ÇEVRE - 10 Nisan 2025 Perşembe 07:51

Bu çiçeği koparmanın cezası 577 bin lira... Yılda sadece 20 gün hayatta kalıyor

A
A
A
Bu çiçeği koparmanın cezası 577 bin lira... Yılda sadece 20 gün hayatta kalıyor

Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nde bulunan Türkiye’nin tek ters lale koleksiyon bahçesinde yılın sadece 20 günü hayatta kalan ters laleler çiçek açtı. Doğada nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan endemik çiçeği koparanlara 2025 yılı itibariyle tam 577 bin lira ceza uygulanıyor.


Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nde bulunan Türkiye’nin tek ters lale koleksiyon bahçesinde 34’ü ülkenin değişik bölgelerinden, 4’ü yurt dışından temin edilmek üzere 38 tür bulunuyor. Ters laleleri Türkiye’nin birçok ilinin doğasından özel izinle topladıklarını belirten Ziraat Mühendisi Meral Aslay, "Ters lalelerde kültüre alma ve ıslah çalışmaları 2006 yılından beri yapılıyor. Bu çalışmalar uzun soluklu olup bir melez birey elde etmek için 4-7 yıl gibi bir süreye ihtiyaç bulunuyor. Çalışmalarımız sonucunda 27 adet melez çeşit adayı elde edilmiştir" dedi.


Ters lale türlerinin birçoğunun endemik olup koruma altına alındığını bazı türler üzerinde farklı disiplinlerce çalışmalar yürütülerek hem gelecek nesillerin kullanımına sunulduğunu hem de muhafaza altına alındığını vurgulayan Aslay, "Doğadan soğanlı bitki toplamak için Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü’nden (BÜGEM) izin almak suretiyle çalışma yapılabiliyor.


Biz de araştırma izni aldıktan sonra 2006 yılından itibaren Erzincan, Erzurum, Bitlis, Ardahan, Kars, Van, Hakkari, Elazığ, Malatya, Ağrı, Siirt, Şırnak, Adıyaman, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Edirne, Antalya, Muğla, Bayburt, Tunceli, Gaziantep ve Hatay illerinden 34 türe ait materyal topladık. Enstitü Ters lale Koleksiyon Bahçesi’nde 34 tür ülkemize ait 4 tür ise yut dışından temin edilmiş olup toplamda 38 tür bulunuyor" ifadelerini kullandı.


"Gelecek nesiller için koruma altına alındı"


Erzincan’da Türkiye’nin tek ters lale genetik kaynakları bahçesi oluşturulduğunu söyleyen Ziraat Mühendisi Meral Aslay, "Türkiye ters lale bahçesinde bulunan 38 türe ait 82 popülasyonun muhafazası ve devamlılığının sağlanmış olması sebebiyle doğal kaynaklarımızın sürdürülebilirliği ve biyoçeşitliliğimizin korunması çalışmalarına önemli katkıda bulunuldu. Öncelikle doğada gittikçe popülasyon sayıları azalan ters lale türleri gelecek nesiller için koruma altına alındı. İleride yapılacak bilimsel çalışmalara kaynak olacak. Toplumun ters lale türlerini tanımasına hizmet edilirken, geliştirilen ters lale çeşitleri süs bitkisi olarak peyzaj alanında kullanılabilecek. Aynı zamanda bu bitkilerin kültür ortamlarında üretimleri teşvik edilerek doğadan izinsiz toplamanın önüne geçilecek. Ters lale (Fritillaria) cinsi ülkemizin önemli gen kaynakları içerisinde yer alıyor. Dünyada 170 tür mevcut olup bunun 52 türü ülkemiz doğasında yer alırken bunların 29 tür endemiktir. Bu durum bizim ne kadar zengin olduğumuzun bir göstergesidir" diye konuştu.


Ziraat Mühendisi Meral Aslay, Türkiye’ye ait türlerin izinsiz olarak yurt dışına çıkarılmasının yasak olduğunu belirterek, "Bu türlerin doğadan izinsiz toplanması ve doğanın tahrip edilmesinin cezası 2025 yılı itibariyle tam 577 bin liradır. Kuruluş tarihi 1986 yılı olan Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’ne bağlı 49 araştırma enstitüsü içerisinde yer almaktadır. Enstitüde kurulmuş olan koleksiyon bahçesi 2 dönümlük bir alanda 38 türe ait 1526 adet saksı ve 22 adet yetiştirme tavası bulunmaktadır. Dünyada ters lale cinsinde çok fazla çalışma yapılmamıştır. Ülkemizde ise 2006 yılından itibaren kültüre alma ve ıslah çalışmaları Erzincan Bahçe kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde başlamıştır. Türkiye’de ters lale ıslah çalışmaları bir ilktir. Çalışmalar TAGEM tarafından desteklenmiş, seleksiyon ıslahı ve melezleme ıslahı yöntemi kullanılarak ülkemizin tamamen yerli menşeli ilk ters lale çeşitleri geliştirilerek ıslahçı hakları koruma altına alınmıştır." ifadelerini kullandı.


