcisi Bahçespor’un, Anamur Belediyespor maçı öncesi soyunma odası koridorunda kavga çıktı, o anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Bölgesel Amatör Lig (BAL) 6. Grup’ta 1 Mart tarihinde oynanması planlanan ancak başlama vuruşu öncesi çıkan olaylar nedeniyle tatil edilen Anamur Belediyespor-Bahçespor müsabakasına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Anamur İlçe Stadı’nda oynanması planlanan karşılaşma öncesinde rakip takım futbolcuları, soyunma odası koridorunda Bahçespor’un bulunduğu bölümün önüne geldi. İddiaya göre kapı önünde bekleyen Bahçespor Teknik Direktörü İsa Kılıçoğlu, rakip oyuncuya tokalaşmak için elini uzattı. Ancak rakip futbolcunun Kılıçoğlu’na yumruk attı ve bu olayın ardından tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüştü. İki takım oyuncularının dahil olduğu kavgada krampon ve fırça saplarının da kullanıldığı görüldü. Ortalığın bir anda adeta savaş alanına döndüğü olay, araya giren polis ekiplerinin müdahalesiyle güçlükle son buldu. Bahçespor Teknik Direktörü İsa Kılıçoğlu’nun adli muayene raporunda kaburgasında 2 kırık tespit edildiği, saldırıya uğrayan 2 Bahçesporlu futbolcunun raporlarında ise "krampon çivisi izi" bulunduğu belirtildi. Olayın ardından Bahçespor kafilesi, Anamur Kaymakamı’nın talimatı ve polis nezaretinde stadyumdan tahliye edildi. Soyunma odası koridorunda yaşanan saldırı anları güvenlik kamerasına yansıdı. Olayın ardından karşılaşma ileri bir tarihe ertelendi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
İstanbul Anadolu’nun kadim hafızası dünya sinemasıyla buluşuyor Bitlis’in yüzyıllara meydan okuyan geleneksel el sanatlarını ve bu zanaatlara ömrünü adamış son ustalarını konu alan "Zamanın Ustaları" belgesel sinema projesinden, ilk görüntüler yayınlandı. Uluslararası film festivallerinde Türkiye’yi temsil etme hedefiyle yola çıkan proje, bölgenin kültürel mirasına ışık tutuyor. Yapımcılığını ve yönetmenliğini, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde medya ve sinema alanında dersler veren, İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Türk sinema tarihinin unutulmaz ismi Kemal Sunal’ın yeğeni akademisyen Doç. Dr. Gözde Sunal’ın üstlendiği "Zamanın Ustaları" (Timeless Masters), alışılagelmiş belgesel kalıplarının dışına çıkarak izleyiciye farklı bir anlatı tarzı sunuyor. Bitlis’in tarih kokan atmosferini de yansıtan belgesel, taşın ve toprağın hafızasını, uluslararası sinema standartlarında, şiirsel ve derinlikli bir görsel dille kayıt altına alıyor. Yaşayan hazineler ve son ustalar bir arada Filmde; UNESCO tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" ödülüne layık görülen Adilcevazlı geleneksel baston ustası Cumali Birol’un, Bitlis’in yöresel ayakkabısı "Harik"in bölgedeki son temsilcisi Haydar Yılmaz’ın, Ahlat ve Bitlis taşının sırrını çözen taş işçiliği geleneğinin temsilcileri Emre Nacaroğlu ile Metin Coşkun’un ve Ahlat bastonculuğunun önemli isimlerinden, Kültür Bakanlığı sanatçısı ve Yaşayan İnsan Hazineleri envanterine kayıtlı Refa Gökbulak’ın zanaat yolculukları yer alıyor. Geleneksel zanaatların sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bağların ve yerel kimliğin taşıyıcısı olduğu gerçeğinden hareketle, modernleşme karşısında kaybolma riski taşıyan mirası belgeleyerek gelecek nesillere aktarmayı ve farkındalık oluşturmayı hedefleyen belgesel, toplumsal