GÜNDEM - 02 Mart 2025 Pazar 12:31

Erzincan’da "Gurbetteki Ailem" projesiyle Ramazan’ın bereketi hep birlikte paylaşılıyor

A
A
A
Erzincan’da "Gurbetteki Ailem" projesiyle Ramazan’ın bereketi hep birlikte paylaşılıyor

Erzincan’da üniversite öğrencileri, Ramazan ayını sıcak bir aile ortamında geçirme fırsatı buluyorlar.


Erzincan Valiliği öncülüğünde hayata geçirilen "Gurbetteki Ailem" projesi ile şehir dışından gelen Erzincan Binali Yıldırım üniversitesinde eğitim gören öğrenciler Ramazan ayı boyunca Erzincanlı ailelerin iftar sofralarına misafir oluyorlar.


Proje, öğrencilerin gurbette yalnızlık hissetmemesini ve toplumsal dayanışmayı artırmayı hedefliyor.


Proje kapsamında öğrenciler Rota Erzincan uygulaması üzerinden Erzincanlı ailelerle eşleştiriliyor. Uygulama, öğrencilerin iftar davetlerine kolayca katılmasını sağlarken ailelerin de sofralarını genç misafirlere açmasına olanak tanıyor. Ramazan’ın paylaşma ve yardımlaşma ruhunu yaşatan bu girişim, aynı zamanda farklı kültürlerden gelen öğrencilerin Erzincan’ın gelenek ve göreneklerini, kültürünü ve yerel lezzetlerini tanımasına da katkı sağlıyor.


"Üniversiteli gençler Erzincanlı ailelere konuk olup Ramazan’ın güzelliğini aileler ile birlikte yaşıyor"


Erzincan Valiliğinden yapılan açıklamada; "Üniversiteli gençlerimiz, Erzincanlı ailelerimize konuk olup Ramazan’ın güzelliğini aileler ile birlikte yaşıyor. Ramazan’ın bereketi, bu sofralarda başka bir anlam kazanıyor. Hep birlikte paylaşılan iftar sofrasında çorbanın buğusu yükselirken gözlerdeki özlem sessizce eriyor. Bir kaşıkta anne eli değmiş gibi hissettiren o tanıdık tat, bir selamda baba şefkatini aratan o sıcak ses. Gurbet, o an için sanki hiç yaşanmamış gibi. "Gurbetteki Ailem" sadece bir proje değil; bir yuvanın yeniden kurulması, hasretin dindirilmesi, sevginin mesafeleri yok sayması demek. Bu iftar sofraları, yalnızlığın değil; birliğin hikâyesini yazıyor.


Gelecek yıllarda da devam etmesi ve daha fazla öğrenciyle aileyi buluşturması hedeflenen "Gurbetteki Ailem" projesi, bir yandan öğrencilerin memleket hasretini dindirirken ve aile bağlarını güçlendirirken, öte yandan da Erzincan’ın sosyal ve kültürel hayatına önemli bir katkı sağlıyor. Ramazan boyunca aile ortamında iftar yapmalarını sağlamak amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında gerçekleşecek iftar buluşmaları, farklı kültürlerden insanları da bir araya getirip toplumsal dayanışmayı ve kültürel alışverişi teşvik etmeyi hedefliyor." ifadelerine yer verildi.



Erzincan’da "Gurbetteki Ailem" projesiyle Ramazan’ın bereketi hep birlikte paylaşılıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.