"Amacımız yerli ve milli ters lale çeşitlerimizi artırmak"


Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Samet Karataş ise Türkiye’de ters laleler konusunda ilk ve geniş kapsamlı çalışmaların, Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsünde 2006 yılında başladığını söyledi.


Enstitü Müdürü Karataş, "Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü olarak Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar Politikalar Genel Müdürlüğüne bağlı olarak çalışıyoruz. Çok çeşitli çalışma başlıklarımız var. Bunlardan bir tanesi de sebzecilik ve süs bitkileri. Burada da süs bitkileri özellikle ters lalelerin çalışması yapıldı. Türkiye’de de tek olan ters lale koleksiyon bahçesindeyiz. Burada 2006 yılında başlatıp yürüttüğümüz ters lale çalışmaları var. Bu proje hala devam ediyor. Buradaki asıl amacımız yerli ve milli ters lale çeşitlerimizi artırmak ve süs bitkileri sektörüne yeni kaynak sağlamak. Onun haricinde yine genetik erozyona uğrayacak çeşitlerin buraya toplanıp muhafaza edilmesi yapılıyor." dedi.


İdari para cezası miktarı ise 577 bin lira


Adeta güzelliğiyle dillere destan olan ters laleler yılda sadece 20 gün boyunca görülebiliyor. Doğal yetişme alanı geniş olsa da güzelliği nedeniyle en fazla zarar gören doğal türlerin başında gelen ters lalelerin korunması amacıyla bir taraftan projeler yürütülürken diğer taraftan da zarar verenlere hatırı sayılır oranda cezai müeyyideler uygulanıyor. Ters lalelere zarar verenlere uygulanacak idari para cezası miktarı ise 577 bin lira.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Dini nikahlı eşinden 13 yıldır şiddet gördüğünü iddia eden kadın: "Yüzüme kezzap atmakla tehdit etti" Ankara’da uyuşturucu madde ve alkol bağımlısı olduğunu ileri sürdüğü dini nikahlı eşi tarafından 13 yıldır darbedildiğini iddia eden kadın, "Kocam yüzüme kezzap atmakla tehdit etti ve suratımı aynada bakılamayacak hale getireceğini söyledi" dedi. Sincan’da yaşayan 31 yaşındaki H.Y., 13 yıldır dini nikahlı eşi B.M. (35) tarafından psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kaldığını ileri sürdü. Eşinin aynı zamanda uyuşturucu madde ve alkol bağımlısı olduğunu da iddia eden H.Y., 11 ve 13 yaşındaki kız çocuklarının da eşinin ailesi tarafından alıkonulduğunu ve kendisine gösterilmediğini öne sürdü. Mağdur kadın, ilerideki boşanma ihtimalinden dolayı karşı tarafın mal varlığı paylaşımını engellemek için resmi nikah istemediğini savundu. Eşinin ailesi tarafından da şiddete maruz kaldığını öne süren H.Y., defalarca şikayetçi olduğunu söyledi. Sorumluların hak ettiği cezayı almasını ve çocuklarına kavuşmayı ümit ettiğini dile getiren H.Y., hukuk mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğini belirtti. "Büyük kızıma hamile kaldığımda hastanedekiler durumu anlayıp bizi ihbar etmesin diye kayınpederim tarafından kaçırılmıştık" Yaşadıklarını anlatan H.Y., "Eşim, anne tarafından akrabamdı. Tanıştığımızda 16 yaşındaydım. Bir sene sonra düğünümüz oldu. Reşit olmadığım için resmi nikahımı yapmamışlardı. Reşit olduğumda yapacaklarını söylemişlerdi. Büyük kızıma hamile kaldığımda hastanedekiler durumu anlayıp bizi ihbar etmesin diye kayınpederim tarafından kaçırılmıştık. Reşit olduğumda resmi nikah istediğimi ve yaşadığım durumlardan utandığımı söyledim. Sürekli bahaneler üreterek ertelediler. Şiddet görmeye başlayınca artık söylemeye de korkar hale gelmiştim. Resmi nikahım olmadığı için çevremdekiler tarafından sürekli aşağılanıyordum. Uğradığım fiziksel şiddetin yanında psikolojik olarak da şiddet görüyordum" dedi. "Bana, ‘Nikah yapılacak kadın değilsin’ diyordu" Pantolon giydiği için dahi darbedildiğini söyleyen H.Y., "Eşim çoğu zaman eve gelmezdi. Başka kadınlarla yakaladığım zamanlar oldu. Nedenini sorduğum için de beni darbediyordu. Bana, ‘Sen pantolon giyiyorsun. Edepsizsin. Nikah yapılacak kadın