ASAYİŞ - 15 Ocak 2026 Perşembe 08:33

Erzincan’da zabıtadan bakliyat denetimi

A
A
A
Erzincan’da zabıtadan bakliyat denetimi

Vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşmasını sağlamak amacıyla zabıta ekiplerince bakliyat satışı yapan 14 iş yerinde denetim gerçekleştirildi, uygunsuz ürünlere el konularak imha edildi.


Erzincan Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşabilmesi amacıyla denetimlerini sürdürüyor. Bu kapsamda bakliyat satışı yapan 14 iş yerinde hijyen, ruhsat, gramaj, fiyat uygunluğu ve son kullanma tarihi kontrolleri gerçekleştirildi. Denetimler sonucunda 2 işletmede tespit edilen uygunsuz ürünlere el konularak imha edildi. Zabıta ekipleri, halk sağlığını korumaya yönelik denetimlerin kararlılıkla devam edeceğini bildirdi.



Erzincan’da zabıtadan bakliyat denetimi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu’da 78 kişinin öldüğü Grand Kartal Otel faciasında Başsavcılık istinafa gitti Bolu’da 78 kişinin yaşamını yitirdiği Grand Kartal Otel faciası davasında, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı karara itiraz ederek Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvurdu. Başsavcılık, otel sahibi aile üyelerinin ’olası kast’ yerine ’bilinçli taksir’, kamu görevlilerinin ise ’bilinçli taksir’ yerine ’taksir’ suçundan cezalandırılmasını talep etti. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Grand Kartal Otel davasında verilen kararlara ilişkin hazırladığı istinaf dilekçesini Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi Başkanlığı’na sundu. Dilekçede, sanıkların suç vasıflarının yeniden değerlendirilmesi istendi. Otel sahipleri için ’bilinçli taksir’ istemi Başsavcılık tarafından sunulan dilekçede, ‘Olası kastla öldürme ve yaralama’ suçundan ceza alan Grand Kartal Otel Yönetim Kurulu Üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül ile kızları Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras’ın suç vasfına itiraz edildi. Başsavcılık, sanıkların eylemlerinin ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Otel müdürünün cezasında indirim talebi İstinaf başvurusunda, ‘Bilinçli taksirle’ suçundan ceza alan Otel Müdürü Zeki Yılmaz’ın durumu da ele alındı. Yılmaz’ın yangın güvenliği eğitimi ve tatbikatları yaptırmadığı, sorumlu olduğu yangın paneli, duman dedektörleri ve alarm sistemleri konusundaki yükümlülüklerini yerine getirmediği vurgulandı. Ancak dilekçede, Yılmaz’ın 16 Aralık 2024’te yapılması planlanan itfaiye denetiminin iptaline yönelik bir eylemde bulunduğuna veya talimat verdiğine dair dosyada tespit bulunmadığına dikkat çekildi. Yılmaz’ın sonucu öngörmesine rağmen tedbirsiz davrandığı belirtilerek, ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan cezalandırılması talep edildi. Beraat eden sanıklara ceza istemi Savcılık, yargılama sonucunda beraat eden mutfak personeli Faysal Yaver ile İş Güvenliği Uzmanı Ece Kayacan hakkındaki karara da itiraz etti. Dilekçede, bu isimlerin de ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan cezalandırılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, FQC Global Sertifikasyon A.Ş. yetkilisi Ali Ağaoğlu ile şirket çalışanı Aleyna Beşinci hakkında ‘Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan ceza verilmesi istendi. Kamu görevlileri için suç vasfı itirazı Dilekçede, faciada sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan hapis cezası alan kamu görevlileri hakkında da değerlendirmede bulunuldu. Bolu İl Özel İdaresi eski Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, Ruhsat ve Denetim Şube Müdürü Yeliz Erdoğan ile eski şube müdürü Mehmet Özel’in eylemlerinin ‘Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçu kapsamında kaldığı ifade edilerek, kararın bu yönde düzeltilmesi talep edildi.