hafızayı güçlendirirken kültürel sürdürülebilirliğe de önemli katkılar sağlıyor. Ustanın elinden zamana düşen iz Sadece bir zanaat anlatısı olmanın ötesinde; sabır, zaman ve miras kavramlarını sorgulayan "Zamanın Ustaları", izleyiciyi sessiz bir tanıklığa davet ediyor. Film; taşın, ahşabın ve hariğin usta ellerde nasıl bir sanat eserine dönüştüğünü anlatırken, bu kadim geleneğin ardındaki derin felsefeyi de gözler önüne seriyor. Projenin yapımcısı ve yönetmeni Doç. Dr. Gözde Sunal, filmle ilgili yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Amacımız, sadece unutulmaya yüz tutmuş meslekleri belgelemek değil; bu topraklardaki sessiz emeği, evrensel bir sinema diliyle tüm dünyaya duyurmaktı. Bir ustanın çekici indirirken hissettiği o duyguyu, dünyanın diğer ucundaki bir izleyiciye de hissettirmek istedik. Bu film, Bitlis’ten dünyaya açılan bir kültür köprüsüdür." Uluslararası Festival Yolculuğu Özgün anlatımı ve güçlü görsel dünyasıyla dikkat çeken "Zamanın Ustaları", önümüzdeki aylarda dünya genelindeki prestijli film festivallerinde yarışarak Anadolu’nun kültürel mirasını uluslararası arenada temsil etmeyi hedefliyor.
Kocaeli Bakan Kacır: "İhracatımızı 273 milyar dolara çıkardık" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin üretim ve teknoloji alanındaki ilerlemesine dikkat çekerek, son 23 yılda sanayi katma değerinin 41 milyar dolardan 241 milyar dolara yükseldiğini, ihracatın ise 36 milyar dolardan 273 milyar dolara çıktığını söyledi. Bakan Kacır, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş’ı makamında ziyaret etti. Ziyaretin ardından AK Parti Kocaeli İl Başkanlığı’na geçen Kacır, burada İl Başkanı Şahin Talus, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve partililerle bir araya gelerek değerlendirmelerde bulundu. "Üretimde ve teknoloji geliştirmede hamdolsun rekorlara imza atıyoruz" Türkiye’nin üretim ve teknoloji alanında önemli mesafeler kat ettiğini ifade eden Bakan Kacır, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ’aşk ile koşan yorulmaz’ diyerek ülkemizin her bir köşesini ihya etmek için canla başla hep birlikte gayret ediyoruz. Hep birlikte adeta bir demokrasi ve kalkınma destanı yazıyoruz. Üretimde ve teknoloji geliştirmede hamdolsun rekorlara imza atıyoruz. Son 23 yılda sanayi katma değerimizi 41 milyar dolardan 241 milyar dolara yükselttik. İhracatımızı ise 36 milyar dolardan 273 milyar dolara çıkardık" dedi. "Yerli ve milli bir savunma sanayi altyapısını inşa ettik" Yerli ve milli savunma sanayi altyapısı inşa ettiklerini belirten Bakan Kacır, Türkiye’nin savunma sanayisinde güçlü bir altyapı oluşturduğunu vurgulayarak, "Kabiliyetleriyle, teknolojisiyle, mühendisliğiyle dünyada ses getiren, geniş bir yelpazede ürün geliştiren, tasarlayan, üreten ve rekabetçi şekilde ihraç eden yerli ve milli bir savunma sanayi altyapısını inşa ettik. Türkiye’yi ticari araç, beyaz eşya, güneş paneli ve çelik üretiminde Avrupa liderliğine taşıdık. Bugün dünyada acımasız bir bölüşüm savaşı yaşanıyor. Kendi teknolojisini üretemeyen, kendi savunma sanayisini oluşturamayan milletlerin bu dönemde ayakta kalma şansı yok. Böylesi bir ortamda Türkiye, güçlü üretim kapasitesi ve derinleşen teknoloji ekosistemiyle sahada inisiyatif alan, kendi rotasını çizen, ilkelerinden asla taviz vermeyen ve masada sözünün ağırlığını hissettiren bir ülkedir" ifadelerini kullandı.