değilsin’ diyordu. Bana kendimi kötü ve suçlu hissettirmeye çalışıyordu. Uğradığım şiddete dayanamadığım zamanlarda ailemin evine sığınıyordum. Çocuklarımın özlemi ağır basınca kocamın yanına dönmek zorunda kalıyordum. Ailemin evine geldiğimde rahat vermiyordu, bizi sürekli tahrik ediyordu. Ben de utandığım için yanına dönmek zorunda kalıyordum. Döndüğümde ise yine aynı muameleye maruz kalıyordum" ifadelerini kullandı. "Resmi nikah kıymamalarının sebebi mal varlıklarının bölünme korkusuymuş" Eşinin ve onun ailesinin boşanma nedeniyle yaşanacak mal varlığı paylaşımı korkusu nedeniyle resmi nikah yapılmasına yanaşmadığını ileri süren H.Y., şunları söyledi: "Resmi nikah kıymamalarının sebebi duyduklarıma göre ileride boşanma durumu olursa mal varlıklarının bölünme korkusuymuş. Eşim de çoğu kez beni darbederken ağzından aynı şeyi kaçırmıştı. Ben defalarca mal varlıkları için gelmediğimi ve yuvamı kurtarmak için direndiğimi söyledim. Buna rağmen hareketlerine hala devam etti. Ailesi de karşı gelmek yerine yaptıklarını destekliyordu. İlk hamile kaldığım dönemden beri şiddet görmeye başladım. Erken gebelik riski dahi yaşadığım oldu. Hastanede müdahale ederek erken doğum yapmamın önüne geçildi. Daha sonra kayınpederim hastaneye gelerek, ‘Torunuma bir şey olursa seni mahvederim’ diyerek tehdit etti. Korktuğum için doktorlara merdivenden düştüğümü söylemek zorunda kaldım." "Yüzüme kezzap atmakla tehdit etti" Ailesinin ve kendisinin sürekli tehdit ve hakaretlere maruz kaldığını iddia eden H.Y., "Daha önce çok kez şikayetçi oldum. Çocuklarımı kurtarmaya çalışıyordum. Hala da onlardan ayrıyım. Eşim bana, ‘Aç köpek, sen çocuklara nasıl bakacaksın’ diyerek hala hakaret ediyor. Geçmişte bir duruşmamız oldu. Uzlaştırıcı biriyle anlaşmışlar. O kişi bana çocuklarımdan dolayı davadan vazgeçmemi söyledi. Ben de evlatlarımı düşünerek kabul ettim. Yıllarca hep böyle devam etti bu durum. Kocam, ‘Seni öldüreceğim, keseceğim göreceksin. Yüzüne kezzap atacağım. İnsan içine çıkamayacak ve aynada kendine bakamayacak hale geleceksin’ diyerek tehdit etti. Çocuklarım var diye hep sustum" diye konuştu. "Çocuklarımı istediğimde sürekli hakaret ediyor" Evlatlarından da uzun süredir ayrı kaldığını dile getiren H.Y., "Bunlar normal birinin yapacağı şeyler değil. Yıllardır alkol kullanıyordu zaten. Çevremden de uyuşturucu madde kullandığını duydum. Mesajlarına da şahit olmuştum. Çocuklarımın psikolojisi de bozuk. Beni göremiyorlar. Çocuklarımı istediğimde sürekli hakaret ediyor. 13 yıldır bana yaşattığı şiddetin cezasını çekmesini istiyorum. Evlatlarımı yanımda görmek istiyorum. Yaşadığımız rezilliklerden utandığım için onları vermek zorunda kalıyorum. Bana ve çocuklarıma yaşattıklarının cezasını çekmesini istiyorum" dedi. Pantolon giydiği için darbedildiği görüntüler ortaya çıktı H.Y.’nin son olarak ise pantolon giydiği için B.M. tarafından darbedildiği anlara ait görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde B.M.’nin H.Y.’yi darbettikten sonra telefonuyla kayda aldığı ve pantolon giydiği için tepki gösterdiği anlar yer aldı.
Kayseri Başkan Büyükkılıç: "Bayram sevincimiz çoğalsın, tüm dünyaya yayılsın" Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında Kayserili hemşehrileri başta olmak üzere tüm İslam âleminin bayramını tebrik etti. Ramazan ayını huzur, kardeşlik ve beraberlik içerisinde geçirdiklerini ve bir rahmetten bir diğer rahmete, bir sevinç ve huzurdan bir diğer sevinç ve huzura ulaştıklarını dile getiren Başkan Büyükkılıç, "On bir ayın sultanı Ramazan’ı huzur içerisinde, kardeşlik ve birlik, beraberlik duyguları ile idrak ederek geçirdik ve bir rahmetten bir başka rahmete, bir huzur ve sevinçten bir diğer sevinç ve mutluluk olan Ramazan Bayramı’na ulaştık. Şükürler olsun, bu sevincimiz çoğalsın, tüm dünyaya yayılsın" ifadelerini kullandı. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, barış, huzur ve kardeşliğin simgesi olan Ramazan Bayramı’ndaki bu değerler ile yoğrularak insanların kaynaşması gerektiğine işaret ettiği mesajında, şu ifadelere yer verdi; "Uyum ve huzur şehri Kayseri’miz, Ramazan-ı Şerif’in ruhu ile buluştu, birlik ve beraberlik içerisinde güzel bir Ramazan’ı konuk ettik ve şimdi de bu mübarek ayı yolcu ederken, bayramı karşılıyoruz. Barış, huzur ve kardeşliğin simgesi olan Ramazan Bayramı’ndaki bu değerler ile yoğrularak insanların kaynaşması arzumuzdur. Allah bir buçuk milyon Kayseri başta olmak üzere tüm ülkemiz ile İslam âlemini bu coşkulu günde rahmeti, bereketi, afiyeti ve nimetleri ile buluştursun. Ayrıca, vatan için canını feda eden kahraman şehitlerimizi rahmetle yâd ediyor, şehit ailelerimizin, gazilerimizin ve kıymetli ailelerinin de bayramını kutluyorum. Mübarek Ramazan Bayramı’mız kutlu ve mübarek olsun." Büyükkılıç ayrıca bu sene Ramazan Bayramı ile Yaşlılara Saygı Haftası’nın buluştuğunun altını çizerek, bu durumu fırsat bilmek gerektiğini sözlerine ekledi. Başkan Büyükkılıç; "Mübarek Ramazan Bayramı’mız bu sene Yaşlılara Saygı Haftası ile buluştu. Bu müstesna buluşma özellikle ulu çınarlarımızı bayramda anmak, onların gönlünü almak için güzel bir fırsattır. Bu fırsatı kaçırmayalım, çocukların olduğu kadar yaşlı vatandaşlarımızın da bu bayramda gönüllerini hoş tutalım. Ellerini öpelim, bugünün çocukları ve gençleri, yarının yaşlıları olacak. Dolayısıyla böylece bir bakıma kendimizi de bu duruma hazırlayarak davranalım" şeklinde konuştu. Büyükkılıç mesajının sonunda, başta Kayseri olmak üzere tüm İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı tebrik ederek, bayramın barışa, huzura ve güzelliklere vesile olmasını diledi.
Ankara ATO Başkanı Baran: "Ramazan Bayramı’nın tüm insanlığa sağlık, mutluluk ve bereket getirmesini, dünyada barış ve huzura vesile olmasını diliyorum" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Ramazan Bayramı dolayısıyla, "Son dönemde dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan gerilimler ve çatışmalar, barışın ve huzurun ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Ramazan Bayramı’nın tüm insanlığa sağlık, mutluluk ve bereket getirmesini, dünyada barış ve huzura vesile olmasını diliyorum" dedi. ATO Başkanı Gürsel Baran, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Baran; bayramların sevgi, dayanışma ve kardeşlik duygularını güçlendiren, insanlığın ortak değerlerini hatırlatan, barış arzusunu güçlendiren özel günler olduğunu belirtti. Baran, Ramazan Bayramı vesilesiyle yaptığı açıklamalarda, "Son dönemde dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan gerilimler ve çatışmalar, barışın ve huzurun ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Ramazan Bayramı’nın tüm insanlığa sağlık, mutluluk ve bereket getirmesini, dünyada barış ve huzura vesile olmasını diliyorum. Ramazan ayı boyunca sabrı, paylaşmayı ve dayanışmayı yeniden hatırlayıp, gönüllerimizi daha çok yakınlaştırarak, nihayet mübarek bayram günlerine ulaştık. Bayramlar; sevgi, dayanışma ve kardeşlik duygularını güçlendiren, insanlığın ortak değerlerini hatırlatarak, barış arzusunu güçlendiren özel günlerdir. Dünyanın birçok yerinde devam eden savaş ve çatışmalar nedeniyle ne yazık ki bu bayrama buruk giriyoruz. Bayramın taşıdığı hoşgörü ve kardeşlik ruhunun tüm dünyaya yayılarak, savaş ve çatışmaların yerini kalıcı barış ve istikrarın alması en büyük temennimizdir. Huzurun ve istikrarın güçlendiği bir ortam, üretimin, ticaretin ve ekonomik gelişmenin de en güçlü teminatıdır. İş dünyası olarak, ülkemizin refahı ve ferahı için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Bu vesileyle, Başkent iş dünyası ve ATO üyelerimiz ile aziz milletimizin ve tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı kutluyor; bayramın sağlık, huzur, mutluluk ve bereket getirmesini yürekten diliyorum" ifadelerine yer verdi.