Muğla Uzman Doktor Şenses: "Bilinçsiz egzersizler bel fıtığı ve menisküs riskini artırıyor Memorial Bodrum Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uz. Dr. İnci Şenses, spor ve egzersizin, sağlıklı bir yaşamın temel unsurları arasında yer alırken, bilinçsiz ve kontrolsüz şekilde yapılan uygulamaların ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini ifade etti. Dr. Şenses, özellikle doktora danışılmadan, alanında uzman olmayan kişiler tarafından sosyal medyada paylaşılan egzersiz videolarındaki hareketlerin bilinçsizce uygulanması; bel fıtığı, omuz eklem hasarları ve menisküs gibi kalıcı problemlere neden olabildiğini açıkladı. Memorial Bodrum Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uz. Dr. İnci Şenses, kişiye özel planlanmayan egzersizlerin oluşturduğu riskler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Fiziksel tıp ve rehabilitasyon kliniklerine başvuran hastalarda egzersize bağlı yaralanmaların belirli hareketlerde yoğunlaştığını belirten Uz. Dr. Şenses, yanlış teknikle yapılan plank egzersizlerinin bel fıtığını tetiklediğini ifade etti. Uygun olmayan direnç lastikleriyle yapılan egzersizlerin omuz ekleminde hasara yol açabildiğini vurgulayan Şenses, kontrolsüz ve hatalı formda uygulanan squat hareketlerinin ise diz ekleminde menisküs ve bağ yaralanmalarına neden olabildiğini kaydetti. Sosyal medyadaki egzersiz videolarına dikkat Dijital platformlarda paylaşılan egzersiz videolarının, bireyin mevcut sağlık durumu değerlendirilmeden uygulanmasının sakatlanma riskini artırdığını belirten Şenses, bu içeriklerin büyük bölümünün; yaş, fiziksel kapasite, omurga sağlığı, eklem yapısı, kilo ve geçirilmiş hastalıklar dikkate alınmadan hazırlandığını, bu nedenle her birey için güvenli olmadığını dile getirdi. Yanlış egzersize yol açan temel hatalar Egzersiz kaynaklı sakatlıkların temelinde üç ana hatanın öne çıktığını belirten Uz. Dr. Şenses, bunları şu şekilde sıraladı: "Ağrının kas, fıtık ya da kemik kaynaklı olup olmadığı belirlenmeden yapılan egzersizler. Herkese aynı egzersiz anlayışıyla kişiye özel planlama yapılmaması. Yanlış hız, uygunsuz yük ve hatalı tekrar sayılarıyla yapılan uygulamalar" Egzersiz öncesi klinik değerlendirme şart Egzersizin koruyucu ve tedavi edici etkilerinden güvenli şekilde yararlanabilmek için uygulama öncesinde klinik değerlendirmenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Şenses, bireyin egzersize başlamadan önce mevcut şikayetlerinin kaynağının netleştirilmesi gerektiğini belirtti. Ağrının kas-iskelet sistemi, disk patolojisi ya da eklem yapılarıyla ilişkili olup olmadığının doğru egzersiz planlamasını doğrudan etkilediğini ifade etti. Planlanan programın bireyin yaşı, fiziksel kapasitesi, eşlik eden kronik hastalıkları ve geçmiş travmalarıyla uyumlu olması gerektiğini kaydeden Şenses, standart egzersiz protokollerinin bireysel farklılıklar dikkate alınmadan uygulanmasının sakatlanma riskini ciddi oranda artırdığını söyledi. Egzersizin süresi, sıklığı, yoğunluğu ve hızının klinik açıdan temel parametreler arasında yer aldığını dile getiren Şenses, yanlış yükleme, kontrolsüz tempo ve uygunsuz tekrar sayılarının kas, tendon ve eklem dokularında hasara yol açabileceğini ifade etti. Egzersiz sırasında ortaya çıkan ağrının fizyolojik bir uyum süreci mi yoksa patolojik bir durumun göstergesi mi olduğunun mutlaka ayırt edilmesi gerektiğini belirtti. Uzman kontrolü olmadan egzersiz riskli Kas-iskelet sistemi ağrılarında sosyal medyada görülen veya kulaktan dolma bilgilerle hareket edilmesinin ciddi riskler barındırdığını vurgulayan Uz. Dr. İnci Şenses, ağrı, hareket kısıtlılığı ya da performans kaybı yaşayan bireylerin sosyal medya içerikleriyle değil, mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilerek tedavi sürecine başlaması gerektiğini ifade etti.