İstanbul Yurtta hava durumu Yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara (Edirne dışında), Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ile Amasya, Tokat ve Çorum çevrelerinin aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların genellikle yağmur ve sağanak, Akdeniz kıyılarında yer yer gök gürültülü sağanak, iç kesimlerinin yüksekleri ile doğu kesimlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor. Yağışların Güneydoğu Anadolu (Gaziantep ve Kilis dışında), Mersin, Adana, Hatay, Osmaniye, Niğde, Karaman, Bingöl, Muş, Elazığ, Şırnak, Hakkari ve Bitlis çevreleri ile Antalya’nın doğu, Van’ın güney kesimlerinde kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde kuzeydoğu kesimlerde buzlanma ve don olayı ile sabah saatlerinde doğu kesimlerde pus ve yer yer sis beklenirken, Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunuyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığı güney ve batı kesimlerde 2 ila 4 derece azalacak, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacak. Rüzgar, genellikle kuzey yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara ve Kuzey Ege kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-70 km/saat) şeklinde esecek. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı 10 İstanbul: Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı 9 İzmir: Çok bulutlu, kuzeyi ile öğle saatlerinde geneli sağanak yağışlı 15 Adana: Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı (Yağışların bu sabah ve öğle saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor) 16 Antalya: Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı (Yağışların gece saatlerinde doğu kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor) 20 Samsun: Parçalı ve çok bulutlu 12 Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu 11 Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde karla karışık yağmur ve kar yağışlı 8 Diyarbakır: Çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı (Yağışların akşam ve gece saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor( 14
Erzurum Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Müzesi’nde anlamlı sergi: "Maske, Mesafe, Temizlik" Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Nevin Ayduslu’nun hazırladığı "Maske, Mesafe, Temizlik" başlıklı seramik yerleştirme sergisi, Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Müzesi’nde sanatseverlerle buluştu. COVID-19 pandemisi döneminde toplumun sağlık bilincine kazandırılan hijyen kurallarını sanatsal bir dille ele alan sergi, yüzlerce seramik insan figüründen oluşan büyük ölçekli bir yerleştirme çalışmasıyla dikkat çekiyor. Sanatçı, figürleri domino dizilimi biçiminde bir araya getirerek güçlü bir toplumsal mesaj veriyor. Mesajda; bir bireyin düşüşü, gerekli önlemler alınmadığı takdirde tüm toplumu etkilediği vurgulanıyor. Yerleştirmenin odak noktasını ise pandemi döneminin üç temel kuralı olan maske, mesafe ve temizlik ilkeleri oluşturuyor. Sergi, Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Atilla Eroğlu, Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Bayraktar, Doç. Dr. Oğuzhan Birdal ve Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Meral tarafından ziyaret edildi. Hastane yöneticileri, sanatçı Doç. Dr. Nevin Ayduslu ile bir araya gelerek eseri yerinde inceleyip değerlendirmelerde bulundu. Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi tarafından yapılan paylaşımda, "Sağlık, toplum ve sanatın kesişiminde özgün bir söylem geliştiren bu çalışma, bireyin ve toplumun sağlık bilincine dikkat çekmenin yanı sıra hastanenin müze alanına önemli bir kültürel katkı sunmaktadır. Sergi, Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Müzesi’nde tüm ziyaretçilere açık olup halkımız eseri yerinde deneyimleyebilir" denildi.